Yetki belgeli vekilin ölümü davanın açılmamış sayılmasını değiştirmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1666 E. 2019/1637 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Davanın Açılmamış Sayılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir davada asıl vekaletname ile birden fazla vekil bulunması ve bunlardan birinin bir başka avukata yetki belgesi vermesi halinde, yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekilin ölümü, asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin vekillik ilişkisini sona erdirmez. Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesindeki baro tarafından geçici görevlendirme yapılması hükmü, ancak asıl vekilin ölümü halinde uygulanır; yetki belgeli vekilin ölümünde uygulama alanı bulmaz. Asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin faaliyette olması halinde, davacı asillere ayrıca tebligat yapılması gerekmez ve HMK 150. madde uyarınca üç aylık süede yenilenmeyen dava açılmamış sayılır.
Ele alınan sorunlar
Duruşmaya katılan vekilin ölümünün davanın açılmamış sayılmasına etkisi → ret
İddia: Davacılar vekili, duruşmaya katılan Av. ...'nün duruşmadan önce vefat ettiğini, bu nedenle vekalet ilişkisinin sona erdiğini, davacı asillere tebligat yapılıp yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca Avukatlık Kanunu 42. madde uyarınca Baro'nun geçici görevlendirme yapması gerektiğini ileri sürerek açılmamış sayılma kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Dosyaya davacılar adına asıl vekaletname ile iki avukat (Av. ... ve Av. ...) tarafından vekaletname sunulmuş, ayrıca bu vekillerden biri tarafından üçüncü bir avukata (Av. ...) yetki belgesi verilmiştir. Duruşmalara bir dönem yetki belgeli vekil katılmış, ancak işlemden kaldırma kararının verildiği 13.11.2018 tarihli duruşmaya davacılar vekili katılmamış ve mazeret bildirmemiştir. İstinaf aşamasında, duruşmalara katılan yetki belgeli vekilin duruşmadan önce vefat ettiği ileri sürülmüş ise de, bu vekil davacıları asıl vekaletname ile temsil eden vekil değil, yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekildir. Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesi, bir avukatın ölümü halinde baro başkanının geçici görevlendirme yapmasını düzenlemekte olup, bu hüküm somut olayda asıl vekillik ilişkisinin sona ermesi söz konusu olmadığından uygulama alanı bulmamaktadır. Yetki belgesine sahip vekilin vefatı gerçekleşmiş olsa da, davacıları asıl vekaletname ile temsil eden diğer iki avukatın vekillikleri devam etmekte ve bu avukatlar halen ilgili baroya kayıtlı aktif vekil olduklarından, davacı asillere ayrıca yeni duruşma gününün bildirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK 150. madde uyarınca üç aylık yasal süre içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ilk derece kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, birden fazla vekilin bulunduğu davalarda yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekilin ölümünün, asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin temsil yetkisini ve dolayısıyla davanın açılmamış sayılması sonucunu etkilemeyeceği ile Avukatlık Kanunu 42. maddenin uygulama sınırını netleştirmesi yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 150. madde uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde dava açılmamış sayılır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ vekilin ölümü↗ yetki belgesi↗ asıl vekaletname↗ baro tarafından geçici görevlendirme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1666
KARAR NO 2019/1637
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2019
NUMARASI 2014/802 Esas- 2019/166 Karar
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2019
Davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili, 12.12.2002 tarihinde bir kısım davalıların müvekkili ...’a darp,tehdit ve ikrah yoluyla bir takım bonolar ve taahhütnameler imzalattırdıklarını, diğer müvekkilinin de kefil olarak imzasını aldıklarını, daha sonra 60.000-USD bedelli bononun icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalı ...’na borçlu olmadıklarının tespitine, diğer belgeler, sözleşmeler, senetler ve bonolar nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 13/11/2018 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
13. 11.2018 tarihli duruşmadan önce 23.10.2018 tarihinde davacılar vekili Av.... vefat ettiğini, UYAP sisteminde vekilin vefat ettiğini gösterir uyarının yer aldığını, bu hususta Baro’dan bilgi istenebileceğini, vekilin ölümü ile davacılar ile arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğini, bu durumda mahkemece davacı asillere tebligat yapılması ve yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca 1136 sayılı yasanın 42.m. uyarınca Baro’nun geçici görevlendirme yapacağını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, cebir ve tehdit ile imzalatıldığı ileri sürülen bir kısım bonolar ve hisse devir sözleşmeleri uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun konu ile ilgili 150. maddesi; “ (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (5)İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
” şeklinde düzenlenmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 42. maddesi “(1)Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da kıyasen uygulanır.” hükmünü haizdir.Somut olaya döndüğümüzde, dosyaya davacılar adına Av. ... ve ... tarafından vekaletname sunulduğu, yine Av.... tarafından Av....
adına düzenlenen yetki belgesinin sunulduğu, Av.... bir kısım duruşmalara katılmış ise de, özellikle 14.09.2006 tarihinden itibaren duruşmalara Av.... katıldığı, adı geçen vekilin de katıldığı 27/04/2018 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşmanın 13/11/2008 tarihine bırakıldığı, ancak davacılar vekilinin 13.11.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, mazeret bildirmediği ve bir kısım davalılar vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine, HMK 150.m. uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Hükmün istinafı aşamasında davacılar vekilince Av. ...
23. 10.2018 tarihinde vefat ettiğine dair belge sunulmuş ise de, adı geçen vekil davacıları vekaletname ile temsil eden asıl vekil değil, yetki belgesi ile duruşmalara katılan vekil olduğundan, 1136 sayılı Yasanın 42.maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı gibi, yetki belgesine sahip vekilin vefatı söz konusu olsa da Av.... ve ... vekillikleri devam ettiğinden ve halen Çanakkale Barosuna kayıtlı aktif vekil oldukları anlaşıldığından, davacı asillere yeni duruşma gününün bildirilmesine de gerek görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince 3 aylık sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247055 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi