6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi tahsis komisyonunun iadesi talebinde genel işlem koşulu denetimi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/557 E. 2021/727 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

TBK'nın yürürlük tarihinden önce imzalanan sözleşmeler, 818 sayılı BK döneminde bu denetimin mevzuatta bulunmaması nedeniyle TBK'nın genel işlem koşulları denetimine tabi tutulamaz. Bankalarca kredi kullandırımı sırasında tahsil edilen komisyon ve masrafların hukuka uygunluğu ise, sözleşmede açık tutar/oran yoksa öncelikle Merkez Bankasına bildirim yapılıp yapılmadığı, bildirim yoksa emsal banka uygulamalarına göre tahsil edilen tutarın orantılı olup olmadığı esas alınarak denetlenir; tacir olan tarafların basiretli davranma yükümlülüğü de bu değerlendirmede gözetilir.

Ele alınan sorunlar

TBK'nın yürürlük tarihinden önce imzalanan kredi sözleşmesine genel işlem koşulları denetiminin uygulanıp uygulanamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesi ve eklerinin müzakere edilmeden hazırlandığını, bu nedenle TBK'nın 20. maddesi kapsamında genel işlem koşulu ve haksız şart niteliğinde olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, sözleşme TBK öncesinde imzalanmış olsa da hükümlerin kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olduğundan genel işlem koşulu sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davaya dayanak sözleşme 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce imzalanmış olup, 818 sayılı BK'da bulunmayan ve sonradan yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'da düzenlenen genel işlem koşulları denetimine, bu sözleşmenin tabi tutulması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kredi tahsis komisyonu ve masraf tutarının hukuka uygunluğunun denetim ölçütü → ret

İddia: Davacı vekili, davalı tarafından uygulanan komisyon oranının yüksek olduğunu, komisyonun neye göre belirlendiğinin ve tahsil edilen masrafın zorunlu masraflardan olup olmadığının belli olmadığını ileri sürerek tahsil edilen bedellerin iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli RG'de yayımlanan Merkez Bankası 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. Tebliğin 4. maddesi uyarınca bankalarca üye işyeri komisyonu hariç, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan müşteriden kredi tahsis ücreti adı altında ücret talep edilebilir. Sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan komisyon bedelinin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Dayanak sözleşmenin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre tarafların basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu bulunmaktadır. Kullandırılan 350.000-TL kredi için tahsil edilen kredi proje komisyonu %1,5 oranına, masrafın ise %0,16 oranına tekabül etmekte olup, bu tutarın mahkemece getirtilen emsal banka uygulamalarına (%1, %0,005, %2, %2, %2 oranları) göre makul bir oranda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, TBK öncesi imzalanan kredi sözleşmelerine genel işlem koşulları denetiminin uygulanamayacağı ve bankaca tahsil edilen komisyon/masrafın hukuka uygunluğunun Merkez Bankası bildirimi ve emsal banka uygulamaları esas alınarak denetlenmesi gerektiği yönünde genel bir ölçüt konulmuştur; bu ölçütler benzer bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davalarında emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu kredi tahsis komisyonu basiretli tacir emsal banka uygulaması Merkez Bankası tebliği

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 18

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/557

KARAR NO 2021/727

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/05/2018

NUMARASI 2016/610 Esas 2018/482 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/05/2021

Davanın reddine ilişin kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında 30/06/2010 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkiline kullandırılan 350.000,00-TL'lik kredi için 5.250,00-TL proje komisyonu ve 800,00-TL diğer masraflar olmak üzere toplamda 6.050,00-TL tahsilat yapıldığını, müvekkilinden alınan masrafların hukuka aykırı ve haksız olduğunu, bu hususta müvekkili ile davalı banka arasında bir anlaşma olmadığı gibi, şartların 6098 sayılı TBK'nın 20. maddesinde belirtilen genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayılması gerektiğini, davalı bankaca kanunun emredici hükmünün uygulanmadığını, müvekkilinden tahsil edilen proje komisyonu ve diğer masraflar ile ilgili müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini belirterek, davalı bankaca haksız ve hukuka aykırı olarak alınan tutarın bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek tutar üzerinden kredi kullandırım tarihi olan 30.06.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira ödeme planında davacıdan ne kadar ücret alınacağının açıkça belirtildiğini, davacı ile sözleşme öncesi sözleşme hükümleri müzakere edilerek hangi isim altında ne kadar ücret alınacağının bildirildiğini, yapılan bu bildirim ve izaha ilişkin olarak sözleşme haricinde davacı şirketten talep formu alındığını, söz konusu talep formunda kredi kullandırım şartlarının açıkca belirtildiğini, davacının tacir olarak gerçekleştirdiği her ticari işlemde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, taraflar arasında imza edilen genel kredi sözleşmesinin sadece tarafları tacir olan ve birbirlerine karşı hak ve yükümlülüklerini belirleyen kurallardan ibaret olduğunu, dava konusu kredi ilişkisindeki vade, fiyat ve oranları belirleyen hükümlerin yer almadığını, söz konusu oran ve tutarların davaya konu kredilendirmelerin standart / tip sözleşmeye dayandırılamayacağını, davacı ile müvekkili banka arasında davacının talebine dayalı kurulan ve karşılıklı olarak müzakere edildiği açıkca belli olan ayrı ayrı sözleşmelere ilişkin olduğunun açık olduğunu, davacı tarafından iadesi talep edilen kredi komisyonu tutarlarının birer ücret olduğunu, ücretin kredi sözleşmesinin asli unsuru olduğunu, dolayısıyla genel işlem koşulu sayılamayacağını, davacının söz konusu kredileri kullanmak üzere bizzat imza ettiği kredi talep formlarında kullandırılmasını davacı tarafça talep edilen krediler için vade, kar oranı ve komisyon oranlarının yazılı olduğunun görüleceğinin, davacının bu yönden anılan komisyonlardan haberdar olmaması ve bu ücretin süpriz kayıt, haksız şart oluşturulmasının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olacağını, tacir olan müvekkilinin verdiği hizmet nedeniyle ücret ve masraf alma hakkına sahip olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalı bankadan genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandığı, davalı bankanın kullanılan kredi nedeni ile davacıdan masraf ve komisyon tahsil ettiği, davacı, haksız olarak alınan bu bedellerin iadesini talep etmiş ise de; davalı bankanın komisyon ve BSMV adı altında aldığı bedellerin dayanağının taraflarca imzalanan sözleşmeye dayandığı, ayrıca banka tarafından tahsil edilen tutarın diğer banka uygulamalarına göre yüksek olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; genel kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkiliyle müzakere edilmeden hazırlandığını, bu nedenle sözleşme maddeleri genel işlem koşulu ve haksız şart niteliğinde olduğundan yazılmamış sayılması gerektiğini, sözleşme 6098 sayılı TBK öncesinde imzalanmış olsa da bu hükümler kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olduğundan genel işlem koşulu sayılması gerektiğini, davalı bankanın sözleşme hükümleri ve komisyon oranlarını TCMB'ye bildirmemesi nedeniyle de sözleşmenin yazılmamış sayılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafından uygulanan komisyon oranının yüksek olduğunu, komisyonun neye göre belirlendiği, tahsil edilen masrafın zorunlu masraflardan olup olmadığının belli olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ticari kredi kullandırımı sırasında banka tarafından tahsil edilen kredi tahsis komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında 30.06.2010 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 5.3. maddesinde "müşterinin her türlü vergi, resim, harç ve masrafları bankaya ödemeyi kabul ettiği," 10.1. maddesinde ise "işbu sözleşme nedeniyle ve işbu sözleşmeye istinaden verilen ve alınan ... her türlü mail yükümlülükler ve masrafların ... müşteriye ait olacağının" hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince, kredi sözleşmesinin TBK'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulları kapsamında denetlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak davaya dayanak sözleşme 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce imzalanmış olup, bu nedenle söz konusu sözleşmenin, 818 sayılı BK'da bulunmayan ve sonradan yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'da düzenlenen genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması mümkün değildir.

Bu itibarla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan ve 09.12.2006 tarihli RG’de Merkez Bankası tarafından yayımlanan 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. Tebliğin "Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler" başlıklı 4. maddesinde; "Bankalarca, ... üye işyeri komisyonu hariç, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir." hükmü yer almıştır. Bu kapsamda bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel işlem gibi işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan, müşteriden "kredi tahsis ücreti" adı altında ücret talep edilebilecektir.

Bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda ise emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD 2016/11932 esas, 2018/4158 karar sayılı kararı). Dayanak sözleşmenin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığından, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan tarafların basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu bulunması nedeniyle, 2010 yılında kullandırılan 350.000-TL kredi için davalı banka tarafından tahsil edilen kredi proje komisyonu 5.250-TL olup %1,5 oranına, 537,50-TL masrafın ise %0,16 oranına tekabül ettiği, tahsil edilen tutarın, mahkemece getirtilen emsal banka uygulamalarına göre de (%1, %0,005, %2, %2, %2 oranlarında) makul bir oranda olduğu alındığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle ilk derece mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254338 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.