Dava konusu malın 3. kişiye satılması halinde ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/363 E. 2019/444 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebine konu malın yargılama sırasında dava dışı bir üçüncü kişiye devredilmiş (örneğin cebri icra yoluyla ihale edilmiş) olması halinde, davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir; bu durumda tedbir talebinin reddi yönündeki karar sonucu itibariyle doğru kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Devir işleminin iptaline konu malın yargılama sırasında 3. kişiye satılması halinde ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi → ret
İddia: İhtiyati tedbir isteyen/davacılar vekili, ortada bir tapu iptali davası olmadığını, davalı yönetim kurulu başkanının muvazaalı eylemleri nedeniyle şirkete verdiği zararların tazmini veya hukuk dışı yapılan sera işletmesinin devir işlemlerinin iptali şeklinde terditli talepte bulunduklarını, davalı şirket ortağı tarafından dava konusu seranın 3.000.000-TL değerle satışa çıkarıldığını, bilirkişi raporuyla malın değerinin çok altında bir bedelle satıldığının belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunan hallerde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK'nın 390/3. maddesi gereğince tedbir isteyen, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde ihtiyati tedbire konu sera işletmesinin cebri icra yoluyla satışa çıkarıldığını ve dava dışı bir şirkete satıldığını ileri sürmesi üzerine ilgili icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, satışa konu sera ve teçhizatının 14.11.2018 tarihinde yapılan ihale sonucunda alacağa mahsuben alacaklı vekiline ihale edildiği anlaşılmıştır. Devir işleminin iptaline konu sera işletmesinin yargılama sırasında dava dışı bir şirkete satılmış olması ve davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararı sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İhtiyati tedbire konu malın yargılama sırasında üçüncü kişiye (cebri icra yoluyla) devredilmesi halinde, tedbir kararının üçüncü kişileri etkileyecek şekilde verilemeyeceği ilkesi bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ devir işleminin iptali↗ üçüncü kişi↗ cebri icra↗ alacağa mahsuben ihale↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/363
KARAR NO 2019/444
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/12/2018 (Ara Karar)
NUMARASI 2014/1572 Esas
DAVA
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat-İşletme Devir İşleminin İptali
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2019
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara kararın ihtiyati tedbir isteyen/davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
İhtiyati tedbir isteyen/davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı ... A.Ş.’nin ortakları olduklarını, şirketin 2008 yılından 2013 yılına kadar genel kurul toplantısı yapmadığını ve yönetim kurulu başkanı olan ...’ın kendi şahsi idaresi ve tasarrufu altında yönetildiğini, müvekkili ...’in şirketin feshi talebiyle ayrı bir dava açmış olduğunu, söz konusu dava sırasında 2013 yılında genel kurul toplantısı yapıldığını öğrendiklerini, ancak müvekkillerinin bu toplantının yapılacağı hususunda bilgilendirilmediklerini, yine o dava sırasında şirketin tek ve en önemli malvarlığı olan Köyceğiz’de bulunan sera tesis işletmesinin ve tarım aletlerinin davalı ... ve oğullarının ortağı olduğu davalı ...
Ltd. Şti.’ne 2009 yılında muvazaalı bir şekilde satıldığını öğrendiklerini, ... Ltd. Şti.’nin ise 2013 yılında sera ve teçhizatı bu kez davalı ... Ltd. Şti.’ne gerçek bedelinin çok altında bir bedel üzerinden fatura düzenleyerek sattığını, ayrıca ... markasının ... Ltd. Şti. üzerine tescilli olduğunun öğrenildiğini, davalı yönetim kurulu başkanının görevini kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığını, davalıların eylem birliği içinde olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile .... A.Ş.’ne ödenmesine veya muvazalı ve hukuk dışı şekilde yapılan tüm satış işlemlerinin iptali ile seranın mülkiyetinin dava dışı ...
A.Ş.’ne devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 28/11/2018 tarihli dilekçesi ile, dava konusu seranın davalı ... Ltd. Şti.‘nin ortağı tarafından 2018 Eylül ayı sonunda satışa çıkarıldığının ve satış ilanlarında satış değerinin 3.000.000-TL olarak belirtildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek davalılar ve /veya 3.kişi şirketlerin sera tesisinin devrini dava sonuna kadar başkaca kişi/tüzel kişilere yapmalarının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekilleri, iddia ve taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ara kararı ile, davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebi yönünden harcın karşılanması için verilen kesin süre içinde harcın karşılanmadığı, bu nedenle davaya TTK'nun 555. maddedeki düzenleme çerçevesinde devam edilmekte olduğu, HMK'nun 389.maddesi gereğince ancak dava konusu şeyler üzerine ihtiyati tedbir konabileceği, kaldı ki şu aşamada HMK'nun 390/3 maddesi gereğince yaklaşık haklılığın da ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen/davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;
1- Ortada bir tapu iptali davası olmadığını, davalı YK Başkanının muvazaalı eylemleri nedeniyle şirkete verdiği zararların tazmini veya hukuk dışı yapılan sera (menkul ) işletmesinin devir işlemlerinin iptali şeklinde terditli olarak taleplerini sunduklarını, 2-Davalı ...Ltd. Şti.‘nin ortaklarından ... tarafından dava konusu seranın satışa çıkarıldığını ve satış değerinin 3.000.000-TL olarak talep edildiğini,3-Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile eylem birlikteliği içindeki davalılarca değerinin çok altında bir bedelle ...AŞ. ‘nin en önemli malvarlığının yok pahasına satıldığının açık ve net şekilde belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.Davalı ...
Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ....Ltd Şti’nin ... Ltd Şti’ne karşı takip başlattığını, ayrıca müvekkili aleyhine tasarrufun iptali davası açtığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, tazminat davasına konu seranın icra marifetiyle satışa çıkartıldığını ve 14.11.2018 tarihinde yapılan 2. ihalede alacağa mahsuben alacaklı temlik alacaklısı ... Ltd Şti tarafından 216.000-TL’ya alındığını, yani ortada artık tazminat konusu bir sera kalmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat veya anonim şirkete ait sera işletmesinin muvazaalı devir işleminin iptali ile şirket adına tescili istemiyle açılan davada, sera işletmesinin davalılar ve/veya 3.kişilerce devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.HMK'nın 389. Maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davalı ...
Ltd. Şti. vekilinin istinafa cevap dilekçesinde ihtiyati tedbire konu sera işletmesinin cebri icra yoluyla satışa çıkarıldığını ve 14.11.2018 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti.’ne satıldığını ileri sürmesi üzerine Dairemizce Köyceğiz İcra Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak bu hususta bilgi talep edilmiş, Köyceğiz İcra Müdürlüğü’nün 26.03.2019 tarihli cevabi yazısında söz konusu icra dosyasında satışa konu 4 adet cam sera, 1 adet sulama gübreleme sistemi, 5 adet ısıtma kazanı ve taşınır mallarının 14.11.2018 tarihinde saat 11:00 'da yapılan ihale sonucunda alacağa mahsuben alacaklı adına vekili Av. ... ihale edildiği belirtilmiştir.O halde, devir işleminin iptaline konu sera işletmesinin yargılama sırasında dava dışı bir şirkete satılmış olması ve davanın tarafı olmayan 3.kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir karar verilmesinin mümkün de olmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararının sonucu itibariyle doğru olduğu kanaatine varılmış olup, açıklanan bu gerekçelerle ihtiyati tedbir isteyen/davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen/davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.
28. 03.2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254695 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi