Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçerliliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1104 E. 2019/728 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, konişmentoda yer alan ve yabancı bir devlet mahkemesini (somut olayda Londra Yüksek Mahkemesi) münhasıran yetkili kılan yetki şartı; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin bir konuya girmemesi ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde MÖHUK 47 uyarınca geçerlidir. Konişmentoda gönderilen sıfatıyla yer alan tacirin bu yetki şartıyla bağlı olduğu, şartın genel işlem koşulu niteliğinde olup dürüstlük kuralına aykırı ve haksız şart sayılamayacağı kabul edilir. Yabancı mahkemenin yetkili olması halinde HMK 20 uygulanmayacağından yetkili mahkemenin gerekçede açıklanması yeterli olup hüküm fıkrasında ayrıca belirtilmesine gerek yoktur.
Ele alınan sorunlar
Konişmentodaki yabancı mahkeme (Londra Yüksek Mahkemesi) yetki şartının geçerliliği ve uygulanabilirliği → ret
İddia: Davacılar vekili, yetkisizlik kararının usul ekonomisine aykırı olduğunu, yetkili mahkemenin gösterilmediğini, ifa mahalli mahkemesinin yetkili olması gerektiğini, konişmentodaki yetki şartının taraflarca müzakere edilmeden taşıyan tarafından tek taraflı olarak sözleşmeye konulduğunu, bu şartın sadece taşıyan tarafından açılacak davalar için geçerli olduğunu, tacir sıfatına haiz müvekkilleri yönünden bir kısıtlama bulunmadığını ve birden fazla yetkili mahkeme gösterilmesinin münhasır yetki iradesini ortadan kaldırdığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento esas alınır; somut olayda davacılar konişmentolarda gönderilen, davalı ise taşıyan olarak yer aldığından konişmento hükümleri tarafları bağlar. MÖHUK 47 uyarınca yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabilir; bunun geçerliliği için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Somut olayda emtianın yabancı bir limandan yüklenmiş olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve yetki itirazında bulunan davalının yabancı şirket olması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır; dava konusu da münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp taşıma akdi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Konişmentonun 'Tanımlar' kısmında 'Tacir' ibaresi gönderen, gönderilen, konişmento hamili ve eşya üzerinde hak sahibi olan herkesi kapsayacak şekilde tanımlanmış olup, davacılar gönderilen sıfatıyla bu tanımın kapsamına girmektedir. Konişmentonun 10.3 maddesinde tacirin açacağı her türlü dava ile taşıyan tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesinin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiğinden, bu davada da Londra Yüksek Mahkemesinin münhasıran yetkili olduğu kabul edilmiştir. Genel işlem koşulu niteliğindeki bu yetki şartı, tacir olan davacının kolayca anlayabileceği içerikte olup, uyuşmazlık halinde mahkeme yetkisinin düzenlenmesine ilişkin hükmün konulması dürüstlük kuralına aykırı sayılamayacağından haksız işlem şartı olarak değerlendirilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yetkisizlik kararı nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin maktu/nisbi olması ve yetkili mahkemenin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekliliği → ret
İddia: Davacılar vekili, yetkisizlik kararı nedeniyle maktu yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve yetkisizlik kararında yetkili mahkemenin gösterilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı ... lehine hükmedilen maktu vekalet ücreti, davacı tarafın öne sürdüğü nisbi vekalet ücretinin esastan ret kararına yönelik olması nedeniyle bu husustaki itiraz yerinde görülmemiştir. Ayrıca yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20. maddesi uygulama alanı bulmayacağından, gerekçede yetkili mahkemenin açıklanması yeterli olup hüküm kısmında ayrıca gösterilmesine gerek görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konişmentoda yer alan ve tacir kavramını gönderileni de kapsayacak şekilde tanımlayan yabancı mahkeme yetki şartının, MÖHUK 47 koşulları gerçekleştiğinde ve genel işlem koşulu denetimine tabi tutulduğunda geçerli kabul edilmesi yönünden emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- MÖHUK 47 uyarınca, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin bir konuya girmediği ve borç ilişkisinden doğduğu hallerde, konişmentoda tacir için yer verilen yabancı devlet mahkemesi yetki şartı geçerlidir ve o mahkeme münhasıran yetkilidir.
- Dava şartı
- yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi↗ münhasır yetki↗ yabancılık unsuru↗ konişmento↗ genel işlem koşulları↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1104
KARAR NO 2019/728
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2018
NUMARASI 2014/1470 E.-2018/104 K.
DAVA
Alacak (Deniz Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2019
Asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dava davacıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
Davacılar vekili, her bir müvekkiline ait emtianın Çin Xingang Limanından 26.09.2014 tarihinde gemi ile İstanbul Ambarlı Limanına teslim edilmek üzere yola çıktığını, 04.11.2014 tarihinde davalı Liman İşletmesine ait limanda tahliyesine başlandığını, ancak konteynır açıldığında taşımaya konu emtianın bulunmadığının görüldüğünü ve bu hususun tutanak altına alındığını, ancak müvekkillerinin zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek müvekkillerine ait mal bedelleri, mahrum kalınan kâr ve diğer zararların faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, zira konişmentoların arka sayfalarında yer alan yetki ve uygulanacak hukukun düzenlendiği 10.3 maddesi tahtında, taşımaya ilişkin uyuşmazlıklar bakımından Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğunun ve İngiliz Hukukunun uygulanmasının kararlaştırıldığını, dolayısıyla asıl ve birleşen davada Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğunu, ayrıca müvekkilinin iddia edilen hasarlar bakımından bir sorumluluğunun olmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Davalı .... vekili, müvekkilinin davalı ... acentesi olması nedeniyle müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, dolayısıyla müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, ayrıca müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zira dava konusu yüklerle ilgili olarak gümrük ithalat beyannamesinin dava dışı ...A.Ş. tarafından açıldığını, ayrıca davacının taşımaya konu emtiayı bu firmaya devrettiğini beyan ettiğini, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur da olmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların iş bu davada taraf sıfatlarının bulunduğu, öte yandan acente olan davalı ...'ne husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve yetki itirazında bulunan davalının yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olması nedeniyle konişmentoda yer alan yetki şartına göre davalı ... yetki itirazında haklı görüldüğü, bununla birlikte davalı ...San. Ve Tic. A.Ş.’ne atfedilebilecek bir kusur olmadığı gerekçesiyle davalı ...
hakkında açılan davada mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, davalı .... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,davalı ... San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Dava açıldıktan 4 yıl sonra bilirkişi incelemesi de yaptırılmışken yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca yetkisizlik kararında yetkili mahkemenin gösterilmediğini, maktu yerine nispi ücret tayin edildiğini, bu haliyle yargılamamanın usul ekonomisine aykırı olduğu gibi müvekkillerin haklarının teslimini geciktirmiş büyük zarara uğramalarına sebebiyet verdiğini,2-Usul hükümlerine göre akdin ifa mahalli mahkemesi yetkili olduğu halde verilen yetkisizlik usul ve yasaya aykırı olduğu gibi ,davalı şirketin dayanmış olduğu ve hükme esas olarak alınan konişmentonun içindeki yetki belirlemesi iki tarafın anlaşarak belirlediği yetki olmayıp sadece taşıyanın tek taraflı olarak sözleşmeye derc ettiği yetki belirlemesi olduğundan hukuken bir geçerliliği olmadığı gibi, söz konusu maddede, Londra Yüksek Mahkemesinin dava yetkisinin sadece taşıyan tarafından açılacak davalar için belirlenmiş olduğunun ortada olduğunu, tacirin tanımı yapılarak tacir tarafından açılacak davalar yönünden yetkinin saklı tutulduğunu, müvekkillerin tacir sıfatına haiz olduğunun ise sarih olduğunu, dolayısıyla müvekkilleri yönünden yetki kısıtlamasının bulunmadığını, üstelik bir kaç yetkili mahkemenin gösterilmiş olmasının münhasır yetkili mahkeme belirlemesinin yapılmadığını göstermekte olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, deniz taşıma sözleşmesine uygun taşıma yapılmadığı iddiasıyla oluşan zararların tazmini istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı ... yasal sürede uluslararası yetki itirazında bulunarak mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle yetki itirazı kabul edilerek bu davalı yönünden yetkisizlik kararı verilmiş olup, davacı tarafın istinafı da yetkisizlik kararına yöneliktir.TTK 1237/1 maddesi uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasında ki hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Somut olayda asıl ve birleşen davaya konu konişmentolar incelendiğinde, gönderilenlerin davacılar ve taşıyıcının da davalı ... olduğu görülmüştür.
O halde konişmeto hükümlerinin tarafları bağlayacağı açıktır. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.
Somut olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve yetki itirazında bulunan davalının yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı kabul edilmiştir. Öte yandan dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da açıktır.Konişmentoların arka sayfalarında yer alan “Tanımlar” kısmında “Tacir” ibaresi "Gönderen, Gönderilen, işbu Konişmento hamili, Eşyanın alıcısı ve Eşyanın veya işbu konişmentonun maliki, üzerinde hak sahibi olan ya da zilyetliğini talep eden her türlü şahsı veya bu şahıs adına hareket eden herkesi içerir" şeklinde tanımlanmış olup, bu durumda davacıların konişmentolarda “gönderilen” olarak yer aldığı ve tacir ibaresinin kapsamına girdiği açıktır.
Ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve taşıyan tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlenmiş olup, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmeler düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, Yasanın 25.maddesine göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz. Somut olayda ise, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartına ilişkin bu hüküm tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olup, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin yetkisinin düzenlenmesine ilişkin hüküm konulması, dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemez.Ayrıca ilk derece mahkemesince yetkisizlik kararı nedeniyle davalı ...
lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, hükmedilen nisbi vekalet ücretinin esastan red kararına yönelik olması nedeniyle davacı tarafın bu yöndeki itirazı yerinde görülmediği gibi, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemenin açıklanması yeterli olup hüküm kısmında ayrıca gösterilmesine lüzum görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince davalı ... yönelik davada yetkisizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davaların istinafı için ayrı ayrı alınması gereken 44,40’er-TL istinaf karar harcından davacı taraflarca peşin yatırılan 35,90-’er TL’ nin mahsubu ile bakiye 8,50’şer-TL harcın asıl ve birleşen dava davacılarından ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
23. 05.2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273178 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi