6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak davasıyla birlikte istenen tevdi mahalli talebinde görev

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1010 E. 2018/795 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Bir ihtiyati tedbir talebi, asıl dava ile birlikte istenmişse ve asıl uyuşmazlık tarafların tacir olması nedeniyle ticaret mahkemesinin görev alanına giriyorsa, bu talebe bağlı çekişmesiz yargı işi niteliğindeki istemler de aynı mahkemece incelenebilir. Ayrıca, talep edilen ihtiyati tedbir, davanın esası hakkında verilecek hükümle elde edilecek sonucu önceden ve fiilen sağlayacak nitelikteyse, bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Tevdi mahalli tayini talebinde görevli mahkeme → ret

Gerekçe: Tevdi mahalli tayini talebi tek başına çekişmesiz yargı işi olsa da, somut olayda bu talep asıl dava olan alacak davası ile birlikte istenmiştir. Asıl uyuşmazlık, her iki tarafın tacir olması ve ihtilafın taraflarının ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin tevdi mahalli tayini talebini inceleme hak ve yetkisi bulunmaktadır; ilk derece mahkemesinin görevsizliğe ilişkin gerekçesi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

İhtiyati tedbir talebinin hükümle elde edilecek sonucu önceden sağlayamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının seçimlik hakkını kullanma yetkisinin bulunmadığını, lisans devri nedeniyle subjektif imkansızlık doğduğunu, davalının temerrüde düştüğünü ve ürünlerin miyadlı/çabuk bozulur nitelikte olması nedeniyle tedbiren davalıya teslim edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Davanın konusu, elde kalan stok ürünlerin davalıya iadesine ilişkindir ve verilecek hükmün de bu konuda olacağı anlaşılmaktadır. Hüküm sonucunda elde edilecek sonucu önceden sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez; davacının talebi hüküm ile elde edilebilecek niteliktedir. Davalının seçimlik hakkını kullandığı gözetildiğinde, davacının iddialarının doğruluğu yargılama sonucunda anlaşılacaktır. Bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulu oluşmamıştır; ilk derece mahkemesinin bu gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tevdi mahalli tayini talebinin asıl alacak davasıyla birlikte istenmesi halinde görevli mahkemenin tespiti ve ihtiyati tedbirin hükümle elde edilecek sonucu önceden sağlayamayacağı ilkesi açısından yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tevdi mahalli tayini talebi asıl alacak davasıyla birlikte istenmişse ve asıl uyuşmazlık tarafların tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle ticari nitelikte ise, bu talebi de asıl davaya bakan Asliye Ticaret Mahkemesi inceleyebilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir tevdii mahalli tayini çekişmesiz yargı işi görev yaklaşık ispat seçimlik hak

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382/2-dHMK 383HMK 353(1)b-1HMK 362.f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1010

KARAR NO 2018/795

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/04/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/304 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir - Tevdii Mahalli Tayini

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

Davacı vekili ihtiyati tedbir ve tevdii mahalli talepli dava dilekçesinde; taraflar arasında “Toptancılık Çerçevesi Sözleşmesi “akdedildiğini, iş bu sözleşmenin 31/12/2017 tarihinde sona erdiğini ve tarafların yeni bir sözleşme yapmadıklarını, müvekkilinin elinde sözleşme uyarınca muhtelif kodlu ve adlı ürünlerin taktiri davalı yana ait olmak üzere sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle müvekkilinin elinde tutulan satılabilir stokların tamamının ya bedel üzerinden ya da söz konusu stokların 3 ay içinde satışı için müvekkili firmaya izin verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince Kadıköy ... Noterliği'nin 15/01/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile seçimlik hakkının kullanılması için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının ilaçların 3 aylık süre ile satışına devam edilmesi yönünde Beşiktaş ...

Noterliği'nin 05/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bildirimde bulunduklarını, davalının bu iznine rağmen 05/02/2018 tarihi itibariyle 24/12/2011 tarih ve 28152 SY Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşme konusu ürünlerin ithalat ve pazarlama izninin sahibi olmaması nedeniyle stokta kalan ürünlerin pazarlanması yönünde bir yetki ve izin veremediğini, davalının dava konusu ürünleri ihtar edilen sürede iade almayarak temerrüde düştüğünü,Sözleşmenin sona erdiği 31/12/2017 tarihi itibariyle müvekkiline satılan davalı yanca iade alınmayarak halen müvekkilinin elinde bulunan ve davalı adına kesilmiş bulunan 08/02/2018 tarihli 540.354,88- TL bedelli, 08/02/2018 tarihli 1.702.677,07-TL bedelli iki adet faturaya konu muhtelif stok kodlu ve isimli ürünlerin hasar ve giderleri davalı yana ait olmak üzere tedbiren davalı yana teslimine, mümkün görünmediği taktirde tevdii mahalli belirlenmesine, ayrıca dava konusu ürünlerin davalı yana iadesi ile müvekkil şirketin bakiye 1.807.743,12-TL alacağının işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, "6100 sayılı HMK'nun 382/2-d maddesinde, “Borçlar Kanunundaki çekişmesiz yargı işleri; başlıklı hükmünde tevdi mahalli talebinin çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığını ticari nitelikte çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmadığını HMK 383. maddesine göre çekişmesiz yargı işlerine Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağının düzenlendiğini, 6100 sayılı HMK 'nın 382/2-d maddesi gereğince davacı vekilinin tevdii mahalli tayini talebinde Sulh Hukuk Mahkemesinde talepte bulunması gerektiğini belirterek ve ayrıca tedbir talebi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle tedbir talebinin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili davalı yanın cevabi ihtarname ile izin verdiği 05.02.2018 tarihi itibariyle davaya konu hayvan sağlığına ilişkin ürünlerin yasal ithalatçısı olmadığını bu hakkını önceden ... ..Ş. ye devrettiğini, seçimlik hakkı kullanma yetkisi olmadığını, bu durumda 31.12.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesi nedeniyle stokların tamamının muhasebe giriş tutarında(tedarik fiyatları+KDV) davalıya iadesinin gerektiğini, davalının ihtara rağmen ürünleri iade almadığını, davalı yanın Üsküdar ... Noterliğinin 16.02.2018 tarih ve.. yevmiye nolu ihtara cevaplarında ürünlerin satışına yetki verilmesi hususunda yetkili olmadıklarını, izin vermelerinin söz konusu olmadığını ikrar ettiğini, bu imkansızlığın iradi lisans devri nedeniyle subjektif imkansızlık olduğunu sorumluluğun davalıda olduğunu, zira lisans devri nedeniyle davalının stoktaki ürünleri giriş fiyatları üzerinden iade alması gerektiğini, davalının açıkça temerrüde düştüğünü belirterek ara kararının kaldırılarak ürünlerin hayvan sağlığına yönelik miyadlı aşı ve benzeri nitelikli ürünler oluşu muhafazasındaki güçlükler nedeniyle 2 adet faturaya konu ürünlerin davalı yana teslimini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda davacı elinde bulunan stok ürünlerin havyan sağlığı ile ilgili ürünlerden olması ve belirli bir miadının bulunması çabuk bozulacak türden olması nedeniyle tedbiren tevdi mahalli talep edilmekte olup, bu talep taraflar arasında akdedilen 01.01.2014 tarihli “Toptancılık ve Çerçeve Sözleşmesi”nin 31.12.2017 tarihinde sona ermesi nedeniyle sözleşme gereğince bakiye 1.807.743,12-TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, somut olayın tek başına çekişmesiz yargı işlerinden olmadığı tevdi mahalli tayini talebinin asıl dava olan alacak davası ile birlikte talep edildiği konu itibariyle asıl uyuşmazlığın her iki tarafın tacir olması ve ihtilafın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği ilk derece mahkemesinin tevdi mahalli tayini talebini inceleme hak ve yetkisinin bulunduğundan mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde bulunmamaktadır.

Ancak davanın konusu elde kalan stok ürünlerin davalıya iadesine ilişkin olduğu netice de verilecek hükmün de buna ilişkin olduğu ,hüküm sonucunu elde edecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği,davacının ihtiyati tedbir talebinin hüküm ile elde edilebilecek nitelikte olduğu, davalının seçimlik hakkını kullandığı gözetildiğinde davacının iddialarının doğruluğunun yargılama neticesinde anlaşılacağı bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun meydana gelmediğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik olmadığı ilk derece mahkemesince neticeten, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278507 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.