6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ortağının, tüzel kişiye yönelik haksız rekabette dava hakkı yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1009 E. 2019/795 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Aktif Husumet Yokluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Haksız rekabete uğradığı ileri sürülen tüzel kişiliğin dava hakkı, o tüzel kişiye aittir; tüzel kişinin iradesi TMK 50 uyarınca organları (limited şirkette müdürler, TTK 623) aracılığıyla açıklanır. Şirketi temsil yetkisi bulunmayan bir ortağın, sadece ortak sıfatıyla, şirkete yönelik haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve men'i için kendi adına dava açma (aktif husumet) yetkisi bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Şirket ortağının, haksız rekabete uğrayan tüzel kişi adına dava açma yetkisi (aktif husumet) → ret

İddia: Davacı vekili, davacının haksız rekabete uğrayan şirketin çoğunluk ortağı ve yetkili müdürü olan eski eşinin (ve sonraki müdürün) şirket adına dava hakkını kullanmadığını, davalı tarafından şirketin faaliyetsiz bırakıldığını, ekonomik menfaatleri zarar gören davacının hukuki korunma ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve haksız rekabetin tespiti ile men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 125 uyarınca ticaret şirketleri tüzel kişiliğe haizdir ve TMK 48 çerçevesinde haklardan yararlanabilir. TMK 49 uyarınca tüzel kişiler gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyeti kazanır; TMK 50 uyarınca tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır. TTK 623(3) uyarınca limited şirketin yönetim ve temsili müdürlere aittir. Somut olayda haksız rekabete maruz kaldığı iddia edilen şirketin %40 ortağı olan davacının bu şirketi temsil yetkisi bulunmadığı hususunda ihtilaf yoktur. Haksız rekabete uğradığı iddia olunan tüzel kişiliğin dava hakkı bulunmakla birlikte, davacının şirket tüzel kişiliği adına ortak sıfatıyla dava açma ve takip yetkisi yoktur. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirkete yönelik haksız rekabet eylemlerine karşı, temsil yetkisi bulunmayan bir ortağın kendi adına dava açamayacağı, dava hakkının tüzel kişiliğe ve onu temsile yetkili organa ait olduğu yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Haksız rekabete uğradığı ileri sürülen tüzel kişiye yönelik davada, temsil yetkisi bulunmayan ortağın aktif husumeti (dava açma yetkisi) bulunmadığından dava aktif husumet yokluğundan reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet tüzel kişilik temsil yetkisi haksız rekabet organ teorisi limited şirket müdürlüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 125TTK 623(3) · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 48TMK 49TMK 50

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1009

KARAR NO 2019/795

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2018

NUMARASI 2018/317 Esas 2018/927 Karar

DAVA

HAKSIZ REKABETİN TESBİTİ

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2019

Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin danışmanı dava dışı ... ile evli iken boşandığı ,eşi ile birlikte ... Limited Şirketi'nin ortakları olduğunu, payların %60'ı ..., %40'ı ise müvekkil'ine ait olduğunu,....acentelik hizmeti verdiği Rus menşeili dava dışı .... iştiraki olan dava dışı .... tarafından 28 Ağustos 2017 tarihinde kurulduğunu, davalının her türlü demir çelik ürününün ithalat ve ihracatı için acentelik/aracılık yapmak amacıyla kurulduğunu ve ... ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini, ... müşterileri ve çalışanlarını ayırtmak için kullandıklarını,29 Eylül 2017 tarihinde .... tarafından ... fesih ihbarı gönderilerek sözleşmenin 1 Ocak 2018 tarihindefeshedildiğini,davalının eylemlerin TTK.nun 54 vd uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, kesin hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;.....ortağı davacının temsil yetkisine haiz olmadığını,aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını,.... sözleşmeyi hukuka uygun olarak feshettiğini, davacının iddialarının .... ya da davacı’nın eski eşi ve ortağı dava dışı ....’a yöneltilebileceğini, ... ticari sırlarını bilebilecek nitelikte olan hiçbir kilit personeli istihdam edilmediğini, ....’in müşterilerinin ... ile çalışmaya başladıkları ve bu durumun haksız rekabete sebebiyet verdiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kiraladığı mecurun Ocak 2018 döneminde boşatıldığında taşındığını ve sicile gerekli bildirimin yapıldığını,davanın HMK’nın 114 maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının mesnetsiz davasının esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, sicil kaydında dava dışı ... Tic ltd. Şti. aleyhine haksız rekabette bulunulduğu bildirilen ... Ltd. Şti'nin yöneticisinin davanın açılış tarihi itibariyle ... olduğu ve kararın 21.02.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davacının bu şirkette ortak olma dışında yönetici vasfının bulunmadığı, haksız rekabet eyleminin dava dışı ... yönünden bir haksız fiil hükmünde olduğu ve tüzel kişinin varsa bu haksız fiile karşı iradesini TMK'nun 50. Maddesi uyarınca organı olan müdürü tarafından yani.... tarafından kullanılabileceği bu haliyle açılan davada davacının aktif husumetinin olamayacağı, Yargıtay 11. H.D.

19. 06.2017 tarih 2016/1426 E. 2017/3870 K. sayılı ve yine aynı dairenin 03.05.2017 tarih 2016/10275 E. 2017/2609 K. Sayılı emsal nitelikteki ilamlarınında aynı görüşü desteklediği, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava dışı .... çoğunluk ortağı ve tek yetkili müdürü olarak kendi iştiraki ile gerçekleşen haksız rekabet eylemlerine karşı şirketi müdafaa etmediğini, şirket adına dava hakkını kullanmadığını,kendisinden sonra yeni müdür olan kardeşi ... da bu yönde bir dava açılmasını kabul etmediğini, davalı şirket tarafından ... şirketinin faaliyetsiz bırakıldığını, dava ehliyetini haiz davacının, haksız rekabetten ekonomik menfaatleri zarar gördüğünden taraflardan birisi olarak hukuki korunma ihtiyacı içinde olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak haksız rekabetin tespiti ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 125-(1) maddesi uyarınca"Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir. (2)Ticaret şirketleri ,TMK nun 48.maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler.Bu hususta ki kanuni istisnalar saklıdır."şeklinde düzenlenmiştir.Türk Medeni Kanununun 48. maddesi gereğince, tüzel kişiler cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler. Yine aynı Kanunun 49. maddesi gereğince tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanırlar. Buna göre, tüzel kişinin hak sahibi olarak üçüncü şahıslarla ilişki kurabilmesi ve iradesini açıklayabilmesi için organlara sahip bulunmasının gerekli olduğu kanunda hükme bağlanmıştır.TMK’nin 50.

maddesi “Tüzel kişinin iradesi, organlar aracılığıyla açıklanır. Pozitif hukuk tarafından hak süjesi olarak kabul edilen tüzel kişilerin iradelerini açıklayabilmeleri, dış âleme tesir edebilmeleri veya dış âlemde değişiklik yaratabilmeleri için ihtiyaç duydukları vasıta “organ” olarak isimlendirilir (Öztan, Bilge; Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinde Organ Kavramı ve Organın Fiillerinden Doğan Sorumluluk, Ankara 1970, s. 152.).(HGK nun 2017/11-112 esas-2018/1937 k sayılı 13.12.2018 tarihli ilamı )TTK nun 623(3).maddesin de ise limited şirketin yönetimi ve temsilini düzenlenmiş olup müdürler'in kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili "olduğu düzenlenmiştir.Somut olayda haksız rekabet eylemine maruz kaldığı iddia edilen ....Limited Şirketi'nin %40 oranında ortağı olduğu ,temsil yetkisini haiz bulunmadığı hususunda ihtilaf yoktur.Haksız rekabete uğradığı iddia olunan tüzel kişiliğin dava hakkı bulunduğu ,davacının şirket tüzel kişiliği adına ortak sıfatıyla dava açma ve takip yetkisi bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253032 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4138 E. 2020/2067 K. · Onandı

Şirket aleyhine haksız rekabet davasını yalnız ortak sıfatı taşıyan kişi açamaz

Gerekçe özeti

Bir tüzel kişi aleyhine gerçekleştirildiği ileri sürülen haksız rekabet o tüzel kişi yönünden haksız fiil hükmünde olduğundan ve tüzel kişi bu haksız fiile karşı iradesini TMK 50 uyarınca organı eliyle kullanabildiğinden, şirkette yalnızca ortak sıfatı bulunup yönetici vasfı olmayan kişinin haksız rekabetin tespiti ve men'i davası açmakta aktif husumet ehliyeti yoktur.

Emsal değeri

Tüzel kişi aleyhine haksız rekabet iddiasında dava açma sıfatının tüzel kişinin organına ait olduğu, salt ortaklığın bu sıfatı vermediği yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Kavramlar: haksız rekabet aktif husumet (dava açma sıfatı) tüzel kişinin organı haksız fiil

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/4138 E.  ,  2020/2067 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/10/2018 tarih ve 2018/317 E. - 2018/927 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/06/2019 tarih ve 2019/1009 E- 2019/795 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Arimpek Şirketinin ortağı olduğunu, davalının müvekkilinin ortağı olduğu şirketle aynı alanda iştigal ettiğini ve aynı adreste faaliyet gösterdiğini, bu durumun müvekkilinin ortağı olduğu şirketin aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin ortağı olduğu şirketin aleyhine gerçekleştirdiği faliyetlerinin TTK’nın 54 vd. uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, kesin hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, aleyhine haksız rekabette bulunulduğu bildirilen Arinpeks Şirketinin davanın açılış tarihi itibariyle yöneticisinin dava dışı İhsan Argat olduğu, davacının bu şirkette ortak olma dışında yönetici vasfının bulunmadığı, haksız rekabet eyleminin dava dışı Arinpex yönünden bir haksız fiil hükmünde olduğu ve tüzel kişinin varsa bu haksız fiile karşı iradesini TMK'nun 50. maddesi uyarınca organı olan müdürü tarafından yani İhsan Argat tarafından kullanılabileceği bu haliyle açılan davada davacının aktif husumetinin olamayacağı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.