6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tellallık sözleşmesinde tüketici sıfatı ve hizmet bedelinden sorumluluk

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2268 E. 2019/732 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

İş yeri kiralama amacıyla hareket eden kişi 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılmaz; bu nedenle tellallık sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi görevlidir. Tellallık sözleşmesinde, gösterilen taşınmazın belirlenen süre içinde tellallık talep edenin yakın çevresi (kendisi, hısımları, ortağı bulunduğu şirket vb.) tarafından kiralanması/satın alınması halinde hizmet bedeli ödeneceği kararlaştırılmışsa; gösterilen taşınmazın kısa süre içinde bu kapsamdaki bir kişi (örn. kardeş) tarafından benzer amaçla kiralanması, sözleşme kapsamında hizmetin ifa edildiğini gösterir ve tellallık hizmet bedelinden sorumluluğu doğurur. Hüküm fıkraları arasındaki rakamsal tutarsızlık, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olup kararın kaldırılmasını gerektirmez.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme (tüketici mahkemesi mi ticaret mahkemesi mi) → ret

İddia: Davalı, şahsi olarak ticari sıfatının bulunmadığını, tüketici olduğunu, bu nedenle davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca bu kanun her türlü tüketici işlemlerini ve tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar; tellallık sözleşmesi kanunun tanımladığı anlamda bir tüketici işlemidir. Somut olayda davacının taşınmazı iş yeri olarak kiralanması amacıyla göstermesi ve davalının bu taşınmazı mesleki amaçla araması nedeniyle davalının tüketici sıfatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin tüketici mahkemesinin görevli olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gösterilen taşınmazın yakın tarihte ve yakın kişi tarafından kiralanması nedeniyle hizmet bedelinden sorumluluk → ret

İddia: Davalı, taşınmazı kendisinin kiralamayıp haberi olmaksızın abisi tarafından kiralandığını, bu nedenle hizmet bedelinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede, gösterilen taşınmazın 1 yıl içinde davalının kendisi, eşi, nişanlısı, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket ya da kan ve sıhri hısımları tarafından satın alınması/kiralanması halinde yıllık kira bedelinin belirli oranında hizmet bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacının gösterdiği taşınmazın, gösterme tarihinden çok kısa bir süre sonra davalının abisi tarafından kendi işi ile ilgili olarak kiralandığı, davalının kartvizitinde de kiralanan iş yerinin unvanının yazılı olduğu tespit edildiğinden, sözleşme kapsamında hizmetin verildiği sabittir. Bu nedenle sözleşmede yazılı aylık kira bedeli üzerinden hesaplanan hizmet bedeline hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı hesabında maddi hata → ret

İddia: Davalı, hükmün 1. bendinde alacak miktarının doğru belirtildiği halde 2. bentte rakamsal olarak yanlış yazıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hükmün icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin 2. bendinde yıllık kira bedeli 40.780-TL üzerinden hüküm verilmesine rağmen icra inkar tazminatında bu rakamın 40.870-TL olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğindedir; bu husus istinaf sebebi olarak kararın kaldırılmasını gerektirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İş yeri kiralama amaçlı tellallık işleminde tarafın tüketici sıfatının bulunmadığı ve gösterilen taşınmazın yakın çevre tarafından kısa süre içinde kiralanmasının hizmet bedeli sorumluluğunu doğurduğu yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tellallık sözleşmesi tüketici işlemi niteliğinde olmakla birlikte, tellallık talep edenin (davalının) taşınmazı iş yeri olarak kiralama amacıyla mesleki amaçla hareket etmesi halinde tüketici sıfatı bulunmadığından, bu uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi değil (ticaret) mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tellallık sözleşmesi tüketici işlemi görevli mahkeme icra inkar tazminatı itirazın iptali maddi hata

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı yasa 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2268

KARAR NO 2019/732

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/06/2018

NUMARASI 2017/722 E - 2018/695 K

DAVA

İTİRAZIN İPTALİ (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2019

Davanın kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... emlak bayisi olduğunu, usulüne uygun olarak yapılan sözleşme ile davalıyla aralarında 09/02/2017 tarihli İstanbul Bayrampaşa Terazidere mahallesin de bulunan taşınmazın kiralanması hususunda anlaştıklarını, söz konusu yerin davalıya gösterildiğini ancak bu sözleşme gereği kendisine hizmet bedelinin ödenmediğini, bu nedenle alacağının tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip yaptığını ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;davanın ticaret mahkemesine değil tüketici mahkemesine açılması gerektiğini, söz konusu taşınmazı davacının kendilerine gösterdiğini, ancak taşınmazın kendilerinin işi için uygun yer olmaması nedeniyle vazgeçtiğini, yer arayışının devam ettiğini, 15/04/2017 tarihinde de başka bir taşınmaza iş yerini naklettiğini, yer gösterimi yapıldıktan 2 - 2,5 ay sonra abisi ...'a kendi işi ile ilgili kiralandığını ancak bu durumdan haberi olmadığını belirtmiştir. Müvekkilinin ve abisinin farklı işler yaptığını, davacının söz konusu sözleşme üzerine bir kısım yazıları ve ibareleri düzeltmeleri sonradan kendisi yazarak doldurduğunu ifade ettiğini, bu nedenle sözleşmeye itibar edilemeyeceğini , hizmet bedelinin fahiş olup müvekkilinin tüketici olduğunu %20 inkar tazminatı isteminin de yerinde olmadığını haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece sözleşme uyarınca gayrimenkulün davalı tarafından görülüp kiralanmaması sonrası davalının kardeşi tarafından davacı dahil edilmeksizin kiralandığını, bu kiralamanın sözleşmenin düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içirisinde yapıldığı davalının tellallık hizmet bedelinden sorumlu olduğu ,takibe konu hizmet bedelinin yıllık kira alacağı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili , davalının tüketici olup şahsi olarak ticari bir sıfatının bulunmayıp bu nedenle tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini,taşınmazı kiralama amacı ile görmek üzere sözleşme imzaladığını ancak yaptığı işe uygun bulunmadığı nedeniyle bu yeri kiralamaktan vazgeçtiğini, kendisinin mobilya işi ile ilgilendiği, abisinin inşaat işleriyle uğraştığını, kiralayanı görmediği gibi kiralama hususunda da kiralayanla herhangi bir görüşmesinin bulunmadığını, abisi tarafından söz konusu taşınmazın, kendisinin haberi olmaksızın kiralandığını, öncelikle görev yönünden kararın kaldırılmasını, esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın kendisi tarafından kiralanmayıp sonradan abisi tarafından haberi olmaksızın kiralaması sebebi ile hizmet bedelinin kendisinden talep edilmeyeceği, bunun yanı sıra mahkemenin vermiş olduğu hükmün 1.

maddesinde alacağın miktarının doğru belirtildiği halde 2. maddesinde rakamsal olarak yanlış yazıldığını istinaf taleplerinin kabulü ile verilen kararın kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesi, aksi halde kararın kaldırılıp yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesi istenmiştir.

GEREKÇE

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı yasanın 2. Maddesinde, bu kanun her türlü tüketici işleriyle tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar denilmiştir.Tellallık sözleşmesi kanunun tanımladığı anlamda bir tüketici işlemidir.Somut olayda davacının kiralamaya konu edilen taşınmazı iş yeri olarak kiralanması amacıyla hareket ettiği, davalının mesleki amaçla hareket ettiği,tüketici olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin tüketici mahkemesinin görevli bulunduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Taşınmazın kiralama amaçlı görüldüğü davalının kabulündedir.Ancak görüldükten sonra uygun olmadığından vazgeçildiği savunulmaktadır. Sözleşmede "söz konusu yerin 1 yıl içerisinde şahsım, eşim, nişanlım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket, şirket ortaklığı, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımların satın aldığı taktirde yukarıda yazıldığı yıllık kira bedelinin %12+KDV'sini ...

Kuzeye hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği" yazılıdır.Davacının gösterdiği taşınmazın, gösterme tarihinden çok kısa bir süre sonra davalının abisi tarafından kendi işi ile ilgili olarak kiralandığı, davalının kartvizitinde de kiralanan işyerinin ünvanının yazılı olduğu sözleşme kapsamında hizmetin verildiği sabit olmakla sözleşmede yazılı aylık kira bedeli üzerinden hesaplanan hizmet bedeline hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Ancak hükmün icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin 2.bendinde yıllık kira bedeli 40.780-TL üzerinden hüküm verilmesine rağmen icra inkar tazminatında bu rakamın 40.870- TL olarak yazılması ,mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğindedir.

Hizmet bedelinden sorumlu tutularak itirazın iptaline ve sözleşme ile kararlaştırılan hizmet bedeline ilişkin alacak likit nitelikte olduğundan hükme yönelik ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.785,68- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 696,42- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.089,26- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmısına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 28/05/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273200 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.