Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4413 E. 2013/637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+şekil" ibareli markasının arasında karıştırılacak ve iltibasa sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma husumet düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, TPE aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı adına devir suretiyle tescilli olan 2003/29105 sayılı markanın asli unsuru "..." ibaresi olup, davacının anılan markayı daha önceden devir aldığı dava dışı şirkete lisans yoluyla kullandırması da 556 sayılı KHK'nin 14'üncü maddesi anlamında markasal bir kullandırma niteliğindedir. Davacının söz konusu kullanımının kötü niyetli olduğuna ilişkin mahkeme görüşü kabul edilemez. Öte yandan hükümsüzlük istemine konu olan 2006/57256 sayılı markanın asli unsurlarında bir tanesi de "..." ibaresi olup taraflara ait markaların asli unsurları arasındaki benzerlik nedeniyle aynı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı markasının özel isim ve soyisimden oluştuğuna ilişkin savunmanın da az önce belirtildiği şekilde asli unsurlar arasındaki karıştırma tehlikesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi hükmü karşısında dinlenilme olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı şirket aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7790 E. 2013/11783 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas · husumet · dava şartı · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+şekil" ibareli markasının arasında karıştırılacak ve «iltibasa» sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma «husumet» düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, TPE aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Öte yandan hükümsüzlük istemine konu olan 2006/57256 sayılı markanın asli unsurlarında bir tanesi de "..." ibaresi olup taraflara ait markaların asli unsurları arasındaki benzerlik nedeniyle aynı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+..." ibareli markasının arasında karıştırılacak ve «iltibasa» sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma «husumet» düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, ... aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine dair verilen karar davacı vekili tarafın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2732 E. 2015/7936 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+şekil" ibareli markasının arasında karıştırılacak ve «iltibasa» sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma «husumet» düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, TPE aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın şirket ortağına açıldığı, sadece şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, davada şirket ortaklarına «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114, 115. maddeleri gereğince davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, davanın şirket ortağına açıldığı, sadece şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, davada şirket ortaklarına «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114, 115. maddeleri gereğince davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11497 E. 2010/13039 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+şekil" ibareli markasının arasında karıştırılacak ve «iltibasa» sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma «husumet» düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, TPE aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4413 E. , 2013/637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2010 tarih ve 2008/320-2010/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2003/29105 sayılı "..." ibareli markasının ve benzer ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının da markalarını taklit ederek "..." ibareli markasını haksız ve kötüniyetle adına tescil ettirdiğini, bu hususun müvekkili markasına zarar verdiğini, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğunu, haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescil edilen 2006/57256 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markanın hükümsüzlüğü davalarında müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu edilen "..." markasının müvekkil şirketin ortaklarından olan ...'ın babasının isminden alındığını, ...'ın ...'da kurulmuş ... ve ... tarafından işletilen köfteci işletmesinin iki ortağından biri olduğunu, davanın kendileri dışında kimseyi ticari hayatta barındırmama mantığı ile açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "..." ibareli davalı markası ile davacının "...+şekil" ibareli markasının arasında karıştırılacak ve iltibasa sebep verilecek derecede benzerlik olmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna dair bir emareye de rastlanmadığı, diğer davacı markaları ile davalı markası arasında görsel, işitsel, anlamsal yönden bir benzerliğin bulunmadığı, "..." ibareli marka ile davalı markası arasında işitsel yönden düşük bir benzerlik varsa da görsel ve kavramsal farklılıkların olduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalı kuruma husumet düşmeyeceği gerekçeleriyle davalı şirkete karşı açılan davanın esastan, TPE aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı adına devir suretiyle tescilli olan 2003/29105 sayılı markanın asli unsuru "..." ibaresi olup, davacının anılan markayı daha önceden devir aldığı dava dışı şirkete lisans yoluyla kullandırması da 556 sayılı KHK'nin 14'üncü maddesi anlamında markasal bir kullandırma niteliğindedir. Davacının söz konusu kullanımının kötü niyetli olduğuna ilişkin mahkeme görüşü kabul edilemez. Öte yandan hükümsüzlük istemine konu olan 2006/57256 sayılı markanın asli unsurlarında bir tanesi de "..." ibaresi olup taraflara ait markaların asli unsurları arasındaki benzerlik nedeniyle aynı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Davalı markasının özel isim ve soyisimden oluştuğuna ilişkin savunmanın da az önce belirtildiği şekilde asli unsurlar arasındaki karıştırma tehlikesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi hükmü karşısında dinlenilme olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı şirket aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253112200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz