6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ortaklığına ilişkin ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat koşulu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1563 E. 2018/1117 K. · · İlk derece: Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir talebi, istinaf incelemesi sırasında ilk derece mahkemesince aynı konuda ayrıca tedbir kararı verilmesi nedeniyle konusuz kalmışsa, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Şirket yöneticilerinin yönetim/temsil yetkisinin kaldırılması ve mal varlığına tedbir konulması gibi taleplerde, tarafların iddia ve savunmaları, sıfatları, sunulan deliller ve taraf menfaatleri birlikte değerlendirildiğinde HMK 390/3 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemişse tedbir talebinin reddi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

Taşınmaz ve araçlara ihtiyati tedbir talebinin konusuz kalması → tartışılmadı

Gerekçe: İstinafa konu ara kararın verilmesinden sonra mahkemenin sonraki tarihli ara kararı ile davalı şirketin fabrika binasının bulunduğu taşınmaz ile şirkete ait araçların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür. Bu nedenle bu talebe yönelik istinaf başvurusu konusuz kaldığından, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Diğer ihtiyati tedbir taleplerinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların rekabet yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiklerini, şirketin içinin boşaltıldığını ve bu durumun sabit olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tedbire karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların sıfatları ve dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, dosyanın geldiği aşama itibariyle HMK 390/3 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ayrıca taraf menfaatleri de gözetildiğinde ilk derece mahkemesince diğer tedbir taleplerinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket ortaklığına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinde HMK 390/3 maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun somut olay bağlamında nasıl değerlendirileceğine ve istinaf aşamasında sonradan verilen tedbir kararı nedeniyle talebin konusuz kalması durumunda izlenecek usule ilişkin emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat haklı sebeple ortaklıktan çıkma yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması konusuz kalma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 630/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1563

KARAR NO 2018/1117

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ 29/05/2018 (Ara Karar)

NUMARASI 2018/312 Esas

DAVA

Ortaklıktan Çıkma-Tazminat

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/10/2018

Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen 29/05/2018 tarihli ara karara karşı süresi içinde davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı-k.davalı/ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin 2009 yılında davalı .... Şti.’ne ortak olduğunu, ancak hiçbir genel kurula davet edilmediğini, müvekkiline bugüne kadar kâr payı ödenmediğini, müvekkilinin davalıların kendisinden habersiz olarak davalı şirketle aynı iştigal alanına sahip ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti.’ni kurduklarını 2018 yılında öğrendiğini, yaptığı araştırma sonucu davalıların ... Ltd. Şti.’nin içini boşaltarak diğer şirketlere aktardıklarını,... Ltd. Şti.’nin cirosunun büyük oranda düştüğünü, müvekkilinin zarara uğratıldığını öğrendiğini, davalıların TTK 553, 613 ve 626.maddelerine aykırı bu eylemleri nedeniyle zarardan sorumlu olduklarını, TTK 638/2 maddesi uyarınca bu eylemlerin müvekkili yönünden haklı sebeple ortaklıktan çıkma sebebi olduğunu ileri sürerek davalı şirketlerin temsilcilerinin yönetim haklarının ve temsil yetkilerinin TTK 630/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, şirketlere kayyum atanmasına, ..

. Ltd. Şti. adına kayıtlı fabrika binasının bulunduğu taşınmaz ile şirkete ait araçların üçüncü şahıslara devir ve temlikinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketlere ait olan fabrikada bulunan tüm stok ve demirbaşların başka yerlere naklinin engellenmesi veya satılmasının engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalı ... Ltd. Şti.’nin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, 100.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.’nin ortaklığından çıkarılarak 100.000,00 TL ayrılma payının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

KARŞI DAVA/CEVAP

Davalı-karşı davacılar vekili, davacı taraf iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, davacının şirketle hiç ilgilenmediğini, bizzat davacının şirketin kar kaybına neden olduğunu, davacının müvekkili ... firmasından ortak olduğu tarihten bu yana haberdar olduğunu,... firmasının ise müvekkili... firmasının ticari itibarını ve üretimini canlandırmak için kurulduğunu, zira ... ortağı hakkında açılan boşanma davasında mahkemece şirket hisseleri ve mallarına tedbir konulduğunu, ayrıca davacının müvekkillerinin izni olmadan sadakat borcuna aykırı olarak 05/01/2017 tarihinde müvekkili şirketin merkez adresinde ... Ltd .Şti. ünvanlı bir şirket kurduğunu ve müvekkili fabrikasının çaprazında bir arazi alarak fabrikasını buraya inşa ettiğini, yine genel kurul kararlarında davacı imzası olduğunu ve aleyhine karar alınmadığını ileri sürerek davacının müvekkili şirket ortaklığının dondurulmasına ve ortaklıktan çıkarılmasına, müvekkilinin kar kaybı alacağının takas-mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ara kararı ile, tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği yahut ciddi bir zarar doğacağı yönünde kanaat oluşmadığı, ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı-k.davalı/ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı-karşı davalı/İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müvekkiline verdikleri zararların detaylı bir şekilde izah edildiğini, ...ile aynı iştigal alanına sahip .... ve ... ünvanlı iki firma daha kurulduğunun ve müvekkilinin ortak edilmediğinin sabit olduğunu, davalıların bu şekilde rekabet yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiklerini, müvekkilinin her bir ortağa 150.000,00’er Euro ödediğinin sabit olduğunu, davalıların fikir ve eylem birliği içinde organize şekilde müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içini boşalltıklarını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Talep, ortağı olduğu şirketin zarara uğratıldığı ve ortaklıktan çıkmak için haklı sebepler oluştuğu iddiası ile şirket temsilcilerinin yönetim yetkilerinin kaldırılması, kayyım atanması, şirketlere ait malvarlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi; HMK 389/1 ve 390/3 maddeleri şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermiştir.

TTK 630/2 maddesi, “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.’ şeklindedir.

HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda; öncelikle istinafa konu ara kararın verilmesinden sonra Mahkemenin 10/08/2018 tarihli 3 nolu ara kararı ile, davalı ... Ltd. Şti. fabrika binasının bulunduğu taşınmaz ile şirkete ait araçların 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmiş olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu talebe yönelik istinaf başvurusu konusuz kaldığından bu talebe ilişkin karar verilmesine yer olmadığı kararı vermek gerekmiştir.

Davacı-k.davalı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin diğer taleplerine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların sıfatları, dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ayrıca taraf menfaatleri de gözetildiğinde ilk derece mahkemesince diğer tedbir taleplerinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle davacı-k. davalı vekilinin, davalı-k.davacı ... Ltd. Şti. fabrika binasının bulunduğu taşınmaz ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebi konusuz kaldığından bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,diğer taleplerine yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle

Davacı-karşı davalı vekilinin, davalı-karşı davacı ...Ltd. Şti. fabrika binasının bulunduğu taşınmaz ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulması yönündeki tedbir talebi konusuz kaldığından bu talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Davacı-karşı davalı vekilinin diğer ihtiyati tedbir taleplerine yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı-k.davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 01/10/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277040 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.