6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahte belgeyle yapılan tescilde hukuki yarar ve husumet sorunu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/677 E. 2018/882 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticaret sicil işlemlerinin iptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Şirket adına sahte belgelerle yapılan ticaret sicili tescil işlemlerinin iptali, tescili yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı değil, sahte belgeleri düzenleyip şirketi temsil ediyormuş gibi görünen kişiye karşı ve şirket adına açılacak davada talep edilmelidir; gerçek nitelikte olmayan bu tür bir davada şahsın kendi adına dava açmasında hukuki yarar bulunmaz. Sicil müdürü, TTK 32 uyarınca kendisine sunulan belgeleri şekli yönden inceleme yükümlülüğü altındadır; sahteliği tescil anında bilme imkânı bulunmayan belgeye dayalı tescilden sorumlu tutulamaz ve mahkeme kararı olmadan sicildeki kaydı re'sen düzeltemez.

Ele alınan sorunlar

Davacının dava açmada hukuki yararının bulunmaması → ret

İddia: Davacı, davayı tespit amacıyla açtığını, evrakların sahteliğinin kanıtlandığını, hukuki yararının bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının şahıs olarak ne sıfatla dava açtığı anlaşılamamaktadır; şirket ortağı olup olmadığı belli değildir ve dava şirket adına açılmamıştır. Şahsın kendi adına bu talepte bulunmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Şirketin adına sahte işlemler gerçekleştirerek şirketin tek ortağı gibi görünen kimseye karşı dava açılması gerekmekte olup, bu durumda davacının şirket olması gerekir (şirketin organ eksikliği veya temsil sorunu varsa kayyım atanabilir). Şirketin gerçek ortak ve yöneticisi olduğu öne sürülen şahıslar, şirket adına, sahte olduğu öne sürülen şahsa karşı dava açarak işlemleri iptal ettirmek ve tescili bu yolla iptal ettirmek durumundadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işlemindeki sorumluluğu ve TTK 32 kapsamında inceleme yükümlülüğü → ret

İddia: Davacı, evrakların sahteliğinin ortada olduğunu, sicil müdürlüğünün ısrarla bu tehlikeyi ve zararı azaltmaktan kaçındığını, sicil memurunun işlemi geri alması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın 32. maddesi uyarınca sicil müdürü, tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür; tüzel kişilerin tescilinde şirket sözleşmesinin emredici hükümlere aykırı olup olmadığı incelenir; tescil edilecek hususların gerçeği yansıtması, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmaması ve kamu düzenine aykırı olmaması şarttır; çözümü mahkeme kararına bağlı veya kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar geçici olarak tescil edilir. Davacının bahsettiği tescil işlemlerine ilişkin noterliklere yazılan yazılarda belirtilen işlemlerin bulunmadığı belirtilmiştir; bu durumda ticaret sicil müdürlüğünde yapılan işlemlerin sahte olduğu kabul edilebilirse de, tescil anında ticaret sicil müdürlüğünün bunu bilme imkânının bulunmadığı kabul edilmelidir. Davada belirtilen maddi olgular doğru olsa bile dava doğru bir dava değildir. Davalının kendisine yapılan başvuruyu şekli yönden kontrol ederek tescil etmesinde hukuk normuna aykırı bir durum yoktur; davacının iddia ettiği düzeltmeyi de mahkeme kararı olmadan yapması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sahte belgeyle yapılan şirket temsilciliği tesciline karşı açılacak davanın taraflarının kim olması gerektiği (şirket adına, sahte belgeyi düzenleyene karşı) ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK 32 kapsamındaki şekli inceleme yükümlülüğünün sınırları konusunda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı husumet ticaret sicili tescili sahtecilik TTK 32 şekli inceleme yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 32

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/677

KARAR NO 2018/882

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/11/2017

NUMARASI 2017/571 E.- 2017/911 K.

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/07/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı...'nin, dava dışı ....Anonim Şirketi'ni temsil ve ilzam ettiğine dair (yönetim kurulu başkanı olduğuna dair) sahte evraklar tanzim ederek bunu ticaret sicile tescil ettirdiğini öne sürerek ticaret sicil işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davalının TTK 32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, husumetin kendilerine düşmediğini, müdürlüğün kendilerine sunulan tescile yönelik evrakı şeklen inceleyerek tescil ettiğini, imza kontrolü yapma yükümlülüğünün olmadığını, anonim şirketlerde hisse devrinin tescile tabi olmadığını, muhatabın ve sorumluluğun sahte olduğu öne sürülen evrakı düzenleyenlerde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Ticaret Sicil Müdürlüğünün belgelerin sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olamayacağı, davacı tarafın talebinin şirket yetkilisinin gerçekte davacı olduğunun tespitine yönelik olduğu, davacı tarafın bu iddiasını dava dışı şirket ve şirketin yetkilisi olan ....' ye yöneltmesinin gerektiği, davacı tarafça şirket ve ... hakkında ayrı bir açıldığının belirtildiği bu haliyle bu kişiler hakkında açılan davada davacı tarafın haklılığının kanıtlanması durumunda Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında Mahkeme kararı ile düzeltme yapılacağı, davacı tarafın davalı ... aleyhine dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, müvekkilinin davalıya dava açmasında hukuki bir yarar görülmediğini, davayı tespit amacıyla açtıklarını, noterliklere yazılan yazılara cevap verildiğini, evrakların sahteliğinin kanıtlandığını, ... hakkında savcılık soruşturması yapıldığını, Ticaret Sicil memurunun bunu bilebilecek durumda olmadığı söylense de bu işlemi yapan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davanın açılış şeklinin öncelik olarak tespit amacıyla olduğunu, ....bulunamadığı için yargılamanın da uzun sürdüğünü, müvekkilinin oldukça zarara uğradığını, TC. Kimlik numaralı bile tutmayan evraklara binaen yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, işlemi yapan ticaret sicilinin işlemini geri alabilmesi gerektiğini, fakat ısrarla sahteciliğin açıkça ortada iken tehlikeyi zararı en aza indirmekten kaçındığını, noterlerin bu evrakların sahte olduğuna dair cevap verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının gerekçeler ve resen gözönüne alınacak nedenlerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Öncelikle davacının şahıs olarak ne sıfatla dava açtığı anlaşılamamaktadır. Şirket ortağı mıdır, belli değildir. Dava şirket adına açılmamıştır. Şahsın kendi adına bu talepte bulunma hukuki yararının olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Şirketin adına sahte işlemler gerçekleştirerek şirketin tek ortağı gibi görünen kimseye karşı (...) dava açılması gerekmektedir. Bu durumda da şirketin davacı olması gerekmektedir. (şirketin organ eksikliği yahut temsil yönünden sakıntı varsa şirkete kayyım tayin edilebilir)

Davacının bahsettiği tescil işlemlerindeki noterliklere yazı yazılmış belirtilen işlemlerin olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda ticaret sicil müdürlüğünde yapılan işlemlerin sahte olduğu kabul edilebilirse de tescil anında ticaret sicil müdürlüğünün bunu bilme imkanının bulunmadığı kabul edilmelidir. Davada belirtilen maddi olgular doğru olsa bile dava doğru bir dava değildir. Şirketin gerçek ortak ve yöneticisi olduğu öne sürülen şahıslar (şirket adına) sahte olduğu öne sürülen şahsa karşı dava açarak işlemleri iptal ettirerek tescili de aynı şekilde iptal ettirmek durumundadır.

6102 sayılı TTK'nın 32.madde hükmüne göre: (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.

(2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.

(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.

(4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.

Davalının kendisine yapılan başvuruyu şekli yönden kontrol ederek tescil etmesinde hukuk normuna aykırı bir durum olmadığı gibi, davacının iddia ettiği düzeltmeyi de mahkeme kararı olmadan yapması mümkün değildir.

Sonuç olarak verilen karar dosya içeriğine usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurunun reddi doğrultusunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından, hükümden sonra yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277535 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.