CMR taşımasında zamanaşımı ve müteselsil sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/332 E. 2018/1463 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Rücuen tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
CMR taşımasında zarar görenin taşıyıcıya yönelttiği yazılı istem, taşıyıcı bunu yazılı bildirimle açıkça reddedip ilgili belgeleri iade edinceye kadar CMR 32/2 uyarınca zamanaşımı süresini erteler; bu istemin geçerliliği için tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez, taşıyıcının sorumluluk ve tazminat miktarı hakkında değerlendirme yapabilmesine imkan verecek bilginin verilmiş olması yeterlidir. Tek bir taşıma sözleşmesi kapsamında birden fazla karayolu taşımacısı tarafından ortaklaşa yapılan taşımada, taşımanın bütününden her taşıyıcı CMR 34. madde uyarınca müteselsilen sorumludur; taşıyıcılar arası iç ilişkiye dair beyanlar zarar görene karşı bağlayıcı değildir.
Ele alınan sorunlar
Zamanaşımı definin değerlendirilmesi → ret
İddia: Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemenin sigortalı ihbarının zamanaşımını durduran sebep olarak dikkate alınmasında hatalı davrandığını, ihtarnameye verilen cevapların dikkate alınmadığını ve sürenin başlangıç/erteleme/dolma tarihlerinin belirlenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklanan, sigortacının halefiyete dayalı rücu davasıdır. Davalının özen yükümlülüğünü ihlalden doğan hareketi bilerek kötü hareket olarak kabul edilemeyeceğinden CMR 32/1 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Teslimde kısmi hasar söz konusu olduğundan süre, malın teslim tarihinden (20/08/2013) itibaren başlar. CMR 32/2 uyarınca zarar görenin yazılı istemi, taşımacı bunu yazılı bildiriyle geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar zamanaşımını erteler; bu istemin, taşımacının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarını değerlendirebilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterlidir, tazminat miktarının tam belirtilmesi gerekmez. Duran sürenin yeniden işlemeye başlaması için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmiş olması ve talep sahibine dava açmak dışında seçenek bırakılmamış olması gerekir. Somut olayda, dava dışı sigortalının 29/08/2013 tarihli ihtarnamesi ile süre durmuş; davalının bu isteme verdiği cevap niteliğindeki yazının 23/12/2013 tarihinde davacı sigorta şirketine ulaşmasıyla süre yeniden işlemeye başlamıştır. 29/08/2013 ile 23/12/2013 arasındaki dönem zamanaşımı hesabına dahil edilmez; bu durumda zamanaşımı süresi 15/12/2014 tarihinde dolmaktadır. Dava bu tarihten önce açıldığından zamanaşımı definin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hasar ihbarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, dava dışı sigortalı tarafından usulüne uygun tutanak tutulmadığını ve süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, tutanakta müvekkilinin veya temsilcisinin imzasının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dosya kapsamında ayrı bir ihbar yazısına rastlanılmamış olsa da, yükte hasar meydana geldiği hususu tutanakta imzası bulunan araç sürücüsü vasıtasıyla davalı taşıyıcının bilgisi dahilinde olduğundan CMR 30. madde uyarınca ayrıca ihbara gerek bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, taşıma işinin diğer davalı tarafından yerine getirildiğini, hasarın müvekkiliyle ilgisi olmadığını, diğer davalının düzenlediği belge ile sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: CMR 34. madde uyarınca tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her taşıyıcı sorumludur. Bu nedenle zarardan her iki davalı müteselsilen sorumludur. Davalılardan birinin hasarı karşılayacağına ilişkin yazısı davalılar arasındaki iç ilişkiye dair olup davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
CMR 32/2 uyarınca zarar görenin yazılı isteminin zamanaşımını erteleme koşulları ile taşıyıcının cevabının bu istemi açıkça reddetme niteliği taşıması gerektiği hususunda; ayrıca CMR 34. madde kapsamında ortaklaşa taşımada taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu bakımından yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- CMR hükümlerine tabi taşımalardan doğan davalar, kural olarak teslim tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir; ancak bilerek kötü hareket veya mahkemece bu nitelikte kabul edilen kusurlarda bu süre üç yıldır. Zarar görenin taşıyıcıya yönelttiği yazılı istem, taşıyıcı bunu yazılı bildirimle geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar zamanaşımı süresini erteler; taşıyıcının cevabı talebi açıkça reddetmiyorsa süre yeniden işlemeye başlamaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu↗ zamanaşımı↗ halefiyet↗ rücuen tazminat↗ müteselsil sorumluluk↗ akdi taşıyıcı↗ fiili taşıyıcı↗ hasar ihbarı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/332
KARAR NO 2018/1463
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/02/2017
NUMARASI 2014/1826 E.- 2017/149 K.
DAVA
Rücuen Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/11/2018
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulune yönelik olarak verilen hükmün davalı.... Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, dava dışı ...A.Ş. firmasına ait ürünlerin yurtiçi taşımalarının müvekkili tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, ana taşıyıcısı davalı ... Ltd. Şti., alt taşıyıcısı diğer davalı olan malın 20/08/2013 tarihinde alıcısına teslimi sırasında ambalaj içinde bulunan silindir ütünün hasarlandığının karşılıklı tutulan tutanakla tespit edildiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalısına bu hasar nedeniyle 02/10/2013 tarihinde 36.976,00 TL ödeme yaptığını ve sigortalının haklarına halef olduğunu, bu hasardan her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek 36.976,00 TL’nin 02/10/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karra verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ....Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davacı veya sigortalısı ile akdi ilişkisi bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş olan tespit tutanağını da kabul etmediklerini, müvekkilinin kusurunun olmadığını, malın mal sahibi tarafından araca yüklendiğini, yükleme veya ambalajlamadan kaynaklanan hasarın müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, CMR Konvansiyon hükümleri uyarınca davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, zira hasarın 20/08/2013 tarihinde meydana geldiğini, ancak bu davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, ayrıca taşıma işinin diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, hasarın müvekkiliyle ilgisinin olmadığını, diğer davalı tarafından düzenlenen 08/11/2013 tarihli belge ile de taşıma işiyle ilgili herhangi bir sorumluluk doğması halinde hasardan kendisinin sorumlu olduğunun kabul edildiğini, kaldı ki dava dışı sigortalı tarafından usulüne uygun tutanak tutulmadığını ve hasar ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalıların zamanaşımı definin yerinde görülmediği, öte yandan taşınan malda meydana gelen hasara güzergaha uygun bir şekilde araca sabitlenmemesinin ve ambalajlanmamasının neden olduğu, bu durumda zararın meydana gelmesinde gönderici kusurlu ise de, taşıyıcının da özen yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, konvansiyon hükümlerine göre taşıyıcıların müteselsilen sorumlu oldukları, bu durumda hurda değeri de düşüldüğünde davalıların 9.000-TL hasar bedelinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.000- TL’nin davalı ...Ltd. Şti.’nden 23/12/2013 tarihinden itibaren, davalı .. Ltd. Şti.’nden 24/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Davada zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, ancak mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını, CMR 32/2 maddesinde yazılı bir istemin başlamış olan zamanaşımı süresini erteleyeceği belirtilmiş olmasına karşın mahkemece sigortalı ihbarının zamanaşımını durduran bir sebep olarak dikkate alındığını, ancak ihtarnameye verilen cevapların dikkate alınmadığını, kararda sürenin hangi tarihte başladığı, hangi tarihte ertelendiğinin ve buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmediğini,zamanaşımı süresinin malın alıcısına teslim tarihi olan 20/08/2013 tarihinde işlemeye başladığını, süre ihtarname ile durmuş olsa da ihtarnamelere verilen cevaplar ile yeniden işlemeye başladığını ve 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,
2-Dava dışı sigortalı tarafından usulüne uygun tutanak tutulmadığını ve hasar ihbarı yapılmadığını, bu durumun malların teslim alındığına ve teslim edildiğine karine olduğunu,zira tutanakta ne müvekkilinin ne de temsilcisi sayılacak birinin imzasının olmadığını, ayrıca ihbarın teslim anında yapılması, hasarın ilk anda farkedilemeyeck olması halinde ise en geç 7 gün içinde yapılması gerektiğini, ancak bu sürelere de uyulmadığını,
3-Taşıma işinin diğer davalı tarafından yerine getirildiğini, hasarın müvekkiliyle ilgisinin olmadığını, diğer davalının düzenlendiği belge ile de sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma kapsamında hasarlandığı öne sürülen emtiadaki zararı tazmin eden sigortacının, taşıyıcıya açtığı 6102 TTK 1472.(eski 6762 TTK 1301madde) gereği halefiyete dayanan rücuen tazminat davasıdır.
Davalı .... Ltd. Şti. akdi taşıyıcı, davalı .... Ltd. Şti. ise fiili taşıyıcıdır. Hasarlı teslim tarihi 20/08/2013’tür. Davacı ile sigortalısı arasında 24/05/2013-24/05/2014 tarihlerini kapsayan nakliyet emtia sigorta sözleşmesi bulunmaktadır. Davacının dava dışı sigortalısına 02/10/2013 tarihinde 36.975,88 TL ödeme yapmış olduğu dosyaya sunulan ödeme dekontundan anlaşılmıştır.
Öte yandan CMR 32/1-2.maddesi ‘Bu Sözlesme geregince yapılan tasımalardan dogacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve su tarihlerde baslar:
a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,
b)Tam kayıplarda, kararlastırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlastırılmıs zaman limiti yoksa, yükün tasıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,
c) Bütün diger durumlarda, tasıma mukavelesinin akdedildigi tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda
Limit döneminin islemeye basladıgı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.
2. Yazılı bir istem, tasımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona iliskin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildigi takdirde zaman süresi anlasmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye baslar. İstemin alındıgını, cevap verildigini ve belgelerin gönderildigini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan baska istemler için zaman süresi ertelenemez.’ hükmünü içermektedir.
CMR Konvansiyonunun 32/2. maddesi 1. cümlesi uyarınca, zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, hadiseyi genel olarak ortaya koyması, taşımacının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Ancak, duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir.
Somut olayda davalının özen yükümlüğünü ihlalden doğan hareketinin bilerek kötü hareket olarak kabulü mümkün olmadığından 1 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olacaktır. Yine teslimde kısmi hasar söz konusu olduğundan zamanaşımı süresinin malın tesliminden itibaren başlayacağı kabul edilmelidir. Dolayısıyla 1 yıllık zamanaşmı süresi 20/08/2013 tarihinde başlamış, dava dışı sigortalı tarafından davalı ... Nak. Ltd. Şti.’ne gönderilen 29/08/2013 tarihli ihtarname ile durmuştur. Bununla birlikte hasar dosyasında mevcut olan .... Nak. Ltd. Şti. tarafından davacı ... şirketine hitaben yazılan yazı incelendiğinde, CMR 32/2 maddesi uyarınca sigortalının yazılı isteminin reddi niteliğinde bir yazı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu yazının sigorta şirketine 23/12/2013 tarihinde ulaşmasıyla bu şirket yönünden duran zamanaşımının yeniden işlemeye başladığının kabulü gerekir, yani 29/08/2013 tarihi ile davalının cevabi yazısının davacıya tebliğ edildiği 23/12/2013 tarihi arasında zamanaşımı durmuştur.Bu durumda 15/12/2014 tarihinde zamanaşımı süresi dolmaktadır. Dolayısıyla davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmakla, davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan her ne kadar dosya kapsamında ihbar yazısına rastlanılmamış ise de, yükte hasar meydana geldiği hususu tutanakta imzası olan araç sürücüsü vasıtasıyla davalı taşıyıcının bilgisi dahilinde olduğundan CMR 30.maddesi uyarınca ayrıca ihbara gerek bulunmamaktadır.Yine CMR 34. maddesi “Tek bir mukaveleyle düzenlenen tasıma, karayolu tasımacıları tarafından ortaklasa yapıldıgında, tüm tasımanın yapılmasından her biri sorumludur.” düzenlemesini içermektedir. Dolayısıyla somut olayda zarardan her iki davalı müteselsilen sorumludurlar. Davalı ... Ltd. Şti.’nin hasarı karşılayacağı yönündeki 08/11/2013 tarihli yazısı davalılar arasındaki iç ilişkiye ilişkindir, davacı ... şirketi yönünden herhangi bir bağlayıcılığı yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı .... Nak. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 614,79- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 154- TL harcın mahsubu ile bakiye 460,79- TLnin davalı .... Ltd. Şti.’nden alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 44- TL nin davalı .... Ltd. Şti.’nden alınarak davacıya ödenmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 22/11/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275078 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi