6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket müdürünün azli davasında husumetin hem şirkete hem müdüre yöneltilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/654 E. 2018/788 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Şirket Müdürünün Azli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Şirket müdürünün azli davasında husumet tek başına şirkete yöneltilemez; azli istenen ortak/müdüre karşı yöneltilmesi gerekir. Ancak davada aynı zamanda şirkete kayyım atanması talebi de varsa, bu talep şirkete karşı da yöneltilebileceğinden, dava dilekçesinde hem şirketin hem de azli istenen müdürün davalı olarak gösterilmiş olması halinde husumetin doğru yöneltildiği kabul edilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayini davasında husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayin edilmesine ilişkin olduğunu, hem şirketin hem şirket müdürünün davalı gösterilmesinin hukuken doğru olduğunu, mahkemenin müdür yönünden davanın kabulüne şirket yönünden reddine karar vermesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Şirket müdürünün azli davasında husumetin şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Ancak davacının talepleri arasında şirkete kayyım atanması talebi de bulunduğundan, bu talep hem şirkete hem de azli istenen müdüre karşı yöneltilmesi gerekir. Dava dilekçesinde davalı olarak şirket ve müdürünün birlikte gösterildiği anlaşıldığından, azli istenen şirket müdürü ile şirketin davada taraf gösterilmesi suretiyle husumetin doğru yöneltildiği kabul edilmelidir. Bu nedenle husumet yokluğundan ret kararı hatalıdır; yargılamaya devam edilerek esasla ilgili tarafların göstereceği deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket müdürünün azli talebiyle birlikte şirkete kayyım atanması talebi de içeren davalarda, husumetin hem şirkete hem de azli istenen müdüre karşı yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğuna dair değerlendirme, benzer birleşik taleplerde husumet tespiti açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet pasif husumet kayyım şirket müdürünün azli TTK 630

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 630 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/654

KARAR NO 2018/788

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/02/2018

NUMARASI 2017/792 Esas 2018/137 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin de ortak olduğu davalı .... Ltd. Şti. diğer ortağı ve aynı zamanda müdürünün ... olduğunu, şirket müdürünün şirketin yönetilmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getiremediğini, ayrıca şirketin kapı kilitleri değiştirerek müvekkilinin şirkete girmesine izin vermediğini, müvekkili şirkete gittiğinde de şirket müdürü tarafından kendisine saldırıldığını, müvekkilinin suç duyurusunda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, şirket müdürü tarafından şirketin gelirlerinin az gösterildiğini, şirket adına kayıtlı İstanbul İli B... parselde kayıtlı taşınmazın satılacağını müvekkiline ihtaren bildirildiğini, şirket müdürünün müvekkilinin ağabeyi olduğunu, her iki ortağın birbirinden şikayetçi olması nedeniyle menfaat çatışması çıktığından genel kurul yapılamadığını, bu nedenlerle öncelikle yargılama süreci boyunca müvekkilinin ve şirketinin daha fazla zarara uğramadan tedbiren şirkete kayyum atanmasına sonra da şirket müdürü olan ...'ın yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, ilk derece mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde müvekkili şirketin taraf sıfatının olmadığından pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, davanın, davacının ortak hisse sahibi olduğu şirkette ortak ve şirket müdürü olan ortağın müdürlük görevlerini suistimal ettiği, yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak TTK 630 mad uyarınca şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayin edilmesi istemine ilişkin olduğunu, tüm dosya kapsamına göre, davacı, müdürün azli davasını davalı şirketi hasım gösterip açmış olduğunu, dava azli istenilen şirket ortağı ve müdüre karşı yönetilerek açılması gerekirken, davada şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili davanın şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayin edilmesine ilişkin olduğunu,HMK 124. maddesi gereğince maddi hatanın mahkemece düzeltilmesi gerektiğini, davada hem şirket müdürünün hemde şirketin gösterilmesinin hukuken doğru olduğunu,mahkemenin ... yönünden davanın kabulüne şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, limited şirket müdürünün görevini kötüye kullandığı gerekçesi ile şirketten azli ve davalı şirkette kayyım tayin edilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi, davanın, davacının ortak hisse sahibi olduğu şirkette ortak ve şirket müdürü olan ortağın müdürlük görevlerini suistimal ettiği, yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak TTK 630 md uyarınca şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayin edilmesi istemine ilişkin olduğunu, tüm dosya kapsamına göre, davacı, müdürün azli davasını davalı şirketi hasım gösterip açmış olduğunu,, dava azli istenilen şirket ortağı ve müdüre karşı yönetilerek açılması gerekirken, davada şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.

Somut olayda davacı ..."ın .... Ltd. Şti. Nin müdürü ..."ın müdürlükten azli ve şirkete kayyum atanması talebiyle 08.09.2017 tarihinde Şirketi ve şirket Müdürü ..."ı taraf göstermek suretiyle davasını açtığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin incelenmesinde :davalı olarak ..... Ltd. Şti. (Müdürü :...)ın davalı olarak gösterildiği anlaşılmakla hem şirketin hemde ...ın davalı olarak gösterildiğini kabul etmek gerekmektedir.

Şirket müdürünün azli davasında , husumetin şirkete yöneltilmesi mümkün bulunmamakla birlikte davacının talepleri arasında şirkete kayyım atanması talebi de bulunduğundan talebin hem şirkete hemde azli istenen müdüre karşı yöneltilmesi gerektiği göz önüne alındığında azli istenen şirket müdürünün ve şirketin davada taraf gösterilerek husumetin doğru yöneltildiğini kabul ile yargılamaya devam edilerek yeniden esasla ilgili olarak tarafların göstereceği deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2018 Tarih 2017/792 Esas 2018/137 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278502 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.