6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstinaf sırasında davalının iflası: dava şartı olarak re'sen gözetilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/991 E. 2019/575 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan Cezai Şart ve Ücret Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir davada, istinaf incelemesi sırasında davalı şirketin iflasına karar verildiğinin öğrenilmesi halinde, taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan (İİK 114/1-d) BAM bunu re'sen gözetmek zorundadır; müflisin masa malları ile ilgili davalardaki dava takip yetkisi ve taraf sıfatı artık iflas idaresine ait olduğundan ve İİK 194 uyarınca bu davalar iflasın açılmasıyla belirli bir süre durması gerektiğinden, ilk derece kararı esası incelenmeksizin kaldırılarak dava, İİK 194 kapsamındaki işlemler yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf aşamasında davalının iflasına karar verilmesinin dava şartı yönünden etkisi → kabul

Gerekçe: İİK 191 gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür ve müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlanır; İİK 226 uyarınca masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanması, masaya giren mal ve haklara ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis iflasın açılmasıyla hak ehliyetini ve dava ehliyetini kaybetmez; ancak masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalardaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı) artık müflise değil iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK 226-229 uyarınca temsil yetkisi iflas idare memurlarına, basit tasfiyede (İİK 218) ise İflas Müdürlüğüne aittir. İflas idaresinin dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmesi için iflas organlarının oluşması ve her davaya ilişkin esaslı bilgi edinilmesi gerekir; bu zaman gerektiren bir husus olduğundan, İİK 194 uyarınca müflisin taraf olduğu ve iflastan önce açılmış olup devam eden hukuk davaları (kanunda yazılı istisnalar dışında) iflasın açılmasıyla durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar sürer; bu süre içinde iflas idaresi davanın başarı şansı olup olmadığına karar verir, karar ikinci alacaklılar toplantısınca uygun bulunursa kesinleşir ve on günlük süre geçince davaya iflas idaresine karşı devam edilir. Davanın takip edilmemesine karar verilirse takip yetkisi isteyen alacaklıya devredilir (İİK 245); hiçbir alacaklı talep etmezse müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar. Taraf ve dava ehliyeti İİK 114/1-d uyarınca dava şartı olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir; bu nedenle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince İİK 194 uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere hükmün esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İstinaf incelemesi sırasında davalı tarafın iflasına karar verilmesi halinde, taraf ve dava ehliyeti/dava takip yetkisinin dava şartı olarak re'sen gözetilmesi ve İİK 194 uyarınca davanın durması gerekliliği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Taraf ve dava ehliyeti (İİK 114/1-d) - davalının iflası halinde dava takip yetkisinin iflas idaresine geçmesi nedeniyle re'sen gözetilmesi gerekir

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın hukuki davalara etkisi dava şartı taraf ve dava ehliyeti iflas idaresi masa malı dava takip yetkisi davanın durması

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 191İİK 226İİK 218İİK 226-229İİK 194İİK 194/1İİK 245İİK 114/1-d · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)-a-4HMK 353(1).a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/991

KARAR NO 2019/575

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/11/2017

NUMARASI 2014/1019 E.- 2017/946 K.

DAVA

İtirazın İptali (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/04/2019

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulune yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait taşınmazın satışına aracılık edilmesi konusunda Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, ancak sözleşme devam ederken davalının taşınmazı müvekkiline haber vermeksizin sattığını, bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle tellallık ücreti ile aynı tutardaki ekli cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, sözleşmenin temsilcinin yetkisiz olması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin bazı maddeleri ile müvekkilinin durumunun ağırlaştırıldığını ve müvekkilinin adeta mülkünün davacı tarafça satılması hususuna mecbur kılındığını, bu hususun ise müvekilinin ticari özgürlüğünü ahlaka aykırı derecede sınırlamakta olduğunu, sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde de olduğunu, kaldı ki davacının sözleşmenin ifasına yönelik bir davranışta bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında taşınmaz tellallığı sözleşmesi akdedildiği, sözleşme devam ederken taşınmazın davalı tarafça davacıya haber verilmeksizin dava dışı şirkete satıldığı, davalının bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı ve cezai şart yükümüne katlanmak zorunda olduğu, hizmet bedelini ise hak etmediği, buna göre cezai şart olarak tellallık ücreti bedeli ve bu ücret kadar bedelin toplamını isteyebileceği, cezai şart tutarında ise %50 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Müvekkilinin sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşmeden doğan ücretin ve cezai şartın tamamına hak kazandığını, ilk derece mahkemesinin ise tellallık ücretini de hatalı şekilde cezai şart olarak yorumladığını ve müvekkilinin cezai şart olarak 2 ücret bedeli isteyebileceği kanaatine vardığını, bu bedelden %50 indirim yoluna giderek icra takibinde talep edilen cezai şart talepleri yönünden miktar olarak doğru sonuca yanlış gerekçe ile ulaştığını, 2-Yargıtay içtihatlarında salt cezai şart yazılmış olsa dahi bunun yarısının ücret, yarısının da cezai şart olduğunun ve ücrette cezai şartın aksine herhangi bir indirime gidilmeksizin tamamına hükmedilmesi gerektiğinin ilke olarak kararlaştırıldığını, davaya konu sözleşmede ise tarafların açık ve yorum gerektirmeyecek kadar net bir şekilde akdin ihlalinde %2 ücret ile %2 ifaya ekli cezai şart ödenmesini kararlaştırdıklarını, 3-İfaya ekli cezai şarttan TBK 182/son uyarınca indirime gidilebilmesi için yasa maddesinde bazı şartların öngörüldüğünü, nitekim ilk derece mahkemesince yaptırılan inceleme sonucu talep edilen cezai şart miktarının davalının ticari mahvına sebep olmayacağının ve fahiş de olmadığının açıklığa kavuştuğunu, 4-Cezai şart tutarında indirim yapılması nedeniyle reddedilen tutar üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmolunmasının da usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, tellallık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve tellallık ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinden, iş bu davada verilen hükmün istinafından sonra Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2018 tarihli 2016/111 E. 2018/976 K. sayılı kararıyla davalı şirketin iflasına karar verildiği görülmüştür. Kural olarak, İİK.'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir.

Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK.'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini ) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir.

Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194).İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1)Davaların durduğu bu süre içinde, iflas idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Müflisin davalı olduğu davalarda, iflas idaresi davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir;

bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davalı olarak iflas idaresine karşı devam edilir. İflas idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (md. 245). Hiçbir alacaklı, davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflasın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. Taraf ve dava ehliyeti İİK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmekte olup, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince İİK 194.maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere HMK 353(1)a-4 uyarınca esası incelenmeksizin hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2017 Tarih 2014/1019 Esas 2017/946 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)-a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA "Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.

18. 04.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272322 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.