6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının rücu davasında bağlayıcılığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2026 E. 2020/1404 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı (Milletlerarası Yetki) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Sigortalının halefi sıfatıyla rücuen tazminat davası açan sigortacı, sigortalı ile fiili taşıyan arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoda yer alan yabancı mahkeme yetki şartıyla bağlıdır; TTK 1237(1) uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkide konişmento esas alınır. MÖHUK 47 kapsamında, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyor, Türk mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş ve uyuşmazlık borç ilişkisinden doğuyorsa, konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartı geçerli ve bağlayıcıdır; bu şart davalının Türkiye'de acentesinin bulunması ile ortadan kalkmaz.

Ele alınan sorunlar

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının rücuen tazminat davasında uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili, sigortalı akdi taşıyıcının konişmentonun tarafı olmadığını, konişmentonun 10. maddesindeki yetki klozunun yalnızca konişmento tarafları açısından bağlayıcı olduğunu, taşıyanın acentesinin bile bu şarttan yararlanamayacağını, klozun kanunen yetkili Türk Mahkemesinin yetkisini ortadan kaldıramayacağını ileri sürerek yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Sigortalı ile fiili taşıyan arasındaki taşıma (navlun) sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmento, tarafların hak ve borçlarını gösteren belge olup TTK 1237(1) uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Davacı, akdi taşıyanın halefi sıfatıyla dava açtığından, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki ilişkiyi belirleyen konişmento hükümleriyle bağlıdır. Davalı taşıyıcı yabancı olup Türkiye'de acentesinin bulunması, davalıyı Türkiye'de yerleşik saymayı gerektirmez. MÖHUK 47. madde uyarınca, yetkinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmediği hallerde, taraflar yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapabilir; bu anlaşma sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. Yetki şartının geçerliliği için (i) uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, (ii) Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, (iii) uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Somut olayda uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımakta, münhasır yetkiye ilişkin bir konu bulunmamakta ve uyuşmazlık taşıma akdi ilişkisinden kaynaklanmaktadır; konişmentonun 10. maddesinde uyuşmazlıkların Londra Mahkemelerinde İngiliz hukukuna göre çözüleceği kararlaştırıldığından, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konişmentoya taraf olmayan, ancak sigortalının halefi sıfatıyla dava açan sigortacının, konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartıyla bağlı olacağına ve MÖHUK 47 koşulları (yabancılık unsuru, münhasır yetki bulunmaması, borç ilişkisinden doğma) sağlandığında bu şartın geçerli olduğuna ilişkin değerlendirmesi bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Konişmentoda yabancı mahkemenin (somut olayda Londra Mahkemeleri) yetkili kılındığı ve MÖHUK 47 koşulları (yabancılık unsuru, münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olma, borç ilişkisinden doğma) sağlandığı hallerde, bu yabancı mahkeme yetki şartı geçerli ve bağlayıcıdır; sigortalının halefi sıfatıyla dava açan taraf da bu şartla bağlıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı konişmento yetki şartı (yetki klozu) MÖHUK 47 TTK 1237 TTK 1472 (halefiyet) rücuen tazminat yetkisizlik nedeniyle usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1237(1)TTK 1472 · 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 47

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2026

KARAR NO 2020/1404

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 03/05/2018

NUMARASI 2016/354 Esas 2018/182 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2020

Yetkisizlik nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... Sigorta A.Ş.'ne Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunan satıcı dava dışı ... A.Ş.'ne ait emtianın davalı şirket tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, mal sigortacısı tarafından ekspertiz raporunda tespit olunan hasar miktarı olan 130.287,71-TL'nin 20/11/2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme akabinde ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için sigortalı ... A.Ş. ile bu şirketin ... Sigorta Poliçesi ile sigortacısı bulunan müvekkili şirkete yaptığı başvuru üzerine ... firmasının emtia sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ne %10 ilave bedel ve 2000 USD poliçe gereği muafiyet düşülmekle 02/03/2016 tarihinde 114.238,43-TL sigorta tazminatı ödendiğini,davalıya rücü edilmiş ise de ihtarın sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu yapılan ödeme kapsamında sigortalının haklarına TTK 1472. madde uyarınca halef olduklarını belirterek,haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının sigortalısı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından,davacının aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, esas yönünden de hasarlanan konteyner ile ilgili müvekkil firmaya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını,asli kusurlu taraf konteynerin istiflenmesi ve lashingden (sağlamlaştırmadan) sorumlu olan dava dışı ... A.Ş 'ne davanın ihbarını istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; sigortalı akdi taşıyıcı ... A.Ş., konişmentonun tarafı olmadığından 10. Maddede belirtilen yetki klozunun işbu rücuen tazminat davasında uygulanamayacağını, konşimentodaki yetki şartının yalnızca yalnızca konşimentonun tarafları açısından bağlayıcı olduğunu, taşıyanın acentesinin dahi konşimentodaki yetki şartından yararlanamayacağını, işbu 10. Maddede yer alan hüküm, yetki ve uygulanacak hukuku seçme klozu olup, bu kloz kanunen yetkili Türk Mahkemesinin yetkisini ortadan kaldıramayacağından usul ve yasaya aykırı yetkisizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; "... Sigorta Poliçesi"ne dayalı rücuen tazminat alacağına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Somut olayda, takip dayanağı olarak alacaklı tarafından ... Sigorta A.Ş.'ne Emtia Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunan ... A.Ş.'ne ait emtiaların davacı sigorta şirketine taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.'nin sorumluluğunda İstanbul'dan Danimarka'ya yapılan nakliyesi sırasında oluşan hasar nedeniyle ödenen 114.238,43-TL sigorta tazminatının borçlu fiili taşıyıcıdan rücuen talep edildiği anlaşılmaktadır. Sigortalı ... A.Ş. ile fiili taşıyan ... S.A. arasında bir fiili taşıma sözleşmesi olduğu nazara alındığında taşıma (navlun) sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmento tarafların hak ve borçlarını gösterir bir belgedir ve bu belgede İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmaktadır.

T.T.K. 1237 (1) maddesi uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasında ki hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Davacı davalının da Türkiye de yerleşik bir şirket olduğunu ileri sürmekte ise de davalı taşıyıcı yabancı olup yurt içinde acentesi bulunması nedeniyle davalı yabancı taşıyıcıyı Türkiye 'de yerleşik saymak mümkün bulunmamaktadır. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir.

Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Davacı,akdi taşıyanın halefi sıfatıyla bu davayı açmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır. Somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konşimentonun 10.maddesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların Londra Mahkemelerinde İngiliz hukukuna çözüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 56- TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

29/12/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/264201 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3359 E. 2022/7726 K. · Bozuldu

Acenteye izafeten açılan davada TTK 105/2 münhasır yetkisi ve yabancı mahkeme yetki şartının geçersizliği

Gerekçe özeti

Yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, dava izafeten acenteye karşı açılsa dahi TTK 105/2 gereği Türk mahkemeleri münhasıran yetkilidir; bu münhasır yetkiyi bertaraf eden yabancı mahkeme yetki şartı geçersizdir. Yetkisizlik kararı verilmeden önce davalının asıl taşıyıcının Türkiye acentesi olup olmadığı tespit edilmelidir.

Emsal değeri

TTK 105/2 kapsamında acenteye izafeten açılan davalarda Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ve yabancı mahkeme yetki şartının geçersizliği açısından bağlayıcı emsaldir.

Kavramlar: milletlerarası münhasır yetki acente izafeten dava yabancı mahkeme yetki şartı konişmento

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/3359 E.  ,  2022/7726 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.05.2018 tarih ve 2016/354 E. - 2018/182 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.12.2020 tarih ve 2018/2026 E. - 2020/1404 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Axa Sigorta A.Ş.'ne Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunan satıcı dava dışı Korozo Amb...A.Ş.'ye ait emtianın davalı şirket tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, mal sigortacısı tarafından ekspertiz raporunda tespit olunan hasar miktarı 130.287,71-TL'nin 20/11/2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, Axa Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme akabinde ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için sigortalı Arkas Loj..A.Ş. ile bu şirketin Freight Forwarders Liability Sigorta Poliçesi ile sigortacısı bulunan müvekkili şirkete yaptığı başvuru üzerine Korozo Ambalaj firmasının emtia sigortacısı Axa Sigorta A.Ş.'ye %10 ilave bedel ve 2000 USD poliçe gereği muafiyet düşülmekle 02/03/2016 tarihinde 114.238,43-TL sigorta tazminatı ödendiğini, davalıya rücü edilmiş ise de ihtarın sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 1.

İcra Dairesinin 2016/6780 sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu yapılan ödeme kapsamında sigortalının haklarına TTK 1472. madde uyarınca halef olduklarını belirterek,haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının sigortalısı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından,davacının aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, esas yönünden de hasarlanan konteyner ile ilgili müvekkil firmaya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını,asli kusurlu taraf konteynerin istiflenmesi ve lashingden (sağlamlaştırmadan) sorumlu olan dava dışı Tan-Air Uluslararası A.Ş 'ne davanın ihbarını istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, nakliye sigorta poliçesine dayalı alacağın rücuen tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava konusu takip, asıl taşıyıcı şirkete izafeten acenteye karşı yapılmış ve davada asıl taşıyıcı şirkete izafeten acenteye karşı açılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanunda açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek kanunda yer alan düzenlemelerden, gerekse de kanun gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır.

Asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı arasındaki sözleşmelerde davalı şirketin MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’nin Türkiye acentesi olarak belirlenip belirlenmediğinin öncelikle tespiti ile şayet Türkiye acentesi ise asıl taşıyıcıya izafeten açılan davanın TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca Türkiye’de görüleceği ve uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olacağı anlaşılmakla mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.