6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta rücu davasında hasar ihbarı ve karinenin aksinin ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/477 E. 2018/1674 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Deniz yoluyla taşınan emtiada zıya veya hasarın en geç teslim sırasında, haricen belli değilse teslimden itibaren üç gün içinde yazılı olarak taşıyana bildirilmemesi veya tespit ettirilmemesi halinde, TTK 1185/4 uyarınca taşıyanın eşyayı taşıma senedinde yazılı şekilde teslim ettiği ve meydana gelen hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı karine olarak kabul edilir. Bu karine aksi ispat edilebilir nitelikte olup, ispat yükü karşı tarafa (zarar gören/rücu eden sigortacıya) aittir. Yalnızca teslim sonrası tek taraflı düzenlenen tutanak ve teknik rapor, hasarın taşıma sırasında ve taşıyanın sorumluluğu altında meydana geldiğini ispata yeterli değildir.

Ele alınan sorunlar

Davacının aktif husumet ehliyeti (sigortalanabilir menfaat) → kabul

Gerekçe: FOB satışta mallar gemi küpeştesine (güvertesine) geçene kadar meydana gelebilecek hasar satıcıya, geçtikten sonra alıcıya aittir. Emtia varma yerine ulaşıp alıcıya teslim edilmeden sigortalı alıcının mal üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğundan, hasar bedelini sigortalısına ödeyip alacağını temlik alan davacı sigortacının aktif husumet ehliyeti mevcuttur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra takibinin hak düşürücü süre içinde başlatılıp başlatılmadığı (TTK 1188/1) → kabul

Gerekçe: Konşimentoya göre taşıma CY/CY şeklindedir ve kara taşımasının da davalı sorumluluğunda olduğuna dair bir bilgi bulunmadığından, davalının emtiayı varış limanına ulaştığı tarihte (14/04/2013) teslim ettiği kabul edilmiştir. Bu tarihe göre icra takibi, TTK 1188/1 uyarınca öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde başlatılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hasarın taşıyanın sorumluluğundan kaynaklandığının ispatı (TTK 1185/4 karinesinin aksinin ispatı) → ret

İddia: Emtianın konteynerin üst kısmındaki fantuzi tutucusunun çarpması sonucu açılan delikten giren yağmur suyuyla hasarlandığı; bu husus tutanak, teknik rapor ve fotoğraflarla belgelendiği; mahkemenin gördüğü eksiklik giderilebilecekken rapora itirazlar değerlendirilmeden ve ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TTK 1185. maddesine göre zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene tesliminde, haricen belli değilse teslim tarihinden itibaren üç gün içinde yazılı olarak bildirilmesi şarttır; bildirim yapılmamış veya tespit ettirilmemişse taşıyanın eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı karine olarak kabul edilir; bu karinenin aksi ispat edilebilir. Davacı, yasal sürede hasar ihbarı yapıldığına dair delil sunmamış, hasarın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu da ispat edememiştir. Konşimentoda konteynerde hasar olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı gibi, teslim tarihleri arasında konteynerin nerede beklediği, kara taşımasının kim tarafından nasıl yapıldığı ve ıslanmaya neden olan deliğin hangi aşamada meydana geldiği dosya kapsamında belirlenememiştir. Dava dışı sigortalı tarafça mallar teslim alındıktan sonra tek taraflı düzenlenen hasar tutanağı ve teknik rapor, iddianın ispatı için yeterli görülmemiştir. Bu nedenle taşıyan lehine oluşan sorumsuzluk karinesi çürütülememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Deniz taşımalarında hasar ihbarının süresinde yapılmaması halinde TTK 1185/4 uyarınca taşıyan lehine oluşan sorumsuzluk karinesinin ancak somut ve taraflarca imzalı tutanak/tespitle çürütülebileceği, tek taraflı düzenlenen tutanak ve teknik raporun bu karinenin aksini ispata yeterli olmadığı yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 1188/1 uyarınca, taşıyana yöneltilecek talep hakları, eşyanın teslim edildiği veya edilmesi gerektiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Dava şartı
aktif husumet ehliyeti, pasif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi rücuen tazminat FOB satış sigortalanabilir menfaat aktif husumet ehliyeti hak düşürücü süre hasar ihbarı sorumsuzluk karinesi CY/CY taşıma konşimento

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1188/1TTK 1185TTK 1185/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/477

KARAR NO 2018/1674

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/12/2017

NUMARASI 2016/401 Esas 2017/444 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/12/2018

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili nezdinde Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...Tic. A.Ş.’nin alıcısı olduğu emtianın deniz yoluyla taşıma işinin davalı tarafça gerçekleştirildiğini, sigortalı şirket yetkililerince çekilen fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere konteynerin üst kısmında fantuzi tutucusunun çarpması sonucu açılmış olan delikten içeri giren yağmur sularının ıslatması sebebiyle emtianın hasarlandığını ve buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, ekspertiz incelemesi sonucu 21.808-TL tutarında hasar tespit edildiğini ve müvekkilinin 04/07/2013 tarihinde hasar bedelini ödeyerek TTK’nun 1472.maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zira müvekkili SDV grubunun Türkiye’deki ortaklığı olup taşıyan yahut acente olarak değil taşıma işleri komisyoncusu olarak sorunmluluğunun olduğunu, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin konşimento uyarınca yükün konteynere yüklenmesi, istifi, lashing işlemi ve mühürleme işleminden yükleyicinin sorumlu olduğunu, taşıyıcı tarafından konteynerin kontrol edilemeyeceğini, müvekkilinin bu işlemlere herhangi bir katılımı olmadığından sorumluluğunun da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu emtianın satışının Fob satış olarak yapıldığı, dolayısıyla geçerli bir sigorta sözleşmesi gereğince hasar bedelini sigortalısına ödemiş olan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, ayrıca taşıyan olan davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, icra takibinin TTK'nun 1188.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı, ancak dosyada davalı taşıyanın veya temsilcisinin imzasının bulunduğu bir hasar tutanağı olmadığı, bu durumda TTK’nun 1185/4 maddesi uyarınca davalı taşıyan lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispatı gerektiği, yükün boşaltılmasında konteynerde haricen hasarın olduğuna dair herhangi bir tutanağın bulunmadığı, yükte meydana gelen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin ortaya konulamadığı ve davalı taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispat hususunda yeterli bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Emtianın, konteynerin üst kısmında fantuzi tutucusunun çarpması sonucu açılmış olan delikten içeri giren yağmur sularının ıslatması sebebiyle hasarlandığının tutanak, teknik rapor ve fotoğraflarla belgelendiğini, ekspertiz raporu ile de hasar tespiti yapıldığını

2-Mahkemece taşımanın aşamalarına ilişkin eksiklik görülüyor ise bu eksikliğin müvekkiline veya sigortalıya yazılacak yazı ile giderilebileceğini,Rapora itirazları değerlendirilmeden ve ek rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK’nun 1472.maddesi uyarınca Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davacı ... şirketi, sigortalı alıcının yurt dışından ithal ettiği emtiayı taşıma rizikolarına karşı güvence altına almış, emtianın davalının sorumluluğunda taşınması esnasında zarar gördüğünü ileri sürerek sigortalıya yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsilini istemiş, davalı ise SDV grubunun Türkiye’deki ortaklığı olup taşıyan yahut acente olarak değil taşıma işleri komisyoncusu olarak sorumluluğunun olduğunu, ayrıca sorumluluğun yükleyicide olduğunu, kusurunun bulunmadığını savunmuştur.

Davacının dayandığı sigorta poliçesine göre, davaya konu emtianın taşıma rizikolarına karşı alıcı adına sigorta ettirildiği ve satışın FOB satış olduğu ihtilafsızdır. FOB satışta malların küpeştesine(güvertesine) geçene kadar meydana gelebilecek her türlü hasar satıcıya, gemi küpeştesine geçtikten sonra alıcıya aittir. Dolayısıyla emtia varma yerine ulaşıp alıcıya teslimi yapılmadan sigortalı alıcının mal üzerinde sigortalanabilir menfaati olduğu açıktır. Davacı ... şirketi de oluşan ziyaa ilişkin 21.808-TL tazminatı 04/07/2013 tarihinde sigortalısına ödemiş ve ayrıca sigortalı alacağını temlik almıştır.

Öte yandan konşimentoya göre taşıma şekli Container Yard/Liman Konteyner yükleme sahasından-Liman Konteyner boşaltma sahasına kadar anlamına gelen CY/CY taşımadır. Emtianın dava dışı satıcının Kore ülkesinde bulunan fabrikasından deniz yoluyla taşıma işinin davalı tarafça üstlenildiği, emtianın 14/04/2013 tarihinde varış limanına ulaştığı, 13/05/2013 tarihinde sigortalı şirket yetkililerince düzenlenen tutanak ile emtianın bir kısmının ıslanma nedeniyle hasarlandığının tespit edildiği sabittir. Kara taşıma işinin de davalı sorumluluğunda olduğuna dair bir bilgiye rastlanılmadığından, davalı tarafın emtiayı 14/04/2013 tarihinde teslim ettiği kabul edilmelidir, buna göre TTK’nun 1188/1 maddesi uyarınca icra takibi 1 yıllık hak düşürücü sürede 14/04/2014 tarihinde başlatılmıştır.

TTK’nun 1185.maddesi “(1)Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.......

(4) Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.” hükmünü haizdir.

Davacı taraf yasal sürede hasar ihbarı yapıldığına dair bir delil sunmadığı gibi, hasarın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu da ispat edememiştir. Zira dava konusu konşimentoda konteynerde hasar olduğuna ilişkin bir kayıt olmadığı gibi, 14/04/2013-13/05/2013 tarihleri arasında geçen sürede konteynerin nerede beklediği, kara taşımasının kim tarafından nasıl yapıldığı, konteynerdeki ıslanmaya neden olduğu belirtilen deliğin hangi aşamada meydana geldiği dosya kapsamında belirlenememiştir.Dava dışı sigortalı tarafından mallar teslim alındıktan sonra tek taraflı olarak düzenlenen 13/05/2013 tarihli tutanak ve 22/05/2013 tarihli teknik rapor iddianın ispatı için yeterli görülmemiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin davanın esastan reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272545 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.