6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İkinci ödeme emri tebliğine süresinde itiraz: usulden ret hatalı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1908 E. 2019/1352 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İcra takibinde borçluya dayanak belge eklenmeden ödeme emri tebliğ edilip borçlunun bu eksikliği belirterek itiraz etmesi üzerine, dayanak belge eklenerek ödeme emrinin yeniden tebliğ edilmesi ve borçlunun bu ikinci tebliğe karşı da yasal süresinde itiraz etmesi halinde, borçlunun her iki ödeme emrine de süresinde itiraz ettiği kabul edilir; bu durumda takibin durdurulması koşulu oluşmuş sayılır ve davacının itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunur. Bu koşulların gözetilmeden, yalnızca ilk tebliğ ve ilk itiraz üzerinden inceleme yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi, eksik incelemeye dayanan hatalı bir karardır.

Ele alınan sorunlar

Ödeme emrine itiraz süresinin ve takibin durup durmadığının belirlenmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin eksik evrak üzerinden inceleme yaptığını, davalıya iki kez ödeme emri tebliğ edildiğini ve her iki tebliğ sonrasında da yasal sürede itiraz edildiğini, ilk derece mahkemesinin ise yalnız ilk tebliğ belgesini esas alarak hatalı karar verdiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İİK 67. madde uyarınca itirazın iptali davası açılabilmesi için borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde itiraz ederek takibi durdurmuş olması gerekir; kesinleşmiş bir icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz. Somut olayda icra müdürlüğünce borçluya gönderilen ödeme emri 24.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 25.10.2018 tarihli dilekçesiyle borca itiraz etmiş ve dayanak belgenin kendisine gönderilmediğini belirtmiştir. Bunun üzerine icra müdürlüğünce dayanak belge ekli ödeme emri borçlu vekiline yeniden 19.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 21.11.2018 tarihli dilekçesiyle bu kez de borca itiraz etmiştir. Davalı borçlu tarafın kendisine gönderilen her iki ödeme emrine de yasal süresinde itiraz ettiği, buna göre takibin durdurulması koşullarının oluştuğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dayanak belge eklenmeden yapılan ilk tebliğe itiraz üzerine belge eklenerek yapılan ikinci tebliğe de süresinde itiraz edilmesi halinde, borçlunun her iki tebliğe de yasal sürede itiraz ettiğinin kabul edilerek takibin durduğunun ve davacının hukuki yararının bulunduğunun değerlendirilmesi gerektiği yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davasında hukuki yarar, borçlunun ödeme emrine yasal süresinde itiraz ederek takibi durdurmuş olması koşuluna bağlıdır; takip durmamışsa dava açmakta hukuki yarar bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali davası hukuki yarar dava şartı ödeme emrine itiraz süresi takibin durması eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1908

KARAR NO 2019/1352

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/04/2019

NUMARASI 2018/1085 E.- 2019/435 K.

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2019

Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında cari hesap şeklinde yürüyen ticari ilişkide davalının kur farkı borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı iddia ve taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu icra takibinde ödeme emrinin davalı şirkete 24/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 21/11/2018 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, dolayısıyla takibin durmadığı, icra müdürlüğünün takibin durduğuna dair durma kararı da vermediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince eksik evraklar üzerinde inceleme yapılarak karar verildiğini, beyanda bulunmak için süre taleplerinin reddedildiğini, oysa icra müdürlüğünce borçlu davalıya iki kez ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafça her iki tebliğ sonrasında da ödeme emrine yasal sürede itiraz edildiğini, ilk derece mahkemesinin ise ödeme emri ilk tebliği belgesi ve ikinci itiraz dilekçesi dikkate alınarak hatalı karar verdiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.İİK 67.m. uyarınca itirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından biri borçlunun aleyhindeki ilamsız icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edip takibi durdurmasıdır. Kesinleşen icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.Somut olayda, icra müdürlüğünce davalı borçluya gönderilen ödeme emri 24.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 25.10.2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiş ve dayanak belgenin kendisine gönderilmediğini belirtmiştir.

Bu kez icra müdürlüğünce borçlu vekiline ödeme emri dayanak belge ekli olarak 19.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 21.11.2018 tarihli dilekçesi ile borca yeniden itiraz etmiştir.O halde ilk derece mahkemesince davalı borçlu tarafın kendisine gönderilen her iki ödeme emrine de yasal sürede itiraz ettiği, buna göre takibin durdurulması koşullarının oluştuğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-4 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2019 Tarihli 2018/1085 Esas 2019/435 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; “Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE”İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 44,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 04/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248473 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.