6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cayma akçesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12116 E. 2016/8775 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma akçesi esas sermaye payının devri ttk 595 esas sermaye payı itirazın iptali davası sözleşmeye aykırılık cezai şart hisse devir sözleşmesi icra takibine itiraz iptal davası protokol limited şirket kâr payı geçersizlik icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 595

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmede açıkça anlaşmaya uymayan tarafın 100.000TL cayma akçesi ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, icra takibine itirazında davalının söz konusu protokoldeki imzasını inkar etmemiş olduğu ve cayma tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve asıl alacağın %...'si oranında ....000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart talebine ilişkin icra takibine itirazın iptali davası olup, mahkemece, davalı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği ve sözleşmedeki imzasını da inkar etmediği gerekçesiyle sözleşmede öngörülen cezai şartı davacının hak kazandığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun

da onayı şarttır. Somut olayda, hisse devir sözleşmesinde noter onayı bulunmadığı gibi, sözleşmede hisselerini devreden ortağın imzası değil şirket müdürünün imzası bulunmaktadır. O halde, TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlenmeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak da sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Esas sermaye payının devri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1925 E. 2019/47 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/12116 E.  ,  2016/8775 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

.

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../04/2015 tarih ve 2014/402-2015/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmede müvekkili şirkete ait payların tamamının davalı yada gösterdiği kişiye devredilmesi ve ödemelerin nasıl yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmeden cayma halinde 100.000 TL cayma akçesi ödeneceği konularında tarafların karşılıklı olarak mutabakata vardığını, davacı müvekkilinin işbu sözleşmeye dayanarak davalıya ihtarname gönderdiğini, tebliğ edilen ihtarnameye cevap vermeyen ve yerine getirilmesi gereken edimleri yerine getirmeyen davalının temerrüde düştüğünü, 100.000 TL cayma akçesini alacak göstererek davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı adına vekilinin yasal süre içinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %...'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalar katılmamıştır.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmede açıkça anlaşmaya uymayan tarafın 100.000TL cayma akçesi ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, icra takibine itirazında davalının söz konusu protokoldeki imzasını inkar etmemiş olduğu ve cayma tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve asıl alacağın %...'si oranında ....000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart talebine ilişkin icra takibine itirazın iptali davası olup, mahkemece, davalı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği ve sözleşmedeki imzasını da inkar etmediği gerekçesiyle sözleşmede öngörülen cezai şartı davacının hak kazandığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun

da onayı şarttır. Somut olayda, hisse devir sözleşmesinde noter onayı bulunmadığı gibi, sözleşmede hisselerini devreden ortağın imzası değil şirket müdürünün imzası bulunmaktadır. O halde, TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlenmeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak da sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278204400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.