Gider avansı eksikliğinde kesin süre verilmesi ve dava şartı yokluğundan usulden ret
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2397 E. 2019/1671 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Davacının dava açılırken hiç gider avansı yatırmaması ve kendisine HMK 115/2 uyarınca verilen kesin süre içinde eksikliği gidermemesi halinde, dava HMK 114/1-g uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Dava şartı yokluğundan usulden ret hallerinde davalı yararına AAÜT 7/2 uyarınca maktu (nisbi değil) vekalet ücretine hükmedilir. Ayrıca, alacaklı lehine sonuçlanan ve icra takibinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olan davalarda, İİK 72/4 uyarınca alacaklının ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararı için takip tutarının en az %20'si oranında tazminata (mahkemece re'sen değerlendirilmesi gereken bir husus olarak) hükmedilmesi gerekir; bu konuda karar verilmemesi hatalıdır.
Ele alınan sorunlar
Gider avansının kesin sürede yatırılmaması nedeniyle usulden ret → ret
İddia: Davacılar vekili, davanın arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının, davanın arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle reddedildiği yönündeki istinaf sebebi, kararın gerçek ret gerekçesiyle (gider avansı eksikliği) örtüşmediğinden isabetsizdir ve bu konuda değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Davacının tek istinaf sebebi bu yönde olduğundan inceleme kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılmıştır. HMK 120. maddesi uyarınca davacı, dava açarken gider avansını yatırmak zorundadır; HMK 114/1-g uyarınca bu avansın yatırılmış olması dava şartıdır. Somut olayda davacı dava açılırken hiç gider avansı yatırmamış, ilk derece mahkemesinin 11.03.2019 tarihli ara kararıyla HMK 115/2 uyarınca 200-TL eksik gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve sonuçları ihtar edilmiş, ara karar 15.03.2019'da tebliğ edilmesine rağmen eksiklik giderilmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati tedbir nedeniyle İİK 72/4 tazminatına hükmedilmemesi → kabul
İddia: Davalı vekili, talep edilmesine ve şartları oluşmasına rağmen İİK 72/4 uyarınca tazminata hükmedilmediğini, müvekkilinin icra dosyasındaki tutarı zamanında alamadığını belirterek hükmün düzeltilmesini istemiştir.
Gerekçe: İİK 72/4 uyarınca dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar ve hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan doğan zararını, gösterilen teminattan alır; bu zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır ve %20'den aşağı tayin edilemez. Somut olayda dava konusu icra takibi ilamsız takip olup davacının takibe itiraz ettiğine dair bilgi/belge bulunmamaktadır. Yargılama sırasında davacının talebiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve infaz edilmiştir. Davanın davalı (alacaklı) lehine sonuçlanması karşısında, davacı aleyhine takip tutarının %20'si oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu-olumsuz karar verilmemiş olması hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava şartı yokluğundan reddedilen davada vekalet ücretinin maktu mu nisbi mi olacağı → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davanın esastan reddi söz konusu olmayıp dava şartı yokluğundan reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/2. maddesi uyarınca davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gider avansının kesin sürede yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği ve bu durumda davalı yararına maktu (nisbi değil) vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme ile, ihtiyati tedbirle durdurulan icra takibinde alacaklı lehine sonuçlanan davada İİK 72/4 tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Davacının dava açarken yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması (HMK 114/1-g), gider avansı eksikliğinin verilen kesin sürede giderilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği (HMK 115/2).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gider avansı↗ dava şartı↗ usulden ret↗ ihtiyati tedbir↗ İİK 72/4 tazminatı↗ maktu vekalet ücreti↗ menfi tespit↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2397
KARAR NO 2019/1671
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/05/2019
NUMARASI 2019/130 Esas-2019/506 Karar
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2019
Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri hakkında icra takibi başlattığını, ancak takibe konu borcun ödenmiş olduğunu, takibin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava dilekçesinde dava esas değerinin belirtilmemiş olması nedeniyle davacı vekiline muhtıra çıkartılarak dava esas değerini bildirmesi, bildirilen dava esas değeri üzerinden nisbi harcı ve eksik gider avansı olan 200-TL'yi mahkemeler veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilerek gerekli ihtaratların yapıldığı, 11/03/2019 tarihli işbu ara kararın 15/03/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen ara karar gereğinin yerine getirilmediği, eksik gider avansının verilen süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle davanın şartı yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle HMK 115/2 m. uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1)İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılmış olması nedeniyle reddedildiğini, oysa dava menfi tespit davası olup arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.2)İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Taraflarınca talep edilmesine ve şartları oluşmasına rağmen İİK 72/4 m. uyarınca tazminata hükmedilmediğini, müvekkilinin icra dosyasına yatan tutarı 09.08.2019 tarihine kadar alamadığını, hükümde davacının ihtiyati tedbir kararı alabilmek için yatırdığı teminatın iadesine karar verilmesinin de doğru olmadığını, 2-Müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı tarafça eksik gider avansının verilen kesin sürede yatırılmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Bu durumda davacının davanın arabuculuk yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle reddedildiği yönündeki tespiti hatalı olup, yine bu yöndeki istinaf sebebine ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Davacının tek istinaf nedeni bu yönde olduğundan, Dairemizce davacının istinafına ilişkin inceleme kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK 120.m. “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Aynı Yasanın 114/1-g maddesinde ise davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Somut olaya döndüğümüzde davacı tarafça dava açılırken hiç gider avansı yatırılmamış olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin 11.03.2019 tarihli ara kararı ile HMK 115/2 m. uyarınca kendisine 200-TL eksik gider avansını yatırması yönünde 2 haftalık kesin süre verildiği ve sonuçlarının ihtar edildiği, söz konusu ara karar davacı vekiline 15.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği halde eksikliğin giderilmediği görülmüş olup, bu durumda ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan İİK 72/4 m. “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.” hükmünü haizdir. Somut olayda, dava konusu icra dosyası incelendiğinde ilamsız icra takibi olduğu, ancak davacı tarafın takibe itiraz ettiğine dair bilgi veya belgeye rastlanılmadığı görülmüştür. Yargılama sırasında davacı tarafın talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 04.03.2019 tarihli ara kararı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve karar infaz edilmiş olmakla, anılan yasa hükmü uyarınca davacı aleyhine takip tutarının %20’si oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bununla birlikte davanın esastan reddi söz konusu olmayıp dava şartı yokluğundan reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 7/2 m. uyarınca davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davalının tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-2 m. uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/130 Esas- 2019/506 Karar sayılı ve 10/05/2019 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, İİK 72/4 m. uyarınca icra takip tutarı 10.000-USD’nin TL karşılığı olan 54.500-TL’nin %20’si oranındaki 10.900-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,”İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 44,40-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 4,50- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 2.725- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacılardan alınan peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 186,15- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 16,50-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK’nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.
31/12/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246269 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi