6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat süresinde yatırılmazsa ihtiyati tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2258 E. 2019/31 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren HMK 393/1'de öngörülen bir haftalık süre içinde teminat yatırılıp infaz talep edilmezse, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar/hükümsüz kalar. Bu durumda hükümsüz kalmış bir tedbirin kaldırılması talebi hakkında, konusu kalmadığından esasa girilerek karar verilmez; karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbirin teminatın süresinde yatırılmaması nedeniyle kendiliğinden hükümsüz kalıp kalmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili, tedbir kararının 24/07/2014 tarihinde verilmesine rağmen davacı tarafından teminatın 25/05/2015 tarihinde, yani 10 ay sonra yatırılarak uygulanmasının talep edildiğini, HMK 393 maddesindeki bir haftalık emredici süreye uyulmadığından tedbirin kendiliğinden kalkmış olması gerektiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesinin kaldırma talebini reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi halde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. İlk derece mahkemesinin İİK'nın 72/3 maddesi çerçevesinde verdiği ihtiyati tedbir kararında belirlenen teminat, HMK 393'teki bir haftalık sürenin çok sonrasında yatırılarak infaza konulmuştur. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararı, süresinde infaz için teminat yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış, hükümsüz kalmıştır. Mahkemece, yasal sürede uygulanmadığından kendiliğinden hükümsüz kalan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tedbir hâlen geçerliymiş gibi kaldırma talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hükümsüz kalan tedbirin kaldırılması talebi hakkında ne şekilde hüküm kurulacağı → kabul

Gerekçe: İhtiyati tedbir HMK'nın 393-(1) maddesi gereği hükümsüz kaldığından, konusu kalmamış olan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

HMK 393/1'deki bir haftalık infaz süresine uyulmamasının ihtiyati tedbiri kendiliğinden hükümsüz kılacağı ve bu durumda kaldırma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespit, ihtiyati tedbirlerin süresinde infaz edilmemesi sorununa ilişkin benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 393/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; bu süre içinde teminat yatırılıp infaz talep edilmezse, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir hükümsüzlük teminat infaz süresi İİK 72/3

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 393HMK 393-(1)HMK 353(1)b-2HMK 362.f · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/2İİK 72/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2258

KARAR NO 2019/31

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/07/2018 ara karar

NUMARASI 2016/1115 Esas

TALEP İhtiyati Tedbirin Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/01/2019

İlk derece mahkemesince verilen 03/07/2018 tarihli duruşma zaptının 2 nolu; ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP VE DAVA DAVA

Davacı vekili davası ile, müvekkilinin ağırlıklı ortak olduğu dava dışı ...Limited Şirketi'nin Bakırköy'de SPA merkezinin bulunduğunu, müdür olarak atanan ...'in yetkilerini kötüye kullanarak şirketi tefeciye borçlandırdığını, işyerinin davalı ... .'a devrinin gündeme geldiğini, her ne kadar adı geçenin tefecilik yaptığını bilmesine rağmen devretmek zorunda kaldığını, işlemlerin tümüyle bittiğini, ancak SPA merkezinin ilave borçlarınn çıktığı gerekçesiyle davalının iave para istemeye başladığını, isteklerin artık karşılanamayacağı söylenince işyerinin silahlı adamlarca basıldığını, cebir ve tehdit ile birçok suç örgütü kurma suçlarından ağır ceza mahkemesinde yargılandıklarını, imzalatılan senetlerin bir kısmının operasyonda ele geçirildiğini, ancak Bakırköy ...

İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takibi ile herbiri 100.000- TL olan 2 adet senedin takibe konu edildiğini, davalı ile aralarında sadece şirket devri yönünden ilişki olduğunu,takipteki senetlerin zorla imzalatılarak alındığını, bu nedenle İİK.'nın 72/2 maddesi gereğince takipteki senetler üzerine ihtiyati tedbir konularına, takibe konu senet yönünden İİK'nın 72/3 maddesi gereğince teminatsız olarak ceza yargılaması sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasını, borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 24.7.2014 tarihli tensip tutanağının 11. maddesi ile "İcra takibinin dava tarİhinden önce açıldığı anlaşılmakla İİK.'nın 72/3 maddesine göre alacağın kapak hesabına %15 oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı" verilmiştir.

Davalı vekilince yargılama aşamasında 03.07.2018 tarihinde mahkemenin daha önce verdiği tedbirin kaldırılması talep edilmiş, ancak mahkemece istinafa konu ara kararı ile bu talebin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tedbir kararının davacı tarafından yasal süresi içerisinde uygulanmadığından, tedbirin kalkması gerekirken devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava hakkını kötüye kullanarak, gerçek dışı sebeplerle müvekkiline karşı dava açmış olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın da hakkı korumadığını, tam aksine müvekkilinin haklarına zarar verdiğini, tedbir kararının 24.7.2014 tarihinde verilmiş olmasına rağmen tedbir kararının davacı tarafından 25.5.2015 tarihinde yani 10 ay sonra teminatı yatırılarak uygulanmasının talep edildiği , her ne kadar tensip tutanağının 11 nolu karar ile hakim tarafından bir süre verilmemiş ise de yasanın emredici sürelerine uyulması gerektiği HMK 393 madde ile uygulanmasının karar tarihinden bir hafta içinde talep edilme zorunluluğu bulunduğunu, aksi halde dava açılmış olsa dahi tedbirin kendiliğinden kalkacağını, ilgili kararın haksız ve hukuka aykırı şekilde devam ettiğini, davacının kötü niyetli olarak davayı açtğını, ceza dosyasında verilen mütaalanın davacı iddialarının doğru olmadığını ifade ettiğini, menfi tespit davasında şifahi iddialar gerçek dışı olup taraflar arasında protokol bulunduğunu, devirden önce doğmuş ve doğacak borçlar için senetler alındığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: somut olayda davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi mahkemenin 24.7.2014 tarihli tensip ara kararı ile kabul edilerek ve takibe konu edilen senetlerin davadan önce takibe konulması nedeniyle %15 teminat karşılığı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra veznesine alınan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Söz konusu ara karar ile alınmasına hükmedilen %15 oranında teminat davacının 25.5.2015 tarihinde nakit teminatı icra dosyasına yatırmak suretiyle işleme konulmuştur.

Dava açılırken davacı tarafından her ne kadar takip konusu edilmeyen elinden alınan senetler yönünden de İİK.'nın 72/2 maddesi gereği tedbir de istenmiş ise de, dava kapsamında takip konusu 2 adet toplamda 200.000- TL tutarlı senetler için dava açıldığında takip konusu senetlerle ilgili karar verilmiştir.

HMK.'nın 393 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğiden kalkacağı düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesinin İİK.'nın 72/3 maddesi çerçevesinde verdiği ihtiyati tedbir kararı mahkemenin belirlediği teminat HMK. 393. maddesindeki bir haftalık sürenin çok sonrasında yatırılarak infaza konulmuştur. İhtiyati tedbir kararı kendiliğinden süresinde infaz için teminat yatırılmadığı nedeniyle kalkmış, hükümsüz kalmıştır.Mahkemece yasal sürede uygulanmadığından kendiliğinden hükümsüz kalan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekir iken, halen ihtiyati tedbir kararı geçerli imişçesine ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ara kararı kaldırılarak ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1115 Esas sayılı ve 03/07/2018 tarihli duruşma zaptının 2 nolu; ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"İhtiyati tedbir, HMK.'nın 393-(1) maddesi gereği hükümsüz kaldığından, konusu bulunmayan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına"

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan (35,90-TL)peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 10/01/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274551 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.