6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet iddiasında yaklaşık ispat sağlanamazsa ihtiyati tedbir reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1078 E. 2019/856 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Haksız rekabet iddiasına dayanan ihtiyati tedbir taleplerinde, TTK 61/1 ve HMK 389 vd. hükümleri uyarınca talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; iddia ve savunmaya konu hususların bilirkişi incelemesini gerektirdiği ve mevcut delillerin yaklaşık ispatı sağlamadığı durumlarda ihtiyati tedbir talebinin reddi yerindedir.

Ele alınan sorunlar

Haksız rekabet iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, tedbir talebinin davanın esasını çözümlemediğini, amacın haksız rekabet ve haksız fiil oluşturan eylemlerin yargılama süresince önlenmesi olduğunu, tedbir kararı alınamazsa zararların büyüyebileceğini ve teknik inceleme gerekmesine rağmen inceleme yapılmadan talebin reddedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 61/1 uyarınca haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınmış olup, bu yetkinin HMK 389 vd. hükümlerine uygun kullanılması gerekir. HMK 389/1 uyarınca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi gerekir; HMK 390/3 uyarınca ise talep eden taraf, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde, haksız rekabet oluşturan eylemlerin icra edildiği internet sitesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. Ancak somut olayda, iddia ve savunmaya konu hususlar bilirkişi incelemesi gerektirmekte olup, mevcut delil durumu itibarıyla dosyanın geldiği aşamada yaklaşık ispat olgusu gerçekleşmemiştir. Ayrıca davalı taraf, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerden birine ilişkin bildirimin platformdan kaldırıldığını gösterir sayfa görüntüsünü sunmuştur. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararı sonucu itibarıyla yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Haksız rekabet davalarında internet sitesi kullanımının durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinde yaklaşık ispat koşulunun bilirkişi incelemesi gerektiren teknik hususlarda nasıl değerlendirileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet ihtiyati tedbir yaklaşık ispat TTK 61/1 HMK 389/390

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 61/1TTK 56/1-bTTK 56/1-c · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1078

KARAR NO 2019/856

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/10/2018 (Ara Karar)

NUMARASI 2018/1187

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2019

İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara kararın ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, müvekkili ... bünyesinde 1994 yılında kurularak iş hayatına başlayan oteller zinciri olup, müvekkiline ait “...” ve “...” markalarının aynı zamanda ... nezdinde 51 ülke çapında tescil edilerek uluslararası manada koruma altına alındığını, ayrıca TPE YDİK tarafından bildirimlerle bu markaların tanınmış marka olarak tesciline karar verildiğini, davalının ise, müvekkilinin sahibi olduğu ... ve ... tesisleri de dahil olmak üzere yurtiçinde ve yurtdışında turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama tesisi, restoran ve havayollarını görüntüleyen, misafir yorumlarını kaydeden ve misafirlerden gelen geri bildirimler doğrultusunda konaklama tesislerini puanlamaya tabi tutarak sıralayan bir platformu https://www.....com.tr/ alan adlı internet sitesi üzerinden işletmekte olduğunu, ancak davalının birkaç yıldan bu yana, ...

ve ... grup otellerinin sıralamalarında misafir yorumları ile örtüşmeyen suni düşüler, başka otellere ait olan yorumların ... otellerine ait sayfalarda yer alması ve bu yorumların kaldırılmasında yaşanan aksaklıklar, gecikmeler dolayısıyla ciddi sorunlar yaşandığını ve yaşanmaya devam etmekte olduğunu, son olarak otel çalışanlarınca çalıştıkları oteli öven ve otel sıralamalarını değiştiren personellerin tespit edildiği gerekçesiyle 2018 yılı Ağustos ayında ... oteli hakkında müeyyide uygulanarak uyarı metni yayınlandığını ve otelin sıralamasının suni olarak düşürüldüğünü, yine ... otelinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sıralamasının suni olarak düşürüldüğünü, davalı şirket yöneticilerinin talebe rağmen somut bir açıklamada bulunmadıklarını, bu şekilde müvekkilinin uzun yıllar boyunca hizmet kalitesine verdiği önem, yapılan ciddi pazarlama faaliyetleri, yurtiçi ve yurtdışında alınan yüzlerce ödül sonucu yaratmış olduğu ...

marka değeri ve müşteri nezdindeki itibarının davalı şirketin TTK 55/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğindeki kusurlu filleri dolayısıyla zedelendiğini ileri sürerek HMK 61/1 m. kapsamında öncelikle dava süresince davalının haksız rekabet oluşturan ve müvekkili ticari itibarının zedelenmesine yol açan fillerinin ve https://www.....com.tr/ internet sitesinin kullanımının tedbiren durdurulmasına, haksız rekabetin tespitine, davalının haksız rekabete yol açan eylemlerinin sona erdirilmesine, 50.000-TL manevi ve şimdilik 10.000-TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ara kararı ile, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, ayrıca davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin doğru olmadığı, davalının ticari faaliyetlerini sürdürdüğü internet sitesinin kullanımının durdurulması yönündeki talebin, dava ile amaçlanan şeyi ve hatta fazlasını doğrudan elde etmeye yönelik olduğu, iddiaların yaklaşık olarak ispatına yarayacak delillerin de sunulmadığı, sunulan evrakların teknik değerlendirmeyi gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;

1- İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilmiş olunduğunun aksine, ihtiyati tedbir başvurusunun davanın esasını çözümleyecek nitelikte olmadığını, zira özü itibarıyla görülmekte olan dava haksız rekabet oluşturan filler dolayısıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik olup, ilk derece mahkemesinden talep olunan ihtiyati tedbir kapsamında hiçbir şekilde tedbiren tazminata hükmedilmesin talep edilmediğini, ihtiyati tedbir talebinde amacın müvekkilinin ticari itibarına ve marka değerine zarar verir haksız rekabet ve dolayısıyla haksız fiil oluşturan eylemlerin yargılamanın devamı süresince önlenmesi ve bu suretle oluşabilecek zararların bertaraf edilmesi yahut mevcut zararların büyümesinin önüne geçilmesi olduğunu, ihtiyati tedbir kararının alınamaması halinde dava konusu uyuşmazlık dolayısıyla bilhassa marka tecavüzüne bağlı zararların büyümesi mümkün olduğunu, 2-Ayrıca haksız rekabet oluşturan fillerin yaklaşık olarak tespiti bakımından teknik inceleme gerekmemekteyse de, teknik incelemeye ihtiyaç duyulmasına rağmen bu hususta inceleme yapılmadan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin bu fillerin işlenmeye devam etmesine yol açıp olası zararların artmasına neden olacağını belirterek ara kararın kaldırılmasına ve davalı şirkete ait https://www......com.tr/ internet sitesinin kullanımının tedbiren durdurulmasına yahut en azından ....

alan adlı sayfadan ulaşılan ... otelinin görüntülendiği sayfadaki müşteri yorumlarına müdahale yoluyla yorumda sahtecilik yapıldığı uyarısı içerir metnin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Talep, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi-manevi tazminat istemleriyle açılan davada, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerin ve davalının internet sitesinin kullanımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 22.10.2018 tarihli ara kararı ile yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.TTK’nun 61/1 maddesi “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.”hükmünü haizdir.TTK’nun 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK 389 vd.

maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır.HMK'nın 389/1. maddesi ise , "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.O halde yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca, tüm ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olması halinde, haksız rekabet oluşturan eylemlerin icra edildiği internet sitesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür.Ne var ki, somut olayda, iddia ve savunmaya konu hususların bir bilirkişi incelemesini gerektirmesi, ayrıca mevcut delil durumu dikkate alındığında, dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Öte yandan davalı taraf istinafa cevap dilekçesinde, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerden biri olan ... Torba’ya ilişkin kırmızı ceza bildiriminin davalı platformundan kaldırıldığını belirtmiş ve ilgili sayfa görüntüsünü de sunmuştur.O halde ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararı, sonucu itibariyle yerinde olup, açıklanan bu gerekçelerle ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.

24. 06.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252765 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.