Ticari işletme devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11334 E. 2016/8349 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme devri↗ işletme devri↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ ticaret sicili tescili↗ malvarlığına ilişkin dava↗ itirazın iptali davası↗ ticari işletme↗ icra takibine itiraz↗ ticaret unvanı↗ iptal davası↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ tacir↗ ilan↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın, tacir olan taraflar arasında yapılan ticari işletmenin devri sözleşmesi ile belirlenen bedelin ödenmediği iddiasıyla açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında akdedilen 13/01/2015 tarihli ... Türkü Bar adlı işletmenin devir sözleşmesi ile devreden, işyerinin tüm işletme haklarını 85.000,00 TL bedelle Haziran 2015 tarihine kadar devralana devretmiş ise de; davacı vekili ile davacı asilin beyanlarında, dava konusu yerin ticari işletme olarak kendi adlarına kayıtlı olduğu, mükellefiyet durumunun da yine kendilerine ait olduğunu beyan ettiği, işbu beyanlar çerçevesinde taraflar arasında akdedilen ticari işletmenin devri sözleşmesinin hayata geçirilmediği, işletmenin davalıya devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin hayata geçirilemediği, işletmenin davalıya devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince, ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret
unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Somut uyuşmazlıkta, devir sözleşmesinin yapılmasından sonra işyerinin davalıya teslim edildiği, bir müddet davalı tarafından işletildiği ve bir kısım devir bedelinin de davalı tarafça ödendiği anlaşıldığına göre, mahkemece işletme devir sözleşmesinin geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12492 E. 2016/6430 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince, «ticari işletme», içerdiği «malvarlığı» unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir.
Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran «malvarlığını», işletme değerini, kiracılık hakkını, «ticaret unvanı» ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «şirketin feshi» ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket «malvarlığından» karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · tasfiye memuru · ek tasfiye · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «şirketin feshi» ile «tasfiye memuru» «görevlendirilmesine», tasfiye memuruna şirket «malvarlığından» karşılanmak üzere 2.000 TL ücret ödenmesine, diğer taleplerin ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1998 E. 2020/5667 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · ticaret unvanı · teslim
İncelediğiniz karardaAksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran «malvarlığını», işletme değerini, kiracılık hakkını, «ticaret unvanı» ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur.
6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince, «ticari işletme», içerdiği «malvarlığı» unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir.
Somut uyuşmazlıkta, devir sözleşmesinin yapılmasından sonra işyerinin davalıya «teslim» edildiği, bir müddet davalı tarafından işletildiği ve bir kısım devir bedelinin de davalı tarafça ödendiği anlaşıldığına göre, mahkemece işletme devir sözleşmesinin «geçersiz» olduğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesinde düzenlenen bütünlük ilkesi gereği, aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran «malvarlığını», işletme değerini, kiracılık hakkını, «ticaret unvanı» ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur.
Noterliğinden çektiği «ihtarnamede», işyerinin anahtarının 19.01.2014 tarihinde «teslim» edildiği, işyerinde tespit yapıldığı, sözleşmeye aykırı hareketin kabul edilmediği ve yaklaşık 1 yıllık süre zarfında işletme yapılması nedeniyle alacak ve tazminat haklarının saklı tutulduğunun belirtildiği, anahtarın teslim alındıktan sonra işyerinin «üçüncü kişiye» devir edilmesi nedeniyle «sözleşmenin feshi» konusunda taraflarca anlaşıldığı ve davacının ödediği bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Niğde 1.
Bu durumda davacının işletmenin anahtarını davalıya iletilmek üzere dava dışı bir kişiye vermesi ve anahtarın davalıya «tesliminin» davalı tarafından kabulü ile taraflar arasındaki sözleşme eylemli olarak sona erdirilmiş olup, eylemli «fesih» niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · hakkaniyet · üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafından işletmenin fiilen devri yapılmasına rağmen vergi «kaydının» işletmenin davalı tarafından işletildiği dönemde davacı adına bulunmasının vergi borçlarından davacının sorumluluk altına girecek olması nedeniyle hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Değişik İş dosyasında bulunan işletmenin bulunduğu dükkana ilişkin yapılan davalı ile taşınmaz maliki «üçüncü kişi» arasında imzalanan «kira sözleşmesinde», kiralayanın yanına ortak alamayacağı, kiracının malsahibinin uygun gördüğü üçüncü kişiye devir hakkının verildiği ancak «tanık beyanına» göre davalının işletmenin bulunduğu dükkan sahibinin rızasını alamadığı, davalının Niğde 1.
O halde Mahkemece, davacının işletme süresi, davalı ile dava dışı kiralayan arasında akdedilen «kira sözleşmesinin» süresi ve bu sürenin davalı yan tarafından tüketilen kısmı, «fesih» tarihi ile fesih sonrası işletmenin dava dışı «üçüncü kişiye» devri tarihi arasında geçen süre nazara alınarak, davacıya iadesine karar verilen sözleşme bedelinde «hakkaniyete» uygun bir indirim yapılması gerekirken, ödenen sözleşme bedelinin tamamının iadesine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması ge …
Noterliğinden çektiği «ihtarnamede», işyerinin anahtarının 19.01.2014 tarihinde «teslim» edildiği, işyerinde tespit yapıldığı, sözleşmeye aykırı hareketin kabul edilmediği ve yaklaşık 1 yıllık süre zarfında işletme yapılması nedeniyle alacak ve tazminat haklarının saklı tutulduğunun belirtildiği, anahtarın teslim alındıktan sonra işyerinin «üçüncü kişiye» devir edilmesi nedeniyle «sözleşmenin feshi» konusunda taraflarca anlaşıldığı ve davacının ödediği bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Niğde 1.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/327 Esas sayılı dosyasında «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin, 100.00,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında «yasal faiz» yürütülmek suretiyle takip talebindeki diğer koşullar dairesinde devamına fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; bu karara karşı davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11334 E. , 2016/8349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2016 tarih ve 2015/620-2016/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılmış olan icra takibine, davalı borçlunun 09/03/2015 tarihinde itiraz ettiğini, davalı borçlunun takibe dayanak olan devir sözleşmesine itiraz etmemekle birlikte herhangi bir gerekçe göstermeksizin borca itiraz etmiş ise de, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, haksız itirazından sonra 21/03/2015 tarihinde müvekkili alacaklıya borca mahsuben 2.000 TL ödeme yaptığını, bu durumun borçlunun sırf zaman kazanmak amacıyla borca itiraz ettiğini açıkça gösterdiğini, davalı borçlunun icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın, tacir olan taraflar arasında yapılan ticari işletmenin devri sözleşmesi ile belirlenen bedelin ödenmediği iddiasıyla açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında akdedilen 13/01/2015 tarihli ... Türkü Bar adlı işletmenin devir sözleşmesi ile devreden, işyerinin tüm işletme haklarını 85.000,00 TL bedelle Haziran 2015 tarihine kadar devralana devretmiş ise de; davacı vekili ile davacı asilin beyanlarında, dava konusu yerin ticari işletme olarak kendi adlarına kayıtlı olduğu, mükellefiyet durumunun da yine kendilerine ait olduğunu beyan ettiği, işbu beyanlar çerçevesinde taraflar arasında akdedilen ticari işletmenin devri sözleşmesinin hayata geçirilmediği, işletmenin davalıya devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin hayata geçirilemediği, işletmenin davalıya devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince, ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret
unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Somut uyuşmazlıkta, devir sözleşmesinin yapılmasından sonra işyerinin davalıya teslim edildiği, bir müddet davalı tarafından işletildiği ve bir kısım devir bedelinin de davalı tarafça ödendiği anlaşıldığına göre, mahkemece işletme devir sözleşmesinin geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274758900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz