Alacağın temliki sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında görevli mahkeme
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2192 E. 2019/1572 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan (Alacağın Temliki Sözleşmesi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taraflar arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi bağımsız mahiyette bir sözleşme olup, sözleşmeye dayanılarak açılan itirazın iptali davası, sözleşmenin asıl borçlusu üçüncü kişinin davada taraf olmaması ve davacıların tacir olmaması nedeniyle TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan sayılmaz; taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilişkili olmayan böyle bir uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, HMK 2. madde gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin belirlenmesi → ret
İddia: Davalı vekili, sözleşmenin tacir olan müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, TTK 19. madde uyarınca bir taraf için ticari iş sayılan sözleşmenin diğer taraf için de ticari iş sayılacağını, ayrıca TTK 4/1-f bendi kapsamında bankalar ve kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden doğan davaların ticari dava sayıldığını, uyuşmazlığın dava dışı bir şirket nezdindeki hesabın temlikine ilişkin sözleşmeden doğduğunu ve bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 3. maddesinde kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu, TTK 4. maddesinde ise ticari dava ve işlerin sayıldığı belirtilmiştir. Somut olayda davacılar ile davalı şirket arasında imzalanan alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi bağımsız mahiyette bir sözleşme olup taraflar açısından kendi başına hüküm ifade eder. Davacılar bu sözleşmeye dayanarak sözleşmenin karşı tarafı olan davalı aleyhine icra takibinde bulunmuş ve itirazın iptali davası açmıştır. Davacıların temlik sözleşmesine konu ettiği alacağın asıl borçlusu olan üçüncü şirket bu davada taraf değildir. Eldeki dava TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davacıların tacir olmadığı da gözetildiğinde uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili değildir. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, HMK 2. madde gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir. Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Daireleri arasında çelişkili kararlar bulunmakla birlikte, Dairece benimsenen bu görüş ve bunu destekleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nin asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin hükmü usul ve kanuna uygun bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmenin borçlusunun davada taraf olmaması ve tarafların tacir olmaması halinde mutlak ticari dava sayılmayacağı ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olacağı yönünde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla desteklenen bir görüş benimsenmiştir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Tarafların tacir olmadığı ve alacağın temliki sözleşmesinin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili olmadığı, sözleşmenin asıl borçlusunun davada taraf olmadığı hallerde, bu sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkeme mutlak ticari dava sayılmadığından asliye ticaret mahkemesi değil, HMK 2. madde gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir.
- Dava şartı
- görev (mahkemenin görevli olması)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki sözleşmesi↗ itirazın iptali↗ mutlak ticari dava↗ görevli mahkeme↗ ticari işletme ile ilgili iş↗ tacir sıfatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2192
KARAR NO 2019/1572
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2019
NUMARASI 2019/588 E.- 2019/87 K.
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2019
Mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında 04.10.2011 tarihinde akdedilen sözleşme hükümleri kapsamında davalı şirketin müvekkiline toplamda 15.338,76 -euro ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğinden davalı aleyhine Eskişehir .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla taraflar arasında anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamını ile %20'icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, HMK.'nın 2. madde ve TTK.'nın 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesinde olması sebebiyle; davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; güncel Yargıtay ve BAM içtihatları uyarınca davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tartışmasız olduğunu, davanın müvekkili şirket ile davacı taraf arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğunu, ihtilaf konusu sözleşme ve bu sözleşmenin ifası tacir olan müvekkilinin ticari işletmesi ile ilgili olup, ticari iş niteliğinde olduğunu, TTK'nun 19. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari iş sayılacağından uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin, TTK'nun 4. ve 5. maddeleri gereğince Ticaret Mahkemeleri olduğunu, TTK'nın 4/1-f bendinde;
bankalar diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç paraya ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır" hükmü bulunduğunu, dava konusu uyuşmazlığın dava dışı Tasfiye Halinde .... A.Ş. nezdindeki davacı hesabının müvekkili şirkete temlikine ilişkin sözleşmeden doğduğunu, dava konusu işin niteliği itibariyle TTK'nın 4/1-f bendi kapsamında kaldığını ve davaya bakmanın Ticaret Mahkemesi'nin görevi dahilinde olduğunu, davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Yargıtay'ın ve BAM'ın yargı yeri belirlenmesine dair güncel kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nun 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, aynı kanunun 4. maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler karşısında somut olay incelendiğinde; davacılar ile davalı şirket arasında 04.10.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalı şirketin davacılara her ay 250 euro olmak üzere toplam 7.669,38-euro ödeme yapmayı taahhüt ettiği, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerine davacılar tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin takibe itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar ile davalı şirket arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi bağımsız mahiyette bir sözleşmedir ve taraflar açısından kendi başına hüküm ifade eder. Davacılar anılan sözleşmeye dayanarak sözleşmenin karşı tarafı olan davalı aleyhine icra takibinde bulunmuş ve itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davacıların temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki Tasfiye Halindeki ... A.Ş. bu davada taraf değildir. Eldeki dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacıların tacir olmadıkları da gözetildiğinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili değildir. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil 6100 sayılı HMK’nın 2.
maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir. (HGK nun 2017/11-2630 esas ,2019/328 karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli emsal ilamı aynı yöndedir.)Konuya ilişkin olmak üzere Yargıtay Hukuk Daireleri arasında çelişkili kararlar mevcut ise de Dairemizce de benimsenen yukarıda açıklanan hukuki görüş ve bu görüşü destekleyen HGK kararı gözetildiğinde,İlk Derece Mahkemesi'nin, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine ilişkin hükmü usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilin istinaf sebebi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247515 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi