Vade farkı faturasında imza/kaşe yokluğu ve teamül ispatı olmadan itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/466 E. 2019/505 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalidüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari defter kayıtları usulüne uygun tutulmuş ve karşı taraf defterlerini ibraz etmemişse, irsaliyeli satış faturalarında borçlunun kaşe ve imzasının bulunması alacağın ispatı için yeterli görülür. Ancak vade farkı talebi, ayrıca yazılı bir sözleşmeye veya taraflar arasında yerleşik bir teamüle dayanmıyorsa ve söz konusu fatura karşı tarafa tebliğ edilip teslim alındığı ispatlanmamışsa, TTK 89/2 uyarınca bu kalem alacaktan çıkarılır.
Ele alınan sorunlar
İrsaliyeli satış faturalarına dayalı asıl alacağın ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden bilirkişi tarafından davacının alacaklı olduğuna dair değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, defter kayıtlarının davacı lehine delil vasfında olduğu, düzenlenen irsaliyeli satış faturalarında davalının kaşe ve imzasının bulunduğu, davacının üzerine düşen edimi ifa ettiği, davalının ise ifada bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı taraf 2015 yılına ilişkin ödenmemiş borcu bulunmadığını savunmuşsa da ticari defterlerini ibraz etmediği gibi ödeme belgelerini de sunmamıştır. Bir fatura hariç diğer irsaliyeli satış faturalarında davalının kaşe ve imzasının bulunduğu anlaşıldığından, vade farkı faturası dışındaki borçtan sorumlu olmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vade farkı faturasının tahsil edilebilirliği (TTK 89/2) → kısmi kabul
İddia: Davalı vekili, TTK 89/2 maddesi uyarınca yazılı sözleşme bulunmadıkça vade farkı talep edilemeyeceğini, dayanılan vade farkı faturasının kendi kaşe ve imzasını içermediğini belirterek bu kalemin alacaktan çıkarılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 89/2 maddesi gereği taraflarca yazılı bir sözleşme sunulmamış, vade farkı faturası davalıya tebliğ edilmemiş, üzerinde teslim alındığına dair bir kayıt bulunmamış ve daha önce vade farkı ödenmesinin taraflar arasında yerleşik bir uygulama haline geldiğine dair bir tespit de yapılamamıştır. Bu nedenle davalının vade farkı faturası bakımından istinaf nedeni yerinde görülmüş, davalıdan vade farkı istenemeyeceğinden bu kısım yönünden ilk derece hükmü kaldırılarak, 2.335-TL vade farkı tutarı asıl alacaktan (9.919,12-TL) düşülmüş ve kalan 7.584-TL bakiye üzerinden yeniden hüküm kurularak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Vade farkı talebinin, taraflar arasında yazılı sözleşme ya da yerleşik teamül ispatlanmadan ve ilgili faturanın tebliğ/teslim edildiği kanıtlanmadan kabul edilemeyeceği yönündeki değerlendirme, TTK 89/2 uygulamasına ilişkin olarak bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter↗ irsaliyeli satış faturası↗ vade farkı↗ TTK 89/2↗ icra inkar tazminatı↗ cari hesap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/466
KARAR NO 2019/505
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2018
NUMARASI 2017/58 Esas 2018/891 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/04/2019
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya sattığı ürünlerden ötürü 9.919-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, takip hazırlanırken alacak miktarı yerine sehven bir önceki sayfadaki tutar olan 16.147,53-TL yazıldığını ancak daha sonra fazla tutar yönünden feragat edildiğini bu nedenlerle 9.919-TL borca davalının itirazının iptalini, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı vekilinin beyan dilekçesi ile davacı tarafa 2015 yılında ödenmemiş borcu bulunmadığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafın ibraz edilen defterlerinin TTKnun64.md/3f kapsamında usulüne uygun tutulduğu,HMK.nun 222.md uyarınca davacı lehine delil niteliği bulunduğu,davacının davalıdan 9.919,12-TL. alacaklı olduğu, irsaliyeli satış faturaları olduğu, faturalarda davalının kaşe ve imzasının bulunduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gibi, ödeme belgelerini de sunmadığı, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 9.919-TL.asıl alacak ve takip tarihinden sonra asıl alacağa değişen oranlarda faiz yürütülmesine yönelik itirazının iptaline, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile (9.919.TL) nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;bilirkişinin TTK 89 madde vd hükmüne uygun rapor hazırlamadığını, TTK 89/2 maddesinde sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının düzenlendiğini, davacının, cari hesaptan kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı değerlendirme konusu yapılmadan davacının alacaklı olduğuna dair bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, mahkeme tarafından davalının imza ve kaşesini dahi içermeyen 27/01/2015 fatura tarihli ve toplam 2.335,-TL meblağlı içeriğinde "vade farkı" yazılı faturanın, davacının alacağına dahil edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, vade farkı talep edilebilmesi için sözleşme bulunması veya oluşmuş teamülün bulunması gerektiğini belirterek hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış,bilirkişi raporunda davacının defter kayıtlarına göre; lehine delil vasfında olduğunu, davacının düzenlediği irsaliyeli satış faturalarında davalının kaşe ve imzasının yer aldığı, davacı tarafından üzerine düşen edimin yerine getirdiği, davalının ise üzerine düşen yükümlülüğünü ifa etmediğinin anlaşıldığını, ... nolu vade farkı açıklamalı satış faturasında kaşe ve imzanın yer almadığının görüldüğü, 2015 yılı cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan 9.919,12 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ve kayıtlarını ibraz etmediğine dair rapor ibraz edilmiştir.Davalı taraf 2015 yılına ilişkin ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuşsa da;
ticari defterlerini ibraz etmediği gibi ödeme belgelerini de sunmadığı, 344129 nolu fatura dışındaki irsaliyeli satış faturalarında kaşe ve imzasının yer aldığı anlaşıldığından vade farkı faturası dışında ki borçtan sorumlu olmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.TTK 89/2 maddesi gereği taraflarca yazılı bir sözleşmenin sunulmadığı, 27.1.2015 tarihli vade farkı faturasının tebliğ edilmediği üzerinde teslim alındığına dair kayıt bulunmadığı , daha evvel vade farkı ödenmesinin yerleşik uygulama haline geldiğine dair bir tesbit bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı vekilinin vade farkı faturası bakımından istinaf nedeni yerinde olduğu,davalıdan vade farkı istenemeyeceğinden bu kısım bakımından hükmün kaldırılmasına :2.335-TL vade farkı borçtan düşülerek (9.919,12- 2.335=7.584-TL) kalan alacak bakiyesi üzerinden yeniden hüküm verilerek itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2018 Tarih 2017/58 Esas 2018/891 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; İtirazın KISMEN İPTALİNE, 7.584-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesaplanan (1.516,80-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 518,06-TL harçtan peşin yatan 169,40- TLnin mahsubu ile bakiye kalan 348,66- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 200,80- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 600- TL bilirkişi ücreti ile 75- TL teb.posta gideri olmak üzere toplam 675-TL yargı giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 515- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için takdir olunan 2.725- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için AAÜT 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 2.335,- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 205,29- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalının 24-TL istinaf yargı giderinden davanın reddi oranında hesaplanan 6- TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
09/04/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255097 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi