Saklama sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan rücuen tazminat davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2503 E. 2020/1278 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir malzemenin taşerona montaj amacıyla teslim edilip depoda saklanmak üzere bırakılması halinde, müteahhit (iş sahibi) ile taşeron arasında bir saklama sözleşmesi kurulmuş olur; taşeron, malzemeyi teslim ettiği andan montajın bitip iş sahibine teslim edilinceye kadar akdi sorumluluk altındadır. Taşeronun malzemeyi güvenli olmayan bir şekilde depolaması ve bu nedenle üçüncü kişilerin fiiliyle malzemenin hasarlanması halinde, taşeron saklama borcunu gereği gibi ifa etmemiş sayılır ve hasarın tazmini ile yükümlü olur; zarara başka bir kişinin fiili de sebep olmuşsa TBK 61 uyarınca müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Sigortacı, sigortalısına ödediği tazminat tutarı için TTK 1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olarak rücu talebinde bulunabilir.
Ele alınan sorunlar
Yetki itirazı → ret
İddia: Davalı, davanın kendi ikametgahının bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesinde açılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 16. madde gereğince dava, zararın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir; huzurdaki dava bu yer mahkemesinde açılmış olduğundan yetkiye ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Derdestlik itirazı → ret
İddia: Davalı, aynı alacak için icra takibi ve itirazın iptali davası bulunduğundan derdestlik itirazında bulunmuştur.
Gerekçe: İtirazla durmuş bir icra takibinden sonra itirazın iptali davası açma zorunluluğu bulunmadığından, derdestliğe ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı def'i → ret
İddia: Davalı, davanın iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, saklama sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan bir tazminat alacağına ilişkin olduğundan, TBK 146'daki on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre dolmadığından zamanaşımı def'i yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının saklama borcunun ihlali ve sorumluluğu → ret
İddia: Davalı, hasarın dava dışı çelik köprü imalatı yapan firma çalışanlarının kaynak çalışmasından kaynaklandığını, kendisine kusur atfedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava dışı sigortalı şirket, fan coilleri inşaatta taşeron olarak görevlendirilen davalı şirkete teslim etmiş, davalı şirket de bunları saklamak üzere depoya koymuştur; bu suretle müteahhit (iş sahibi) ile davalı (taşeron) arasında bir saklama sözleşmesi kurulmuştur. Fan coiller, teslim alan ve montajı yapması gereken davalı şirketin, montaj işlemi bitip inşaat firmasına işleri teslim edinceye kadar akdi sorumluluğu altındadır. Davalı, teslim aldığı fan coilleri üç tarafı kapalı bir tarafı açık mahalde depolamış; inşaatta dava dışı çelik köprü imalatı yapan firmanın elemanlarının kaynak yaptığı sırada çıkan kıvılcımların fan coillerin bulunduğu mekana düşmesi neticesinde 36 adet fan coil kullanılamayacak şekilde hasarlanmıştır. Davalı, teslim edilen fan coilleri güvenli bir yerde saklama borcu altına girmiş ancak gereken özeni göstermeyerek bu borcunu gereği gibi ifa etmemiştir; bu nedenle dava konusu hasarın tazmini ile yükümlüdür. TBK 61 hükmüne göre, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır; bu bağlamda meydana gelen hasarda yangına sebep olan firma da birlikte sorumludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Halefiyet ve tazminat miktarının belirlenmesi → ret
Gerekçe: Davacı, sigortalısı olan dava dışı şirketin uğradığı zararı tazmin etmekle TTK 1472 gereğince dava dışı şirketin haklarına halef olmuştur. Davacının sigortalıya ödediği tutarın kadri maruf bulunduğu, hasar tutarı olan 16.661,40-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşerona montaj amacıyla teslim edilen malzemenin saklanması sırasında oluşan hasardan taşeronun akdi (saklama) sorumluluğu doğduğuna ve üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde TBK 61 uyarınca müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanacağına ilişkin tespitler açısından emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Rücuen tazminat davalarında HMK 16. madde gereğince, dava zararın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.
- Zamanaşımı
- Saklama sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan tazminat alacağı, TBK 146'daki on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
- Dava şartı
- derdestlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi↗ akdi sorumluluk↗ müteselsil sorumluluk↗ halefiyet↗ rücu↗ zamanaşımı def'i↗ derdestlik↗ yetki itirazı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2503
KARAR NO 2020/1278
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/07/2017
NUMARASI 2014/743 Esas - 2017/743 Karar
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/12/2020
Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; müvekkili tarafından Leasing Uzun Süreli Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'nin ilgili bulunduğu fan coiller davalı şirkete montajı yapılmak üzere tam ve sağlam teslim edilmesine rağmen, davalı şirketin gerekli yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu, şantiyedeki çalışma esnasında sıçrayan kıvılcımların makinelerin hasarına sebep olduğunu, işbu hasar nedeniyle davalının üçüncü şahıslara zarar verilmemesi için gerekli önlemlerin alınmaması ve dolayısıyla haksız fiil hükümleri gereğince kusuru bulunduğunu, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olmasından dolayı 6.634-euro 'luk alacak için rücu hakkı doğduğunu belirtmiş olup,fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.634-euro'nun fiili ödeme günündeki karşılığının ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın müvekkili şirketin ikametgah yer mahkemesi olan İst. Anadolu Adliyesinde açılması gerektiğini, davanın iki yıllık zamanaşımına tabii olduğu, 15/06/2012 tarihli tutanağın, davacının sigortalısının yetkilisi şantiye şefi, müvekkili şirketin şantiye şefi ve ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi tarafından tanzim edildiği, bu tutanakta yangına ... firmasının elemanlarının kaynak işi yaparken ortaya çıkan kıvılcımların sebep olduğu tespit edilerek tutanak altına alındığı, sorumluluğun ...'a ait olduğunu, eksperin de, yangının ... çalışanlarının kaynak çalışmasından çıktığını tespit ettiğini,müvekkili şirkete kusur atfı yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporunun teknik kısmındaki tespitlerden, gerekse tanık beyanlarından, davalının saklama borcunu özenli bir şekilde yerine getirmediği borcunu kusurlu olarak ihlal ettiği, davalının dava dışı/... Şirketinin uğradığı maddi zararı tazmin yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.661,40-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili;davanın zaman aşımına uğradığını, ... firması ve müvekkili aleyhine açılan İst. ... İcra Dairesinin ... sayılı takiple davacının alacak için icra dosyası devam etmekte ve birde mahkeme kararı bulunduğundan derdestlik itirazında bulunulmasına rağmen nazara alınmadığını, davacının delillerinde ... firması çalışanlarının yangında sorumlu gösterildiği,müvekkilinin bakım ve gözetim yükümlülüğüne aykırı davranmasından bahisle hasardan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini bildirerek, kararın kaldırılmasına,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacının sigortalıya ödediği tazminatın davalıdan rücuen tazmini istemidir.HMK 16. Maddesi gereğince huzurdaki dava zararın meydana geldiği yer mahkemesinde açılmıştır. İtirazla durmuş takipden sonra itirazın iptali dava açma zorunluluğu olmadığından derdestliğe ve yetkiye ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dava ,saklama sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan bir tazminat alacağına ilişkin olup, TBK. 146 daki 10 yılllık zaman aşımı dolmadığından zamanaşımı defi yerinde değildir. Somut olayda; dava dışı sigortalı ... şirketi, dava konusu fan coilleri, yapılmakta olan inşaatta taşeron olarak görevlendirilen davalı şirkete teslim ettiği, davalı şirket ise bunları saklamak üzere depoya koyduğu,bu surette, müteahhit (iş sahibi) ile davalı (taşeron) arasında saklama sözleşmesi kurulmuş olmakla, fan coiller, teslim alan ve montajı yapması gereken Birleşim Mühendisliğin, montaj işlemi bitip, inşaat firmasına işleri teslim edinceye kadar akdi sorumluluğu altındadır.
Davalının teslim aldığı fan coilleri, üç tarafı kapalı bir tarafı açık mahalde depoladığı, inşaatta dava dışı çelik köprü imalatı yapan ... firmasının elemanlarının kaynak yaptığı sırada çıkan kıvılcımların fan coillerin mevcut olduğu mekana düşmesi neticesinde 36 adet fan coilin kullanılamayacak şekilde hasarlandığı,davalının teslim edilen fan coilleri güvenli bir yerde saklama borcu altına girdiği ancak gereken özeni göstermeyerek,borcunu gereği gibi ifa yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu nedenle, dava konusu hasarın tazmini ile yükümlüdür. TBK. mad. 61 hükmüne göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." Bu bağlamda meydana gelen hasarda yangına sebep olan ...
Ltd. Şti. firması da birlikte sorumludur. Dosya kapsamına göre; Davacı, sigortalısı davadışı/... Şirketi’nin uğradığı zarar tutarını tazmin etmekle, TTK.mad.1472 gereğince davadışı/... Şirketi’nin haklarına halef olmuştur. Davacının sigortalıya ödediği tutarın kadri maruf bulunduğu,hasar tutarı 16.661,40-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davalı vekilinin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.138,14-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 284,53- TL harcın mahsubu ile bakiye 853,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 5,20-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/12/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265077 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi