6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket müdürüne fahiş huzur hakkı artışı örtülü kâr dağıtımıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1962 E. 2020/1002 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Şirket yöneticisine verilen huzur hakkının, herhangi somut ve haklı bir gerekçe sunulmadan, dönem kârı hiç dağıtılmadığı halde önemli oranda artırılması; yönetici olmayan ortakların kâr payı hakkını zayıflatan örtülü kâr dağıtımı niteliğinde kabul edilir ve eşitlik/dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle iptale tabidir. Aynı şekilde, mali incelemede şirketin kâr elde ettiği ve finansal risk taşımadığı tespit edildiği halde salt mali durumun güçlendirilmesi gerekçesiyle alınan kâr dağıtmama kararı, haklı bir sebebe dayanmıyorsa kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı kabul edilerek iptal edilir.

Ele alınan sorunlar

Müdür huzur hakkının %400 artırılmasına ilişkin genel kurul kararının (madde 6) örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olması → ret

İddia: Davalı vekili, genel kurulda belirlenen huzur hakkının maaş gibi aylık ödemelerle kıyaslanarak fahiş kabul edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 507/1 uyarınca her pay sahibi kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre dönem kârından payı oranında katılma hakkına sahiptir. Şirket yöneticilerine verilecek yüksek miktarlı huzur hakkı ile yönetici olmayan ortakların payları oranında kâr payı alma haklarının zayıflatılması, belli ortaklara örtülü kâr dağıtılması sonucunu doğurur. Şirket müdürünün huzur hakkının herhangi bir gerekçe sunulmadan 4 kat artırılmış olması, hiç kâr payı dağıtılmamasına rağmen bu artışın yapılması, enflasyon artış oranı dikkate alındığında fahiş olan bu artış için haklı ve somut bir gerekçe sunulmaması, verilen huzur hakkının şirketin geliri, yapılacak işler ve müdürün görevleriyle orantılı olmaması nedeniyle kararın yönetici ortağa örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu, eşitlik ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunduğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirketin mali durumunun güçlendirilmesi gerekçesiyle kâr dağıtımı yapılmamasına ilişkin genel kurul kararının (madde 7) kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırılığı → ret

İddia: Davalı vekili, kârın dağıtılmayıp şirket yedeklerine aktarılmasına ilişkin kararın TTK 608/3 uyarınca hukuka uygun olduğunu, şirketin likiditesinin azaldığını, bu nedenle kâr dağıtmama kararının doğru olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 523 uyarınca genel kurul, aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse ya da bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa kanunda ve esas sözleşmede öngörülenden başka yedek akçe ayrılmasına karar verebilir. Yapılan mali inceleme sonucunda davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarında net kâr elde ettiği, brüt çalışma sermayesini oluşturan dönen varlıklar toplamının kısa vadeli yabancı kaynakları karşılama düzeyinin %171 oranında olduğu, şirket faaliyetlerinin sürdürülebilirliği yönünden herhangi bir finansal risk taşımadığı belirlendiğinden, şirketin kâr dağıtımı yapmasında engel bulunmadığı halde aksi yönde alınan kararın kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket yöneticisine haklı gerekçe sunulmadan yapılan orantısız huzur hakkı artışının örtülü kâr dağıtımı olarak nitelendirilmesi ve mali gücü elverdiği halde haklı gerekçe göstermeksizin alınan kâr dağıtmama kararının iptale tabi olması yönünden emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kâr dağıtımı kâr payı hakkı genel kurul kararının iptali dürüstlük kuralı eşitlik ilkesi yedek akçe huzur hakkı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 507/1TTK 523

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1962

KARAR NO 2020/1002

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2018

NUMARASI 2017/977 Esas-2018/589 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2020

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; davacının davalı şirketin, %40 paydaşı olduğunu,müvekkilinin şirketten uzaklaştırılmasının akabinde, kötü niyetli, objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve kâr payı dağıtılmayan genel kurullar ile keyfi olarak yönetildiğini, şirketin yatırım yaptığı ve likiditesinin güçlü olmasını öne sürerek kar payı dağıtmayan müdür ...'ın 01/01/2016 tarihinde 5.000-TL olan müdür huzur hakkını genel kurulda aldığı objektif iyi niyetli kurallarına aykırı kararla %400 artış ile 20.000-TL 'ye çıkardığını belirterek, davalı şirketin 08/08/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının kar dağıtmama yönünde aldığı karar ile açıkça TTK m. 445'in ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de alınan karar kanundaki şartlara uygun olmasının yanı sıra finansal açıdan da şirketin yararına olduğunu, davacı tarafın ücret ile huzur hakkı arasındaki farkı bilmediğini,müvekkili şirketin 2016 yılı hesap dönemine ilişkin 08/08/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların, kanuna, dürüstlük kuralına ve ana sözleşmeye uygun olup, herhangi bir iptal ya da butlan sebebi içermediğini belirterek,şirketteki her işleme karşı dava açarak şirket yönetimini taciz etme amacına matuf davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu genel kurulun 6 numaralı kararın müdür olmayan ortaklara örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu, bu kararın eşitlik dürüstlük kurallarına da aykırı bulunduğu, ayrıca kâr dağıtılmaması yönünde gündemin 7. nolu kararın kanuna ve iyiniyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 08/08/2017 tarihinde yapılan 2016 olağan genel kurul toplantısında gündemin 6 ve 7 nolu maddeleri ile alınan kararların iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;bilirkişi raporunda son derece hatalı tespitler mevcut olup,itirazlar dikkate alınmadan, ek rapor alınmadan hüküm verildiğini,genel kurulda belirlenen huzur hakkının maaş gibi aylık yapılan ödemelerle kıyaslanarak fahiş kabulünün doğru olmadığını, kârın dağıtılmayıp, şirket yedeklerine aktarılmasına ilişkin kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu,kararın T.T.K'nun m. 608/3 uyarınca hukuka uygun olduğunu,bilirkişi raporunda şirket öz kaynaklarının arttığı tesbit edilse de, şirketin likitidesinin azaldığının gözden kaçırıldığını,bu durumun yatırımlar yanında kâr dağıtmama kararının ne denli doğru olduğunu ortaya koyduğunu bildirerek, genel kurulda alınan 6 ve 7 no’lu kararın iptaline" ilişkin hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 08/08/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Genel kurulda alınan 6. madde ile; Şirket müdürünün 5.000-TL olan huzur hakkı oaylık 20.000-TL aylık ücret belirlenmiştir. TTK 507/1.maddesi uyarınca "Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış dönem kârına payı oranında katılma hakkını haizdir...". Şirket yöneticilerine verilecek yüksek miktarlı huzur hakkı ile yönetici olmayan ortakların payları oranında kâr payı alma haklarının zayıflatıldığı, belli ortaklara örtülü kâr dağıtılması sonucunu doğuracağı bir gerçektir. Davalı şirket müdürünün 01/01/2016 tarihindeki huzur hakkının 5.000-TL olduğu, genel kurulda herhangi bir gerekçe sunulmadan 20.000'ye çıkarıldığı,şirketin mali yapısının güçlendirilmesi gerekçe gösterilerek hiç kâr payı dağıtılmamasına rağmen, şirket müdürünün huzur hakkının 4 kat artırılmış olması ve enflasyon artış oranı dikkate alındığında fahiş olan bu artış için herhangi bir haklı ve somut bir gerekçe sunulmadığı, müdüre verilmesine karar verilen huzur hakkının şirketin geliri, yapılacak işler ve müdürün görevleriyle orantılı olmadığı,kararın yönetici ortağa örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu, eşitlik ve dürüstlük kurallarına da aykırı bulunduğu nazara alındığında anılan kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.7.

maddede ise; şirketin mali durumunun güçlendirilmesi gerekçesiyle kâr dağıtımı yapılmamasına karar verilmiştir. TTK’nun 523 ncü maddesine göre genel kurul; a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir.Yapılan mali inceleme sonucunda "davalı şirketin 2015 yılında net 1.064.896,63-TL, 2016 yılında net 994.955,62-TL kâr elde ettiği ,davalı şirketin brüt çalışma sermayesini oluşturan dönen varlıklar toplamının, kısa vadeli yabancı kaynakları (borçları) karşılama düzeyinin %171 oranında olduğu, davalı şirket faaliyetlerinin sürdürülebilirliği yönünden herhangi bir finansal risk taşımadığı belirlendiğinden şirketin kar dağıtımı yapmasında engel bulunmadığı halde aksi yönde alınan 7.

Nolu kararın kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun tesbitinde ve bu kararın da iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Bu kapsamda; davalı şirketin 08/08/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda gündemin 6 ve 7 nolu maddeleri yönünden iptal koşulları oluştuğu sonucuna varıldığından hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin kısmen kabul kararına hasren istinaf başvurusu yerinde olmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265526 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1066 E. 2022/4721 K. · Onandı

Kâr dağıtılmazken müdüre fahiş huzur hakkı artışı iptal edilir

Gerekçe özeti

Sermaye şirketlerinde yıllık kâr dağıtımı esas olup, her pay sahibi kanun ve esas sözleşmeye göre dağıtılması kararlaştırılan net dönem kârına payı oranında katılma hakkına sahiptir (TTK 507); şirketin mali durumu kâr dağıtımına elverişliyken kârın yedek akçeye ayrılması ve aynı zamanda kâr payı dağıtılmazken şirket müdürünün huzur hakkının haklı ve somut gerekçe olmaksızın fahiş oranda artırılması, eşitlik ve dürüstlük kurallarına aykırı olup iptalini gerektirir.

Emsal değeri

Kâr dağıtılmazken müdüre haklı gerekçe olmaksızın fahiş huzur hakkı artışının ve mali durum elverişliyken kârın yedeğe ayrılmasının iptali yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali huzur hakkı kâr dağıtımı (TTK 507) yedek akçe eşitlik ilkesi dürüstlük kuralı örtülü kâr dağıtımı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/1066 E.  ,  2022/4721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2017/977 E- 2018/589 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.10.2020 tarih ve 2018/1962 E- 2020/1002 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının %40 hisse ile davalı şirketin ortağı olduğunu, 01.01.2016 tarihi itibariyle şirkete alınmadığını ve bütün erişim, inceleme ve bilgi alma hakkının engellendiğini, 08.08.2017 tarihinde yapılan genel kurulda şirketin finansal durumu gerekçe gösterilerek kâr dağıtmama kararı alındığını, bu kararın TTK 445. maddesine açıkça aykırı olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 11. maddesinde ve TTK hükümlerinde kâr dağıtımının nihai amaç olarak öngörüldüğünü, ayrıca 01.01.2016 tarihinde 5.000.- TL olan huzur hakkının % 400 artırılarak 20.000.- TL yapıldığını, kâr dağıtmayan şirketin huzur hakkı ücretini artırmasının çelişkili olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin TTK 437 uyarınca mizanlarını verme yükümlüğünün bulunmadığını, diğer belgeleri ise süresinde davacıya verdiğini, davacının Bursa'da tava üretim tesisi kurduğunu, bu nedenle davacıya yönelik açılan haksız rekabet davasının halen devam ettiğini, ayrıca kâr dağıtmama kararının TTK 608/3. maddesi uyarınca yerinde olduğunu, kârın yedek akçe olarak ayrılabileceğini, müdüre yaptığı iş için ödenen bedelin de yerinde olduğunu, dolayısıyla genel kurulda alınan tüm kararların yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, 08.08.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararda şirket müdürüne 5.000.-TL yerine, 20.000.-TL huzur hakkı verilmesine karar verildiği, yapılan genel kurulda herhangi bir gerekçe sunulmadan bu huzur hakkının % 400 artış ile 20.000,00 TL'ye çıkarıldığı, şirketin mali yapısının güçlendirilmesi gerekçe gösterilerek hiç kâr payı dağıtılmamasına rağmen, şirket müdürünün alacağı huzur hakkının % 400 artırılmış olması ve enflasyon artış oranı dikkate alındığında çok fahiş olduğu ve herhangi bir haklı ve somut bir gerekçe sunulmadığı, eşitlik dürüstlük kurallarına da aykırı bulunduğu, bu nedenle bu kararın iptaline karar vermek gerektiği, aynı genel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararda ise ortaklara kâr dağıtılmamasına karar verildiği, Türk Ticaret Kanunu’nda ise esas itibariyle, sermaye şirketlerinde yıllık kâr dağıtımının bir zorunluluk olarak kabul edildiği, TTK'nın 507'inci maddesine göre her pay sahibinin, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre, pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış "Net Dönem Kârına" payları oranında katılma hakkına sahip olduğu, alınan raporlarda şirketin mali durumunun kâr dağıtmaya mani olmadığının anlaşıldığı, kâr payının yedek akçe olarak ayrılmasının da isabetli olmadığı, kanuna ve iyiniyet kuralına aykırı olan bu maddenin de iptaline karar verilmesinin gerektiği, diğer kararların iptalinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 10.08.2017 tarihinde yapılan 2016 olağan genel kurul toplantısında gündemin 6 ve 7 nolu maddeleri ile alınan kararların iptaline, davacının, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince, mahkemece verilen hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.