Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15772 E. 2015/1069 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ icra hukuk mahkemesi↗ kişilik hakları↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ illiyet bağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ müteselsil kefil↗ tbk 99↗ def'i↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından icra takibine konulan 50.000,00 TL bedelli senedin dava dışı .... tarafından çekilen kredinin teminatı olarak davalıya verildiği, davalı bankanın bu hususu ve bankaya olan borç miktarının 13.143,10 TL olduğunu bildiği halde, bankacılık uygulamalarına aykırı biçimde asıl alacak miktarından fazla olan senedi icra takibine koyduğu, takip uyarınca senet bedeli üzerinden haciz işlemleri yaptığı, davacının bu süre zarfında borçlu olmadığı miktar yönünden haciz tehdidi altında tutulduğu, bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasının kesinleşmesiyle birlikte davalının haksızlığının sübuta erdiği, bu nedenle davalının zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesi nedeniyle teminat olarak davalıya verilen senedin amacına aykırı olarak doldurulup icra takibine konu edilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı BK’nın 49. (TBK 58) maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırı halinde, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gereklidir. Bu şartlar; şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle kişilik haklarının zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminatı gerektirmeyeceği gibi somut olayda davalı tarafından yapılan icra ve haciz işlemlerinin davacının kişilik haklarına zarar verdiğinden de söz edilemez. Bu durumda, davacının şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği hususu ispat edilmediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Eylem Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8761 E. 2017/5959 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaBu şartlar; şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle «kişilik haklarının» zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında «illiyet bağının» bulunmasıdır.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekte tahrifat · ödemeden men kararı · tahrifat · ciro · çek · maddi tazminat · e-defter
Benzer bu kararda… ında ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişki nedeni ile davalı ...' ın ...' den ticari alış veriş için almış olduğu çeklerden 29/09/2003 tarih ... seri numaralı çeki «ciro» ederek davacıya verdiği, ödeme tarihinde davacının bankaya müracaatında çekin «ödemeden men» talimatı verildiği ve keşide tarihindeki 09 olan ay hanesinin 12 olarak değiştirilerek «çekte tahrifat» yapıldığı bu durumun ceza dosyasında sabit olduğu, davalıların davaya konu çeki davacıdan almış oldukları mal karşılığında verdikleri ve davalı tarafın «çek» üzerinde yapmış oldukları tahrifat nedeni ile davacı tarafından çek bedelinin tahsil edilemediği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalılardan 8.000,00 TL «maddi tazminatın», 2000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Davalı ... yönünden, temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15772 E. , 2015/1069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2014 tarih ve 2012/505-2014/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanan ....'a kefil olduğunu, davalı bankanın kredi sözleşmesiyle birlikte müvekkiline vade tarihi ve miktar kısmı boş olan senet imzalattığını, kredi sözleşmesi uyarınca ....'un 10.000,00 TL kredi kullandığını, kullanılan kredinin geri ödendiğini, müvekkilinin bankaya verilen senedi geri istemesi üzerine .... tarafından kullanılan başka bir kredinin olduğu, bu kredinin ödenmediği, ödenmeyen kredi nedeniyle 13.000,00 TL tutarında borcun bulunduğu belirtilip senedin geri verilmediğini, davalı banka tarafından bir süre sonra senedin 50.000,00 TL tutarında doldurulup icraya konulduğunu, müvekkilince icra takibinin iptali için dava açıldığını, açılan dava neticesinde takibin iptal edildiğini, mahkemece takibin iptaline ilişkin verilen bu kararın Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğini, ancak müvekkilinin takibin iptaline kadar geçen süreçte icra tehdidi nedeniyle sıkıntı yaşadığını ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek 35.000,00 TL manevi tazminatın icra takibinin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibiyle birlikte manevi tazminata dayanak yaptığı fiili ve faili öğrendiğini, dava tarihi itibariyle 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, itirazın iptali davasının ret gerekçesinin takibe konu senedin teminat niteliğinde kabul edilmesi olduğunu, davacının halen kefaleti dolayısıyla müvekkiline borcunun bulunduğunu, itirazın iptali davası sırasında takibin durduğunu, yapılan bir haciz olmaması nedeniyle bir zarardan söz edilemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından icra takibine konulan 50.000,00 TL bedelli senedin dava dışı .... tarafından çekilen kredinin teminatı olarak davalıya verildiği, davalı bankanın bu hususu ve bankaya olan borç miktarının 13.143,10 TL olduğunu bildiği halde, bankacılık uygulamalarına aykırı biçimde asıl alacak miktarından fazla olan senedi icra takibine koyduğu, takip uyarınca senet bedeli üzerinden haciz işlemleri yaptığı, davacının bu süre zarfında borçlu olmadığı miktar yönünden haciz tehdidi altında tutulduğu, bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasının kesinleşmesiyle birlikte davalının haksızlığının sübuta erdiği, bu nedenle davalının zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesi nedeniyle teminat olarak davalıya verilen senedin amacına aykırı olarak doldurulup icra takibine konu edilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı BK’nın 49. (TBK 58) maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırı halinde, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gereklidir. Bu şartlar; şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle kişilik haklarının zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında illiyet bağının bulunmasıdır.
Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminatı gerektirmeyeceği gibi somut olayda davalı tarafından yapılan icra ve haciz işlemlerinin davacının kişilik haklarına zarar verdiğinden de söz edilemez. Bu durumda, davacının şahsi haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği hususu ispat edilmediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/188013700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz