Limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma davasının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1000 E. 2019/1600 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 638/2 uyarınca limited şirket ortağının haklı sebeple çıkma talebinde, ortakların bir araya gelmemesi, şirketin aktif faaliyette olmaması, sürekli zarar etmesi, kuruluş gayesinden sapmış olması ve vergi mükellefliğinin re'sen terk ettirilmesi gibi hususlar tek başına haklı sebep oluşturmaz; ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ortaklığa devamı engelleyecek şekilde sarsıldığının dosya kapsamındaki delillerle ispatlanması gerekir, ispatlanamadığı takdirde çıkma davası reddedilir.
Ele alınan sorunlar
TTK 638/2 uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, şirketin fiilen faaliyette olmadığını, ortakların bir araya gelmediğini, şirketin ticari faaliyetini sürdüremediğini, müvekkilinin şirketin işleyişi ve mali durumu hakkında bilgi sahibi olamadığını ileri sürerek haklı sebeplerin mevcut olduğunu ve ortaklıktan çıkarılmaya karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: TTK 638/2 maddesi, haklı sebeplerin varlığı halinde ortağın şirketten çıkma davası açabilmesine olanak tanımakta, ancak haklı sebebin neyi kapsadığını tanımlamamaktadır; bu nedenle ileri sürülen sebebin gerçekten var olup olmadığı ve haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilmelidir. Somut olayda, sırf ortakların bir araya gelmemesi, şirketin aktif olarak çalışmaması, sürekli zarar etmesi, kuruluş gayesinden sapmış ve gayesini gerçekleştiremeyecek duruma gelmiş olması ve vergi mükellefliğinin re'sen terk ettirilmesi hususları, tek başına şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep oluşturmaz. Davalı şirket ortakları arasında ortaklığa devam edilmesini engelleyecek şekilde güven unsurunun sarsıldığı hususu dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle ortaklıktan çıkmanın yasal koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çıkma payı hesaplanmamış olmasının haklı sebep değerlendirmesine engel olup olmadığı → tartışılmadı
İddia: Davacı vekili, ortaklık payının tespitine yönelik bir talep bulunmadığını, mahkemenin ret gerekçesinde bu hususun yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yasal olarak haklı sebepler oluştuğunda, çıkma payına ilişkin değerlendirme yapılmadan çıkmaya karar verilmesinde ve daha sonra ayrı bir dava ile çıkma payının talep edilmesinde bir engel bulunmamaktadır; bununla birlikte somut olayda haklı sebep koşulları oluşmadığından bu hususun sonuca etkisi bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma davalarında, ortakların bir araya gelmemesi, şirketin fiilen faaliyette olmaması ve vergi mükellefliğinin re'sen terk ettirilmesi gibi hususların tek başına haklı sebep oluşturmayacağı, güven ilişkisinin sarsıldığının ispatlanması gerektiği yönünde emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple çıkma↗ limited şirket ortaklığı↗ TTK 638/2↗ güven ilişkisinin sarsılması↗ çıkma payı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1000
KARAR NO 2019/1600
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/12/2017
NUMARASI 2016/191 Esas 2017/1085 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili;müvekkilinin davalı şirkette %10’luk hissesi olup, şirketin ortağı olduğunu, ortaklığın başladığı tarihten bir süre sonra şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, şirket bilançolarının kendisine gösterilmediğini,şirketin sürekli zarar ettiğini,hakkında icra takipleri açıldığını, şirketin, hukuki ve ekonomik imkansızlıklardan dolayı kuruluş gayesinden saptığını ve gayesini gerçekleştiremeyecek duruma geldiğini, şirkette maddi ve manevi zararların meydana gelmeye başladığını, TTK’nın 638(2) maddesinde belirtilen haklı sebeplerin gerçekleştiğini , şirketin artık görevini yerine getiremediğini, ortaklar arasında hiçbir bağ kalmadığını, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmak istediğini beyanla, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı şirkete usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacının davalı şirketteki ortaklık payının 31.12.2011 tarihli bilanço verilerine göre 3.715,87.-TL olduğu, ancak davalı şirket tarafından 2011 yılından sonra kurumlar vergi beyannamesi verilmediği, bu hususun davalı şirketi ciddi vergisel yaptırımlara maruz bırakacağı, davacının davalı şirketin 3. şahıslara ve kamu kurumlarına olan sorumluluklarını yerine getirmeden şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde olmadığı, ayrıca 31/12/2011 tarihli bilanço verilerine göre davacının ortaklık payının 3.715,87 TL olduğu hesaplanmış ise de, dava tarihi itibarıyla davacının ortaklık payının tespitinin mümkün olmadığı,başlangıçta %55 kurucu hissedar olmasına rağmen 09/04/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hissesinin %10'a düştüğü ancak başlangıçta belirlenen sermaye taahhüdünün dahi yerine getirilmemiş olduğu, dolayısıyla davacı ortağın şirkete, 3.
Şahıslara ve kamu kurumlarına olan sorumluluklarının devam ettiği, (Yargıtay 11 HD 2017/1824-3628 E.K sayılı kararı).Ayrıca ortaklar arasında TTK 638(2) maddede bildirildiği üzere haklı sebeplerin varlığının tartışılır olduğu, davalı şirketin Mecidiyeköy Vergi Dairesi yazılarına göre 30/09/2015 tarihinde re'sen terk ettirilmesinin ve şirket ortaklarının bir araya gelememesinin ortaklıktan çıkma sebebi olamayacağı,bilirkişi raporundaki mali tespitlere katılmakla beraber, bilirkişinin davacının ortaklıktan çıkma isteminde haklı sebeplerinin bulunduğu görüşüne itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; şirketin fiilen mevcut olmadığını ve ortakların biraraya gelmediğini, şirketin ticari faaliyetini devam ettiremediğini, müvekkilinin şirketin işleyişi ve ticari faaliyeti kayıp ve kazancı ile ilgili hiçbir bilgiye de sahip olamadığını, şirket ortaklığından çıkma için haklı sebeplerin mevcut olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılsa dahi 3.şahıslara ve kamu kurumlarına olan sorumluluklarının çıkarılma tarihine kadar hissesi oranında devam edeceğini, müvekkilinin sermaye taahhüdünü yerine getirdiğini, mahkemenin red gerekçesinde müvekkilinin ortaklık payının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de böyle bir talebin olmadığını, malvarlığı da olmadığından müvekkilinin ortaklık paynın olmadığının ortada olduğunu belirterek kararın kaldırılarak müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; TTK 638 vd.m. uyarınca dayalı limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma istemine ilişkindir. TTK’nin 638/2. maddesi :“Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğuna değinilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir.İdari ve destek faaliyetleri iştigal konusu ile 09.09.2011 tarihinde kurulan davalı şirketin 31.12.2011 tarihli bilanço verilerine göre,kurucu ortak olan davacının ortaklık payının 3.715,87.-TL olup davalı şirket tarafından 2011 yılından sonra kurumlar vergi beyannamesi verilmemiş ve bu nedenle dava tarihi itibarıyla davacının ortaklık payının tespiti mümkün olmamaktadır.Davacı vekili çıkma payı hesaplanmaması sebebiyle çıkma kararı verilemediği ve çıkma payı talebi bulunmadığını ileri sürmekte ve yasal olarak haklı sebepler oluştuğunda çıkma payına ilişkin değerlendirme yapılmadan çıkmaya karar verilmesinde ve daha sonra ayrı bir dava ile çıkma payı için talep edilmesinde bir engel bulunmamakla birlikte somut olayda sırf ortakların bir araya gelmemesi ,aktif olarak çalışmaması ,şirketin sürekli zarar etmesi ve davalı şirketin kuruluş gayesinden sapmış ve gayesini gerçekleştiremeyecek duruma gelmiş olması ve vergi mükellefliğinin re'sen terkettirilmesi hususları şirket ortaklığından çıkma için tek başına haklı sebep oluşturmayacaktır.
Davalı şirketin ortakları arasında ortaklığa devam edilmesini engelleyecek şekilde güven unsurunu sarsıldığı hususu dosya kapsamındaki deliller ile ispatlanamamış ve ortaklıktan çıkmanın yasal koşulları oluşmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267825 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi