6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki belgeli vekilin ölümü davanın açılmamış sayılmasını değiştirmez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1666 E. 2019/1637 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Davanın Açılmamış Sayılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir davada asıl vekaletname ile birden fazla vekil bulunması ve bunlardan birinin bir başka avukata yetki belgesi vermesi halinde, yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekilin ölümü, asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin vekillik ilişkisini sona erdirmez. Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesindeki baro tarafından geçici görevlendirme yapılması hükmü, ancak asıl vekilin ölümü halinde uygulanır; yetki belgeli vekilin ölümünde uygulama alanı bulmaz. Asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin faaliyette olması halinde, davacı asillere ayrıca tebligat yapılması gerekmez ve HMK 150. madde uyarınca üç aylık süede yenilenmeyen dava açılmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Duruşmaya katılan vekilin ölümünün davanın açılmamış sayılmasına etkisi → ret

İddia: Davacılar vekili, duruşmaya katılan Av. ...'nün duruşmadan önce vefat ettiğini, bu nedenle vekalet ilişkisinin sona erdiğini, davacı asillere tebligat yapılıp yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca Avukatlık Kanunu 42. madde uyarınca Baro'nun geçici görevlendirme yapması gerektiğini ileri sürerek açılmamış sayılma kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Dosyaya davacılar adına asıl vekaletname ile iki avukat (Av. ... ve Av. ...) tarafından vekaletname sunulmuş, ayrıca bu vekillerden biri tarafından üçüncü bir avukata (Av. ...) yetki belgesi verilmiştir. Duruşmalara bir dönem yetki belgeli vekil katılmış, ancak işlemden kaldırma kararının verildiği 13.11.2018 tarihli duruşmaya davacılar vekili katılmamış ve mazeret bildirmemiştir. İstinaf aşamasında, duruşmalara katılan yetki belgeli vekilin duruşmadan önce vefat ettiği ileri sürülmüş ise de, bu vekil davacıları asıl vekaletname ile temsil eden vekil değil, yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekildir. Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesi, bir avukatın ölümü halinde baro başkanının geçici görevlendirme yapmasını düzenlemekte olup, bu hüküm somut olayda asıl vekillik ilişkisinin sona ermesi söz konusu olmadığından uygulama alanı bulmamaktadır. Yetki belgesine sahip vekilin vefatı gerçekleşmiş olsa da, davacıları asıl vekaletname ile temsil eden diğer iki avukatın vekillikleri devam etmekte ve bu avukatlar halen ilgili baroya kayıtlı aktif vekil olduklarından, davacı asillere ayrıca yeni duruşma gününün bildirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK 150. madde uyarınca üç aylık yasal süre içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ilk derece kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, birden fazla vekilin bulunduğu davalarda yetki belgesiyle duruşmalara katılan vekilin ölümünün, asıl vekaletname sahibi diğer vekillerin temsil yetkisini ve dolayısıyla davanın açılmamış sayılması sonucunu etkilemeyeceği ile Avukatlık Kanunu 42. maddenin uygulama sınırını netleştirmesi yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 150. madde uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde dava açılmamış sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması dosyanın işlemden kaldırılması vekilin ölümü yetki belgesi asıl vekaletname baro tarafından geçici görevlendirme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 150 · 1136 sayılı Avukatlık Kanunu — 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 42

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1666

KARAR NO 2019/1637

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/02/2019

NUMARASI 2014/802 Esas- 2019/166 Karar

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2019

Davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili, 12.12.2002 tarihinde bir kısım davalıların müvekkili ...’a darp,tehdit ve ikrah yoluyla bir takım bonolar ve taahhütnameler imzalattırdıklarını, diğer müvekkilinin de kefil olarak imzasını aldıklarını, daha sonra 60.000-USD bedelli bononun icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalı ...’na borçlu olmadıklarının tespitine, diğer belgeler, sözleşmeler, senetler ve bonolar nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 13/11/2018 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

13. 11.2018 tarihli duruşmadan önce 23.10.2018 tarihinde davacılar vekili Av.... vefat ettiğini, UYAP sisteminde vekilin vefat ettiğini gösterir uyarının yer aldığını, bu hususta Baro’dan bilgi istenebileceğini, vekilin ölümü ile davacılar ile arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğini, bu durumda mahkemece davacı asillere tebligat yapılması ve yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca 1136 sayılı yasanın 42.m. uyarınca Baro’nun geçici görevlendirme yapacağını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, cebir ve tehdit ile imzalatıldığı ileri sürülen bir kısım bonolar ve hisse devir sözleşmeleri uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun konu ile ilgili 150. maddesi; “ (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (5)İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.

” şeklinde düzenlenmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 42. maddesi “(1)Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da kıyasen uygulanır.” hükmünü haizdir.Somut olaya döndüğümüzde, dosyaya davacılar adına Av. ... ve ... tarafından vekaletname sunulduğu, yine Av.... tarafından Av....

adına düzenlenen yetki belgesinin sunulduğu, Av.... bir kısım duruşmalara katılmış ise de, özellikle 14.09.2006 tarihinden itibaren duruşmalara Av.... katıldığı, adı geçen vekilin de katıldığı 27/04/2018 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşmanın 13/11/2008 tarihine bırakıldığı, ancak davacılar vekilinin 13.11.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, mazeret bildirmediği ve bir kısım davalılar vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine, HMK 150.m. uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Hükmün istinafı aşamasında davacılar vekilince Av. ...

23. 10.2018 tarihinde vefat ettiğine dair belge sunulmuş ise de, adı geçen vekil davacıları vekaletname ile temsil eden asıl vekil değil, yetki belgesi ile duruşmalara katılan vekil olduğundan, 1136 sayılı Yasanın 42.maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı gibi, yetki belgesine sahip vekilin vefatı söz konusu olsa da Av.... ve ... vekillikleri devam ettiğinden ve halen Çanakkale Barosuna kayıtlı aktif vekil oldukları anlaşıldığından, davacı asillere yeni duruşma gününün bildirilmesine de gerek görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince 3 aylık sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247055 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

1. inceleme

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5118 E. 2022/1417 K. · Onandı

İşlemden kaldırılan davanın süresinde yenilenmemesi ve yetki belgeli vekilin vefatı

Gerekçe özeti

İşlemden kaldırılan dava üç aylık yasal süre içinde yenilenmezse HMK 150 uyarınca açılmamış sayılır. Yetki belgesiyle duruşmalara katılan (asıl vekil olmayan) vekilin vefatı, 1136 sayılı Kanun'un 42. maddesinin uygulanmasını gerektirmez; vekilliği süren başka vekiller varsa asıllara yeni duruşma günü bildirilmesine gerek yoktur.

Emsal değeri

Yetki belgesiyle katılan vekilin vefatının 1136 sayılı Kanun m.42 kapsamında yargılamayı durdurmayacağı yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: dosyanın işlemden kaldırılması davanın yenilenmemesi / açılmamış sayılma yetki belgesi vekilin vefatı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/5118 E.  ,  2022/1417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2019 tarih ve 2014/802 E- 2019/166 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2019/1666 E- 2019/1637 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ..., Taş Sanat Ltd. Şti. ve ... vekilleri Av. Burcu Buçukoğlu ile davalılardan ...

ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’in 12.12.2002 tarihinde davalılar ..., ..., ...,..., dava dışı ... ve ismi bilinmeyen bir şahısla birlikte mahsur tutularak darp, işkence, tehdit, ikrar yolu ile 30 adet boş bonoyu, şirketteki %20 hissesini davalı ...’e bıraktığına dair taahhütnameyi, şirketteki haklarını ...’ya bıraktığına dair sözleşme ya da taahhütnameyi, 5 yıl boyunca mermer mozaik alanında firma kurmayacağına, danışmanlık yapmayacağına, şirket elemanlarına kullanmayacağına, aksi halde teminat olarak alınan iki adet 60.000 USD teminat senetlerinin işleme konulacağına dair taahhütnameyi, bu iki adet 60.000 USD bedelli teminat senedini, bir başka firmada %5 kâr payı ve aylık 10.000 USD maaşla çalıştığına dair itirafnameyi, lehtarı ...

olan miktarını hatırlamadıkları bir adet bonoyu, lehtarı ...olan 14.850 USD’lik bonoyu, lehtarı Ask Mermer şirketi olan 15.000 YTL bedelli bonoyu, davalı ... lehine her biri 5.000’er YTL olan tahmini 8 adet bonoyu, meblağını hatırlamadıkları lehtarı Taş Sanatı Ltd. Şti. olan bonoyu, meblağını hatırlamadıkları lehtarı ... olan bir adet bonoyu, miktarını hatırlamadıkları lehtarı ...olan bir adet bonoyu imzalattıklarını, bunlardan bir kısmına da müvekkili ...’nin ikrah yoluyla kefaletini aldıklarını, müvekkilinin serbest kalır kalmaz şikayette bulunduğunu, darp raporu düzenlendiğini, davalılardan ...’nın 60.000 USD’lik bonoyu İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2002/20970 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkillerinin imzaladıkları bazı belgeleri net hatırlayamadıklarını ileri sürerek İstanbul 8.

İcra Müdürlüğü'nün 2002/20970 Esas sayılı dosyadan talep edilen alacak için müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini, dava dilekçesinde sayılan tüm belgelerin, sözleşmelerin, senetlerin ve bonoların tehdit, darp, işkence ve ikrah yolu ile zorla imzalatılarak alınması sebebiyle iptalini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili davanın reddini istemiş, bir kısım davalılar davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 13.11.2018 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Davacılar vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün istinafı aşamasında davacılar vekilince Av....’ın 23.10.2018 tarihinde vefat ettiğine dair belge sunulmuş ise de, adı geçen vekilin davacıları vekaletname ile temsil eden asıl vekil değil, yetki belgesi ile duruşmalara katılan vekil olduğundan, 1136 sayılı Yasa'nın 42. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, yetki belgesine sahip vekilin vefatı söz konusu olsa da vekillikleri devam eden Av.... ve ... ’in halen Çanakkale Barosuna kayıtlı aktif vekil olduklarının anlaşıldığı, davacı asillere yeni duruşma gününün bildirilmesine gerek görülmediği, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 02/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

2. inceleme

Diğer usuli işlemmaddi_hata

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3207 E. 2022/4190 K. · Diğer usuli işlem

Onama ilamındaki maddi hataların HMK 304 uyarınca düzeltilmesi

Gerekçe özeti

Temyizi reddedilen taraf lehine olması gereken duruşma vekalet ücretinin sehven karşı tarafa yüklenmesi ve karar başlığında vekil adlarının hatalı/eksik yazılması, HMK 304 uyarınca maddi hata olarak düzeltilebilir.

Kavramlar: maddi hata düzeltme HMK 304 duruşma vekalet ücreti karar başlığı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/3207 E.  ,  2022/4190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 gün ve 2019/1666 - 2019/1637 sayılı kararı onayan Daire'nin 02.03.2022 gün ve 2020/5118-2022/1417 sayılı kararı aleyhinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından maddi hata düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve maddi hata düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından Dairemiz onama ilamının anılan davalılar aleyhine hükmedilen duruşma vekalet ücreti yönünden, davalı ... vekilinin Av... olmasına rağmen karar başlığında ... vekilinin azledilen avukatı Av. ... yazılması ile davalı ... vekili Av. ...’in Yargıtay karar başlığında isminin yazılmaması nedenleriyle maddi hataların düzeltilmesi talep edilmekle, yapılan incelemede, hükmün davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyizi üzerine Dairemizce davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği, bu doğrultuda maddi hata talebinde bulunan davalılar aleyhine duruşma vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken maddi hata talebinde bulunan davalılar aleyhine duruşma vekalet ücretine hükmedildiği, dosyadaki vekaletname ve azilnamenin incelenmesinde Av ...’un 25.02.2022 tarihinde vekillikten azledildiği, davalı ...’un vekili ve davalı ...’ın Av.

... tarafından yetkilendirilen vekili Av. ... tarafından azilnameler,

vekaletnameler ve yetki belgesinin 01.03.2022 tarihinde Dairemizdeki duruşma gününde dosyaya sunulduğu, bu hali ile davalı ...’un vekili Av. ... olmasına rağmen azledilen vekil Av. ... isminin ... vekili olarak karar başlığında yazıldığı, yine davalı ... vekilinin Av. ... olmasına rağmen karar başlığında Av. ...’in isminin hiç yazılmamış olduğu anlaşılmış olmakla, davalılar ... ve ... vekillerinin belirtilen konulara ilişkin maddi hata düzeltim istemlerinin HMK'nın 304. maddesine göre kabulü ile Dairemiz’in 02.03.2022 tarih 2020/5118 E. - 2022/1417 K. sayılı ilamının karar başlığında yer alan ... vekili “AV. ...” ibaresinin hüküm başlığından çıkartılarak yerine “AV. ...” olarak yazılmasına, ...’un vekili olarak hüküm başlığına “AV.

...” ibaresinin eklenmesine, hükmün sonuç kısmında yer alan “….. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine….” ibaresinin hüküm bölümünden çıkarılarak yerine “… duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine….” ibaresinin yazılmasına, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu ilamın Dairemiz’in 02.03.2022 tarihli ilamının eki sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin maddi hata düzeltim taleplerinin kabulü ile Dairemiz’in 02.03.2022 tarih 2020/5118 E. - 2022/1417 K. sayılı ilamının karar başlığında yer alan ... vekili “AV. ...” ibaresinin hüküm başlığından çıkartılarak yerine “AV. ...” olarak yazılmasına, ...’un vekili olarak hüküm başlığına “AV. ...” ibaresinin eklenmesine, hükmün sonuç kısmında yer alan “….. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine….” ibaresinin hüküm bölümünden çıkarılarak yerine “… duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine….” ibaresinin yazılmasına, maddi hatanın bu şekilde DÜZELTİLMESİNE, işbu ilamın Dairemizin 02.03.2022 tarihli ilamının eki sayılmasına, 30/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İnceleme seyri: Onandı → Diğer usuli işlem

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.