6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap ekstresine dayalı itirazın iptalinde mal teslimi ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1001 E. 2019/609 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İcra takibinin dayanağı bir cari hesap sözleşmesi değil de açık faturalardan oluşan bir alacak ise, davalının TTK m.89 anlamında cari hesap sözleşmesinin geçerlilik koşullarına ilişkin itirazları dinlenmez. Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olmakla birlikte, davalının hem ilgili faturalara ilişkin ödeme yaptığını savunması hem de kabul anlamına gelmemek kaydıyla malı teslim almadığını ileri sürmesi kendi beyanları içinde çelişki oluşturur; davalı ödeme savunmasında bulunduktan ve bu savunmasını kanıtlayamadıktan sonra, bununla çelişen mal teslim alınmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmez ve davacının alacağı ispatlanmış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Cari hesap sözleşmesinin yazılı geçerlilik koşuluna aykırılık iddiası → ret

İddia: Taraflar arasında yazılı geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, sözleşmenin sona erdiğine dair bakiyeyi gösteren bir fesih ihbarında da bulunulmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Cari hesap ekstresinde gösterilen ve alacağı oluşturan tüm faturalar incelendiğinde bunların kumaş satışına ilişkin açık faturalar olduğu görülmüştür. Dava konusu icra takibi TTK m.89 anlamında bir cari hesap sözleşmesine dayalı olmadığından, davalının cari hesap sözleşmesinin yazılı geçerlilik koşuluna ve fesih ihbarına ilişkin itirazları haklı görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mal teslimi ispatı ve ödeme savunması ile teslim almama savunması arasındaki çelişki → ret

İddia: Davalı, icra takibine itirazında kendisine mal teslim edilmediğini belirtmiş; davaya cevabında ise uyuşmazlığı iki faturaya sınırlayarak bu faturalara ilişkin ödeme yaptığını, buna karşın kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu faturalara ilişkin mal teslim alınmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ile davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Ne var ki davalı kendi ticari defterlerini sunmamış ve cari hesap ekstresinde yer alan iki fatura dışındaki faturalara itiraz etmemiştir. Bu iki faturaya ilişkin olarak ödeme savunmasında bulunmuş, ancak bu savunmasını kanıtlayamamıştır; ileri sürülen ödemelerden biri davacı kayıtlarında zaten mevcut, diğeri ise davacı defterlerinde ödeme kaydı değil alacak bakiyesi olarak yer almakta olup davalı bu ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş olmakla, bu beyanıyla çelişecek nitelikte olan kendisine mal teslim edilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı ticari defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle delil vasfının olmadığı iddiası → tartışılmadı

İddia: Davacının 2015 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmaması nedeniyle bu defterlerin lehe delil vasfının bulunmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davalının hem ödeme yaptığını savunup hem de malın teslim alınmadığını ileri sürmesinin çelişki oluşturacağı ve bu durumda ödeme savunmasıyla çelişen teslim almama savunmasına itibar edilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer çelişkili savunma hallerinde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi TTK m.89 itirazın iptali ispat külfeti çelişkili savunma ticari defter icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 89

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1001

KARAR NO 2019/609

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/03/2018

NUMARASI 2017/181 E.-2018/270 K.

