6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken kapama ücretinin genel işlem koşulu niteliği ve fahiş olup olmadığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/973 E. 2020/118 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesinde erken kapama ücretine ilişkin hüküm bulunmasa bile, sözleşmede müşterinin komisyon/ücret/masraf ödemeyi taahhüt ettiği genel bir madde varsa ve bankacılık teamülleri erken kapamalarda ücret alınmasına cevaz veriyorsa, bu ücretin tahsili her iki tarafın menfaatini koruyan bir düzenleme olarak kabul edilir ve genel işlem koşulu sayılmaz. Sözleşmede oran belirtilmemişse, uygulanan oranın hukukiliği; Merkez Bankası tebliği kapsamında ilan edilmiş oranlar varsa bunlara, yoksa emsal banka uygulamalarına göre denetlenir; uygulanan oran emsal uygulamalara göre orantılı ve fahiş değilse fazla tahsilat bulunmadığı sonucuna varılır.

Ele alınan sorunlar

Erken kapama ücretinin genel işlem koşulu sayılıp yazılmamış sayılması gerektiği iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinde erken kapama oranına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle tahsil edilen %5 oranındaki ücretin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, TBK 21. madde uyarınca kendisine bu koşul hakkında bilgi verilip içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığından hükmün yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 96. madde uyarınca erken ifa sebebiyle kanun, sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu indirim isteyemez; TTK 20. madde uyarınca tacir, gördüğü iş veya hizmet için uygun bir ücret isteyebilir. Genel işlem koşulu içeren sözleşme düzenlenmesi yasal sınırlar içinde mümkündür; TBK 20-25. maddeler uyarınca taraflardan birinin üstün konumunu kullanarak karşı tarafa dayattığı, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı taraf aleyhine düzenlemeler genel işlem koşulu sayılır ve hükümsüzdür. Ancak davaya konu sözleşmenin 12.3 maddesinde müşterinin kullandığı krediler nedeniyle komisyon, fon, ücret gibi teferruatı ödemeyi taahhüt ettiği düzenlenmiştir; bankacılık kanunu ve diğer bankalarca uygulanan teamüller gereği erken kapamalarda ücret alınmasına yönelik uygulamalar mevcuttur. Bankaların gelir kaynaklarından biri kredilerden elde ettiği faizdir; kredinin erken ödenmesi halinde banka faiz gelirinden mahrum kalacak ve mali tabloları olumsuz etkilenecektir. Buna karşılık ticari kredilerde erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından erken ifa esasen kredi borçlusunun lehine bir durumdur; borçlu faizden kurtulacak veya daha uygun koşullarla borcunu yeniden yapılandırabilecektir. Bu nedenle erken ifa halinde erken kapama ücreti tahsil edilmesi her iki tarafın menfaatini korumaya yönelik bir düzenleme olup bu haliyle genel işlem şartı olarak kabulü mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tahsil edilen %5 oranındaki erken kapama ücretinin fahiş/oransız olup olmadığının denetimi → ret

İddia: Davacı vekili, sözleşmede oran belirtilmediğini, mahkemenin bilirkişi raporunda belirlenen %0,57 (ilk derecede %0,42 olarak ifade edilen) fazlalığın makul kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu farkın somut olayda önemli bir tutar (19.016,92 TL) yarattığını, güçlü tarafın korunması sonucunu doğurduğunu ve MK 2'ye aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında imzalanan sözleşmede komisyonun hangi oranlarda alınacağı veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ticari kredilerde bankalarca alınacak masrafların hukukilik denetimi yapılırken, Merkez Bankası tarafından yayınlanan ilgili Tebliğ uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa bu oranlar üzerinden masraf alınabileceğinin kabulüyle hüküm kurulması; yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu kesintilerinde uyguladıkları oranların araştırılıp, alınan masrafların bu emsal uygulamalara göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Emsal banka uygulamalarına göre davalı bankaca uygulanan %5 oranının orantılı olduğu ve taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olmadığı anlaşıldığından, cari bankacılık uygulamasına göre davalı banka uygulaması makul düzeydedir. Bu durumda mahkemece davalı bankanın davacıdan fazla tahsilatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, ticari kredi sözleşmelerinde açık oran belirtilmeyen erken kapama ücretlerinin genel işlem koşulu sayılıp sayılmayacağı ve hukukilik denetiminin Merkez Bankası tebliği/emsal banka uygulamaları üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin tespiti, benzer bankacılık alacak davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu erken kapama ücreti erken ifa basiretli tacir emsal banka uygulaması dürüstlük kuralı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 96TBK 20TBK 21TBK 25 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/973

KARAR NO 2020/118

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/02/2017

NUMARASI 2014/1552 Esas 2017/47 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan 27.09.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak 6.000.000-TL kredi kullandığını, müvekkilinin 22.11.2013 tarihinde 3.346.978,34-TL. ödeyerek kullandığı kredinin tümünü kapatmak istediğinde davalının 166.414-TL. erken kapatma cezası tahakkuk ettirdiğini, kredi kapatıldığında taraflar arasındaki sözleşmede yer almamasına rağmen % 5 oranında erken kapama cezası alındığını, diğer bankaların bu dönemde aldıkları oranın % 1.5-civarında olduğunu, kaldı ki imzalanan sözleşmede erken kapama oranının da belirtilmemiş olduğu gibi davacının bu maddeye itiraz etme ve değiştirme hakkının da bulunmadığını, BK 21. maddesine göre karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi için düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafında bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğunu, aksi takdirde genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağını, bu nedenle % 5 nispetindeki erken kapama ceza uygulamasının yazılmamış sayılması gerektiğini, bir an için davacının böyle bir yetkisi bulunduğu kabul edilse bile piyasa koşullarını ifade eden % 1.5 oranının üç katından fazla % 5 oranındaki tek taraflı komisyonunun kabul edilebilir olmadığını, BK 25.

maddesine göre genel işlem şartlarına dürüstlük kuralarına aykırı madde konulamayacağını, bu nedenle % 5 oranında 116.209.33 -TL'nın iadesi gerektiğini beyanla, 116.209.33- TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kredi taksitlerini bir süre ödedikten sonra müvekkiline başvurarak krediyi kapatmak istediğini belirtmesi üzerine bakiye meblağ ile erken kapama ücretinin hesaplarından tahsil edilmesini talep ettiğini, davacının kullandığı 4.000.000-TL'Iık ticari krediyi sözleşmedeki süreden önce kapatmak istediğinden müvekkiline 166.815.09 TL. erken kapama ücreti ödediğini, tahsil edilen ücretin hukuka uygun olması nedeniyle iadesi talebinin reddinin gerektiğini, tahsil edilen erken kapama ücretinin davacının bilgisi dahilinde olduğunu, sözleşmenin 12.3 maddesi hükümlerinin de buna cevaz verdiğini, davacının tacir olduğu ve ticari kredi kullandığını, bu denli yüksek tutarlı bir kredi ilişkisine giren her tacirin basiretli bir tacir gibi atacağı imzanın hükmünü değerlendirmesi gerektiğini, davacının erken ödeme ücreti alınacağını özgür iradesi ile kabul ettiğini, bunu 22.11.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili bankaya bildirdiğini, yani davacının % 5 erken ödeme komisyonuna hiçbir ihtirazı kayıt koymadığını, kredi işlemlerinde komisyon, ücret ve masraf talep etmenin bankanın yasal hakkı olduğunu, bunun Bankalar kanununa uygun olduğunu, kaldı ki müvekkilinin T,C.

Merkez bankasına bildirdiği komisyon listesinde de kredi erken kapama ücreti olarak % 5 ücret alınacağının bildirilmiş olduğunu, genel kredi sözleşmesinin erken ödeme komisyonuna ilişkin maddesi de dahil olmak üzere tüm maddelerinin karşılıklı müzakere edilerek davacının yazılı kabul ve onayına ilişkin beyanı alınarak akdedildiğini, davacının tacir olması nedeniyle ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmesi gerektiğini, davacıdan alınan ücretin bankacılık tekniği ve teamüllerine uygun olduğu ve benzer konuda açılan davalarda alınan bilirkişi raporları ve kararların ve emsal Yargıtay kararlarının davacı talebinin mesnetsiz olduğundan reddi gerektiğini gösterdiğini beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı bankanın davacı şirketten tahsil ettiği komisyonun oransal olarak, piyasa ortalamaları civarında olduğu, bir başka anlatımla; uygulanan erken ödeme komisyon oranının fahiş bir oran olmadığı, ortalamalara nispetle % 0,42 gibi küçük bir oran yüksekliği mevcut ise de, bu nispette fazlalık veya noksanlığın; esas alınan bankalar oranlarına nispetle kabul edilebilir ve makul bir fark olması nedeniyle, davacı yanın davalıdan talebi mümkün bir alacağı bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel kredi sözleşmesinde yer almamasına rağmen tahsil edilen erken kapatma cezasına ilişkin sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olup, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, belirlenmemiş bu oranın müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından yüksek oranda kapatma cezası ödemek veya bu yönde bir iradesi olduğundan söz edilemeyeceğini, TBK 21.maddesinde genel işlem şartlarının yürürlük denetiminin düzenlendiğini, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem şartları hakkında bilgi verilmediğini, bunların içeriğini öğrenme imkanı tanınmamışsa da bu durumda söz konusu şartların yazılmamış sayılacağını, mahkemece sunulan delillerin değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemerinin kabulü anlamına gelmemek üzere, mahkemenin piyasa ortalaması olarak belirlenen oranları dahi dikkate almadığını, bilirkişilerce yapılan hesaplamada %0,57 nispetindeki fazla tahsilatın makul olduğunun kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, bu oranın dahi 19.016,92-TL’lik bir fark yarattığını, bu hususun dikkate alınmamasının güçlü tarafın korunması anlamına geldiğini, MK 2’ye aykırı olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen kredinin erken kapatılması nedeniyle ödenen erken kapama ücretinin tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi uyarınca erken ifa sebebiyle kanun, sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz. TTK 20. maddesi uyarınca tacir olan bir kişi ticari işletmesi ile ilgili gördüğü iş veya hizmet için uygun bir ücret isteyebilir.Genel işlem koşulları içeren sözleşme düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. TBK'nun 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu durumda genel işlem koşulu içeren sözleşmede, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Davaya konu genel kredi sözleşmesi erken ödeme opsiyonu olmayan bir sözleşme olup, Genel kredi sözleşmesinde erken kapama oranına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak sözleşmenin 12.3 maddesinde "müşteri işbu sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, fon, ücret, kaynak kullanımı, destekleme fonu gibi sair teferruat ve ayrıca yasalarca yetkilendirilmiş mercilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi, sair vergi, resim ve harçları nakden ve hesaben ödemeyi taahhüt eder." şeklinde hüküm konulmuş, bankacılık kanunu ve diğer bankalarca uygulanan teamüller gereği kullanılan kredilerde erken kapamalarda ücret alınmasına yönelik uygulamalar mevcuttur.Bankaların gelir kaynaklarından birisi de müşterilerine sunduğu krediler nedeniyle elde ettiği faizlerdir.

Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirlerinden mahrum olacağı, erken ifanın bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği de tartışmasızdır. Bunun yanında ticari krediler bakımından erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından esasında erken ifa hali kredi borçlusunun lehine bir durumdur. Zira borçlu ödemek zorunda olduğu faizden kurtulacak veya daha düşük faizli veya daha uygun vadeli krediyle borcunu yeniden yapılandırabilecektir.Anılan madde uyarınca bankaca erken ifa halinde erken kapama ücreti tahsil edilmesi her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğundan bu haliyle genel işlem şartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmede komisyonun hangi oranlarda alınacağı veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu kesintilerde uyguladıkları oranlarda getirtilip diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay 11 HD’nin 11/10/2018 tarihli 2016/12666 E-2018/6233K ..,Yargıtay 11 HD’nin 25/09/2018 tarihli 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları), Emsal banka uygulamalarına göre de, davalı bankaca uygulanan % 5 oranının orantılı ve taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olmadığı anlaşılmakla, cari bankacılık uygulamasına göre davalı banka uygulamasının makul düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalı bankanın davacıdan fazla tahsilatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, başvuru harcı olarak fazla yatırılan 35,90-TL'nin talebi halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

30/01/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268074 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.