Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14491 E. 2016/8838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarının ihlali↗ kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ illiyet bağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ tbk 99↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait valizin yolculuk sırasında kaybolduğunun davalı otobüs firması çalışanları tarafından tutulan tutanak ve tanık beyanları ile sabit olduğu, davalı çalışanlarının davacıya ait valizi bir başka yolcuya ait valiz zannederek başka bir yolcuya vermeleri olayında tamamen kusurlu bulundukları, davacının valizinin içinde bulunduğu bildirilen eşya listesindeki dökümanın tatil için götürülebilecek makul seviyede olduğu ayrıca, davacının tatile gitmek psikolojisiyle yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı
dolayısıyla manevi zarara uğradığından tarafların sosyal durumları , olayın oluş ve işleniş şekli nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ....500,00 TL maddi, ....000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
...- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, denetime elverişli olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7489 E. 2011/608 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208) Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208) Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu «ibraz» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8824 E. 2013/7977 K.
Ortak:illiyet bağı · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» istemi yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. ...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · yargılama gideri · teslim
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava, hava yoluyla yapılan taşıma sırasında valizin «geç teslimi» nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2862 E. 2018/6288 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» istemi yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. ...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · muafiyet · yenileme · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 7 ay boyunca işsiz kaldığı, 30 günlük «muafiyetin» ardından 6 ay için tazminat talep edebileceği, ikinci yapılan poliçe «yenileme» niteliğinde olduğundan 90 günlük muafiyet süresinin uygulanmayacağı, kredi veren bankaya yapılması gereken 950,76 TL aylık kredi ödeme tutarı üzerinden 6 aylık dön …
2- Dava işsizlik «sigorta poliçesinden» kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf «sigorta tazminatının» davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürmüş ve mahkemece davacının işsiz kaldığı dönemde davalının ödeme yapmamasının davacının manevi ızdırabına neden olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15772 E. 2015/1069 K.
Ortak:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» istemi yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. ...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından icra takibine konulan 50.000,00 TL bedelli senedin dava dışı .... tarafından çekilen kredinin «teminatı» olarak davalıya verildiği, davalı bankanın bu hususu ve bankaya olan borç miktarının 13.143,10 TL olduğunu bildiği halde, bankacılık uygulamalarına aykırı biçimde «asıl alacak» miktarından fazla olan senedi icra takibine koyduğu, takip uyarınca senet bedeli üzerinden «haciz» işlemleri yaptığı, davacının bu süre zarfında borçlu olmadığı miktar yönünden haciz tehdidi altında tutulduğu, bu durumun davacının «kişilik haklarına saldırı» teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasının kesinleşmesiyle birlikte davalının haksızlığının sübuta erdiği, bu nedenle davalının zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmi …
Bu şartlar; şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle «kişilik haklarının» zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında «illiyet bağının» bulunmasıdır.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminatı gerektirmeyeceği gibi somut olayda davalı tarafından yapılan icra ve «haciz» işlemlerinin davacının «kişilik haklarına» zarar verdiğinden de söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · def'i · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · asıl alacak · teminat
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından icra takibine konulan 50.000,00 TL bedelli senedin dava dışı .... tarafından çekilen kredinin «teminatı» olarak davalıya verildiği, davalı bankanın bu hususu ve bankaya olan borç miktarının 13.143,10 TL olduğunu bildiği halde, bankacılık uygulamalarına aykırı biçimde «asıl alacak» miktarından fazla olan senedi icra takibine koyduğu, takip uyarınca senet bedeli üzerinden «haciz» işlemleri yaptığı, davacının bu süre zarfında borçlu olmadığı miktar yönünden haciz tehdidi altında tutulduğu, bu durumun davacının «kişilik haklarına saldırı» teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasının kesinleşmesiyle birlikte davalının haksızlığının sübuta erdiği, bu nedenle davalının zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmi …
2-Dava, davacının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı «kredi sözleşmesi» nedeniyle «teminat» olarak davalıya verilen senedin amacına aykırı olarak doldurulup icra takibine konu edilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminatı gerektirmeyeceği gibi somut olayda davalı tarafından yapılan icra ve «haciz» işlemlerinin davacının «kişilik haklarına» zarar verdiğinden de söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12806 E. 2017/2949 K.
