6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentelik komisyon alacağında delil anlaşması ve ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1782 E. 2020/861 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Komisyon Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Acentelik sözleşmesinde sigorta şirketi kayıtlarının esas alınacağına ilişkin delil anlaşması bulunsa da, davaya cevap vermeyen ve usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmeyen taraf, bu delil anlaşmasına dayanarak kendi defter kayıtlarının esas alınmasını isteyemez. Yazılı delille desteklenmeyen indirim iddiaları dikkate alınmaz. Miktarı belirli ve belirlenebilir (likit) alacaklarda borçlunun haksız itirazı halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

Delil anlaşmasına dayanan tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi → ret

İddia: Davalı vekili, sözleşmenin delil anlaşması maddesi gereğince sigorta şirketi kayıtlarının esas alınması gerektiğini, ticari defter kayıtlarının incelenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin delil anlaşması başlıklı maddesinde uyuşmazlık halinde sigorta şirketi kayıtlarının esas alınacağı kararlaştırılmış olsa da, davalı davaya cevap vermediği gibi usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter kayıtlarını inceleme için ibraz etmemiştir; bu nedenle delil olarak kendi ticari defterlerine dayanması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Poliçe iptallerinden kaynaklanan indirim iddiasının ispatsızlığı → ret

İddia: Davalı vekili, iptal ve iade edilen komisyon bedelleri düşüldükten sonra müvekkilinin daha az borcu bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı vekilince poliçe iptallerinden kaynaklanan tutarların düşülmesi gerektiği belirtilmişse de, bu konuda hiçbir yazılı delil sunulmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede delil anlaşması bulunmasına rağmen, bu anlaşmaya dayanan tarafın kendi ticari defterlerini usulüne uygun ihtara rağmen ibraz etmemesi halinde bu delile dayanamayacağı yönündeki tespit, benzer delil anlaşması içeren sözleşme uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi delil anlaşması ticari defter itirazın iptali icra inkar tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 102

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1782

KARAR NO 2020/861

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/02/2018

NUMARASI 2016/503 Esas 2018/180 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının, davalı sigora şirketinin acentası olduğunu, davacının sigorta aracılık işlerinden dolayı davalıdan komisyon alacağı doğduğunu, davalının Temmuz 2015 tarihli sigorta komisyon gider belgesini düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, davaya konusu komisyonun ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından icra takibine geçilmişse de, davalının itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun takip konusu miktarın 1.735,04 TLlik kısmına itirazını kabul ettiklerini, 11.325,55 TL’lik alacağa yönelik itirazını ise kabul etmediklerini belirterek, borçlunun 11.325,55 TL'lik kısma ve faiz oranına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.325,55 TL komisyon alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; delil anlaşması gereğince müvekkilinin ticari defter kayıtları delil olarak kabul edilmiş olmasına rağmen ticari defterlerinin incelenmediğini, iptal ve iade edilen komisyon bedelleri düşüldükten sonra müvekkilinin 7.836,15 TL borcu bulunduğunu, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 26.12.2014 tarihli acentelik sözleşmesinin tarihi dikkate alındığında; uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK.nun 102 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nun 102 ve devamı maddelerinde acentelik sözleşmesinden doğan hak ve borçlar düzenlenmiş olup, acentenin borçlarından birisi müvekkiline ait olan paranın gönderilmesi, müvekkilinin borcu ise acentenin istemeye hak kazandığı ücreti zamanında ödemektir. Somut olayda; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya hizmet verildiği, davalının tüm branşlardaki ruhsatlarının 07.08.2015 tarihinde iptal edildiği, davalı tarafından düzenlenen sigorta komisyon gider belgesinde davacının 13.061,59 TL komisyon ücreti alacağı bulunduğunun belirtildiği, bu tutarın davacının ticari defter kayıtlarıyla da doğrulandığı, ancak davacı tarafından davalının alacağın 1.735,04 TL'lik kısmına yönelik itirazının kabul edildiği, dolayısıyla davacının bakiye 11.326,55 alacağının bulunduğu sabittir.Davalı tarafça istinaf başvurusunda belirtildiği üzere sözleşmenin delil anlaşması başlıklı 25.

maddesinde, uyuşmazlık halinde sigorta şirketi kayıtlarının esas alınacağı kararlaştırılmış ise de, davalı davaya cevap vermediği gibi usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter kayıtlarını da inceleme için ibraz etmediğinden, delil olarak ticari defterlerine dayanması mümkün değildir. Öte yandan davalı vekilince yine istinaf başvurusunda poliçe iptallerinden kaynaklanan tutarların düşülmesi gerektiği belirtilmişse de, bu konuda hiçbir yazılı delil sunulmamıştır. Ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 773,65-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 193,- TL harcın mahsubu ile bakiye 580,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 14,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268421 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.