6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati hacizde İİK 264 sürelerine uyulsa da itirazın iptali davası reddedilirse haciz hükümsüz kalır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/590 E. 2019/484 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkonusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığınaKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali

Gerekçe özeti

İİK 264 uyarınca ihtiyati haciz yaptıran alacaklının, kararı takip eden süreçte açtığı itirazın iptali davasında haksız çıkması (davanın usulden reddedilmesi de dahil olmak üzere), söz konusu ihtiyati haciz kararının hükümsüz kalması sonucunu doğurur; bu durumda ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusu konusuz kalır ve bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz kararının İİK 264 uyarınca hükümsüz kalıp kalmadığı → tartışılmadı

İddia: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, karşı tarafın itirazının kötüniyetli olduğunu, alacağın muaccel olduğunu ve İİK 257/2 şartlarının da mevcut olduğunu belirterek ek kararın kaldırılmasını istemiştir. Karşı taraf vekili ise, ikinci icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasının, geçerli bir icra takibi olmaması (mükerrerlik) nedeniyle usulden reddedildiğini, bu nedenle ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kaldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 264 uyarınca ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmakla, itiraz halinde ise itirazın kaldırılmasını istemek veya dava açmakla, itirazın kaldırılması talebinin reddi halinde de yedi gün içinde dava açmakla yükümlüdür; alacaklı davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Somut olayda alacaklı, ihtiyati haciz kararı üzerine ayrı bir icra takibi başlatmış, bu takibe borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır; ancak bu dava, takibe konu icra dosyasının mükerrer olması ve geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle usulden reddedilmiştir. İİK 264 hükmü gereği, süreler ve dava açma yükümlülükleri yerine getirilmiş kabul edilse dahi, alacaklının açtığı davada haksız çıkması (usulden reddedilmesi) sonucu, 03.08.2018 tarihli ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusu konusuz kalmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İİK 264'teki sürelere uyulmuş olsa dahi, alacaklının açtığı itirazın iptali davasının (mükerrer takip nedeniyle usulden ret gibi sebeplerle) haksız çıkmayla sonuçlanmasının, ihtiyati haciz kararını kendiliğinden hükümsüz kılacağı ve bu durumun istinaf başvurusunu konusuz bırakacağı yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 264 uyarınca ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden (veya haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının tebliğinden) itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır; icra takibinde borçlunun itirazı halinde alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemeye veya dava açmaya, itirazın kaldırılması talebi reddedilirse kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmaya mecburdur; bu süreler geçirilir veya davada haksız çıkılırsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz İİK 264 itirazın iptali davası hükümsüzlük mükerrer icra takibi konusuz kalma

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 264İİK 257/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/590

KARAR NO 2019/484

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/11/2018 (Ek Karar)

NUMARASI 2018/5485 D. İş-2018/5495 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/04/2019

İlk derece mahkemesince itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik olarak verilen ek kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın müvekkiline fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 135.110,40-USD borcu olduğunu, borcun ödenmesi talebiyle gönderilen 02.05.2018 tarihli ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, 04.06.2018 tarihinde ise taraflar arasında müvekkilinin alacağına ilişkin mutabakat yapıldığını ileri sürerek muaccel hale gelmiş alacağı yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince talep uygun görülerek 03.08.2018 tarihli kararla ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklının talep konusu alacağı için müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı ile takibin durduğunu, ancak alacaklının itirazın iptali davası açmak yerine iş bu dosya üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi üzerine ise yeni bir icra takibi başlatmayı seçtiğini, faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, bir muhasebe işlemi olan BS mutabakatının da borç ikrarı içeren bir belge olmadığını, takdir edilen teminatın düşük olduğunu, müvekkili ikametgahının Ankara olması nedeniyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemenin 07.11.2018 tarihli ek kararı ile, ihtiyati haciz talep eden tarafın daha önce farklı mahkemelerden yapmış olduğu ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesine ve değişen durum söz konusu olmamasına rağmen kanun yoluna başvurmayarak yeniden talepte bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ayrıca önceki talepleri derdest iken yeni bir ihtiyati haciz talebinde bulunulmayacağı, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve muaccel olmadığı, ihtiyati hacze ilişkin yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili;

1- Karşı tarafın ihtiyati hacze itirazında kötüniyetli olduğunu, zira ilk icra takibinden sonra müvekkili ile görüşmesine ve taraflar arasında mutabakat imzalanmasına rağmen borcunu ödemediğini ve borcu olmadığını belirterek itiraz ettiğini, amacının zaman kazanmak ve mal kaçırmak olduğunu,alacağın muaccel olduğunun çok açık olduğunu, kaldı ki İİK 257/2 şartlarının dahi mevcut olduğunu belirterek ek kararın kaldırılmasını istemiştir.Karşı taraf vekili; İkinci icra takibine itiraz üzerine İstanbul Anadolu 4.ATM’nin 2018/1130 E. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin 01.02.2019 tarihli kararı ile davanın geçerli bir icra takibi olmaması nedeniyle usulden reddine karar verildiğini,geçerli bir takip olmadığından ihtiyati haciz kararının kendiliğinden hükümsüz kaldığını belirtmiştir.

GEREKÇE

İİK nun 264.maddesi “Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi , itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir...” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden taraf alacağının tahsili amacıyla önce İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, bu takip borçlunun itirazı üzerine durmuştur.Mahkemece verilen 03.08.2018 tarihli ihtiyati haciz kararı, daha önce başlatılan icra takip dosyası üzerinden işleme konulmak yerine İstanbul Anadolu ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden işleme konulmuş ve bu şekilde yeni bir icra takibi başlatılmıştır.Bu arada borçlu tarafından İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı icra takibine de itiraz edilmesi üzerine takip durmuş, bu kez alacaklı tarafça itirazın iptali talebiyle 24.09.2018 tarihinde İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1130 esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, ancak mahkemenin 01.02.2019 tarihli 2018/1130 E., 2019/11 K.

sayılı kararıyla davaya konu icra takibinin mükerrer olması nedeniyle geçerli bir icra takibi olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu durumda 03.08.2018 tarihli ihtiyati haciz kararı üzerine İİK 264. maddesi uyarınca yasal sürede icra takibi başlatıldığı ve takibe itiraz üzerine yasal sürede itirazın iptali davası açıldığı kabul edilse dahi, yine aynı yasa hükmü uyarınca itirazın iptali davasının reddine ilişkin kararı üzerine 03.08.2018 tarihli ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığının kabulü gerekmektedir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin konusu kalmayan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Y ukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından alacaklı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın alacaklıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

04. 04.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254994 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.