Ayıplı gemi yakıtı zararı davasında görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/784 E. 2019/971 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali
Davacının nitelemesi: Gemi yakıtının ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir geminin yakıt tedarikinden kaynaklanan ayıplı mal iddiasına dayalı zarar davasında, yakıtın geminin denize elverişliliğini (yola elverişlilik) ilgilendirmesi ve zararın gemi işletimi sırasında ortaya çıkması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde TTK'nun Deniz Ticareti hükümlerinin dikkate alınması gerekiyorsa, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil Denizcilik İhtisas Mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Ayıplı akaryakıt satışından kaynaklanan zarar davasında görevli mahkemenin tespiti → kabul
İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca deniz ticaretinden kaynaklandığını, yakıtın geminin işletilmesi için tedarik edildiğini ve deniz ticaretine uygulanacak bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle verilen ilk derece kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması veya kanunda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağına dair düzenleme bulunması gerekir. TTK'nun 5. kitabındaki 'Deniz Ticareti' başlığı altındaki düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin davalar Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girer. TTK'nun 932/2. maddesi uyarınca geminin denize elverişliliği, yakıtının uygun ve yeterli olmasını da kapsar; ayrıca yakıt alımı Limanlar Yönetmeliği uyarınca özel usullere tabidir. Davacının, ayıplı akaryakıt satışı nedeniyle geminin arızalandığı, liman hizmetleri alındığı, tamir masrafları oluştuğu ve kazanç kaybına uğranıldığı iddiaları da birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın çözümünde Deniz Ticareti hükümlerinin dikkate alınması gerekmekte olup, bu nedenle Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gemi yakıtının ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebiyle açılan davalarda, yakıtın geminin yola elverişliliğini ilgilendirmesi nedeniyle görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu yönünde tespit içermesi nedeniyle görev uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Gemiye ait yakıtın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebine ilişkin davalarda, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nun Deniz Ticareti hükümlerinin (geminin yola elverişliliğine ilişkin TTK 932/2 dahil) dikkate alınması gerektiğinden görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görevli mahkeme↗ Denizcilik İhtisas Mahkemesi↗ deniz ticareti↗ geminin yola elverişliliği↗ ayıplı mal satışı↗ ticari dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/784
KARAR NO 2019/971
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2019
NUMARASI 2018/164 E.-2019/34 K.
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2019
İlk derece mahkemesince mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu gemi için yakıt talebinde bulunulması üzerine davalı şirkete ait yakıt barcı tarafından fatura karşılığında yakıt tedarik edildiğini, bu yakıt alım işlemi sonrası geminin yükünü teslim etmek üzere yola çıktığını ve davalıdan tedarik edilen yakıtı kullanmaya başladığını, ancak bir süre sonra egzoz değerlerinin ana makineye hasar verecek ısılara ulaştığını ve bu nedenle geminin mazota geçerek limanda demirlediğini, yapılan kontrolde makine hasarı ve arızası oluştuğunun tespit edildiğini, davalıdan alınan akaryakıt numunesi incelendiğinde yakıtın akışkanlığının olması gerektiği gibi olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi incelemesi sonucu gemi motoru üzerinde oluşan hasarın yanlış ve uygun olmayan yakıt kullanımından kaynaklandığının ve zararın davalıdan satın alınan yakıttan kaynaklandığının tespit edildiğini,geminin zarar gören parçalarının değiştirildiğini ve seyrine devam etmesi için yeni akaryakıt satın alındığını, müvekkilinin yaşanan gecikme nedeniyle kazanç kaybına da uğradığını ileri sürerek müvekkilinin toplam 605.924,32-USD ve 49.568,54-TL zararının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, pasif husumet itirazında bulunduklarını, zira taraflar arasında herhangi bir satım akdi olmadığını, ayrıca aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, zira davacının geminin işleteni olduğuna dair bir belge sunmadığını, davacının yasal sürede ayıp ihbarı da yapmadığını, talep edilen zarar tutarının fahiş olduğunu ve zararı ispata yönelik delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın, satın alınan gemi yakıtının ayıplı olduğu iddiasıyla yakıt kullanımından kaynaklanan zararların tazmini istemi olduğu, dava konusu uyuşmazlığa mahkemenin görev alanına giren TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin uygulanacak herhangi bir hüküm bulunmayıp, davanın ayıplı mal satışına ilişkin TTK'nun 23.maddesi ile TBK'nun 219 ve devamı maddelerine göre genel hükümler dairesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, yasal sürede talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her hukuki uyuşmazlıkta olağan olduğu üzere taraflar arasında genel hükümlere dayanan bir ilişkinin bulunduğunu, ne var ki dava konusu uyuşmazlık bakımından önemli olanın uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca deniz ticaretinden kaynaklanmış olması olduğunu, talep edilen yakıtın müvekkilinin işleteni olduğu ... Imo numaralı .... isimli geminin işletilmesi için tedarik edildiğini, deniz ticaret gerçekleştirilirken, iş bu ticareti fillen gerçekleştiren gemide davalı tarafından tedarik edilen yakıt sebebiyle zarar meydana gelmiş olup geminin bir süre işletilemediğini ve müvekkilinin ciddi kayıplara maruz kaldığını, olayda deniz ticaretine uygulanacak bir hüküm bulunmaması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacıya ait gemi için davalıdan satın alınan akaryakıtın ayıplı olduğu iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.TTK’nun 5. kitap kısmında ‘Deniz Ticareti’ başlığı altında sıralanmış bulunan düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir.Öte yandan, TTK’nun 932/2 m.
“Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde "yola elverişli" sayılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre geminin uygun ve yeterli yakıta sahip olması, yola elverişliliğini belirleyen hususlardan olduğu gibi; 31/10/2012 tarih ve 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Limanlar Yönetmeliği uyarınca, yakıt alımı özel usullere de tâbi tutulmuştur. Ayrıca davacı yan, ayıplı akaryakıt satışı nedeniyle geminin arızalandığı, arıza nedeniyle liman hizmetleri alındığı, tamir masraflarının oluştuğu ve kazanç kaybına uğranıldığı gibi iddialarda da bulunmuştur.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın çözümünde Deniz Ticareti hükümlerinin de dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla iş bu davada Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 12.02.2013 tarihli 2012/1910 E., 2013/2385 K. sayılı emsal kararı) sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kararı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile HMK’nun 353(1)a-3 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2019 Tarihli 2018/164 Esas 2019/34 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE”İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan 44,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 08/07/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252894 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi