6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kanuni rehin hakkından feragat halinde gemi malikinin sorumsuzluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1422 E. 2021/1784 K. ·

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi Alacaklısı Hakkı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Çıplak gemi kira sözleşmesinde kiracı TTK 1061/2 uyarınca donatan sayılsa da, gemi malikinin işletmeden kaynaklanan gemi alacaklısı sıfatlı alacaklılara karşı sorumluluğu bulunur. Ancak gemi alacaklısı hakkı veren bir alacak için alacaklının rehin hakkına dayanmayıp genel haciz yoluyla veya kambiyo senedine dayalı takip yapması, TTK 1379(1) uyarınca kanuni rehin hakkından feragat anlamına gelir; bu durumda alacaklı, alacağını geminin değerinden rehin hakkını kullanarak elde etme imkânını yitirir ve gemi alacaklısı hakkı kiracıya karşı doğduğundan malikin bu alacak için şahsi sorumluluğu bulunmaz. Ayrıca takip sonrasında ve davadan önce gemi el değiştirmişse, önceki malike husumet yöneltilemez.

Ele alınan sorunlar

Çıplak kira sözleşmesinde kiracının donatan sayılması ve malikin sorumluluğu → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, dava dışı kiracı şirketin aynı zamanda malikin ifa yardımcısı ve işleteni olduğunu, bu nedenle borçların doğrudan gemiden ve malikten talep edilebileceğini, TTK 1061/2 uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1061 maddesi uyarınca, kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına kullanan kişi üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılır; ancak malik, geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla istemde bulunan kişiyi, bu işletme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyetli olmadıkça hakkını istemekten engelleyemez. Somut olayda davalı ile dava dışı şirket arasındaki 01.12.2013-30.10.2014 tarihli kira sözleşmesi kapsamında faturaların kiracı adına düzenlenmesi nedeniyle kiracı şirketin TTK 1061/2 uyarınca donatan sayılması gerekir; ancak gemi malikinin de gemi alacaklılarına karşı malik sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Liman ve kılavuzluk ücretlerinin gemi alacaklısı hakkı niteliği → kabul

İddia: Davacı, ödediği liman ve kılavuzluk ücretlerinin TTK 1320/d uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini, acente olarak bu ödemeyi yapmasının da rehin hakkından yararlanmasına engel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1320 maddesinde sayılan ve geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş alacaklar sahiplerine gemi alacaklısı hakkı verir; TTK 1321 uyarınca bu hak, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı sağlar ve gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir. TTK 1320/d bendinde liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk için ödenecek resimler bu alacaklar arasında sayılmıştır. Somut olayda dava konusu alacağın bir kısmı liman ve kılavuzluk ücretlerine ilişkin olduğundan gemi alacaklısı hakkı verdiğinin kabulü gerekir; bu ücretleri işleten adına ödeyen davacının da TTK 1325(1) uyarınca gemi alacaklısı sıfatını haiz olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılmasının kanuni rehin hakkından feragat sayılması → ret

İddia: Davacı vekili, teminatın yatırıldığı ve gemi üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığı bir aşamada ancak ilamsız takip yapılabileceğini, bunun rehin hakkından feragat anlamına gelmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1379(1) uyarınca gemi üzerinde kanuni rehin hakkına sahip alacaklılar haciz yolu ile veya kambiyo senetleri hakkındaki özel usullere göre takip yapabilirler; bu takdirde kanuni rehin hakkından feragat etmiş olurlar. TTK 1380(1) uyarınca gemi alacaklıları, ihtiyati haczi tamamlamak veya alacağı doğrudan takip etmek için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilirler. 6762 sayılı Kanunda karşılığı bulunmayan TTK 1379 hükmü, önce rehne başvuru zorunluluğunu getiren İİK 45 gibi kamu düzenine ve maddi hukuka ilişkindir. Buna göre kanuni rehin hakkı sahibi alacaklı genel haciz yoluyla veya kambiyo senedine dayalı takip yaptığı takdirde kanun gereği rehin hakkından feragat etmiş sayılır; borçlunun bu takiplere itirazı üzerine takip durduktan sonra alacaklı aynı alacak için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunamaz, zira artık rehin hakkına başvuru hakkı kalmamıştır. Somut olayda ihtiyati haciz kararı uygulanıp aynı dosyadan ilamsız takip başlatılmış, borca itiraz edilerek takip durdurulmuş, alacaklı menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluna geçmediğinden kanuni rehin hakkından feragat etmiş sayılır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Rehin hakkından feragat eden alacaklıya karşı gemi malikinin şahsi sorumluluğunun bulunmaması → ret

İddia: Davacı vekili, davalının borcun varlığını inkar etmediğini ve TTK 1061/2 uyarınca sorumlu olduğunu, malikin sorumluluğunun inkar edilerek alacağın gemiden tahsilinin engellenemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Gemi alacaklısı hakkı veren alacak kiracıya karşı doğduğundan malikin alacaklıya karşı şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır. Kanuni rehin hakkından feragat eden alacaklı, artık alacağını geminin değerinden rehin hakkını kullanmak suretiyle elde etme hakkını da yitirmiştir. Ayrıca icra takibinden sonra davadan evvel gemi el değiştirmiş olduğundan davada davalıya husumet düşmemektedir; bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın taşıyıcı gerekçesi, gemi alacaklısı hakkı veren bir alacak için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılmasının TTK 1379(1) uyarınca kanuni rehin hakkından feragat sayılacağı ve bu durumda gemi malikinin alacaklıya karşı şahsi sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespittir; benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet yokluğu

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı kanuni rehin hakkı donatan çıplak gemi kira sözleşmesi husumet rehin hakkından feragat itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1061TTK 1061/2TTK 1320TTK 1320/dTTK 1321TTK 1325(1)TTK 1379(1)TTK 1380(1) · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 45

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1422

KARAR NO 2021/1784

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2021

Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, gemi acenteliği hizmeti vermekte olan müvekkilinin davalıya ait geminin liman ve kılavuzluk ücretlerini gemi nam ve hesabına yatırdığını, ancak davalının bu tutarı ödemeye yanaşmadığını, bu alacağın TTK 1320/d m. uyarınca gemi alacaklısı hakkı vermekte olduğunu, bu ödemenin acente tarafından yapılmış olması halinde de rehin hakkından yararlanılabileceğini ve müvekkilinin bu hakkına dayanarak davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin geminin işleteni olmaması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zira müvekkili ile dava dışı ... Denizcilik Ltd. Şti. arasında 01.12.2013 tarihli çıplak gemi kiralama sözleşmesi akdedilerek sözleşmenin 30.10.2014 tarihine kadar uzatıldığını,davacının alacağının sorumlusunun o tarihlerde gemi işleteni olan ...Denizcilik Ltd. Şti. olduğunu,davacının müvekkili adına bir fatura da düzenlemediğini,işleten olmaması nedeniyle adına düzenlenmesinin mümkün de olmadığını, ayrıca davacı alacağının TTK 1320/d m. kapsamında bir alacak olmadığını, zira davacının yaptığını ileri sürdüğü ödemelerin zorunlu olarak yapılması gereken ödemeler kapsamında olmadığını, kaldı ki müvekkilinin şu anda geminin maliki de olmadığını, zira 2014 yılı sonunda gemiyi dava dışı ...Ltd.

Şti.’ne sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk Derece Mahkemesi'nce davalının maliki olduğu 8700072 IMO nolu M/V PİPER gemisi için gemi maliki ile dava dışı ... Denizcilik arasında 01/12/2013 tarihli çıplak gemi kiralama sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme süresinin 01/12/2013-30/10/2014 tarihleri arasında olduğunu, geminin kirada olduğu dönemde davacı şirketin acentelik hizmeti vererek liman ve kılavuzluk ücretlerini ödediği, davacının alacağı için verilen İstanbul 17.ATM'nin 2014/439 d.iş sayılı ihtiyati haciz kararından sonra İstanbul 11.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı gemi maliki ... Denizcilik ile gemi kiracısı ...Denizcilik hakkında icra takibi başlattığı, takibe konu olan alacağın 6102 sayılı TTK'nun 1320.maddesi gereğince gemi alacağı niteliğinde olduğu, ancak davacının ilamsız takip yapmakla gemi alacağının bahşettiği kanuni rehin hakkından vazgeçmiş olduğundan bu nedenle TTK 1320.maddesi kapsamında gemi malikinin sorumluluğuna gidilemeyeceği,kira sözleşmesinin çıplak kira sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle kiracı ...'in gemi işletme müteahhidi konumunda olduğu, TTK'nun 1061.maddesine göre donatan sıfatını taşıdığı,alacağın doğduğu tarihde donatanın ...

şirketi olması, davacının faturaları ... adına düzenleyip ticari defterlerine kaydetmesi, takibin genel haciz yolu ile yapılmasından dolayı davacının rehin hakkına dayanmaktan vazgeçmiş olması nedeniyle alacağın doğduğu ve icra takibinin yapıldığı dönemde gemi maliki olan davalı şirketten gemi için yapmış olduğu hizmet bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemenin kararında dava dışı ... şirketinin aynı zamanda malikin ifa yardımcısı olduğunu kabul ettiğini, ... firmasının hem donatan hem de işleten sıfatlarını haiz olduğunu, ancak ifa yardımcısı olarak işleten sıfatını haiz olduğunu ve bu nedenle ...in borçlarının her zaman doğrudan gemiden ve de malikinden talep edilebileceğini, davalının borcun varlığını inkar etmediğini, davalının sadece TTK 1320 m. kapsamında borcun muhatabı olabilir demenin doğru olmadığını, davada ilamsız takip yoluyla takibin mümkün olduğunu, zira teminatın yatırıldığı ve gemi üzerindeki takdiyatın kaldırıldığı bir aşamada ancak ilamsız takip yapılabileceğini, alacağın gemi alacağı niteliğinde olduğunun mahkemece de tespit edildiğini, bu nedenle malikin sorumluluğunu inkar ederek müvekkilinin alacağını gemiden tahsil etmesini engelleyemeyeceğini, TTK 1061/2 m.

uyarınca davalının sorumlu olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, acente sıfatıyla ödenen liman ve klavuzluk ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.

TTK 1061 maddesi “(1)Donatan gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir. (2)Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır. Malik geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla istemde bulunan kişiyi, bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyet sahibi olmadıkça, hakkını istemekten engelleyemez.” hükmünü haizdir.Somut olayda davalı ile dava dışı takip borçlusu ....Ltd. Şti. arasında 01.12.2013-30.10.2014 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesi akdedildiği,dava konusu faturaların... adına bu dönemde düzenlendiği görülmüş olup, bu durumda dava dışı ....ltd.şti’nin TTK 1061/2 m.

donatan sayılması gerekmektedir.Ne var ki maddenin devamında gemi malikinin de geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla istemde bulunan kişiyi, bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyet sahibi olmadıkça, hakkını istemekten engelleyemeyeceği düzenlenmiş olup, bu durumda davalının da gemi maliki olarak gemi alacaklılarına malik sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilmelidir.

TTK 1320.maddesinde sayılan ve geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş olan alacaklar, sahiplerine "gemi alacaklısı hakkı" verir ve aynı yasanın 1321 m. uyarınca gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı vermekte olup, bu rehin hakkı, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir. Aynı yasanın (d) bendinde liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk için ödenecek resimler de bu alacaklar arasında sayılmıştır. Resim, devlet kurumlarınca yapılan hizmetler karşılığında alınan paralardır.Rehin hakkı kanun gereği kendiliğinden doğmakta ve geminin maliki değişse de iyiniyetli malike de ileri sürülebilmektedir.Somut olayda da dava konusu alacağın bir kısmı liman ve klavuzluk ücretlerine ilişkin olduğu belirlenmekle gemi alacaklısı hakkı verdiğinin kabulü gerekmektedir.Bu ücretleri işleten ...

Ltd. Şti. adına ödeyen davacının da gemi alacaklısı sıfatını haiz olduğu kabul edilmelidir. (TTK nun 1325(1))TTK nun 1379(1).maddesi gemi üzerinde kanuni bir rehin hakkına sahip olan alacaklılar ,haciz yolu ile veya kambiyo senetleri hakkındaki özel usullere göre takip yapabilirler;bu takdirde kanuni rehin hakkından feragat etmiş olurlar.Aynı kanunun 1380(1)gemi alacaklıları ile alacakları gemi üzerinde hapis hakkı ile temin edilmiş olan alacaklılar ,ihtiyati haczi tamamlamak veya alacağı doğrudan takip etmek için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilirler ..."denilmektedir.Buna göre ;davalı donatan kiracı adına davacı tarafından ödenen gemi alacaklısı hakkı veren ödemelerden kaynaklanan alacak gemi ile teminat altına alındığından davalı malik de gemiye el atılmasına katlanmak zorundadır.Ancak gemi alacaklısı hakkına dayanarak ihtiyati haciz kararı alan alacaklı 1380(1) maddesi uyarınca -ihtiyati haciz merasimini tamamlamak veya doğrudan alacağını takip etmek üzere rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır.

6762 sayılı kanunda karşılığı bulunmayan TTK 1379.madde hükmü önce rehne başvuru zorunluluğunu getiren İİK 45 gibi kamu düzenine ve maddi hukuka ilişkindir.Buna göre kanuni rehin hakkı sahibi alacaklı genel haciz yoluyla veya kambiyo senedine dayalı takip yaptığı takdirde artık kanun gereği rehin hakkından feragat etmiş sayılmaktadır.Borçlunun bu takiplere itirazı üzerine takip durduktan sonra alacaklı aynı alacak için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipde bulunamaz.Zira artık rehin hakkına başvuru hakkı kalmamıştır.Somut olayda ;

61. 361-TL alacak için verilen 8.12.2014 tarihli ihtiyati haciz kararı aynı tarihde İstanbul 11.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında uygulanmış, aynı dosyadan ilamsız takip başlatılmış,dosya borcu malik davalı tarafından dosyaya depo edilmiş ve borca itiraz edilerek takip durdurulmuştur.Alacaklı menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmediği anlaşılmakla kanuni rehin hakkında feragat etmiş sayılmaktadır. Gemi alacaklısı hakkı veren alacak kiracıya karşı doğduğundan malikin alacaklıya karşı şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır. Kanuni rehin hakkından feragat eden alacaklı artık alacağını geminin değerinden rehin hakkını kullanmak suretiyle elde etme hakkını da yitirmiştir.İcra takibinden sonra davadan evvel gemi el değiştirmiş olduğundan davada davalıya husumet düşmeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 02/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268485 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.