DAVA İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2019

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulune yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim etmiş olduğu mallara karşılık düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasında yazılı geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi kabul manasına gelmemek üzere sözleşmenin sona erdiğine dair tespit edilen bakiyeyi de gösteren bir fesih ihbarında da bulunulmadığını, icra takibinin cari hesaba dayalı olarak başlatıldığını, ancak davanın konusunu .... ve ... nolu 2 adet faturanın oluşturduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ..... nolu faturanın cari hesap ekstresinde yer almaması nedeniyle takip konusu olamayacağını, aksi düşünülse bile bu faturanın bedelinin fatura tarihi sonrası müvekkilince 5.000,-TL ve 34.169,59-TL olarak ödendiğini, .... nolu faturası sonrası da müvekkilince ödemeler yapılmış olmakla birlikte, çelişki manasına gelmemek üzere bakiyeye ve her iki faturaya ilişkin olarak müvekkilince teslim alınmış bir mal bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının ticari defterlerine göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 113.665,28-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça davaya konu malların teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin sunulduğu ve teslim alan şahısların çalışanları olduğunun davalı tarafça kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafça bilirkişi raporuna teslim olgusunun kabul edilmediği ve imzaların işçilere ait olmadığı yönünde itiraz edilmiş ise de cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunan davalı tarafın bu itirazının davayı uzatmaya matuf olduğu sonucuna varıldığı, dolayısıyla davacı tarafın söz konusu malları davalıya teslim ettiği hususunun ispatlandığı, davalının 113.665,28-TL borçlu olduğu, ancak davacı 96.755,31-TL talep etmiş olduğundan taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 96.755,31- TL'lik asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 oranında avans faizi uygulanması suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 96.755,31-TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasının geçerlilik koşulu olduğunu, ancak taraflar arasında yazılı geçerli bir sözleşme bulunmadığı gibi kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmenin sona erdiğine dair tespit edilen bakiyeyi de gösteren bir fesih ihbarında bulunulmadığını, 2-Takibin cari hesaba dayalı olduğunu, davanın konusunun ise .... ve .... nolu faturalar olduğunu, ... nolu faturanın cari hesap ekstresinde yer almadığını dolayısıyla dava konusu yapılamayacağını, kabul ve çelişki manasına gelmemek kaydıyla bu faturanın bedelinin fatura tarihi sonrası 5.000- TL ve 34.169,59- TL tutarlı ödemelerle ödendiğini, .... nolu fatura sonrası da müvekkilince ödemeler yapılmış olmakla birlikte çelişki manasına gelmemek üzere bakiyeye ve her iki faturaya ilişkin olarak müvekkilince teslim alınmış bir mal olmadığını,3-Davacının 2015 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmaması nedeniyle lehe delil vasfı olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde asıl alacağa yönelik vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Cari hesap ektresinde gösterilen ve alacağı oluşturan tüm faturalar incelendiğinde kumaş satışına ilişkin açık faturalar olduğu görülmüştür. Dava konusu icra takibi TTK m.89 anlamında bir cari hesap sözleşmesine dayalı olmadığından davalı tarafın bu yöndeki itirazları haklı görülmemiştir.Davalı, icra takibine itirazında davacı tarafça kendisine herhangi bir mal teslim edilmediğini belirtmiş, iş bu davaya cevabında ise uyuşmazlık konusunu .... ve .... nolu faturalarla sınırlamış ve hem bu faturalara ilişkin ödeme savunmasında bulunarak hem de kabul anlamına gelmemek kaydıyla kendisine mal teslim edilmediğini belirterek kendi beyanları içinde çelişki yaratmıştır.

Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Ne var ki, davalı ticari defterlerini sunmamış ve yukarıda da belirtildiği gibi cari hesap ektresinde yer alan .... ve .... nolu faturalar dışındaki faturalara itiraz etmemiş, .... ve .... nolu faturalara ilişkin olarak ise ödeme savunmasında bulunmuştur, ancak bu savunmasını kanıtlayamamıştır, zira 5.000-TL bedelli ödeme zaten davacı kayıtlarında mevcuttur, davalı 34.169,59-TL bedelli ödemeden söz etse de davacı defterlerinde bu tutarda ödeme kaydı değil alacak bakiyesi kaydı mevcut olup davalı bu ödemeye ilişkin herhangi bir belge de sunmamıştır.

Davalı ödeme savunmasında bulunmuş olmakla, artık bu beyanı ile çelişecek nitelikte olan kendisine mal teslim edilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemez. O halde davacının asıl alacak talebinde haklı olduğu sonucuna varılmış olup, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.609,35- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.679,27- TL harcın mahsubu ile bakiye 4.930,08- TLnin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 28,35- TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

29. 04.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272266 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.