Ortak:kişilik hakları · illiyet bağı · maddi tazminat · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» istemi yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, «denetime elverişli» olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. ...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Benzer bu karardaCumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, davalı bankanın «haksız eylemi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · haksız eylem · tazminat davası · üçüncü kişi · dolandırıcılık · çek · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavalı banka da, ...'a «teslim» edilen çeklere ilişkin bizzat ... tarafından da ödemeler yapıldığını, davacı ...’nın bu çeklerden haberdar olduğunu savunduğuna göre, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak davacı ...’nın «üçüncü kişiye» teslim edilen «çek» yapraklarına ilişkin ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi, davacı ...’nın ödeme yaptığı ve çeklerden haberdar olduğunun tespiti halinde «gerçekleşen zarar» ile bankanın eylemi arasında «illiyet bağı» kurulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın bu savunması üzerinde durulmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacı ..., davalı bankanın sahte talimatla «çek» «defterlerini» «üçüncü kişiye» «teslim» ettiğini ve bu çeklerin eski eşi Serdar tarafından doladırıcılık suçunda kullanılması nedeniyle hakkında ceza davası açıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın işlemleri nedeniyle davacı ... hakkında haksız yere «dolandırıcılık» suçundan dava açıldığı, davacının bundan dolayı büyük bir elem ızdırap yaşadığı, davacı ...'nın babası ...’nın ağır ceza mahkemesinde üç sefer tanık olarak dinlendiği ve söz konusu soruşturmalar zamanında ...
Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14491 E. , 2016/8838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2015 tarih ve 2014/737-2015/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arkadaşı ile birlikte tatil yapmak için bir otelde rezervasyon yaptırdığını ve davalı firmadan bilet alarak yola çıktıklarını, ... adet büyük boy valizini firma yetkilisine teslim ettiğini, yolculuk sona erip terminale gelindiğinde müvekkilinin valizini bulamadığını, davalı firmanın da bu hususta kendisine bir belge vererek durumu kabul ettiğini, müvekkilinin zararın giderilmesini talep ettiğinde ise, davalı tarafından cüzi bir bedel teklif edildiğini oysa, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi büyük zarara uğradığını, valizin içerisinde bulunan tatil için aldığı kıyafetleri, kişisel eşyaları, fotoğraf makinesi, tablet bilgisayar gibi tüm eşyaları kaybolduğu gibi, tatilini iptal ettirmek zorunda kalan müvekkilinin hem bu durum hem de olaydan sonra sürekli bagaj kaybı yaşayacağı endişesi taşıması nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ....120,00 TL maddi, ....000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, yetki, husumet itirazında ve zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının zararının varlığı ve miktarını kanıtlama yükümlülüğü olup, maddi tazminat talebini hiçbir belge ve delil ile somutlaştıramadığını, davacının kısa süreli bir tatil için listelenen eşyaların tamamını yanına alması, bu eşyaların hepsini valize sığması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, fiyatlarının da fahiş olarak belirlendiğini, eşyalara ilişkin bir belge, fatura vb. ibraz edilmemesi bir yana, eşyaların valizin içinde olduğuna dair de bir delil bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddi, aksi halde kaybolduğu ispatlanan eşyaların ikinci el değerlerinin dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat talep şartlarının da somut olayda oluşmaması nedeniyle manevi tazminat istemi yerinde olmadığı gibi, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait valizin yolculuk sırasında kaybolduğunun davalı otobüs firması çalışanları tarafından tutulan tutanak ve tanık beyanları ile sabit olduğu, davalı çalışanlarının davacıya ait valizi bir başka yolcuya ait valiz zannederek başka bir yolcuya vermeleri olayında tamamen kusurlu bulundukları, davacının valizinin içinde bulunduğu bildirilen eşya listesindeki dökümanın tatil için götürülebilecek makul seviyede olduğu ayrıca, davacının tatile gitmek psikolojisiyle yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı
dolayısıyla manevi zarara uğradığından tarafların sosyal durumları , olayın oluş ve işleniş şekli nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ....500,00 TL maddi, ....000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
...- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. ... .... ...., yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının tatile gitmek amacıyla yola çıkıp eşyasının kaybolması nedeniyle çektiği sıkıntı ve uğradığı hayal kırıklığı dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın ... ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, mahkemece davacı tarafça talep edilen maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmasına ve anılan rapor göz önünde bulundurularak karar verildiği belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dışında ve gerekçesi de açıklanmaksızın, denetime elverişli olmayan bir şekilde istemin kısmen kabulü ile ....500,00 TL maddi tazimata hükmedilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
...- Yukarıda (...) ve (...) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, ........2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278283400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz