6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay devrinin kesin hükümle geçerli sayılması, aktif husumet yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/636 E. 2018/25 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Bir kişinin pay devrinin geçerli olduğu ve devrin yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı mevcutsa, bu kişi artık şirket ortağı sıfatını taşımadığından TTK 446/1-b uyarınca genel kurul kararlarının iptalini isteme konusunda aktif husumet ehliyetine sahip değildir; bu husus davanın esastan reddini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Bekletici mesele yapılan pay devri davasının kesinleşip kesinleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, hisse devrine ilişkin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/549 E, 2015/221 K sayılı dosyasının karar düzeltme aşamasında olduğunu, kararın kesinleşmediğini, bu nedenle mevcut davada bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/549 E, 2015/221 K sayılı ilamı, davacı hisselerinin devrinin geçerli olduğu ve yok hükmünde sayılmasını gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12746 E, 2016/6360 K sayılı ilamı ile onanmış ve karar düzeltme yoluna gidilmediğinden 08.09.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin kararın kesinleşmediği yönündeki iddiası, mahkemece verilen kesinleşme şerhi karşısında yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Pay sahipliğinin sona ermesi ve genel kurul kararı iptal davasında aktif husumet → ret

Gerekçe: Kesinleşen yargı kararı ile davacının hisselerini davalılara devrettiği, devir işleminin yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı ve davacının 2006 yılından sonra yapılan hiçbir genel kurul toplantısına katılmadığı, uzun yıllar pay sahipliğinin ihlal edildiği yönünde bir iddiada bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacının pay sahibi olmadığı kesinleşen yargı kararıyla sabit olduğundan, TTK 446/1-b uyarınca şirket hissedarı olmayan davacının genel kurul kararının iptalini talep etme hakkı (aktif husumet ehliyeti) bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Pay devrinin geçerliliğine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının, sonraki genel kurul iptal davasında davacının aktif husumet ehliyetini ortadan kaldırdığına ve TTK 446/1-b uyarınca davanın reddini gerektirdiğine ilişkin tespiti nedeniyle emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirket ortağı olmayan (pay sahipliği sona eren) kişinin genel kurul kararının iptalini isteyebilmesi için aktif husumet ehliyetine sahip olması gerekir; TTK 446/1-b uyarınca bu ehliyetin bulunmaması davanın reddini gerektirir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti genel kurul kararının iptali pay devri bekletici mesele kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 446-b · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12.CEZA DAİRESİ

DOSYA NO 2017/636

KARAR NO 2018/25

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2016

NUMARASI 2014/1248 Esas 2016/1008 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/01/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin hakim ortaklarının, aynı aile bireyleri olan müvekkili ..., davalı şirketin ortaklarından davalı baba ... ve anne .... olduğunu, 15.08.2013 tarihli genel kurul toplantısında sermaye arttırımı kararı alındığını, sermaye arttırımının esas amacının, müvekkilini zarara uğratmak, onun şirketteki kar ve tasfiye payı ile oy oranını azaltmak olduğunu bu konuda İst.

48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/301 Esas sayılı dosyası ile 15.08.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların hükümsüzlüğünün tespitine ve sermaye artırımına dair alınan kararın iptali talepli dava ikame ettiklerini, İst.

48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/301 Esas sayılı dosyada davalı şirketin, İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi,.. adada mevcut ..ve .. parsellerdeki taşınmazların müvekkiline devrine karşılık olarak müvekkilimin de şirketteki hisselerini babası ...’na devrettiğini savunması nedeniyle müvekkili tarafından hisse devir işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine ve pay devri işleminin iptali talebiyle İst.

44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/54 esas sayılı ile ikame ettiklerini, iş bu dosyanın İst.

48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/301 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, davalı şirketin, bu kez 15.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında başta sermaye artışı olmak üzere yeni kararlar aldığını, davalı şirketin 15.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının tümünün iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nun, davalı şirket ortakları olan ... ile ....'nun oğlu olup, diğer ortaklar ..., .... ve ....'un ağabeyi olduğunu, davacı tarafın, Temmuz 2006 tarihine kadar şirket ortağı iken, 11.07.2006 tarihli şirket Genel Kurul toplantısında bir takım taşınmazların davacıya devrine karar verilerek taşınmazların devrini müteakip davacıda şirketteki hisselerini babası ...'na devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, Temmuz 2006 tarihinden bu yana şirket ortağı olmadığını, davacı ...'nun şirket taşınmazlarını devralıp şirket ortaklığından ayrıldığı yıl ve sonra yapılan Genel Kurullardaki Şirket Ortakları ile bunların şirketteki payları görüldüğünü şirket ortağı olmayan davacının açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılıp sonuçlanan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararı uyarınca davacının hisselerini davalılara devrettiğini, davacının 2006 yılından sonra yapılan hiç bir toplantıya katılmadığını, uzun yıllar pay sahipliğinin ihlal edildiği yönünde bir iddiada bulunmadığını, paylarını devrettiği ve devir işleminin yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum olmadığı davacının pay sahibi olmadığı sonucuna vararak davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/549 E ve 2014/54 K sayılı dosyasında hisse devri ile ilgili dava karar düzeltme aşamasında olduğunu kararın kesinleşmediğini, bu dosyanın mevcut davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılıp bekletici mesele yapılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararı uyarınca davacının hisselerini davalılara devrettiğini, davacının 2006 yılından sonra yapılan hiç bir toplantıya katılmadığını, uzun yıllar pay sahipliğinin ihlal edildiği yönünde bir iddiada bulunmadığını, paylarını devrettiği ve devir işleminin yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum olmadığı davacının pay sahibi olmadığının kesinleşen yargı kararı ile tesbit edildiğinden davanın reddine karar vermiştir.

...4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/549 esas ve 2015/221 karar sayılı ilamı ile davacı tarafından açılan dava neticesinde davacı paylarının devrinin geçersiz olduğunun tespiti ve pay defterinde gerekli düzeltmelerin yapılması için açılan davada mahkemece davacı hisselerinin devrinin geçerli olduğu ,yok hükmünde sayılmasını gerektiren bir durum olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği kararın Yargıtay 11. HD. Nin 2015/12746 E ve 2016/6360 K 9.6.2016 tarihli kararı ile onanarak karar düzeltme yoluna gidilmemesi nedeniyle 08.09.2016 tarihinde kesinleştiğine dair mahkemece kesinleşme şerhi verildiği , her ne kadar davacı vekili kararın kesinleşmediğini ileri sürmekte ise de kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı,davacının şirket hissedarı olmadığından genel kurul karar iptal davası açamayacağı gözetilerek TTK 446-b gereği aktif husumet ehliyeti olmayan davacının davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından karara karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmeyerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262463 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1515 E. 2019/7322 K. · Onandı

Payını devreden kişinin genel kurul iptali davası açamaması

Gerekçe özeti

Paylarını devretmiş ve devrin geçersiz/yok hükmünde olduğu iddiası kesinleşmiş bir hükümle reddedilmiş kişi artık pay sahibi olmadığından, TTK 446-b uyarınca genel kurul kararlarının iptali davasında aktif husumet ehliyeti bulunmaz ve dava bu nedenle reddedilir.

Emsal değeri

Genel kurul kararlarının iptali davasında aktif husumetin pay sahipliğine bağlı olduğu ve pay devrinin geçerliliğine ilişkin kesinleşmiş hükmün bu davada esas alınacağı yönünden bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: genel kurul kararlarının iptali aktif husumet ehliyeti pay devri yokluk kesin hüküm bekletici mesele

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2018/1515 E.  ,  2019/7322 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/12/2016 tarih ve 2014/1248 E- 2016/1008 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 18/01/2018 tarih ve 2017/636 E- 2018/25 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05/11/2019 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 15.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında başta sermaye artışı olmak üzere yeni kararlar aldığını ileri sürerek 15.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının tümünün iptalini talep ve dava etmiş, hisse devrinin iptali istemli açtığı davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı tarafın, Temmuz 2006 tarihine kadar şirket ortağı iken, 11.07.2006 tarihli şirket Genel Kurul toplantısında bir takım taşınmazların devrini müteakip şirketteki hisselerini babası Mehmet Durmuş Ocakçıoğlu'na devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, Temmuz 2006 tarihinden bu yana şirket ortağı olmadığını, ortaklıktan ayrıldığı yıl ve sonrasında yapılan genel kurullarda ve hazirunda adının geçmediğini savunarak davanın reddine istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hisselerini devrettiğini ve 2006 yılından sonra yapılan hiç bir toplantıya katılmadığını, uzun yıllar pay sahipliğinin ihlal edildiği yönünde bir iddiada bulunmadığını, devir işleminin yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/549 esas ve 2015/221 karar sayılı ilamı ile davacı hisselerinin devrinin geçerli olduğu, yok hükmünde sayılmasını gerektiren bir durum olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacının şirket hissedarı olmadığından genel kurul karar iptal davası açamayacağı gözetilerek TTK 446-b gereği aktif husumet ehliyeti olmayan davacının davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.