6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delil avansı yatırılmazsa dava esastan reddedilir, usulden değil

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1330 E. 2020/387 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Delil (bilirkişi) avansının mahkemece verilen kesin süre içinde yatırılmaması halinde, HMK 324. madde uyarınca o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır ve mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir; ancak bu durum davanın usulden reddini değil, ispat yükü yerine getirilemediğinden esastan reddini gerektirir. Gider avansı ile delil avansı farklı kurumlardır; gider avansı delil ikamesine yönelik giderleri kapsamaz. Ayrıca rücuen tazminat davalarında zararın miktarı, oluş şekli ve sigorta teminatı kapsamına girip girmediğinin tespiti özel/teknik bilgi gerektirdiğinden, taraf tek yanlı expertiz raporuna dayanılarak karar verilemez, bilirkişi incelemesi zorunludur. Esastan reddedilen davada kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Delil avansının (bilirkişi ücretinin) yatırılmaması halinde davanın usulden mi esastan mı reddedileceği → ret

İddia: Davacı vekili, dava açılışında gider avansı yatırıldığını, bilirkişi ücretinin yatırılmamasının dava şartı olmayıp delil avansı niteliğinde olduğunu, bu nedenle mevcut delillere (sigorta eksper raporu) göre karar verilmesi gerektiğini, davanın bu gerekçeyle reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 324. madde uyarınca taraflar ikamesini talep ettikleri delil için belirlenen avansı kesin süre içinde yatırmak zorundadır; yatırılmazsa o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. HMK'nın gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Gider avansı, bilirkişi raporu alınması gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanamaz; dava şartı olan gider avansı, delillerin ikamesi dışındaki yargı giderlerini ifade eder. HMK 324 uyarınca delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, mahkeme davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermelidir; delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil esastan reddi gerekir. Somut olayda mahkeme, delil avansına yönelik ara kararında bilirkişi incelemesi için yatırılması gereken miktarı belirterek avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabul edileceğini ve dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini ihtar etmiş, davacı buna rağmen avansı yatırmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Rücuen tazminat miktarının ve zararın meydana geliş şeklinin tespitinde bilirkişi incelemesinin zorunluluğu → ret

İddia: Davacı vekili, dosyada mevcut sigorta eksper raporunun delil niteliğinde olduğunu ve bu delil değerlendirilmeden karar verilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1472. madde uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husustur; tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Esastan reddedilen davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi → kabul

İddia: Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesine rağmen AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca lehlerine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmediğini belirterek hükmün bu yönden düzeltilmesini talep etmişlerdir.

Gerekçe: Mahkemece ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Delil avansının (özellikle bilirkişi ücretinin) kesin süreye rağmen yatırılmamasının, davanın usulden değil esastan reddini gerektirdiğine ve gider avansı ile delil avansı ayrımına ilişkin gerekçe, benzer usuli meselelerde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı gider avansı kesin süre rücuen tazminat bilirkişi incelemesi expertiz raporu esastan ret vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 324HMK 324/1HMK 120 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1330

KARAR NO 2020/387

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/05/2018

NUMARASI 2017/280 Esas 2018/662 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı ve davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı .....Ltd.Şti.'ne ait muhtelif emtianın müvekkili şirket tarafından emtia nakli sigorta poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı, davaya konu emtianın 15.04.2015 tarihinde Gebze'den ABD.'ye nakledilmek üzere gemi ile sevk edilmek üzere sağlam ve eksiksiz şekilde Ambarlı Limanı'na getirildiğini, 16.04.2015 tarihinde sigortalı şirkete ait bir adet konteynerin gece vardiyasında liman operatörü yönetimindeki makine ile elleçleme sırasında 3. kattan yere düşerek kısmen hasarlandığını, müvekkili tarafından 165.520-TL hasar bedelinin 28.05.2015 tarihinde ödendiğini ileri sürerek anılan miktarın ödeme tarihinde itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ....AŞ vekili; kaza sonucu müvekkilince gerekli işlemlerin yerine getirildiğini, değer kaybının olmaması için gerekli olan işlemlerin yapıldığını, sigorta konusu yükte düşmeye bağlı hasarın yanı sıra yükün taşınması sırasında hasar meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı ...AŞ vekili; zararın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkilinin ikametgah adresinin ...Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi yetki sınırları içerisinde kaldığını haksız fiilin işlendiği yerin Beylikdüzü olması nedeni ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazandığını ispatlaması gerektiğini davaya konu edilen sigortalı emtialardaki hasarın tek bir olay neticesinde meydana gelmeyip her bir olay sonucu oluşan hasarın denetime elverişli şekilde tespiti gerektiğini savunarak davanın yetki ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ; verilen kesin süreye rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile bilirkişi incelemesinin yapılamaması nedeni ile bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, davada meydana gelen zararın miktarı, zararın kaza sırasında mı yoksa davalılar ile ilgili olmayan taşıma sırasında mı meydana geldiği hususu ile yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamı içerisinde olup/ olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu belirtilen hesaplamanın mahkemece de yapılamayacağı gerekçesi ile davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili: dava açılırken bilirkişi gideri için gider avansı yatırıldığını mahkemenin iki kişiden oluşan bilirkişi heyetine dosyayı tevdi etmesinin hukuka aykırı olduğunu bilirkişi giderinin yatırılmasının dava şartı olmadığını, delil avansı olduğunu, dava açılış aşamasında bilirkişi ücreti yatırıldığı gözetilmeksizin bilirkişi ücreti yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ,dosyada mevcut sigorta eksper raporunun delil niteliğinde olduğunu ve bu deliller değerlendirilmeden karar verilemeyeceğini, davacının hak arama özgürlüğünün yeteri derecede kullanılmadığını belirterek hatalı kararın ortadan kaldırılmasına yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir .2-Davalı ....

A.Ş. vekili : Davalı ...A.Ş tarafından yargılama masrafı yapıldığını, mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen A.A.Ü.Tnin 13/1 maddesi uyarınca lehlerine vekâlet ücreti ve yargı giderine hükmedilmediğini belirterek; kararın hüküm fıkrasının düzeltilerek yargı masrafı ile vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.3-Davalı ... A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verildiğini, ancak lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davalılar vekilleri lehine 15.881,20-TL vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Emtia Nakli Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalılardan TTK 1472 . Maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. HMK’nun 324. Maddesinde :“Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” hükümleri düzenlenmiştir.Davacı vekili başlangıçta bilirkişi giderin yatırıldığını ,bilirkişi incelemesi yapılmasa dahi ve mevcut delil durumuna göre karar verilebileceğini ileri sürmektedir.Davacı başlangıçta HMK 114.

maddesi uyarınca dava şartı olarak yatırılması gerekli olan gider avansını yatırdığı görülmüştür.HMK.’nun gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır.Gider avansının , bilirkişi raporu alınması gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bu durumda; dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargı giderlerini ifade ettiği kabul edilmelidir.HMK 324 maddesi uyarınca delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup,bu durumda mahkeme davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir.Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil esastan reddi gerekir.

Somut olayda mahkeme ; HMK’nın 324/1 hükmü gereği,delil avansına yönelik ara kararında bilirkişi incelemesi yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini ihtar etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra delili avansı yatırılmamıştır.TTK nun 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve yargılama gideri yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...A.Ş yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Ancak mahkemece ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verildiği halde davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ,Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde de yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 19.674,40-TL (davalı ... Sig.AŞ talebiyle bağlı olmak üzere 15.881,20-TL ) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE ,2-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2018 Tarih 2017/280 Esas 2018/662 Karar sayılı kararın HMK 'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA, "Davacının sabit olmayan davasının REDDİNE, "İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gerekli 35,90-TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 2.826,67-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 2.790,77-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargı gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davalı ....

tarafından yapılan 48,40-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalı ....'ne verilmesine, Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 19.674,40-TL ( 15.881,20-TL si müştereken her iki davalıya ait olmak üzere)nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davacıdan alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ....

A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 35-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş. ye ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267902 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5623 E. 2021/4735 K. · Bozuldu

İspat yükünün hatalı dağıtılıp bilirkişi avansının tümüyle davacıya yüklenmesi

Gerekçe özeti

Hasarın oluş şeklini kendi lehine ileri süren (örneğin hasarın taşıma sırasında/elleçleme öncesinde oluştuğunu savunan) tarafa bu vakıanın ispatı, hasar miktarının ispatı ise talep eden tarafa düşer (HMK 190/1, TMK 6); dolayısıyla bilirkişi (delil) avansı HMK 324 uyarınca ispat yüküne göre paylaştırılmalıdır ve avansın tamamı yalnızca davacıya yüklenip yatırılmadığı için dava reddedilemez.

Emsal değeri

İspat yükünün doğru tayini ve delil avansının ispat yüküne göre paylaştırılması gerektiği yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: ispat yükü delil avansı gider avansı ayrımı rücuen tazminat bilirkişi incelemesi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/5623 E.  ,  2021/4735 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2018 tarih ve 2017/280 E. - 2018/662 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2020 tarih ve 2018/1330 E. - 2020/387 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sigortalı Mostontr Paz ... Ltd. Şti.'ye ait muhtelif emtianın müvekkili şirket tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığını, davaya konu emtianın 15.04.2015 tarihinde Gebze'den ABD'ye nakledilmek üzere gemi ile sevk edilmek üzere sağlam ve eksiksiz şekilde Ambarlı Limanı'na getirildiğini, 16.04.2015 tarihinde sigortalı şirkete ait bir adet konteynerin gece vardiyasında liman operatörü yönetimindeki makine ile elleçleme sırasında 3. kattan yere düşerek kısmen hasarlandığını, müvekkili tarafından 165.520.- TL hasar bedelinin 28.05.2015 tarihinde ödendiğini ileri sürerek anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Kumport ... A.Ş vekili, kaza sonucu müvekkilince gerekli işlemlerin yerine getirildiğini, değer kaybının olmaması için gerekli olan işlemlerin yapıldığını, sigorta konusu yükte düşmeye bağlı hasarın yanı sıra yükün taşınması sırasında hasar meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Japon Sig. A.Ş vekili, zararın haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilin işlendiği yerin Beylikdüzü olması nedeni ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazandığını ispatlaması gerektiğini davaya konu edilen sigortalı emtialardaki hasarın tek bir olay neticesinde meydana gelmeyip her bir olay sonucu oluşan hasarın denetime elverişli şekilde tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile bilirkişi incelemesinin yapılamaması nedeni ile bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, davada meydana gelen zararın miktarı, zararın kaza sırasında mı yoksa davalılar ile ilgili olmayan taşıma sırasında mı meydana geldiği hususu ile yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamı içerisinde olup/olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu belirtilen hesaplamanın mahkemece de yapılamayacağı gerekçesi ile davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başlangıçta HMK 114. maddesi uyarınca dava şartı olarak yatırılması gerekli olan gider avansını yatırdığı, HMK’nın gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlandığı, HMK’nın 324/1 hükmü gereği, delil avansına yönelik ara kararında bilirkişi incelemesi yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini ihtar etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra delil avansı yatırılmadığı, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve yargılama gideri yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...

A.Ş yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemece ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verildiği halde davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının sabit olmayan davasının reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcılardan ve sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince 09.11.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmiş olup, dava dışı Sigortalıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen limanda yüksekten düştüğü konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın meydana gelen hasarın bu düşmeden mi yoksa eşyanın taşınması sırasında mı kaynaklandığı noktasında olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yükünün doğru tayini davanın seyri açısından hayati öneme haizdir. TMK'nın 6. maddesine göre de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

Ayrıca HMK’nın 324. maddesinde taraflardan her birisinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ücreti kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu, tarafların aynı delilin ikamesini talep etmeleri halinde gereken avansı yarı yarıya ödeyecekleri düzenlenmiştir. Davalı Kumport Liman Hiz. ve Loj. ve San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarında meydana gelen hasarın düşmenin yanı sıra yükün taşınması sırasında meydana geldiği savunmasında bulunmuştur. Hasarın, elleçleme öncesinde meydana geldiği hususunun ispatı davalı Kumport Liman Hiz. ve Loj. ve San. ve Tic. A.Ş.’ye düşmektedir. Emtiada meydana gelen hasar miktarının ise davacı tarafından ispatlanması gerekir.

Bu durumda

mahkemece, ispat yükünün kimde olduğu hususunda hataya düşülerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere yatırılması gereken avansın tamamını davacıya yüklenmesi ve kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.