6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun ücretinden gönderenin sorumluluğu ve yetki itirazının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1413 E. 2020/459 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Deniz Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Navlun Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Para alacaklarında İİK 50. madde yollamasıyla HMK 10. ve TBK 89. madde uyarınca alacaklının ikametgahındaki icra daireleri de yetkilidir. Deniz yoluyla taşımada konişmentoda 'freight collect (ödemeli taşıma)' kaydı bulunması halinde TTK 917/1. ve 1200. madde hükümleri uyarınca navlun ücretinden gönderen (taşıtan) sorumludur; davalının akdi ilişkiyi kabul edip yargılama sırasında ileri sürmediği, istinafta ilk kez dile getirdiği ve önceki savunmasıyla çelişen akdi ilişkiyi inkar mahiyetindeki iddiaları dikkate alınmaz. Alacağın faturaya dayalı ve likit nitelikte olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı, yetkili icra dairesinin borçlunun ikametgahı olan Gaziantep İcra Dairesi olduğunu, mahkemenin de yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu navlun alacağı bir para alacağı olup, İİK 50. madde yollamasıyla HMK'nun 10. ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca alacaklı davacının ikametgahı icra daireleri de yetkilidir. Bu nedenle davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Navlun bedelinden sorumluluk ve akdi ilişkinin inkârı → ret

İddia: Davalı, müvekkilinin faturadan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını, konişmentoda navlun bedelinden davacının sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğunu, ayrıca geçerli bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını ve davacının böyle bir sözleşmeye dayanarak edimde bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı akdi ilişkiyi, yani davacının kendisi için taşıma işi organizasyonu yaptığını kabul etmiş, ancak navlun bedelinden davacının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamındaki taşıma belgeleri incelendiğinde davacının taşıma komisyoncusu olarak davalıya ait emtianın taşıma işini organize ettiği anlaşılmakta olup, konişmentoda yer alan 'freight collect (ödemeli taşıma)' kaydı ve TTK'nun 917/1. ve 1200. maddesi hükümleri uyarınca davalı gönderen (taşıtan) navlun ücretinden sorumludur. Bu nedenle davalının gerek somutlaştırılmayan konişmentoda aksine hüküm bulunduğu itirazı, gerekse de istinafında ilk kez dile getirdiği ve yargılama sırasındaki savunması ile çelişen akdi ilişkiyi inkâr mahiyetindeki savunması dikkate alınmamıştır. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile de sabit olan takip tutarınca alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı → ret

İddia: Davalı, kendisi aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konişmentoda 'freight collect (ödemeli taşıma)' kaydı bulunması halinde TTK 917/1. ve 1200. madde hükümleri uyarınca navlun ücretinden gönderenin (taşıtanın) sorumlu olduğuna ve para alacaklarında alacaklının ikametgahı icra dairesinin de yetkili olduğuna ilişkin tespitler yönünden emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Para alacaklarında İİK 50. madde yollamasıyla HMK 10. ve TBK 89. madde uyarınca alacaklının ikametgahındaki icra daireleri de yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali navlun alacağı taşıma komisyonculuğu konişmento freight collect yetki itirazı icra inkar tazminatı ticari defter kayıtları

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 10 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 917/1TTK 1200

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1413

KARAR NO 2020/459

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 15/03/2018

NUMARASI 2016/241 Esas- 2018/111 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Deniz Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/05/2020

Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait emtianın deniz yoluyla taşınması işinin organize edilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalının navlun borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin faturadan kaynaklanan bir borcunun olmadığını, zira konişmentoda navlun bedelinin davacının sorumlu olduğuna dair bir hüküm olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı için taşıma işi yaptığının dosyaya sunulan taşıma evrakları ile sabit olduğu, davacı defter kayıtlarına göre davacının alacaklı göründüğü, davalının ödeme savunması olmadığından defterlerinin incelenmesinin gerekli görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;

1- Müvekkilinin davacıya faturadan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını, ortada geçerli bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı gibi davacının böyle bir sözleşmeye dayanarak bir edimde de bulunmadığını, 2-Yetkili icra dairesinin borçlu olan müvekkilinin ikametgahı olan Gaziantep İcra Dairesi olduğunu, Mahkemenin de yetkisiz olduğunu, 3-Müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı yasal sürede davaya cevap vermemiş, yasal süreden sonra icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin faturadan kaynaklanan bir borcunun olmadığını, zira konişmentoda navlun bedelinden davacının sorumlu olduğuna dair bir hüküm olduğunu savunmuştur. Dava konusu navlun alacağı bir para alacağı olup, İİK 50.m. yollamasıyla HMK’nun 10. ve TBK’nun 89.m. uyarınca alacaklı davacının ikametgahı icra daireleri de yetkili olduğundan, davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı akdi ilişkiyi yani davacının kendisi için taşıma işi organizasyonu yaptığını kabul etmiş, ancak navlun bedelinden davacının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Dosya kapsamında mevcut taşıma belgeleri incelendiğinde davacının taşıma komisyoncusu olarak davalıya ait emtianın taşıma işini organize ettiği anlaşılmakta olup, konişmentoda yer alan 'freight collect(ödemeli taşıma)' kaydı ve TTK’nun 917/1 m. ve 1200.m. hükümleri uyarınca davalı gönderen(taşıtan) navlun ücretinden sorumludur. Bu nedenle davalının gerek somutlaştırılmayan konişmentoda aksine hüküm bulunduğu itirazı, gerekse de istinafında ilk kez dile getirdiği ve yargılama sırasındaki savunması ile çelişen akdi ilişkiyi inkâr mahiyetindeki savunması dikkate alınmamıştır. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile de sabit olan takip tutarınca alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Öte yandan dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit(bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

O halde ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 663,25-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 166-TL harcın mahsubu ile bakiye 497,25- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.07/05/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/269439 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.