6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/461 E. 2013/1489 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eda davası maktu vekalet ücreti tespit davası tenfiz vekalet ücreti ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O 124/06 sayılı kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Somut olayda, tenfizi istenen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 21.02.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 30.07.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.

Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3722 E. 2012/8310 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19006 E. 2013/1488 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3717 E. 2012/8308 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3727 E. 2012/8312 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3724 E. 2012/8311 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3720 E. 2012/8309 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3705 E. 2012/8304 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3715 E. 2012/8307 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/461 E.  ,  2013/1489 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 tarih ve 2008/814-2008/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil edip geri ödemediğini, bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde alacak davası açıldığını, açılan bu davada müvekkilinin lehine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen hükmün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tenfizi istenen ilamın, Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisi dahilinde olan bir konuya matuf bulunduğunu, HUMK'nun 17. maddesi dikkate alındığında yetkisiz yabancı mahkemede verilen ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu, uyuşmazlığın taraflarının Türk vatandaşı olması nedeniyle uyuşmazlığa Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, ortak olduğu düşünülse dahi davacının TTK'nın 405. maddesi gereğince müvekkili şirkete verdiğini geri isteme hakkının bulunmadığını, bu yönde verilen bir hükmün tenfizine karar verilemeyeceğini, tenfize karar verilmesi halinde Türkiye'de dava açan ortaklar ile yurt dışında dava açan ortaklar yönünden farklı kararlar çıkacağını ve bunun da anayasada belirlenen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O 124/06 sayılı kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Somut olayda, tenfizi istenen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 21.02.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 30.07.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.

Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254884200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.