Seçimlik yetkide alacaklının seçim hakkını kullanması sonrası itiraz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/658 E. 2019/509 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, seçimlik yetki kuralları (alacaklının yerleşim yeri, borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri) çerçevesinde birden fazla mahkeme yetkili olduğunda seçim hakkı önce davacı alacaklıya aittir; alacaklı bu hakkını yetkisiz bir yer için kullanırsa (örn. icra takibini yetkisiz icra dairesinde başlatırsa) seçim hakkı davalı borçluya geçer ve borçlu da genel yetkili mahkeyi (kendi yerleşim yerini) seçtiğinde, dava başlangıçta açılan yetkisiz mahkemede görülemez; davacının bu durumda kendi yerleşim yeri mahkemesine gönderme talebi de hukuka uygun değildir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasında yetkili mahkemenin belirlenmesi → ret
İddia: Davacı vekili, İİK 50/1 gereği HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağını, HMK 10 gereği sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu, TBK 89/1 uyarınca para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olan Bağcılar'da (Bakırköy) ödenmesi gerektiğini, davalının yetki itirazında yanlış yer gösterdiğinden HMK 19/4 gereği yetki itirazının usulüne uygun olmadığını ve davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davalarına ilişkin İİK 67. maddede takibin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılan bir düzenleme bulunmamaktadır. HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10. madde gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK 89/1 uyarınca aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre davacı alacaklı, kendi yerleşim yeri olan Bakırköy mahkemelerinde veya borçlunun yerleşim yeri olan Samsun mahkemelerinde dava açabilecek durumdaydı. Dava açarken ve icra takibi başlatılırken birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olduğu seçimlik yetki hallerinde seçim hakkı davacı alacaklıya aittir; ancak davacı alacaklı seçim hakkını yetkisiz icra dairesi olan İstanbul (Çağlayan) yönünde kullandığından seçim hakkı davalı borçluya geçmiş, davalı borçlu da genel yetkili mahkeme olan Samsun mahkemeleri yönünde seçim hakkını kullanmıştır. Bu durumda davanın açıldığı İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin genel veya özel yetki kurallarına göre yetkili olmadığı, seçim hakkının davalıya geçmiş olması nedeniyle davacı vekilinin dosyanın müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesine gönderilmesi isteminin de yasal olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Seçimlik yetki hallerinde seçim hakkının alacaklı tarafından yetkisiz bir yer için kullanılması durumunda bu hakkın borçluya geçeceğine ilişkin tespit, benzer itirazın iptali/yetki uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- İtirazın iptali davalarında (İİK 67'de özel bir yetki hükmü bulunmadığından) HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda HMK 10 gereği ayrıca ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. Seçimlik yetki hallerinde seçim hakkı önce davacı alacaklıya aittir; alacaklı bu hakkını yetkisiz bir yer için kullanırsa seçim hakkı davalı borçluya geçer.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ yetki itirazı↗ genel yetkili mahkeme↗ seçimlik yetki↗ ifa yeri↗ para borcunun ifa yeri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/658
KARAR NO 2019/509
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2018
NUMARASI 2018/195 Esas- 2018/1216 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/04/2019
Yetki itirazının kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 2017 yılı itibari ile 48.405,40-TL bedelli mal sattığını, bunun karşılığında ise 31.824,52-TL ödeme aldığını, bakiye 16.580,88-TL ise ödenmediğinden davalı firma hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlattığını ve süresinde davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulduğunu, davalıdan 16.580,88-TL alacaklı olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, likid alacak karşısında haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %40 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının İstanbul .... İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyası ile icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığını, davanın da aynı şekilde yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra dairesi ve yetkili mahkemenin Samsun mahkemeleri olduğunu, Davacının 2017 yılı itibari ile 48.405,40-TL bedelli mal sattığını, bunun karşılığında ise 31.824,52-TL ödeme aldığını, bakiye 16.580,88-TL'nin ödenmediğini, bu miktar için alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı yandan satış sözleşmesi karşılığında satın aldığı kitapların büyük bir kısmının soru bankası ve ders kitaplarından oluştuğunu, bu kitapların satın alındığı dönem için geçerli olan sınav sistemleri dikkate alınarak hazırlanmış kitaplar olduğunu, ancak kitapların satın alındıktan kısa bir süre sonra, lise ve üniversitelere geçiş sisteminin değiştirildiğini, bu durumun öngörülemez ve olağanüstü bir durum olduğunu, başlatılan haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, yapılan takibin cari hesap alacağının tahsiline ilişkin olduğu ve davalı şirketin adresinin "... Mah. ... Cad. No:... .../SAMSUN" olduğu gerekçesiyle, HMK.'nın 6 mad. gereğince davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine,dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İİK.'nın 50 maddesinin 1. fıkrasına göre HMK.'da yetkiye ilişkin hükümlerin para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanacağını, aynı fıkranın ikinci cümlesinde takibe konu akdin yapıldığı icra dairesinin de yetkili olduğunun öngörüldüğünü, İİK'nın 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK.'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, sözleşmenin ifa yerinin BK.73. maddesinde düzenlendiğini, buna göre öncelikle borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceğini, aksine bir antlaşma yoksa para borçlarına borç alacaklısının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceğini, aranacak ya da aldırılacak borçlarda bu maddenin uygulanmayacağını, davalının TBK 89/1 maddesi gereği borcunu alacaklının ödeme tarihindeki yerleşim yeri olan Bağcılar'da ödemek zorunda olup bu hali ile yetkili yerin Bakırköy olabilecekken itiraz dilekçesi ve davaya cevabında yetkili yeri yanlış göstermiş olup HMK'nın 19/4 maddesi gereği davalının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmadığından davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiğini belirterek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Somut olayda dava,satış sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece HMK 6(1) gereği davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmiştir.Davacı alacaklı , takip talebi ekinde bulunan cari hesap ekstresi ve satış nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Davalı borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiştir.Ancak itirazın iptali davalarına ilişkin İİK 67 .madde de takibin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılan bir düzenleme yapılmamıştır. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir.
Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK’unun 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK ‘unun 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre davacı alacaklı yerleşim yeri olan Bakırköy mahkemelerinde veya borçlunun yerleşim yeri olan Samsun Mahkemelerinde dava açabilecektir.Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklı da olup davacı alacaklı seçim hakkını yetkisiz icra dairesi olan İstanbul(Çağlayan) Mahkemesi yönünde kullandığından, seçim hakkı davalı borçluya geçmiş, davalı borçluda genel yetkili mahkeme olan Samsun mahkemeleri yönünde seçim hakkını kullanmıştır.Yazılanlara göre davanın açıldığı İstanbul (Çağlayan)Mahkemelerinin genel veya özel yetki kurallarına göre yetkili olmadığı ,seçim hakkı davalıya geçtiğinden davacı vekilinin dosyanın müvekkili davacının yerleşim yeri mahkemesine gönderilmesi isteminin yasal olmadığı,davacı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.
Hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile HMK.'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 09/04/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255096 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi