Belirsiz içerikli faturalarda ispat yükü ve eksik inceleme nedeniyle kaldırma
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1420 E. 2020/469 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Fatura muhatabı, faturayı aldıktan sonra sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmişse TTK 21/2 uyarınca fatura kesinleşmiş sayılmaz ve bu durumda faturayı düzenleyen tarafın, fatura tutarının hangi işlemler esas alınarak hesaplandığını ispat etmesi gerekir. Bu ispatın, dosyadaki sözleşme hükümleri, faturalar ve taraflarca sunulan (itiraza uğramayan) kayıtlar esas alınarak denetime elverişli bir bilirkişi incelemesiyle yapılması gerekir; bu inceleme yapılmadan denetlenmesi mümkün olmayan bir bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması, kararın kaldırılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Faturaya itiraz halinde içeriğin ispatı ve bilirkişi raporunun denetime elverişliliği → kabul
İddia: Davalı, fatura içeriklerinin belirsiz olduğunu, hangi taşımalar için ve hangi mesafe/desilerdeki taşımalar için kesildiğinin anlaşılamadığını, itirazlarına rağmen bu yönde inceleme yapılmadığını, sözleşmede belirlenen fiyatın üzerinde fiyatlandırma yapılmış olabileceğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK 21/2 uyarınca bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmemişse içeriği kabul etmiş sayılır; itiraz edilmesi halinde faturanın kesinleştiğinden söz edilemez. Somut olayda davalı, taşıma işinin yapıldığını kabul etmekle birlikte faturaların içeriklerinin belirsizliği nedeniyle fahiş tutarda fatura düzenlenip düzenlenmediğinin anlaşılamadığını savunmuştur. Faturalar incelendiğinde içeriklerinin gerçekten belirsiz olduğu görülmüş olup, bu durumda davacının fatura tutarlarının hangi taşımalar için ne şekilde hesaplandığını ispat etmesi gerekir. Bilirkişi heyetince dosyadaki sözleşmelerin taşıma ücreti hesabına ilişkin hükümleri, 2016 yılı faturaları ve davalı tarafça sunulup davacı itirazına uğramayan taşıma listesi dikkate alınarak fatura tutarlarına ilişkin hesaplama yapılması gerekirken, bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamış; ilk derece mahkemesince denetlenmesi mümkün olmayan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura içeriğine süresinde itiraz edilmesi halinde faturanın kesinleşmiş sayılmayacağı ve ispat yükünün faturayı düzenleyen tarafa geçtiği, bu ispatın denetime elverişli somut verilere dayanan bir bilirkişi incelemesiyle yapılması gerektiği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura itirazı↗ TTK 21/2↗ cari hesap alacağı↗ itirazın iptali↗ ispat yükü↗ bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1420
KARAR NO 2020/469
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/02/2018
NUMARASI 2016/1264 Esas-2018/192 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/05/2020
KARAR YAZIM TARİHİ 17/05/2020
Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 27.01.2015 ve 09.02.2016 tarihli taşıma sözleşmeleri kapsamında müvekkilinin davalı adına muhtelif sayıda kargo taşıması yaptığını, yapılan iş karşılığında düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, ancak davalının bir kısım fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine ait internet sitesi vasıtasıyla ürün satışı yapmakta olduğunu, taraflar arasında ürünlerin müşterilere teslimi ve tahsilatlı kargo seçeneği ile ürün teslimatında tahsilat işleminin yapılarak müvekkiline iadesi hususunda anlaşma yapıldığını ve ticari ilişkinin 27.02.2015-Mart 2016 tarihleri arasında devam ettiğini, davacının 24.03.2016 tarihli ihtarname ile müvekkiline 4 adet fatura gönderdiğini, ancak hem fatura içeriklerinin kabul edilmemesi hem de elektronik olarak düzenlenmemesi nedeniyle faturaların 04.04.2016 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, fatura içeriklerinde ayrıntılı taşıma bedellerinin açıklanmadığını, dosyaya taraflarınca ibraz edilen taşıma listeleri uyarınca ayrıntılı açıklama yapılması gerektiğini, 27.01.2015 tarihli sözleşmenin devam ettiği süreçte davacı tarafça farklı bir fiyatlandırmaya geçildiğini ve fahiş tutarlı faturalar kesildiğini, daha sonra düzenlenen 09.02.2016 tarihli sözleşmede ise taşıma ücretinin ayrıntılı gösterilmediğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında davalıya ait kargoların taşınması hususunda sözleşme bulunduğu ve davacının sözleşme kapsamında davalıya fatura düzenlediği, davalının fatura içeriklerinin ayrıntılı açıklanmamış olması nedeniyle itiraz ettiği, fatura konusu hizmetin verilmediği yönünde bir itirazının ise bulunmadığı, davacı defter kayıtlarına göre davacının 15.517,33-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 15.517,33-TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara faiz işletilmek suretiyle devamına, davacı yararına %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Müvekkilince fatura içeriklerinin açık bir şekilde kabul edilmediğini ve faturaların davacıya iade edildiğini, davacının gönderiler için toplu fatura kestiğini, bu faturaların hangi taşımalar için ve kaç taşıma için, hangi mesafelerdeki ve hangi desilerdeki taşımalar için kesildiğinin belirsiz olduğunu, tüm itirazlarına rağmen bu yönde inceleme yapılmadığını, belki yapılmayan taşımaların da faturalara dahil edildiğini veya sözleşmede belirlene fiyatın çok üzerinde fiyatlandırma yapıldığını, 2-Müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, dolayısıyla aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve dosyanın mahkemesine geri gönderilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, cari hesap alacağını oluşturan faturaların içeriklerinin belirsiz oluşu nedeniyle kabul etmediğini ve faturaları yasal sürede davacıya iade ettiğini savunmuş, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 21/2 maddesi “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, faturayı alan kişinin faturanın içeriğine itiraz etmesi halinde faturanın kesinleştiğinden söz edilemez.
Somut olayda davalı, davacının akdedilen sözleşmeler uyarınca kargo taşıma işi yaptığını kabul etmekle birlikte, düzenlenen faturaların içeriklerinin belirsiz oluşu nedeniyle fahiş tutarda fatura düzenlenip düzenlenmediğinin anlaşılamadığını savunmuştur. Gerçekten de faturalar incelendiğinde içeriklerinin belirsiz olduğu görülmüş olup, bu durumda davacının fatura tutarlarının hangi taşımalar için ne şekilde hesaplandığını ispat etmesi gerekir. Ne var ki bilirkişi heyetince dosya kapsamında mevcut sözleşmelerin taşıma ücreti hesabına ilişkin hükümleri, 2016 yılı faturaları ve davalı tarafça sunulup davacı itirazına uğramayan taşıma listesi dikkate alınarak 2016 yılı fatura tutarlarına ilişkin bir hesaplama yapılması gerekirken, uyuşmazlık konusu olan bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamış olduğu halde, ilk derece mahkemesince hükme esas alınması ve denetlenmesi mümkün olmayan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince uyuşmazlık konusu hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğu olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan gerekli bilirkişi incelemesini yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2018 tarihli 2016/1264 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 216,66- TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.07/05/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267841 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi