Poliçe tanziminden önce gerçekleşen riziko sigorta sözleşmesini geçersiz kılar
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/989 E. 2019/1508 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sigorta himayesi bakımından riziko, sözleşmenin geçerli olarak kurulup sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra meydana gelmişse teminat kapsamındadır. Ancak riziko sözleşmenin yapılmasından önce gerçekleşmiş ve bu husus sözleşme kurulurken sigortacıdan gizlenmişse, sigorta ettirenin bu durumu bilmesi şartıyla sözleşme TTK 1458 (eTTK m.1279) uyarınca geçersiz olur; bu durumda sigortalının talebi, poliçe hükümlerinin yorumu üzerinden değil, sözleşmenin geçersizliği gerekçesiyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Para cezalarının poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, mahkemenin gerekçesine esas aldığı poliçe maddesinin yanlış yorumlandığını, poliçede sadece adli ve idari para cezalarının teminat dışında tutulduğunu, vergi ve vergi cezalarının ise teminat kapsamında kaldığını, dava konusu ödemelerin vergi aslına bağlı vergi para cezası niteliğinde olup verdiği hizmetten kaynaklandığını ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Sigorta poliçesinde sigorta korumasının sözleşmenin yapılmasından önceki tarihten itibaren sağlanacağı öngörülmüş, ancak müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizinin teminat kapsamında olduğuna dair özel bir şart (kloz) bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, poliçenin ilgili maddesine dayanarak davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiştir; zira davanın reddi bu gerekçeyle değil, aşağıdaki geçersizlik nedeniyle sonuçlandırılmalıdır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Rizikonun sözleşme öncesi gerçekleşmesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin geçersizliği (TTK 1458) → ret
Gerekçe: TTK 1458 (eTTK m.1279) uyarınca sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde kurulabilir; ancak rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı, sözleşmenin yapılması sırasında sigortacı ile sigorta ettiren tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Davacı şirket, davaya konu 63.846,61-TL'lik para cezasıyla ilgili olarak sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önceki bir tarihte Gümrük Kanunu'nun 244. maddesi uyarınca uzlaşma talebinde bulunmuştur. Bu husus, davaya konu para cezasının sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleştiğini ve bunun sigorta şirketinden gizlendiğini göstermektedir. Bu nedenle taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi TTK 1458 hükmüne göre geçersizdir; poliçe uyarınca talep edilen hasar isteminin bu gerekçeyle reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Rizikonun sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerçekleştiğinin ve bu durumun sigortacıdan gizlendiğinin tespiti halinde, sözleşmenin TTK 1458 uyarınca geçersiz sayılacağı ve talebin bu gerekçeyle reddedileceği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Mesleki Mali Mesuliyet Sigortası↗ riziko↗ sigorta sözleşmesinin geçersizliği↗ gizleme (rizikonun bilinmesi)↗ teminat kapsamı↗ müteselsil sorumluluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/989
KARAR NO 2019/1508
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/04/2017
NUMARASI 2015/242 Esas 2017/332 Karar
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/11/2019
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Gümrük Müşavirlik hizmeti verdiği iki müvekkiline gümrük idareleri tarafından kesilen cezalar ile ilgili kasıtlı olarak müvekkili şirketin zarara sokulması ve müvekkilinin müşterileri karşısında mağdur edilip zararının artmasına sebebiyet verilmesi nedenleriyle ve de sigorta şirketinin yasal sorumluluklarına uygun davranmayarak haksız kazanç elde etmesi sebebi ile davacının sigorta kapsamında kendi müşterilerine ödemek zorunda kaldığı miktarların bir an önce ödenmesi gerektiğinden bahisle sigorta poliçesi kapsamında taraflarına ödenmeyen toplam 95.842,00-TL'nin fazlası talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 14CK...220 karar nolu ve 24.293,13-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500,-TL, 14CK..232 karar nolu ve 7.685,12-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500-TL ve 14ET..836 karar nolu ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500-TL olmak üzere toplam 1.500-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu idari para cezalarının poliçe tanzim tarihinden önce meydana geldiğini ,sigorta özel ve genel klozu dışında kaldığını bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ile davalı arasında akdedilen poliçenin Notlar Açıklamalar bölümünün 24. Maddesinde "müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi klozunda öngörülen hal hariç, adli ve para cezaları teminat haricidir" hükmü bulunduğu, bu durumda davacı tarafından, kendisinden hizmet alanlar nam ve hesabına ödendiği söylenen idari para cezalarının poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin gerekçesine esas aldığı ilgili 24.maddenin yanlış yazılarak adli ve para cezaları teminat haricidir denildiğini, oysa ki poliçede sadece adli ve idari para cezalarının teminat dışında tutulduğunu, ayrıca vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizini de teminat kapsamında tuttuğunu açıkça belirttiğini, vergi para cezalarının, idari para cezası kapsamında olmadığını, vergi para cezalarının verginin aslına bağlı bir ceza olduğunu, mahkemece cevap dilekçesinde dahi belirtilmeyen bir gerekçeye dayanarak davanın reddedildiğini, davalı sigorta şirketinin hasarın poliçe tanziminden evvel yaşanması, bu bilginin poliçe tanzimi sırasında sigortacı ile paylaşılmaması sebebiyle poliçeyi iptal ettiğini, ancak öğrenilme tarihinin poliçe başlangıcından sonra olup, bunun önceden bilinebilme imkanı bulunmadığı gibi öğrenildikten hemen sonra sigorta şirketinin bilgilendirildiğini, sigorta poliçesinin klozlar bölümünde teminat kapsamı bölümünde neyi teminat altına aldığının açık ve net olduğunu, gümrük hizmeti verdiği firmalara kesilen vergi ve vergi para cezasının tamamen müvekkili firmanın verdiği hizmetten kaynaklı bir sebeple kesildiğini, hem tür, hem de zaman bakımından poliçe teminat kapsamına giren vergi aslına bağlı vergi para cezasının müşterice ödenmesi sebebiyle tarafına rücu edildiğinden, davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi uyarınca ,sigortalının ödediği davaya konu para cezalarının police kapsamında oluşan hasar olarak, davalıdan tahsili istemine ilişkin ilişkindir.
6102 Sayılı TTK 1458 (TTK 1279).Maddesi " Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. "Sigortanın himayesi bakımından rizikonun, sigorta sözleşmesinin geçerli olarak kurulup, sigortacının sorumluluğu başlamasından sonra meydana gelmesi halinde sigorta teminatı içinde olduğu kabul edilir.(Y11.HD 23.01.1995 tarih, E.1994/6335, K.1995/336) Uyuşmazlık; Davaya konu ödenen para cezalarını Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ve davalının ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili davaya konu ödemelerin gümrük kanuna göre kesilen vergi ve vergi para cezası olduğu ve bunların tamamen kendilerinin verdiği hizmetten kaynaklı olduğundan teminat kapsamında kaldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmektedir. Sigorta ettiren davalı ve sigortalı davacı arasında 02.06.2014-02.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ve davalı sigorta tarafından 28.08.2014 tarihinde iptal edilen Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Sigorta poliçesinde sigorta korumasının sözleşmenin yapılmasından önceki tarihten itibaren sağlanacağı ve "müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi,vergi cezası ,geçikme zammı ve geçikme faizi" teminat kapsamında olduğuna dair özel bir şart (kloz ) bulunmamaktadır.
Davaya konu ... karar nolu ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası ile ilgili olarak davacı şirketin 13.05.2014 tarihli dilekçesi ile Gümrük Kanunun 244. maddesi uyarınca uzlaşma talebinde bulunmuştur.Buna göre davaya konu bu para cezası sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olup,bu husus sigorta şirketinden gizlendiği için taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi 6102 Sayılı TTK 1458 (eTTK.m.1279)hükmüne göre geçersiz olacaktır. Açıklanan nedenlerle sigorta poliçesi uyarınca talep edilen hasar isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m.
uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2017 Tarih 2015/242 Esas 2017/332 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Yerinde olmayan davanın REDDİNE" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gerekli 44,40 TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 1.636,70-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.592,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine AAÜT uyarınca hesaplanan 10.415,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Alınması gereken eksik alınan 44,40- TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271034 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi