6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pasif husumet yokluğu gerekçesi hatalı; borç miktarı belirlenerek karar verilmeli

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1318 E. 2019/802 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Bağlama Ücreti Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bağlama hizmet sözleşmesini imzaladığını ve ödeme yaptığını kabul eden, hizmet sözleşmesinde tekne sorumlusu/sahibi olarak yer alan kişi, teknenin sicil kaydı üzerinde başkası adına kayıtlı olsa da, hizmeti fiilen aldığı sürece ilişkin bedelden sorumludur; salt sicil kaydına dayanılarak pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilemez. Ancak sözleşmede kendiliğinden uzama hükmü bulunmayan bağlama sözleşmelerinde, talep edilebilecek bedel, teknenin marinada fiilen kaldığı süreyle sınırlıdır; bu süreye karşılık gelen bedelin davalı tarafından fazlasıyla ödendiği anlaşılıyorsa, davanın esastan reddine karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının pasif husumeti (bağlama hizmeti bedelinden sorumluluğu) → kabul

İddia: Davacı vekili, husumet itirazında bulunulmadığını, bu şekilde karar verilemeyeceğini, davalının tekne sahibi olduğu yönünde güven telkin ettiğini ve hizmet sözleşmesini imzaladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı, gerek icra takip dosyasında gerekse cevap dilekçesinde bağlama hizmet sözleşmesini imzaladığını ve ödeme yaptığını kabul etmiştir; hizmet sözleşmesinde tekne kaptanı/tekne sorumlusu-tekne sahibi olarak yer almaktadır. Bu durumda, teknenin sicil kaydının davalının babası adına bulunması, davalının hizmeti fiilen aldığını ve bedelinden sorumlu olduğunu kabul etmesi karşısında, salt sicildeki malik bilgisine dayanılarak pasif husumet yokluğundan davanın reddi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bağlama hizmet süresi ve buna karşılık talep edilebilecek bedelin hesabı → ret

İddia: Davacı vekili, hizmet sözleşmesinin 1 yıllık olarak yenilendiğini ve teknenin malikinin başkası olduğu yönündeki iddiaların yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 1 yıllık bağlama sözleşmesinde sözleşmenin kendiliğinden uzayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır; diğer kısa süreli hizmet sözleşmelerinde ise uzama, teknenin marinadan ayrılmama şartına bağlanmıştır. Buna göre, sözleşmenin fiilen uzadığına dair açık hüküm olmasa da, teknenin 31.03.2014 tarihine kadar (yani takip dönemi olan 02.01.2014-02.01.2015 döneminin 3 ayı için) fiilen hizmet aldığı sabittir. 1 yıllık sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan aylık bağlama ücreti esas alınarak, davalının sorumlu olabileceği tutar 3 aylık bedelle sınırlıdır. Davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresine göre davalının teknenin ayrıldığı tarihte yaptığı 5.000 TL ödeme, bu 3 aylık bedeli aşmakta olup davalının borcu bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hizmet sözleşmesini imzalayıp hizmetten fiilen yararlandığını kabul eden kişinin, taşınırın (teknenin) sicil kaydında başkasının malik gösterilmesinin, tek başına pasif husumet yokluğu gerekçesi oluşturmayacağı yönünden emsal niteliktedir; ayrıca sözleşmede yenileme hükmü bulunmayan sürekli hizmet ilişkilerinde talep edilebilecek bedelin fiilen yararlanılan süreyle sınırlı tutulması gerektiği yönünden de yol göstericidir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet itirazın iptali bağlama ücreti hizmet sözleşmesi cari hesap ekstresi sicil kaydı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1318

KARAR NO 2019/802

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/02/2018

NUMARASI 2016/489 Esas - 2018/61 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2019

Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hizmet anlaşması ile yıllar içerisinde devam eden kullanım, bağlama hizmeti vs. hizmetleri verdiğini, davalıya borcu nedeniyle fatura düzenlediğini, ödemesi üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini , haksız itirazın iptaline takibin devamına , icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, teknenin müvekkiline ait olmayıp, kendisine ait olduğu dönemdeki marina kira bedelinin annesine ait kart ile ödendiğini, malik olduğu dönemde 2 ay marinada kaldığını, yıllık kira bedeli olan 11.500 TL üzerinden 5.500 TL'sinin ödendiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, bağlı kaldığı dönem için kira parasının malik olduğu süreçte fazlası ile ödendiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince, İstanbul liman başkanlığının yazıları ile tekneye ait tüm bilgilerin temin edildiği, teknenin marinada kaldığı dönemde sahibinin ... olup, davalı ...'ın bu şahsın babası olduğunu, davacı şirket tarafından bağlama hizmet faturasının ... LTD adına düzenlendiğini, hizmet sözleşmesinde davalı ...'ın tekne kaptanı ve tekne sorumlusu-tekne sahibi olarak geçtiği, hizmet bedeline ilişkin dönemde davalının tekne sahibi olmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme yapıldığını, husumet itirazında bulunulmadığı, bu şekilde karar verilemeyeceği, davalının tekne sahibi olduğu yönünde güven telkin ettiğini, hizmet sözleşmesinin 1 yıllık olarak taraflar arasında imzalandığını, teknenin malikinin başkası olduğu yönündeki iddiaların yerinde olmadığı, bu nedenle kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;bağlama ücretine ilişkin alacak nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptalidir.Davalı hakkında 6.628 TL asıl alacak işlemiş faizi ile birlikte 7.293,16- TL olarak tahsili için 02.12.2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takip dayanağı davacı tarafından düzenlenen 11.637,72- TL tutarlı bağlama ücretine ilişkin 1 adet faturadan ibarettir.Gerek icra takip dosyasında, gerekse cevap dilekçesinde davalı bağlama hizmet sözleşmesini imzaladığını kabul etmiştir.Davalı tarafından imzalanan 18.03.2013 tarihli sözleşmenin incelenmesinde 03.01.2012-2013 dönemi için imzaladığı, bağlama ücretinin 6.359,76- TL olduğu, 25.03.2013 tarihli kara park hizmeti 18.02.2013 tarihindeki çekme-atma hizmet sözleşmeleri imzalandığı anlaşılmaktadır.

Takibe dayanak fatura 02.01.2014-02.01.2015 dönemi için verilen bağlama hizmeti için 1 yıllık düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan jurnal raporu ve 10.10.2017 tarihli dilekçe kapsamında teknenin marinadan 31.03.2014 tarihinde ayrılmıştır. Davalı vekili 2014 yılı ocak ayı itibariyle sözleşmenin 1 yıllık süre ile yenilendiğini iddia etmekte ise de, bağlama sözleşmesinde sözleşmenin kendiliğinden uzayacağına dair bir hüküm yoktur. Diğer hizmet sözleşmeleri ise kısa sürelidir.Ancak bu sözleşmelere göre 1 yıllık bağlama sözleşmesinde sözleşmenin uzayacağına dair bir hüküm olmasa da, 31.03.2014 tarihine kadar davalının hizmet aldığı sabittir. Diğer hizmet sözleşmelerinde, sözleşmenin uzaması için teknenin marinadan ayrılmama şartına bağlandığı anlaşılmaktadır.

1 yıllık sözleşme süresi için 11.527 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olup, aylık bağlama ücreti 960,58 TL ye isabet etmektedir.

02. 01.2014 tarihinden 31.03.2014 tarihine kadar tekne 3 ay süre ile marinada kalmış olup, davacının 3 aylık hizmet bedelini davalıdan talep hakkı var ise de yine davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresine göre davalının teknenin ayrıldığı tarihte 5.000- TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.Davalı hizmet sözleşmesini imzaladığını, 5.000 TL ödeme yaptığını, hiç ödeme yapılmamışcasına takip başlatıldığını ileri sürerek bağlama ücretinden sorumlu olduğunu kabul etmişken,teknenin sicil bilgileri getirtilerek teknenin davalının babası adına kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddi doğru görülmemiş, ancak davalının 3 aylık bağlama ücretinden sorumlu tutulabileceği davalının 3 aylık ücretten fazlaca bir meblağı ödediği ,borcu bulunmadığı anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.02.2018 Tarih 2016/489 Esas 2018/61 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Yerinde olmayan davanın REDDİNE"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 44,40-TL harcın, peşin yatırılan 124,55- TL harçtan mahsubu ile 80,15- TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 2.180- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

12/06/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271221 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.