6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesinin feshi sonrası taşınmazın yediemin olarak tesliminde ihtiyati tedbir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1935 E. 2019/268 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Bayilik ve Kira Sözleşmesinden Kaynaklı Tahliye/Teslim mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir taşınmazda ifa edilmek üzere kurulan bayilik sözleşmesinin sona ermesi halinde, aynı taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinde tahliye ve teslim yükümlülüğü öngörülmüşse ve dosya kapsamındaki sözleşme, protokol ve tapu kaydı bu yükümlülüğü destekliyorsa, bayilik ilişkisinin sona erdiği taşınmazın tahliye ve teslimine yönelik talep açısından HMK 390/3 anlamında yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş sayılır ve ihtiyati tedbir talebi kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle taşınmazın tahliye ve tesliminde ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğunu, bu taşınmazda işletilen akaryakıt istasyonuna ilişkin bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalının ihtara rağmen taşınmazı tahliye ve teslim etmediğini, zararın artmasının önlenmesi için taşınmazın teminat karşılığında yediemin sıfatıyla kendisine tesliminin gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu taşınmazda davacının intifa hakkı bulunmakta olup, taraflar arasındaki çerçeve protokol sözleşmesi ile davacının münhasır kullanım hakkına sahip olduğu taşınmazda ifa edilmek üzere bayilik ilişkisi kurulmuştur. Aynı taşınmaza ilişkin düzenlenen kira sözleşmesinin 6. maddesinde, bayilik anlaşmasının her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde kiracının herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın taşınmazı derhal tahliye edip tüm ekipman ve teferruatıyla teslim etmesi, aksi halde cezai şart ödemesi öngörülmüştür. Bayilik sözleşmesi her iki tarafın da kontrolünde sona ermiş olup, buna bağlı olarak bayiliğin icra edildiği taşınmazın bu sözleşme hükmü dikkate alınarak tahliye ve teslim edilmesi gerekmektedir. HMK 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, gecikme sebebiyle sakınca veya ciddi zarar doğacağı endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Taşınmazda yapılan keşif sırasında davalı şirketin istasyonda başka bir şirketin bayiliğini sürdürmekte olduğu anlaşılmıştır. İddia, savunma, sözleşme ve protokol hükümleri, ihtarname, tapu kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeye bağlı bayiliğin icra edildiği taşınmazın davacıya tahliye ve tesliminin gerektiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bayilik sözleşmesinin feshi ile birlikte, aynı taşınmaza ilişkin kira sözleşmesindeki tahliye taahhüdü hükmünün ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat unsuru olarak değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir; ancak BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat bayilik sözleşmesi intifa hakkı yediemin kira sözleşmesi tahliye taahhüdü cezai şart

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/1HMK 390/2HMK 390/3HMK 393

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1935

KARAR NO 2019/268

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/07/2018 (Ara Karar)

NUMARASI 2018/472 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/03/2019

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; müvekkili şirketin dava konusu taşınmazda süreli intifa hakkı sahibi olduğunu, bu taşıma üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunu .... markası adı altında işletmek üzere davalı ile 01.03.2016 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi düzenlediğini, ancak bu sözleşmenin davalının keşide ettiği Üsküdar .... Noterliğinin 04.04.2018 tarih .... nolu ihtarı ile haksız olarak feshedildiğini, taşınmazın intifa sözleşmesi kapsamında kullanım hakları müvekkiline ait olup, taşınmazı tahliye edip tüm demirbaşları ile teslim etmesi yönünde ihtara rağmen teslim ve tahliye etmediğini, davalının haksız olarak taşınmazı işgal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin taşınmazı kullanamaması nedeniyle zararın artmasının engellenmesi için gerektiğinde teminat karşılığında taşınmazdaki istasyonun işletmek, işlettirmek üzere yediemin sıfatıyla davacıya teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve haksız müdahalenin önlenmesi talebinde bulunmuştur.

CEVAP

Davalı cevabında görevsiz mahkemede davanın açıldığı, kira ilişkisinden doğan davalar da sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu taraflar arasında kira sözleşmesinin olduğu, davacı ile aralarında 3 adet bayilik, 2 adet kira sözleşmesi olduğu, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, zararlarına ilişkin Anadolu 8. ATM nin 2018/585 sayılı davasının derdest olduğunu, tedbir talebinin ve davanın yerinde olmadığından reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davacının tedbir istemine yönelik ara kararı ile HMK 389 ve 390/1, 390/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmiş, dava dosyası ve içeriğindeki belge ve bilgilerin, dava konusu ihtiyati tedbir istemi yargılamayı gerektirir nitelikte sonuca yönelik olduğu gibi, dava kapsamına göre HMK 390/3 maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

GEREKÇE

Dava taraflar arasındaki bayilik ve kira sözleşmesi nedeniyle davalının kullanımında olan istasyondan, davalının baylik sözleşmesini feshi sonucunda sözleşme ilişkisi kalmadığı nedeniyle haksız müdahalesinin önlemesi, davacıya yediemin olarak teslimine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz tapu kaydında görüldüğü üzere davacının intifa hakkı bulunduğu üzerinde betonarme akaryakıt istasyonu binası bulunan taşınmazdır. Taraflar arasında düzenlenen çerçeve protokol sözleşmesi ile davacının münhasır kullanıcı hakkına sahip olduğu taşınmazdaki istasyonda ifa edilmek üzere bayiilik ilişkisi bulunduğu, bu taşınmaza ait yine tarafları aynı olan Üsküdar .... Noterliğince düzenlenen kira sözleşmesinin bulunduğu kira sözleşmesinin 6.maddesi ile 'Kiracı ile kiralayan arasında akdedilen bayilik anlaşması ve eklerinin her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde kiracı;

işbu mecuru herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın derhal tahliye etmek suretiyle kiralayana tüm ekipmanlar ve teferruatıyla birlikte teslim etmeyi aksi halde ... Cezai şart ödemeyi kabul ve taakkut etmiştir' denmektedir.Bayilik sözleşmesi her iki tarafında kontrolünde olduğu üzere feshedilmiş ve sonlanmıştır. Bu sözleşmeye bağlı bayiliğin icra edildiği taşınmazında bu hüküm dikkate alınarak tahliye ve teslimi gerekmektedir.6100 sayılı HMK'nın 389/1. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden ve gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi,"Tedbir talep den taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Taşınmaz üzerinde yapılan keşif sırasında da davalı şirketin istasyonda bir başka şirketin bayiliğini sürdürmekte olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; iddia, savunma, sözleşme ve protokol hükümleri, ihtarname, tapu kaydı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sözleşmeye bağlı bayiliğin icra edildiği taşınmazın davacıya tahliye ve tesliminin gerektiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan bu gerekçelerle davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği , bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/472 Esas 02/07/2018 Tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbir isteminin KABULÜNE, Davacının intifa hakkına sahip olduğu ... İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, .... Mevkii, ... Ada ... Parselde bulunan akaryakıt istasyonunun boş olarak davacıya yediemin olarak teslimine,Takdiren 100.000- TL teminat (nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) alınmasına,HMK 393 maddesine uygun olarak teminatın alınması ve kararın infazına yönelik işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine" İhtiyati tedbir kararının İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünce yerine getirlmesine.Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harcın istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

04/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272956 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.