6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gerekçe-hüküm çatışmasında kesin hüküm tespiti hüküm fıkrasına göre yapılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/298 E. 2019/294 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Önceki bir davada gerekçe kısmında esasa ilişkin değerlendirme yapılmış olsa da hüküm fıkrası açık ve davanın belirli bir usuli nedenle (örneğin erken açılma) reddedildiğini gösteriyorsa, kesin hüküm tespiti bu açık hüküm fıkrasına göre yapılır; gerekçedeki esasa ilişkin değerlendirmelerin kesin hüküm gücü bulunmaz. Ayrıca bir davanın reddi için kesin hüküm dava şartı yokluğu tespit edilmişse, aynı zamanda hukuki yarar yokluğuna da dayanılması, kesin hükmün salt kendisinin ret sebebi oluşturması gerektiğinden isabetsizdir.

Ele alınan sorunlar

Önceki davanın hüküm fıkrası ile gerekçesi arasındaki çelişkide kesin hükmün belirlenmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, önceki davanın erken açılmış olması nedeniyle esasa girilmeden reddedildiğini, ilk derece mahkemesinin bu hususu incelemeden hüküm kurduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak maddi anlamda kesinlik kararın yalnız hüküm fıkrası içindir; hüküm fıkrası hükmün esasıdır ve gerekçenin kural olarak kesin hüküm gücü yoktur. Ancak gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış değildir; hüküm fıkrası açık değilse, davanın usulden reddedilip reddedilmediği hüküm fıkrasından anlaşılamıyorsa ya da hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı bir gerekçe söz konusu ise gerekçenin de maddi anlamda kesin hüküm gücü olduğu kabul edilir. Somut olayda önceki mahkemenin hüküm fıkrası yeterince açık olup, davanın erken açılmış olması nedeniyle usulden reddedildiğinin kabulü gerekir. Gerekçe kısmında davanın esasına da girilmiş olduğu belirtilmişse de açık hüküm fıkrası karşısında bu gerekçenin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Öte yandan sözleşme içeriği ve önceki mahkeme kararı dikkate alındığında eldeki davanın süresinde açıldığı (erken açılmadığı) da sabittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aynı dava şartı için hem kesin hüküm hem hukuki yarar yokluğuna birlikte dayanılmasının isabetsizliği → kabul

Gerekçe: İlk derece mahkemesinin kabulüne göre, kesin hüküm söz konusu olduğunda davanın salt bu dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, hem kesin hüküm bulunduğundan hem de hukuki yarar olmadığından bahisle reddedilmesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Önceki bir davanın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunması halinde kesin hüküm değerlendirmesinin hüküm fıkrasına göre yapılması gerektiğine ilişkin ilkeyi somut olayla açıklaması nedeniyle, gerekçe-hüküm çelişkisi içeren kararların kesin hüküm etkisi bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
kesin hüküm, hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hüküm dava şartı hukuki yarar hüküm fıkrası gerekçenin kesin hüküm gücü erken açılan dava

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-hHMK 114/1-iHMK 115/2HMK 353(1)-a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/298

KARAR NO 2019/294

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/11/2018

NUMARASI 2018/277 E.-2018/744 K.

DAVA

Hisse Devir Sözleşmesinin İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/03/2019

İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 03/09/2016 tarihli Hisse Devri ve Temlikname başlıklı sözleşme uyarınca müvekkilinin dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’ndeki 1900 adet hissesinden 1000 adet hissesini, davalının dava dışı bir firmadan olan alacağının temliki karşılığında devredeceğini, müvekkilinin 03/11/2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hissesini devrettiğini, ancak temlike konu alacağın asılsız çıktığını, temlik borçlusuna ulaşılamadığını, müvekkiline bugüne kadar ödeme yapılmadığını, dolayısıyla davalının edimini yerine getirmediğini, 02/03/2018 tarihli ihtarname ile davalıya sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı ödeme yapmadığı gibi davalının borçları nedeniyle şirketin yönetilemez bir noktaya geldiğini ileri sürerek 03/11/2016 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi kapsamında yapılan hisse devrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, noterde yapılan pay devri sözleşmesinin kanunen geçerli olması için şirket genel kurulunun onayının gerektiğini, oysa genel kurul toplantısına ortak ... vekaleten katıldığını beyan eden ... vekaletnamesinin bulunmadığını, daha sonra ibraz edeceğini beyan ettiğini, genel kurul toplantısının yapıldığını, ... yetkisiz şekilde kararı imzaladığını, ancak daha sonra vekaletnameyi sunmadığını, dolayısıyla genel kurul kararının usulsüz olması nedeniyle müvekkiline pay devrinin gerçekleşmediğini, ayrıca kesin hüküm itirazlarının olduğunu, zira davacının 08/02/2017 tarihinde Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/127 E. sayılı dosyası ile aynı konuda dava açmış olduğunu, ancak davasının reddedildiğini ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, mahkemenin kararının gerekçesinde davacının edimini yerine getirmemesi ve vekaletname bulunmaması nedeniyle pay devrinin her an geçersiz kılınabileceğinin, öncelikle davacının sözleşmedeki edimini yerine getirmesi gerektiğinin, ancak bundan sonra davalının edimini ifa etmesini bekleyebileceğinin belirtildiğini, vekaletname eksikliğinin halen giderilmediğini ve yeni bir genel kurul kararının da alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, kesin hüküm itirazına konu Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/127 Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, taraflarının ve dava konusunun aynı olduğunun, tüm delillerin toplandığının ve esasa ilişkin inceleme yapıldığının anlaşıldığı, kesin hüküm ve hukuki yararın HMK'nun 114/1-i,h bentleri uyarınca dava şartı olduğu, bu nedenle davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/1-h ve i maddeleri delaletiyle HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddedildiğini, esas incelemesine girilmediğini, bunun üzerine vade süresinin dolmasıyla beraber taraflarınca yeniden dava açıldığını, ancak mahkeme bir önceki davanın hangi nedenle karara bağlandığını incelemeden hüküm kurduğunu belirterek hükmün kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/12/2017 tarihli 2017/127 E., 2017/1298 K. sayılı kararı incelendiğinde, davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu, davacının aynı taleple 08/02/2017 tarihinde dava açtığı görülmüştür. Öte yandan mahkemenin kararının gerekçe kısmında, “ sözleşme uyarınca davalının ödeme süresinin dolmamış olması nedeniyle erken açılan davanın söz konusu olduğu, ayrıca esasa ilişkin olarak ise hisse devrinin şirket genel kurulunda onaylanması sırasında bir ortak adına gerekli vekaletnamenin sunulmamış olması nedeniyle genel kurul kararının her zaman iptalinin mümkün olduğu, bu durumda kendi edimini usulüne uygun ifa etmeyen davacının davalıdan edimini ifa etmesini isteyemeyeceği” belirtildiği halde hüküm kısmında “davanın erken açılması nedeniyle usulden reddine” karar verildiği belirtilmiştir.Kural olarak maddi anlamda kesinlik, kararın yalnız hüküm fıkrası içindir.

Zira hüküm fıkrası hükmün esasıdır. Gerekçenin kural olarak kesin hüküm gücü yoktur, ancak maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir. Şöyle ki; eğer hüküm fıkrası açık değilse, bir davanın usulden reddedilip reddedilmediği hüküm fıkrasından anlaşılamıyorsa yahut hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olan bir gerekçe söz konusu ise gerekçenin de maddi anlamda kesin hüküm gücü olduğunun kabulü gerekir (Bkz. Kuru,Baki-Hukuk Muhakemeleri Usulü-Cilt 5-s.5049-5050). Somut olayda,Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/12/2017 tarihli 2017/127 E., 2017/1298 K. sayılı kararında hüküm fıkrası yeterince açık olup, bu durumda davanın erken açılmış olması nedeniyle usulden reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kısmında davanın esasına da girilmiş olduğu belirtilmişse de açık hüküm fıkrası karşısında bu gerekçenin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır.Öte yandan sözleşme içeriği ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/12/2017 tarihli 2017/127 E., 2017/1298 K. sayılı kararı dikkate alındığında iş bu davanın süresinde açıldığı(erken açılmadığı) da sabittir. O halde ilk derece mahkemesince işin esasına girilip tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.İlk derece mahkemesinin kabulüne göre ise, kesin hüküm söz konusu olduğunda davanın salt bu dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, hem kesin hüküm bulunduğundan hem de hukuki yarar olmadığından bahisle reddi de isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)-a-4 maddesi uyarınca dava yeniden görülmek üzere hükmün kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2018 tarihli 2018/277 Esas-2018/744 Karar sayılı kararının, HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 07/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/256374 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.