Tüzel kişiliği son bulmamış şirketin ihyası talep edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2163 E. 2018/1389 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Tasfiyesinin sona erdiğine dair ticaret sicil kaydı bulunmayan, tüzel kişiliği henüz son bulmamış bir şirketin ihyası talep edilemez; şirketin ihyası, tüzel kişiliğin sona ermiş olmasını gerektirir. Ayrıca, davanın başka bir mahkemenin ara kararı gereği açılmış olması, davanın esastan haksız (reddi gereken) olması halinde davacının yargılama giderlerinden sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; yargılama giderleri yönünden haksız çıkma ilkesi geçerliliğini korur.
Ele alınan sorunlar
Tasfiyesi sona ermemiş şirketin ihyasının talep edilebilirliği → ret
Gerekçe: Ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiğine dair bir işlem ve tescil kaydı bulunmadığı, TTK Geçici 7. madde kapsamında yapılmış bir işlem de bulunmadığı anlaşıldığından, tüzel kişiliği henüz son bulmamış bir şirketin ihyasına karar verilmesi mümkün değildir; zira ihya, tüzel kişiliği sona ermiş (sicilden terkin edilmiş) bir şirket için söz konusu olabilir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Başka mahkemenin ara kararı gereği dava açılmış olmasının yargılama giderinden sorumluluğa etkisi → ret
İddia: Davacılar vekili, başka bir mahkemenin ara kararı ile verilen kesin süre nedeniyle dava açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle irade dışında açılan davadan dolayı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Her davada olduğu gibi yargılama sonunda haksız dava açanın yargılama giderlerinden sorumlu olması ilkesi göz önüne alındığında, ihya davalarında da yargılama sonunda haksız olarak dava açtığı anlaşılan tarafın tüm yargı giderlerinden sorumlu tutulması gerekir. Başka bir mahkemece verilen ara karar gereği davanın açıldığı kabul edilse dahi, ticaret sicil kaydından terkin işlemi yapılmamış faal bir şirketin ihyası istenemeyeceğinden dava ret ile sonuçlandığından, vekil ile temsil edilen davalı yararına yargılama giderlerinden davada haksız çıkan davacı tarafın sorumlu olması HMK 326 gereğidir; bu hususta isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tasfiyesi sona ermemiş, ticaret sicilinden terkin edilmemiş şirketlerin ihyası talep edilemeyeceği ve başka bir mahkemenin ara kararı gereği açılan davanın da esas itibarıyla haksız dava açma sayılıp yargılama giderinden sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ ticaret sicili terkin↗ yargılama gideri↗ haksız çıkma ilkesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2163
KARAR NO 2018/1389
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/06/2018
NUMARASI 2018/62 Esas 2018/568 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/11/2018 (23/11/2018 yazım tarihli )
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... nolu Bergama tapusuna kayıtlı gayrimenkulün 3 nolu bağımsız bölümü muris ...'e ait olup taşınmaz üzerinde davalı şirkete ait ipotek bulunduğunu, söz konusu şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını murise ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını,Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2017/240 esas sayılı ipoteğin kaldırılması davası açtıklarını, tasfiye halindeki davalı şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğinden Mahkemeye başvurma zorunlulukları doğduğunu, tasfiye halindeki şirketin ihyasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile, Müdürlüklerinin TTK 32.madde ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığı,Ticaret Sİcili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında olduğu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, müvekkil Müdürlüğün, mahkeme olmaksızın şirketi/kooperatifi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığı, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığından, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ticaret Sicilin 74028/0 sırasında kayıtlı şirketin 14.10.21992 tarihinde tasfiyesine karar verildiği ve iş bu tasfiye kararının 28.10.1992 tarihinde tescil ve ilan olunduğu, ancak tasfiyenin sona erdiğine dair bir işlem ve tescil kaydı bulunmadığı gibi, TTK Geçici 7.madde kapsamında şirket hakkında yapılmış bir işlemde bulunmadığı celbedilen sicil kayıtlarından ve buna dair davalı sicil cevabından anlaşıldığı, tasfiyenin zorunlu işlemleri olan hususların tamamlanması sonrasında şirket alacak ve borçlarının tasfiyesi ve var ise kalanın son bilanço gereği bölüştürme suretiyle tasfiyenin tamamlanması akabinde şirket sicilden terkin olunup tüzel kişiliği de son bulacağı, dava konusu olayda şirketin tasfiyesinin sona ermediği, tüzel kişiliğinin tasfiye halinde şirket olarak devam ettiği, bu durumda, anılan derdest davada tasfiye memurlarına usulüne uygun tebligat ifasıyla taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği, bu itibarla tüzel kişiliği son bulmamış bir şirketin ihyasına karar verilmesinin de söz konusu olamayacağı, gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; mahkemece verilen 08/06/2017 tarihli ara karar ile ...Ltd.Şti'nin ihyası için tarafına 1 aylık kesin süre verilerek bu sürede ihya için dava açılmadığı taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtaratı yapıldığını, bu ara karar üzerine İstanbul 8.ATM'nin 2018/62 Esas sayılı dosyası ile şirketin ihyası için dava açıldığını, ara kararı uyarınca ihya davası açma zorunluluğu doğduğunu, dava açmadığı taktirde eldeki davanın açılmamış sayılması tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını, irade dışında dava açmanın sonucunda tarafı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması kanaatinde olduğunu belirterek kararın esastan incelenerek vekalet ücreti ile yargılama gideri bakımından bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacılar vekili ; Bergama 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/240 esas sayılı dosyasından verilen ara karar ile süre verilmesi üzerine Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti.''nin ihyasını talep etmiş, Getirtilen ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiğine dair bir işlem ve tescil kaydı bulunmadığı , TTK Geçici 7.madde kapsamında yapılmış bir işlemde bulunmadığı bildirilmesi üzerine mahkemece tüzel kişiliği son bulmamış bir şirketin ihyasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilerek davalı sicil yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TTK 547.maddesinde tasfiyenin kapanması halinde şirketin ek tasfiyesi zorunlu olması halinde tasfiyenin nasıl yapılacağı ve kimlerin davayı açacağı açıkça düzenlenmiştir. Her davada olduğu gibi yargılama sonunda haksız dava açanın yargılama giderlerinden sorumlu olması ilkesi göz önüne alındığında, ihya davalarında da yargılama sonunda haksız olarak dava açtığı anlaşılan tarafın tüm yargı giderlerinden sorumlu tutulması gerekmektedir.
İstinaf dilekçesinde belirtildiği üzere Mahkemece verilen ara kararı gereği davanın açıldığı kabul edilse dahi , Ticaret sicil kaydından terkin işlemi yapılmamış faal bir şirketin ihyası istenemeyeceğinden dava red ile sonuçlandığından davada vekil ile temsil edilen davalı yararına yargılama giderlerinden davada haksız çıkan davacı tarafın sorumlu olması gerektiği ,HMK 326 gereği olduğu yargı giderine hükmolunmasında isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/11/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275411 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi