Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/241 E. 2013/134 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın açılması↗ tasarruf yetkisi↗ bildirim yükümlülüğü↗ ortaklık sıfatı↗ iflas idaresi↗ i̇i̇k 194↗ istifa↗ kısıtlılık↗ davadan feragat↗ müteselsil sorumluluk↗ ara karar↗ cy/cy şerhi↗ iş bölümü↗ feragat↗ havale↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ..., ... ile ...’in davacı şirkette 28.07.1997-21.12.1999, ...’nun 28.07.1997-24.03.2000, ...’in 17.09.1997-30.04.199, ...’un 06.10.1998-01.11.1999 ve ...’ın 30.04.1999 - 11.01.2000 tarihleri arasında yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, görev yaptıkları dönemde ...’ye limit tahsisinden önce istihbarat raporu düzenlenmeden kredi kullandırıldığı, yönetim kurulu kararında teminat olarak müşteri çeki alınması öngörülmesine rağmen finansman çeki alındığı, bunların da zamanında arkalarının yazdırılmayarak firma riskinin teminatsız kaldığı, öz kaynaklarının 6 katı borçlanan ...’ye istihbarat raporunda belirtilenin dört katı oranında limit tahsis edildiği, davalıların usulsüz kredi işlemleri nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ... ile ... hakkında 31.05.2002 tarihli feragat dilekçesi sunulmuş ise de bu feragat dilekçesini imzalayan ...’ün havale tarihinden önce 08.03.2002 günü bu görevinden istifa ettiği, feragat dilekçesini her zaman imzalayabileceğinden feragatın geçerli bulunmadığı, davalılardan ..., ..., ... ve ...’in sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 401.513.031.253 TL’nın payları oranında tahsiline tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 15.02.2002 düzenleme, 31.05.2003 havale tarihli olarak dosyaya ibraz edilen ve davalılar ... ile ... haklarındaki davadan feragati içerir dilekçedeki imzanın, düzenleme tarihi itibariyle yönetim kurulu başkanı olan, havale tarihinden önce şirketteki hisselerini devir ederek ortaklık sıfatı kalmayan ...’e ait olmasına, anılan kişinin feragatname düzenleme tarihi olan 15.02.2002 günü itibariyle tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmamasına, esasen davaya son veren taraf işlemleri arasında yer alan davadan feragatin mahkemeye karşı yapılmasının gerekmesine, duruşma dışında da davadan feragatin mümkün olmasına, bu halde de davadan feragat dilekçesinde bulunan imzanın davacıya veya yetkilisine yahut feragate yetkili vekiline ait olduğu yönünde şerh verilmesinin zorunlu bulunmasına, davalardan feragati içerir dilekçelerin mahkemeye sunulmaları tarihi itibariyle davacı yetkilisine ait olmamasına, sonuç itibariyle davadan feragat dilekçelerinin geçerli bulunmamasına, dava dışı Üçem firmasına kullandırılan kredilerin usulsüz olduğunun tespit edilmiş olmasına, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 337 nci maddesi hükmü uyarınca yeni seçilen veya atanan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini denetçilere bildirmekle yükümlü bulunmalarına, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak etmiş sayılacaklarına, davalı ...’ın, önceden usulsüz şekilde kredi kullandırılan dava dışı Üçem firmasına ilişkin kredi limiti artırım kararına katılmış olmasına, kredi limiti artırım kararı alınırken bu usulsüzlükleri bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin, denetçiye bildirme yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılmasına, yönetim kurulu üyeleri arasında iş bölümü kararı olduğunun kanıtlanmamasına göre, davalılar ..., ... ile ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle haklarında tesis edilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacı şirketin önceki dönem yöneticik ve denetçilik görevini üstlenen davalıların zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz aşamasında davalı ...’in iflasına karar verildiğine dair, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2007 Tarih, 2005/120 Esas ve 2007/381 Karar sayılı ilamı sunulmuştur.
İİK.nun 194 ncü maddesi uyarınca, iflasın açılması ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir. İşte bu nedenle müflisin hukuk davalarının belli bir süre durması kabul edilmiştir. O halde, davalı ... ile ilgili iflas davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir ara karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise iflas idaresi huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1682 E. 2013/18187 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas · yetkisizlik kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · şirket zararı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların «şirketi zarara» uğrattığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirketin «defterlerine» ulaşlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Bu itibarla, mahkemece bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8568 E. 2018/1717 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · iflas · yetkisizlik kararı · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Davanın devamı sırasında «iflasın» öğrenilmesi sonrasında iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde anılan maddede açıklandığı şekilde davanın durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılır ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplantısından» ... gün sonra devam olunabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · ikinci alacaklılar toplantısı · usulüne uygun tebligat · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarfın «iflas» ettiği, «iflas idaresi» üyeleri 28/01/2016 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» olarak gelmedikleri, bu nedenle aynı tarihte HMK'nin 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı 28/01/2015 tarihinden sonra ki ... aylık sürede «davanın yenilenmediği», gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Uluslararası Nakliyat Turizm Ticaret Limited Şirketinin «iflas» ettiği 14.05.2015 günü yapılan duruşmada tespit edilmesi neticesinde taraf teşkilinin sağlanması için iflas idaresine «tebligat» yapılarak davadan haberdar edilmiş, tebliğe rağmen iflas idaresinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve sonrasında ... ay içerisinde «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davanın devamı sırasında «iflasın» öğrenilmesi sonrasında iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde anılan maddede açıklandığı şekilde davanın durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılır ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplantısından» ... gün sonra devam olunabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2970 E. 2016/8676 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · iflas · yetkisizlik kararı · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Şti.nin «iflas» ettiği ifade edildiğinden ilgili iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerin …
İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından ... gün sonra devam olunabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · usulüne uygun tebligat · taşıma sözleşmesi · mahsup · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında kömür «taşıma sözleşmeleri» yapıldığı, .../07/2006 tarihli sözleşmenin uygulamaya koyulmadığı, 500.000,00 TL bedelli senedin .../09/2008 tarihli sözleşme kapsamında davalının nakit «avans ödemesi» karşılığında düzenlendiği, davacının alacaklı olduğu 336.101,00 TL'nin davalının kabulünde olduğu ve mahsubu halinde davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı, karşı davanın ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle; asıl davanın «mahsup» talebi dikkate alınarak reddine, süresinde açılmayan karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı/ karşı davada davalılar vekili ile katılma yoluyla asıl davada davalı/ karşı davada davacı vekili temyiz etmiştir. ...- Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» istinaden düzenlenen faturalara dayalı alacak istemine; karşı dava taşıma sözleşmesi uyarınca verilen nakit avans nedeniyle düzenlenmiş senede dayalı «mahsup» sonrası bakiye alacak istemine ilişkindir.
Şti.nin «iflas» ettiği ifade edildiğinden ilgili iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerin …
Mahkemece, asıl davanın «mahsup» talebi dikkate alınarak reddine, süresinde açılmayan karşı davanın da reddine karar verilmiş olup, bu karar taraf vekilleri tarafından temyiz edildikten sonra, yapılan temyiz duruşmasında taraf vekilleri asıl davada davacı/ karşı davada davalı olan .. ... ....Ltd.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17085 E. 2015/2154 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · iflas · yetkisizlik kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · şirket müdürü · taraf ehliyeti · ıslah · yasal faiz
Benzer bu kararda… e seçimle müdür atandığı 10/05/2005 tarihinden 2009 tarihine kadar davacı müdüre ücret ödendiğinin şirket kayıtları ile sabit olduğu, davacının 10/02/2010 tarihinde «şirket müdürlüğü» görevinin sona erdiği dolayısıyla Mayıs 2009-10/02/2010 dönemi için de 9 ay 10 günlük ücret alacağı olup bu bedelin toplam 42.559,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 42.559,44 TL ücret alacağından 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren 37.559,44 TL'nin de «ıslah» tarihi olan 15/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, davalı «şirket müdürü» olan davacının ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bu itibarla davacının aktif dava «ehliyeti» bakımından, davacının «iflasına» dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak yukarıda bahsedilen Kanun hükmünün mahkemece değerlendirmesi gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6800 E. 2013/9930 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · müteselsil sorumluluk · ara karar · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nın «194»'üncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · hukuki yarar · avans faizi · temerrüt · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı banka ve ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davacının Yurt Security Off-Shore Ltd. hesabında bulunan 112.252.929.080 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı Yurt Security Off-Shore Ltd'den tahsiline dair verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının dava konusu hesabın açılmasına kendisini teşvik eden davalı banka ile onun yöneticisi diğer davalıya yönelik dava açmada «hukuki yararının» bulunduğu, davalı bankanın yöneticilerinin haksız eylemleri sebebiyle davacıya karşı dava konusu alacak nedeniyle «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 112.250,93 TL 'nin dava tarihi olan 22.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… acı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayı …
Kararı, davacı vekili ile «borcu üstlenen» TMSF vekili ve ...
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15793 E. 2011/2843 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde, davalı ... ile ilgili «iflas» davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir «ara» karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İşte bu nedenle İ.İ.K.nun «194».maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
İflas idaresinin bu davayı takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı
Benzer bu karardaİflasın açılması, «iflas» masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar durdurur.
Bu durumda mahkemece bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3855 E. 2013/3983 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · davadan feragat · ara karar · feragat · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 15.02.2002 düzenleme, 31.05.2003 «havale» tarihli olarak dosyaya «ibraz» edilen ve davalılar ... ile ... haklarındaki «davadan feragati» içerir dilekçedeki imzanın, düzenleme tarihi itibariyle «yönetim kurulu» başkanı olan, havale tarihinden önce şirketteki hisselerini devir ederek «ortaklık sıfatı» kalmayan ...’e ait olmasına, anılan kişinin feragatname düzenleme tarihi olan 15.02.2002 günü itibariyle tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili bulunmamasına, esasen davaya «son» veren taraf işlemleri arasında yer alan davadan feragatin mahkemeye karşı yapılmasının gerekmesine, duruşma dışında da davadan feragatin mümkün olmasına, bu halde de davadan feragat dilekçesinde bulunan imzanın davacıya veya yetkilisine yahut feragate yetkili vekiline ait olduğu yönünde «şerh» verilmesinin zorunlu bulunmasına, davalardan feragati içerir dilekçelerin mahkemeye sunulmaları tarihi itibariyle davacı yetkilisine ait olmamasına, sonuç itibariyle davadan feragat dilekçelerinin geçerli bulunmamasına, dava dışı Üçem firmasına kullandırılan kredilerin usulsüz olduğunun tespit edilmiş olmasına, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 337 nci maddesi hükmü uyarınca yeni seçilen veya atanan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini denetçilere «bildirmekle yükümlü» bulunmalarına, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak etmiş sayılacaklarına, davalı ...’ın, önceden usulsüz şekilde kredi kullandırılan dava dışı Üçem firmasına ilişkin kredi limiti artırım kararına katılmış olmasına, kredi limiti artırım kararı alınırken bu usulsüzlükleri bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin, denetçiye bildirme yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılmasına, yönetim kurulu üyeleri arasında iş «bölümü» kararı olduğunun kanıtlanmamasına göre, davalılar ..., ... ile ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle haklarında tesis edilen kararın onanmasına karar …
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı ..., ... hakkındaki davanın müracaata bırakılarak «yenilenmediği», davalılar ... ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, davalı ...
İİK''nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından ... gün sonra devam olunabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · yenileme · tüzel kişilik
Benzer bu karardaA.Ş., ...Holding A.Ş. ve ... haklarında «erken açılan» davanın reddine, davalılar ...Taahhüt A.Ş., ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, ..., ... hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı ..., ... hakkındaki davanın müracaata bırakılarak «yenilenmediği», davalılar ... ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, davalı ...
A.Ş. hesap sahibinin bu bankanın ayrı bir «tüzel kişiliği» olan ... ... ...
A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12894 E. 2014/3115 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas · yetkisizlik kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK.nun «194» ncü maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini iflas idaresinin aldığı müflisin, davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İşte bu nedenle İİK'nın «194». maddesi ile hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, haklı olan davanın kabulüne, 10.000 TL'nin dava tarihinden, 435.182,62 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İflasın açılması, «iflas» masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını, acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.
Bu durumda mahkemece bir «ara» kararı ile davalı şirket yönünden davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin ve o tarihten sonra davaya devam edilmesinin sağlanabilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/241 E. , 2013/134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 tarih ve 2000/1170-2009/788 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların 1997 yılında tüzel kişilik kazanan müvekkili şirketin 1998-1999 yıllarında görev yapmış eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduklarını, ticaret usul, esas ve mevzuatına, kredi tahsis ve kullandırma prensiplerine aykırı şekilde üç ayrı firmaya kredi tahsis ettiklerini, şirketin aktif yapısını zayıflatarak zarara uğramasına neden olduklarını, durumun teftiş raporu ile de sabit olduğunu ileri sürerek, 406.538.779.240 TL’nin 05.09.2000 tarihinden itibaren kredi faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 06.10.1998-30.09.1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ... ve ...’ye tahsis edilen kredilerle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu tarihlerde yönetim kurulu üyesi olmadığını, diğer firmayla ilgili olarak da bir sorumluluğunun bulunmadığını, istihbarat raporu alınması zorunluluğunun olmadığını, inceleme raporunda dahi müvekkilinin sorumlu tutulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın 1 aylık süre içinde açılmadığını, müvekkilinin tek bir kredi işleminde imzasının olduğunu, davacının kredi verdiği şirkete karşı açtığı davanın derdest bulunduğunu, zararın kanıtlanması gerektiğini açıklayarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, müvekkillerinin ibra edildiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, davacı zararının henüz doğup doğmadığının belli olmadığını, kredi kullandırılan firma aleyhine açılan davanın derdest bulunduğunu, yapılan işlemlerde usulsüzlük olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri ile bir kısım davalı, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ..., ... ile ...’in davacı şirkette 28.07.1997-21.12.1999, ...’nun 28.07.1997-24.03.2000, ...’in 17.09.1997-30.04.199, ...’un 06.10.1998-01.11.1999 ve ...’ın 30.04.1999 - 11.01.2000 tarihleri arasında yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, görev yaptıkları dönemde ...’ye limit tahsisinden önce istihbarat raporu düzenlenmeden kredi kullandırıldığı, yönetim kurulu kararında teminat olarak müşteri çeki alınması öngörülmesine rağmen finansman çeki alındığı, bunların da zamanında arkalarının yazdırılmayarak firma riskinin teminatsız kaldığı, öz kaynaklarının 6 katı borçlanan ...’ye istihbarat raporunda belirtilenin dört katı oranında limit tahsis edildiği, davalıların usulsüz kredi işlemleri nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ...
ile ... hakkında 31.05.2002 tarihli feragat dilekçesi sunulmuş ise de bu feragat dilekçesini imzalayan ...’ün havale tarihinden önce 08.03.2002 günü bu görevinden istifa ettiği, feragat dilekçesini her zaman imzalayabileceğinden feragatın geçerli bulunmadığı, davalılardan ..., ..., ... ve ...’in sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 401.513.031.253 TL’nın payları oranında tahsiline tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 15.02.2002 düzenleme, 31.05.2003 havale tarihli olarak dosyaya ibraz edilen ve davalılar ... ile ... haklarındaki davadan feragati içerir dilekçedeki imzanın, düzenleme tarihi itibariyle yönetim kurulu başkanı olan, havale tarihinden önce şirketteki hisselerini devir ederek ortaklık sıfatı kalmayan ...’e ait olmasına, anılan kişinin feragatname düzenleme tarihi olan 15.02.2002 günü itibariyle tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmamasına, esasen davaya son veren taraf işlemleri arasında yer alan davadan feragatin mahkemeye karşı yapılmasının gerekmesine, duruşma dışında da davadan feragatin mümkün olmasına, bu halde de davadan feragat dilekçesinde bulunan imzanın davacıya veya yetkilisine yahut feragate yetkili vekiline ait olduğu yönünde şerh verilmesinin zorunlu bulunmasına, davalardan feragati içerir dilekçelerin mahkemeye sunulmaları tarihi itibariyle davacı yetkilisine ait olmamasına, sonuç itibariyle davadan feragat dilekçelerinin geçerli bulunmamasına, dava dışı Üçem firmasına kullandırılan kredilerin usulsüz olduğunun tespit edilmiş olmasına, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 337 nci maddesi hükmü uyarınca yeni seçilen veya atanan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini denetçilere bildirmekle yükümlü bulunmalarına, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak etmiş sayılacaklarına, davalı ...’ın, önceden usulsüz şekilde kredi kullandırılan dava dışı Üçem firmasına ilişkin kredi limiti artırım kararına katılmış olmasına, kredi limiti artırım kararı alınırken bu usulsüzlükleri bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin, denetçiye bildirme yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılmasına, yönetim kurulu üyeleri arasında iş bölümü kararı olduğunun kanıtlanmamasına göre, davalılar ..., ...
ile ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle haklarında tesis edilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacı şirketin önceki dönem yöneticik ve denetçilik görevini üstlenen davalıların zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz aşamasında davalı ...’in iflasına karar verildiğine dair, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2007 Tarih, 2005/120 Esas ve 2007/381 Karar sayılı ilamı sunulmuştur.
İİK.nun 194 ncü maddesi uyarınca, iflasın açılması ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için,ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir. İşte bu nedenle müflisin hukuk davalarının belli bir süre durması kabul edilmiştir.
O halde, davalı ... ile ilgili iflas davası dikkate alınıp, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılıp, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde bir ara karar ile davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi ve şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise iflas idaresi huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu davalılar hakkındaki kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 7.769,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Solak'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4.338,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, alınmadığı anlaşılan 2.101,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 08.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/244933300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz