Bono aslı sunulmadan ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulu oluşmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1577 E. 2018/1127 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Kambiyo senedine (bonoya) dayalı ihtiyati haciz talebinde, alacaklının alacağı hakkında mahkemeye kanaat getirecek yaklaşık ispata elverişli delilleri sunması şarttır. Bononun aslı talep dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulmamışsa, kıymetli evrakın içerdiği hakkın senetten ayrı ileri sürülemeyeceği ve devrinin senet üzerindeki zilyetliğin devrine bağlı olduğu (mücerretlik ilkesi) gözetildiğinde, o senet bedelleri kadar yaklaşık ispat koşulu oluşmaz ve ihtiyati haciz talebi bu kısım yönünden reddedilir/kaldırılır.
Ele alınan sorunlar
İbraz edilmeyen bonolar yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Alacaklı vekili, senetlerin SGK borcu ödemesi için teminat olarak borçlu uhdesinde tutulduğunu, bunun ek protokolle sabit olduğunu, alacağın varlığı konusunda yeterli delil sunulmasının kâfi olduğunu ileri sürerek ibraz edilmeyen senetler yönünden verilen ihtiyati haczin kaldırılması kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Gerekçe: İİK 258 uyarınca alacaklı, alacağı hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. Talep kambiyo senedi niteliğindeki bonolara dayandığından, alacak dayanağı bonoların talep dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulması gerekir. Kaldırılan ihtiyati hacze konu 8 adet bono borçlu elinde bulunduğundan alacaklı tarafından sunulamamış, borçlu vekili de bu senetlerin SGK alacakları için teminat olarak tutulup alacaklıya teslim edilmediğini beyan etmiştir. TTK 645 uyarınca kıymetli evrak niteliğindeki bononun içerdiği hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve başkalarına devredilemez; TTK 647 uyarınca kıymetli evrakın devri için senet üzerindeki zilyetliğin devri ilk koşuldur; bu husus mücerretlik ilkesinin bir sonucudur. Talep sahibi talebini bonoya dayandırmış olup, bonoya dayalı hak senet olmadan ileri sürülemeyeceğine göre, ibraz edilemeyen senet bedelleri kadar yaklaşık ispat koşulu oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bonoya dayalı ihtiyati haciz taleplerinde, senet aslının mahkemeye sunulmamasının yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması sonucunu doğurduğuna ve kıymetli evrakın mücerretlik ilkesi gereği hakkın senetten ayrı ileri sürülemeyeceğine ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ yaklaşık ispat↗ kıymetli evrak↗ mücerretlik ilkesi↗ bono↗ zilyetliğin devri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1577
KARAR NO 2018/1127
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/06/2017 Tarihli Ek Karar
NUMARASI 2017/482 D.İş 2017/497 Karar
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/10/2018 (26/10/2018 yazım tarihli )
İtirazın kısmen kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin ek kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili; müvekkilinin adresinin Lüleburgaz olduğunu, İİK 50/1 şartları bulunmadığından yetkiye itiraz ettiklerini, alacaklı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını, TTK 645, 647/1 ve 649. Maddeleri uyarınca dosyaya sunulan temliknameye göre senetlerin tamamının alacaklısını, bu senetlerin hamili haline getirmeyeceğini, bu nedenle verilen senetlerin öncelikle 60.000- TL lik kısmına itiraz ettiklerini, senetlerin müvekkili şirket uhdesinde teminat olarak bulunduğunu ,senetlerin ruhsat devir sözleşmesine istinaden satıcılar ... ve... emrine düzenlendiğini, talepte bulunanın bu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme de kendisine temlik edilmediğinden dolayı, sözleşmeye halef olamayacağını, satıcılar için öngörülen imkanlardan faydalanamayacağını, diğer senetlerin de muaccel olmadığını senetlerin ödenip ödenmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 24/04/2017 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararına, borçlu vekilince itiraz edilmesi üzerine, bu kez 16/06/2017 tarihli ek karar ile; yetki itirazının ve muacceliyet yönünden itirazların yerinde olmadığı, diğer itirazlar yönünden ise ihtiyati haciz isteminin koşulları bakımından yasal koşulların oluştuğu, ancak; takip konusu edilen senetlerin emre muarrer senet olduğu gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının senet aslını mahkemeye diğer delillerle birlikte sunmasının zorunlu olduğunu; ihtiyati haciz talep dilekçesinde yazılı temlik eden ... emrine yazılı beheri 6.000- TL bedelli 30/01/2017 - 28/02/2017 - 30/03/2017 - 30/04/2017 vade tarihli 4 adet toplam 24.000,00 TL bedelli senetlerle ...
emrine yazılı beheri 9.000- TL bedelli 30/01/2017 - 28/02/2017 - 30/03/2017 - 30/04/2017 vadeli 4 adet toplam 36.000-TL bedelli senetler olmak üzere genel toplamda 60.000- TL bedelli senetlerin mahkemeye ibraz edilmediği gerekçesiyle senet bedelleri kadar yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı ve itirazın bu senetler yönünden kabuluyle ihtiyati haczin kaldırılmasına ,kalan senetler yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran alacaklı vekili; satış işlemi sırasında devredenin ve rödevansçılarının SGK borcu bulunduğundan, bu borcun ödemesini temin amacıyla bahsedilen senetlerden bir kısmının teminat olarak borçluda tutulmasının kararlaştırıldığını, ödeme günleri geldiğinde SGK borcunun yapılandırıldığı ve 2 ayda bir ödeneceği için SGK borcunun ödemesi için verilen 24 ay ve 24 adet tutarında senetlerin bir ayı borçlu uhdesinde kaldığını ve diğer senetlerin alacaklılara verildiğini, senetlerin borçlunun uhdesinde bulunduğunun ek protokol ile sabit olduğunu, alacağın varlığı konusunda yeterli delilin sunulmasının yeterli olduğunu belirterek ibraz edilmeyen senetler yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararın haksız ve hukuka aykırı olduğundan kaldırılmasına ve borçlunun ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İİK.nun 258 maddesine göre,alacaklı,alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.İhtiyati hacze İtiraz ise İİK'nın 265. Maddesinde düzenlenmiş olup; Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Somut uyuşmazlıkta,ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine, mahkemenin 16.06.2016 tarihli ek kararı ile toplamı 60.000 TL bedelli olan 8 adet bono bakımından, bu bonolar ihtiyati haciz talebi ile birlikte mahkemeye sunulmadığından,ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.Talep, kambiyo senedi niteliğindeki bonolara dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkin olup ,alacak dayanağı bonolar talep dilekçesi ile birlikte İİK.nun 258 maddesi gereği İlk Derece Mahkemesine sunulmamıştır.Her nasılsa ahkemece bu senetler için de ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de ,alacaklının alacağı hakkında kanaat getirecek yaklaşık ispata elverişli dellilerini sunmasının şart olduğu,kaldırılan ihtiyati hacze konu 8 adet bononun borçlu elinde olması nedeniyle alacaklı tarafından sunulamadığı, borçlu yan vekilince de sgk alacakları için teminat olarak tutulup alacaklıya teslim edilmediği beyan edilmiştir.6102 Sayılı TTK.nun 645 maddesi gereği kıymetli evrak niteliğindeki bononun içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği gibi başkalarına da devredilemeyeceği,yine aynı yasanın 647 maddesine göre,kıymetli evrakın devri için senet üzerindeki zilyetliğin devrinin ilk koşul olduğu ve bu hususların mücerretlik ilkesinin bir sonucu olduğu,talep sahibi talebinde bonoya dayanmış olup,bonoya dayalı hak senet olmadan ileri sürülemeyeceğine göre, ibraz edilemeyen senet bedelleri kadar yaklaşık ispat koşulu oluşmadığını tesbit eden ve bu sebeble ihtiyati haciz kararını kaldıran İlk Derece Mahkemesinin ara kararı na karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine yönelik aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277083 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi