6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma hizmetinden kaynaklı açık hesap alacağında itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1648 E. 2020/411 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça ticari ilişki açık hesap ilişkisi sayılır ve faturalar cari hesaptan ayrı olarak icra takibine konu edilebilir. Taşıma hizmetinin ifa edildiğinin ispat külfeti davacı taşıyıcıya ait olmakla birlikte, davalının söz konusu faturaları Vergi Dairesine B/A formu ile beyan etmiş olması ve akdi ilişkiyi inkâr etmemesi, hizmetin verildiğinin kabulü için yeterli görülebilir; buna karşılık davalının hizmetin gereği gibi ifa edilmediği yönündeki savunması delille desteklenmedikçe ve karşı dava/takas-mahsup talebi bulunmadıkça alacağın likit niteliğini ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Taraflar arası ilişkinin cari hesap mı açık hesap mı olduğu → ret

İddia: Davalı, cari hesap ilişkisi devam ederken faturaların cari hesaptan ayrı olarak takibe konulmasının ticari teamüle uygun olmadığını, cari hesabın usulüne uygun kat edilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK 89 vd. maddeleri uyarınca cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu yönünde bir iddia ileri sürülmediği ve bu konuda delil sunulmadığından, ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğunun kabulü gerekir. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yapabileceğinden, davalının cari hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve faturaların cari hesaptan ayrı takibe konu edilemeyeceği yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıma hizmetinin verildiğinin ve alacağın ispatı → ret

İddia: Davalı, faturalarda kendisine ait imza bulunmadığını, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturaya itiraz edilmemesinin kabul anlamına gelmediğini, davacının taşıma işini gereği gibi ve süresinde ifa etmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taşıma sözleşmesinde kural olarak hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taşıyıcıya aittir ve yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının ticari defterine davalı adına borç kaydettiği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı defterlerini incelemeye sunmadığından tespit edilememiş olsa da; davalı, davacının düzenlediği faturalar için takibe konu miktarı da aşacak şekilde Vergi Dairesine B/A beyanı ile davacıdan aldığı mal ve hizmeti beyan etmiştir. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiş, taşıma ediminin gereği gibi ve süresinde ifa edilmediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir delil sunmamış, bu konuda açılmış bir karşı davası veya takas-mahsup talebi de bulunmamaktadır. Buna göre davacının takibe konu faturalara ilişkin taşıma hizmetini davalıya verdiği ve bu miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkâr tazminatı → ret

İddia: Davalı, fatura bedellerinin neye göre tespit edildiğinin ve hangi hizmet için ne kadar ücret talep edildiğinin açık olmadığını, ihtilafın bilirkişi incelemesini gerektirdiğini ve alacağın likit olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe konu alacak, faturadan kaynaklanan açık hesap bakiyesine ilişkin olup likit ve belirlenebilir niteliktedir. Taşıma hizmetinin gereği gibi verilmediği iddiası, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlamına gelmeyeceği gibi likit olma özelliğini de ortadan kaldırmaz. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığında ticari ilişkinin açık hesap sayılacağı ve faturaların ayrı takibe konu edilebileceği yönündeki değerlendirme ile davalının vergi dairesine yaptığı B/A beyanının fatura borcunun kabulüne karine oluşturabileceği yönündeki gerekçe, benzer taşıma/hizmet alacağı davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taşıma sözleşmesi ispat külfeti cari hesap sözleşmesi açık hesap ilişkisi B/A formu beyanı likit alacak icra inkâr tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 89

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1648

KARAR NO 2020/411

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/06/2018

NUMARASI 2016/1171 Esas 2018/495 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/04/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirketin bir kısım emtianın muhtelif yerlere taşınması işinin yapıldığını ve zamanında ve eksiksiz olarak teslimat yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiğini,bu taşıma işine ilişkin alacağın davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığı,davalı- borçlunun itirazı ile takibin durduğu belirtilerek davalının itarızının iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte devamını, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine takip değeri tutarı %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin davacı şirket ile taşımacılık hizmeti almak üzere anlaştığını, ancak davacı tarafından sunulan hizmetin, gereği gibi ve süresinde ifa edilmediğini, davacı tarafından icra takibine ve işbu davaya konu edilen faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, fatura bedellerinin neye göre tespit edildiğinin, hangi hizmet için ne kadar ücret talep edildiğinin açık olmadığını, likit olmayan ve bilirkişi marifeti ile verilen hizmetin süresinde, eksiksiz ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin tespiti gerektiğini, takibe ve devamla huzurdaki itirazın iptali davasına itirazlarını, yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz olarak açılan ve ancak bir bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşabilecek davanın reddini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davalının defterlerini inceleme için ibraz etmediği, ancak faturalarda teslim alan imzası bulunmasa da davalı tarafından davacı faturalarının BA formları ile vergi dairesine beyan edildiği ,faturaların tebliğ edildiğinin anlaşıldığı,hizmetin gereği gibi ve süresinde ifa edilmediğini beyan etmiş olsa da bu konuda herhangi bir delil sunulmadığı, faturaları itirazsız şekilde aldığı anlaşıldığından davalının savunmasına itibar edilmeyerek dava konusu 28 adet faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu faturalarda müvekkile ait imza olmadığını,faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturaya itiraz edilmemesinin kabul anlamına gelmediğini, cari hesap ilişkisi devam ederken faturaların cari hesaptan ayrı takibe konulmasının ticari teamüle uygun olmadığını, fatura bedellerinin neye göre tespit edildiği, hangi hizmet için ne kadar ücret talep edildiğinin açık olmadığını, davacının taşıma işini gereği gibi ve süresinde ifa etmediğini, davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; faturadan kaynaklı açık hesap bakiyesinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taşıma sözleşmesinde kural olarak hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taşıyıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Taraflar arasında taşımadan kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsızdır. Yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkca TTK 89 vd maddeleri uyarınca cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacak olup ; somut olayda taraflara arasında yazılı sözleşme bulunduğu yönünde bir iddiada bulunulmamış, bu konuda herhangi bir delil sunulmamış olduğundan taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı ve ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi oldugunun kabulü gerekmiştir.

Buna göre takibe konu alacak açık hesap bakiyesine ilişkin olup, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yapabileceklerinden davalı cari hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve faturların cari hesaptan ayrı takibe konu edilemeyeceğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının ticari defterine davalı adına borç kaydettiği faturaların davalı ticari defterleri incelemeye sunmadığından kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ise de; davalı davacının düzenlediği ve defterlerinde kayıtlı faturalar için takibe konu miktarı da aşacak şekilde Vergi Dairesine B/A beyani ile davacıdan aldığı mal ve hizmet olarak beyanında bulunmuştur.

Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiş, davacının taşıma edimini gereği gibi süresinde ifa edilmediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispatla yönelik dosya herhangi bir delil sunmadığı gibi bu konuda açılmış bir karşı davası veya takas mahsup talebi de bulunmamaktadır. Buna göre davacının takibe konu faturalara ilişkin taşıma hizmetini davalıya verdigi ve bu miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.Takibe konu alacak faturadan kaynaklanan açık hesap bakiyesine ilişkin likit ve belirlenebilir olup,taşıma hizmetinin gereği gibi verilmediği iddiası alacağın yargılamayı gerektirdiği anlamına gelmeyeceği gibi likit olma özeliğini de ortadan kaldırmayacaktır. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.424,05-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.106,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.318,- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı yan gider avansından karşılanan 31,50-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267872 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.