6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati hacze itiraz süresi, haczin haricen öğrenilmesiyle başlar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1702 E. 2019/1256 K. ·

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati hacze itiraz süresinin başlangıcı için, haciz tutanağının borçluya usulüne uygun tebliğine ilişkin belge bulunmasa da, borçlunun haciz kararından başka yollarla (örneğin kendisine tebliğ edilen bir dava dilekçesi veya icra takip evrakı içeriğinden) haberdar olduğu tarih esas alınabilir; bu tarihten İİK 265/1'de öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra yapılan itiraz süresinde değildir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati hacze itiraz süresinin başlangıç anı ve süresinde itiraz edilip edilmediği → ret

İddia: İİK 265/1 uyarınca itiraz süresinin ancak ihtiyati haciz tutanağının tebliği tarihinden başlayacağını, haricen öğrenmeye veya başka bir işleme sonuç bağlanamayacağını, kendisine haciz tutanağının tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinin resmi bir belge olmayıp eksik/yanlış bilgi içerebileceğini, bu nedenle itiraz süresinin işlemeye başlamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 265/1 uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi 7 gündür; haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda borçlunun huzurunda uygulanan bir haciz bulunmadığı ve haciz tutanağının tebliğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı halde, alacaklı tarafça borçlu aleyhine açılan davanın dilekçesinde ihtiyati haciz kararından açıkça söz edildiği ve bu dilekçenin borçlu şirkete (acentesine) tebliğ edildiği, ayrıca haczin uygulandığı icra dosyasında takip talebi ve eklerinin ve icra müdürlüğünce düzenlenen muhtıranın da borçlu acentesine tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun ihtiyati haciz kararından en geç dava dilekçesinin tebliğ tarihi itibariyle haberdar olduğu kabul edilmiş; itirazın bu tarihten tam bir yıl sonra yapılması nedeniyle süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhtiyati hacze itiraz süresinin başlangıcının, haciz tutanağının resmi tebliği olmasa da borçlunun başka belgelerle (dava dilekçesi, icra takip evrakı) haczi öğrendiği tarihe göre belirlenebileceğine ilişkin tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 265/1 uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi 7 gündür; bu süre haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa uygulama tarihinden, yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ihtiyati hacze itiraz itiraz süresi haricen öğrenme

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 265/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1702

KARAR NO 2019/1256

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 19/06/2019 (Ek Karar)

NUMARASI 2018/39 D. İş-2018/37 Karar

TALEP İhtiyati Hacze İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019

İhtiyati hacze itirazın reddine yönelik 19/06/2019 tarihli ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin borçlu şirketin gemisini kiraladığını, sözleşmenin müvekkili ile karşı tarafın işletmecisi tarafından imzalandığını, 100.000-USD peşin ödeme yapıldığını,ancak geminin süresinde teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin başka bir gemi kiralamak zorunda kaldığını ve bu nedenle 45.000 USD kira farkı ödediğini, ayrıca sözleşmenin ihlali nedeniyle müvekkilinin 100.000-USD cezai şart alacağının bulunduğunu, sözleşme haklı nedenle feshedilerek ödenen tutarın iadesinin talep edildiğini, ancak müvekkiline bir dönüş olmadığını ileri sürerek 245.000-USD alacağın tahsili zımnında karşı taraf borçluya ait gemi üzerinde ihtiyati haciz tesis edilmesini talep etmiş, talep kısmen uygun görülerek ilk derece mahkemesinin 26.04.2018 tarihli 2018/39 D.İş 2018/37 K.

sayılı kararı ile 100.000-USD alacağın güvence altına alınması için geminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz eden vekili 15.05.2019 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin borcunun olmadığını, sözleşmeyi imzaladığı belirtilen şirketin müvekkili adına sözleşme akdetme yetkisi bulunmadığını, sözleşmenin müvekkilini zarara uğratma kastıyla düzenlendiğini, kaldı ki alacak hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, aksi halde teminat tutarının artırılmasını talep etmiştir.

EK KARAR

İlk derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ek kararı ile, talep eden vekilinin 26/04/2018 tarihinde tebliğ aldığı aynı tarihli ihtiyati haciz kararını aynı tarihte İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında işleme koyduğu, haczedilen geminin Sahil Güvenlik Komutanlığının dur ihtarına ve seferden men kararına uymayarak Türk karasularını terk etmesi nedeniyle ihtiyati haciz kararının icra dairesince uygulanamadığı, alacaklı tarafın ihtiyati haciz kararına konu olan alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatarak söz konusu takip nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, söz konusu esas dosyanın dava dilekçesinde, geminin 2018/39 d.iş sayılı dosyada ihtiyaten haczedildiğinin belirtildiği, dava dilekçesi karşı tarafa 15/05/2018 tarihinde tebliğ edilmekle gemi donatanının ihtiyati haciz kararından en geç bu tarihte haberdar olduğu, ancak itirazın 15/05/2019 tarihinde yani yasal süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle süresinde olmayan itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK 265/1 m. uyarınca itiraz süresinin ihtiyati haciz tutanağının tebliği tarihinden başlayacağını, bunun dışında itiraz süresinin başlangıcı için haricen öğrenmeye veya başka bir işleme sonuç bağlanmadığını, müvekkiline ihtiyati haciz tutanağının tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinin ise resmi kurumlarca düzenlenen bir belge olmadığını,eksik veya yanlış bilgi içerebileceğini, dolayısıyla ihtiyati haciz süresinin işlemeye başlamadığını belirterek ek kararın kaldırılmasını ve itirazın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nun 265 m. uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ek kararı ile, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati hacze itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.İİK.nun 265/1.maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi (7) gündür. İhtiyati haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren (7) günlük süre işlemeye başlar. Somut olayda, borçlunun huzurunda uygulanan bir ihtiyati haciz söz konusu olmayıp, açıkça ihtiyati haciz tutanağının tebliğine ilişkin belgeye de rastlanılmamış ise de, alacaklı tarafça borçlu aleyhine açılan İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/156 E.

sayılı dosyası incelendiğinde, 30.04.2018 tarihli dava dilekçesinde açıkça 26.04.2018 tarihli ihtiyati haciz kararından söz edildiği ve dava dilekçesinin borçlu şirkete (izafeten acentesine) 15.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca ihtiyati haciz kararının uygulandığı İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında yine borçlu şirkete izafeten acentesine takip talebi ve eklerinin 11.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, yine İcra Müdürlüğünce acenteye hitaben düzenlenen 30.04.2018 tarihli muhtırada ihtiyati haciz kararının uygulanması için, seferden men kararına uymayan geminin Türkiye’ye getirilmesine karar verildiği bildirilerek gereğinin yapılmasının talep edildiği görülmüştür.

O halde borçlunun itiraza konu ihtiyati haciz kararından en geç 15.05.2018 tarihi itibariyle haberdar olduğu, ancak tam 1 yıl sonra 15.05.2019 tarihinde itiraz ettiği, itirazın süresinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, HMK'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 10/10/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/249479 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.