6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında yangın hasarından taşıyıcının sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/895 E. 2021/888 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR kapsamındaki taşımalarda, yangın gibi hasar nedeninin taşıyıcı, itfaiye ve ekspertiz raporlarıyla kesin olarak tespit edilememesi halinde, taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hâlin (CMR 17/2) varsayıma dayalı iddialarla ispatlanmış sayılamayacağı ve taşıyıcının hasardan müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği; hesaplanan tazminatın CMR 23 uyarınca sınırlı sorumluluk miktarı içinde kalması halinde bu miktarın aynen hükme esas alınabileceği kabul edilmiştir.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcıların yangından kaynaklanan hasardan sorumluluğu → ret

İddia: Davalı taşıyıcılar, yangının seyir halindeki diğer araçlardan atılan sigara izmaritinden kaynaklanmış olabileceğini, ekspertiz ve itfaiye raporlarında araçtan kaynaklanan bir kusur bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle CMR 17/2 uyarınca sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR 17/1 uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen sürede uğranılan hasardan sorumludur. 17/2 uyarınca kayıp/hasarın istek sahibinin hatasından, yüke has bir kusurdan veya taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumdan kaynaklandığı ispatlanırsa taşıyıcı sorumlu tutulamaz; ancak 18. madde uyarınca bu hususu ispat yükü taşıyıcıya aittir. Somut olayda itfaiye raporu, ekspertiz raporu ve delil tespiti raporunda yangının çıkış nedeni kesin olarak tespit edilememiştir; taşınan emtiaya uygun olmayan araç kullanıldığına veya yangının elektrik aksamından kaynaklandığına dair bir tespit de bulunmamaktadır. Davalıların ileri sürdüğü sigara izmariti ihtimali, raporlarda kesinlik arz etmeyen, varsayıma dayalı bir tespit olup davalıların sorumluluklarını ortadan kaldıran hâlin ispatlandığından söz edilemez. Bu nedenle davalıların meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu tutulmaları isabetlidir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Halefiyet ve tazminat miktarının CMR sınırları içinde hesaplanması → ret

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının doğması için hukuken geçerli bir poliçe kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir; sigortacı bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. CMR 23. maddesine göre emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, teslim yeri ve tarihindeki değere göre hesaplanır ve kısmi kayıpta eksik brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz; CMR 29 uyarınca hasarın taşıyıcının kasıtlı veya kasta eşdeğer kusurundan kaynaklandığı ispatlanmadıkça bu sınırlama geçerlidir. Bilirkişi raporunda net hasar miktarının 28.382,16-USD olarak hesaplandığı ve bu miktarın CMR'deki sınırlı sorumluluk miktarı içinde kaldığı anlaşıldığından, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesi isabetlidir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Delil tespiti masrafının zarar kapsamında değerlendirilmesi → tartışılmadı

Gerekçe: Delil tespiti masrafı zarara dahil olmayıp yargılama gideri niteliğindedir; bu nedenle söz konusu masrafın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur. Ancak bu husus istinaf dilekçesinde açıkça istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden, BAM tarafından bu yönden yalnızca eleştirilmekle yetinilmiş, karar bu noktada bozulmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yangının çıkış nedeninin kesin olarak tespit edilememesi durumunda, taşıyıcının CMR 17/2 kapsamındaki sorumluluktan kurtulma hâlini ispat yükünün kendisinde olduğu ve varsayıma dayalı, kesinlik arz etmeyen tespitlerin bu ispatı sağlamayacağı yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu halefiyet sınırlı sorumluluk fiili taşıyıcı akdi taşıyıcı ispat yükü müteselsil sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · CMR — CMR 17/1CMR 17/2CMR 18CMR 23CMR 29

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/895

KARAR NO 2021/888

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/12/2018

NUMARASI 2017/130Esas- 2018/1191 Karar

DAVA

Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2021

Davanın kabulüne dair kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı Azerbaijan Industry Insurance OJSC tarafından, dava dışı sigortalı ... A.Ş. adına C0100/A/16 numaralı yük sigortası poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin, Azerbaijan Industry'nin 999000001070353 numaralı nakliyat abonman sigorta poliçesi altında reasürörü olduğunu, sigortalı ... taşıma konusu emtiayı ... A.Ş. ve ... A.Ş. firmalarından satın aldığını, toplam emtia bedeli olan 90.312,47-TL'yi satıcı firmalara peşin olarak ödeyerek hasar rizikosunu üstlendiğini, yük sigortası kapsamındaki zararın gerçekleşmesi üzerine, müvekkili sigorta şirketinin Azerbaijan Industry'nin üzerinde kalan hasar bedelinin sigortalısı ... Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında 31.286,27-USD ödeme yaparak söz konusu zararı karşıladığını, böylelikle halefiyetin kendilerine geçtiğini, sigortalı ...

ile 1. davalı .... arasında 01/01/2009 tarihinde bir taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, ... A.Ş.'nin, fiili taşıyan olarak 2. davalı ...San. Tic.Ltd. Şti.'ni atadığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden Azerbaycan/Bakü'ye taşınmak üzere, 24 ve 25 Şubat 2016 tarihlerinde Gaziantep ve Karaman'dan emtiaların taşıyıcı tarafından teslim alındığını, 25/02/2016 tarihinde 2.davalı Koyuncular himayesinde taşınan emtiaların araç dorsesinde çıkan yangın sonucunda emtianın zarar gördüğünü, taşınan emtianın kolay alevlenen özelliğe sahip türden eşyalar olmasına rağmen davalıların yükün taşınmasına uygun araç kullanma yükümlülüğüne riayet etmediklerini, yangının ardından yangının sönmesi konusunda gerekli özenin gösterilmediğini, bu nedenle davalıların CMR 17/1 ve 17/3 maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin yapılan temlik sözleşmesi gereği sigortalısının haklarını temlik aldığını, halef olma ve temlik alan sıfatı ile 1.davalı ...Ş.'nin sigortacısı konumunda olan 3.davalı ...

A.Ş.'den talepte bulunduklarını, ancak bu talebin 11/08/2016 tarihi itibarı ile ... A.Ş. tarafından red olunduğunu, dava konusu emtianın sovtaj değerinin 8.250-TL olduğunu ve ödemenin alındığı 07/04/2016 tarihindeki kur hesaplamasına göre 2.904,11-USD'ye karşılık geldiğini ileri sürerek sovtaj bedelinin sigortalıya ödenen 31.286,27-USD'den düşülmesiyle geriye kalan 28.382,16-USD'nin ihtarnamenin gönderildiği 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek %5 oranındaki CMR faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ayrıca zararın tespitine ilişkin yapılan 3.842,69-TL tutarındaki masrafın da ödemesinin yapıldığı 25/03/2016 tarihinden ve ekspere ödenen 2.775-TL'nin de 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı .... vekili; hasar tutarının ödenip ödenmediğinin belli olmadığını, aktif husumet ehliyetinin varlığının ispata muhtaç olduğunu, CMR m.17/2'deki "Eğer kayıp, hasar, veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse, taşımacı sorumlu tutulamaz" hükmü uyarınca, sigortalı aracın yakınındaki sigara izmaritinin sebebiyet verdiğinin iddia edildiğini, dava konusu hasarın bu sebeple meydana geldiğini, taşımacının bu hasarı önlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ....

Vekili; zarar konusu hasar tutarının ödenip ödenmediğinin belli olmadığını, aktif husumet ehliyetinin varlığının ispata muhtaç olduğunu, müvekkil firmanın taşıma işinde üst taşımacı olup, fiili taşımacı olmadığını, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan dolayı hasarın meydana geldiğini, bu nedenle CMR 17/2.maddelerinin geçerli olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkiline rücu edebilecek bir kusur durumunda sorumluluğunun CMR 23. Madde gereği sınırlı olması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.3-Davalı ... Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin fiili taşımacı olduğunu, taşınan yükün cinsine uygun ve donanımlı araç ve eğitimli, deneyimli personel ile taşıma işini gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin aracı seyir halinde iken, sebebini kesin olarak bilmedikleri bir yangın çıktığını, olayın akabinde Kırıkkale 1.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti yapılarak Bilirkişi raporu aldırıldığını, bu rapora göre, çadır içinde bulunan ürünlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucu yangın çıkma ihtimalinin çok da az olsa bulunduğunu, aracın diğer aksamlarından kaynaklı bir kusurun olmadığını, buna karşın yangına dışarıdan gelen bir etkinin sebep olacağı yönünde kanaate varıldığını, yangının sol taraftan çıkma nedeninin raporda da belirtildiği gibi, ağır vasıta olan aracın devamlı sağ şeritten gittiğini, aracın seyir halinde veya trafik ışıklarında durduğu sırada, sol tarafındaki araçlardan birinden atılan sigara izmaritinin yangına neden olabileceği,bir kısım yükün, yangın söndürme çalışmaları sırasında zarar gördüğünü, müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dosya içerisindeki çıkan yangına ilişkin tespit raporlarında ''yangının çıkış nedeni belirlenememiştir'' ibaresinin yer aldığı, ancak davalı taraflarca sorumlu olmayacaklarına ilişkin bir kanıt ileri sürülmediğinden, davalıların eşyanın yanarak zayi olmasından müteselsilen kusurlu ve sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda, net hasar miktarının 28.382,16-USD olarak hesaplandığı, bu miktarın davacı tarafından sigortalısına ödendiği ve halefiyet hakkının doğmuş olduğu, ayrıca yapılan ödeme miktarının CMR sınırları içinde olduğu gerekçesiyle 28.382,16-USD'nin 17/05/2016 tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faizi ile beraber, 2.775-TL ekpertiz ücretinin 17/05/2016 tarihinden, 3.842,69 TL tespit masraflarının 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile beraber davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı...Ltd. Şti. vekili; olay sonrasında Kırıkkale 1.SHM'nin 2016/4 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda çadır içinde bulunan ürünlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucu yangın çıkma ihtimalinin çok da az olsa bulunduğunun ve aracın diğer aksamlarında yangına emare olacak teknik bir arıza ve kablo yanığı görülmediğinin tespit edildiğini, raporda ayrıca yangına dışarıdan gelen bir etkinin sebep olacağı yönünde kanaate varıldığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yangının sol tarafta meydana geldiğini, aracın seyir halinde iken solundan geçen araçlardan, kırmızı ışıkta durduğu sırada solunda duran araçlardan sigara izmariti vb. atılması ile yangının ortaya çıkabileceği ihtimalinin hayatın olağan akışına uygun ve mantık çerçevesi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilime yüklenebilecek herhangi bir kusurun söz konusu olmadığını, İtfaiye raporunda da yangının çıkış sebebinin belirlenemediğini, aracın mekanik ve teknik aksanında bir problem olmadığının belirtildiğini, bu durumda müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı .... vekili müvekkili şirketin üst taşımacı olduğunu, taşıma işinde taşımacı tarafından her türlü tedbir alındığını, taşınanın cinsine göre araçlar temin edildiğini ve donanımlı ve eğitimli personeller ile sevkiyat yapıldığını, dosyaya sunulan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araç seyir halindeyken çıkan yangının seyir halindeki diğer araçların birinden atılan sigara izmaritinin sebep olabileceğinin belirtildiğini, yine aynı ekspertiz raporunda yangının araçtan kaynaklanan herhangi bir sebepten ötürü meydana gelmediğinin ve aracın yüke ve taşımaya uygun olduğunun tespit edildiğini,İtfaiye raporunda da aynı hususların belirtildiğini, bu raporlara göre taşıyıcılara atfedilecek hiçbir kusur olmadığını, zarardan sorumlu olabilmek için kast yahut kasta eşdeğer ihmalin olması gerekirken müvekkil şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında taşınan emtianın kısmen zayi edilmesi nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye-Azerbaycan arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı;

ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.CMR'nin 17/1. maddesi gereğince; taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. Aynı hükmün ikinci fıkrasına göre ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulması mümkün değildir. Fakat 18. Maddede kayıp, hasar ve gecikmenin bu nedenlerin birinden doğduğunu kanıtlama yükümlülüğünün taşımacıya ait olduğu düzenlenmiştir.Somut olayda, davalı ....'nin akdi, diğer davalı ...

şirketinin fiili taşıyıcı sıfatının bulunduğu, 24 ve 25 Şubat 2016 tarihlerinde Gaziantep ve Karaman'dan emtiaların fiili taşıyıcı tarafından teslim alındığını, 25/02/2016 tarihinde fiili taşıyana air araç dorsesinde çıkan yangın sonucunda emtianın zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Gerek İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen yangın raporunda, gerek ekpertiz raporunda, gerekse delil tespiti raporunda yangının çıkış nedeni kesin olarak tespit edilememiştir. Bahse konu raporlarda davacının iddia ettiği şekilde taşımanın yapıldığı aracın, taşınan emtiaya uygun olmadığına, yangının araç elektrik aksamından meydana geldiğine dair bir tespit de bulunmamaktadır. Buna karşılık yangının taşıma sırasında meydana geldiği çekişmesizdir.Her ne kadar davalılarca yangının çıkış nedeninin kendilerinden kaynaklanmadığı, diğer araçlardan atılabilecek sigara izmaritinden kaynaklanmasının olası olduğu ileri sürümüş ise de, itfaiye ve ekspertiz raporunda davalıların dayanağını oluşturan bu tespitlerin kesinlik arz etmediği, varsayıma dayalı olduğu anlaşıldığından davalıların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarını ortadan kaldıran hallerin ispatlandığından söz edilmesi mümkün değildir.

Öte yandan ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. CMR'nin 29. maddesinde ise, "hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır.

Bilirkişi raporunda, net hasar miktarının 28.382,16-USD olarak hesaplandığı ve ayrıca yapılan ödeme miktarının CMR'deki sınırlı sorumluluk miktarının içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşılık delil tespiti masrafı zarara dahil olmadığından, buna ilişkin talebin yargı gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı olmuş ise de bu yönden açıkça istinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1.

bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar ... Vekilinin ve ...San. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalılardan alınması gereken 7.667,83-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan ( ...

1. 915+ ...

1. 869,84-TL) 3.784,84-TL nin mahsubu ile bakiye 3.882,99-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/242876 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7506 E. 2023/1757 K. · Onandı

CMR taşımasında yük hasarından sorumluluk ve kurtuluş kanıtının ispatlanamaması

Gerekçe özeti

CMR'ye tabi taşımada araçta çıkan yangın nedeniyle oluşan yük hasarında, taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran hallerin (CMR 17/2 - önlenemeyen durum) ispat yükü taşıyıcıdadır; kesinlik arz etmeyen, varsayıma dayalı itfaiye/ekspertiz tespitleri bu kurtuluşu ispatlamaya yetmez ve taşıyıcı, ödeme CMR sınırlı sorumluluk miktarı içinde kaldığı sürece hasardan sorumlu tutulur.

Emsal değeri

CMR taşımasında sorumluluğu kaldıran hallerin ispat yükünün taşıyıcıda olduğu ve varsayıma dayalı raporlarla kurtuluş kanıtının sağlanamayacağı yönünde bağlayıcı içtihat niteliğindedir.

Kavramlar: CMR taşıması taşıyıcının sorumluluğu kurtuluş kanıtı sınırlı sorumluluk halefiyet

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/7506 E.  ,  2023/1757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/895 Esas, 2021/888 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/130 E., 2018/1191 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar İkra Lojistik Taşımacılık A.Ş. ve davalı Koyuncular Nak. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar İkra Lojistik Taşımacılık A.Ş. vekilince duruşmasız ve davalı Koyuncular Nak. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Azerbaijan Industry Insurance OJSC tarafından, dava dışı sigortalı Etsun Entegre Tarım Ürünleri A.Ş. adına C0100/A/16 numaralı yük sigortası poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin, Azerbaijan Industry'nin 999000001070353 numaralı nakliyat abonman sigorta poliçesi altında reasürörü olduğunu, sigortalı Etsun'un taşıma konusu emtiayı Naksan Plas... A.Ş. ve Komgıda A.Ş. firmalarından satın aldığını, toplam emtia bedeli olan 90.312,47 TL'yi satıcı firmalara peşin olarak ödeyerek hasar rizikosunu üstlendiğini, yük sigortası kapsamındaki zararın gerçekleşmesi üzerine, müvekkili sigorta şirketinin Azerbaijan Industry'nin üzerinde kalan hasar bedelinin sigortalısı Etsun'a Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında 31.286,27 Amerikan Doları ödeme yaparak söz konusu zararı karşıladığını, böylelikle halefiyetin kendilerine geçtiğini, sigortalı Etsun ile davalı İkra Lojistik A.Ş.

arasında 01.01.2009 tarihinde bir taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, İkra Lojistik A.Ş.'nin, fiili taşıyan olarak davalı Koyuncular Uluslararası Nak. ve San. Tic.Ltd. Şti.'ni atadığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden Azerbaycan/Bakü'ye taşınmak üzere, 24 ve 25 Şubat 2016 tarihlerinde Gaziantep ve Karaman'dan emtiaların taşıyıcı tarafından teslim alındığını, 25.02.2016 tarihinde davalı Koyuncular himayesinde taşınan emtiaların araç dorsesinde çıkan yangın sonucunda emtianın zarar gördüğünü, taşınan emtianın kolay alevlenen özelliğe sahip türden eşyalar olmasına rağmen davalıların yükün taşınmasına uygun araç kullanma yükümlülüğüne riayet etmediklerini, yangının ardından yangının sönmesi konusunda gerekli özenin gösterilmediğini, bu nedenle davalıların Karayolu ile Sınır Ötesi Taşımacılığa İlişkin Anlaşma ("CMR") 17 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin yapılan temlik sözleşmesi gereği sigortalısının haklarını temlik aldığını, halef olma ve temlik alan sıfatı ile davalı İkra Lojistik A.Ş.'nin sigortacısı konumunda olan davalı ...Ş.'den talepte bulunduklarını, ancak bu talebin 11.08.2016 tarihi itibarı ile HDI Sigorta A.Ş.

tarafından red olunduğunu, dava konusu emtianın sovtaj değerinin 8.250,00 TL olduğunu ve ödemenin alındığı 07.04.2016 tarihindeki kur hesaplamasına göre 2.904,11 Amerikan Dolarına karşılık geldiğini ileri sürerek sovtaj bedelinin sigortalıya ödenen 31.286,27 Amerikan Dolarından düşülmesiyle geriye kalan 28.382,16Amerikan Dolarının ihtarnamenin gönderildiği 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek %5 oranındaki CMR faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ayrıca zararın tespitine ilişkin yapılan 3.842,69 TL tutarındaki masrafın da ödemesinin yapıldığı 25.03.2016 tarihinden ve ekspere ödenen 2.775,00 TL'nin de 18.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; hasar tutarının ödenip ödenmediğinin belli olmadığını, aktif husumet ehliyetinin varlığının ispata muhtaç olduğunu, CMR'nin 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının "Eğer kayıp, hasar, veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse, taşımacı sorumlu tutulamaz" hükmü uyarınca, sigortalı aracın yakınındaki sigara izmaritinin sebebiyet verdiğinin iddia edildiğini, dava konusu hasarın bu sebeple meydana geldiğini, taşımacının bu hasarı önlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı İkra Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarar konusu hasar tutarının ödenip ödenmediğinin belli olmadığını, aktif husumet ehliyetinin varlığının ispata muhtaç olduğunu, müvekkil firmanın taşıma işinde üst taşımacı olup, fiili taşımacı olmadığını, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan dolayı hasarın meydana geldiğini, bu nedenle CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının geçerli olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkiline rücu edebilecek bir kusur durumunda sorumluluğunun CMR 23 üncü maddesi gereği sınırlı olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı Koyuncular Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin fiili taşımacı olduğunu, taşınan yükün cinsine uygun ve donanımlı araç ve eğitimli, deneyimli personel ile taşıma işini gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin aracı seyir halinde iken, sebebini kesin olarak bilmedikleri bir yangın çıktığını, olayın akabinde Kırıkkale 1.Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti yapılarak Bilirkişi raporu aldırıldığını, bu rapora göre, çadır içinde bulunan ürünlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucu yangın çıkma ihtimalinin çok da az olsa bulunduğunu, aracın diğer aksamlarından kaynaklı bir kusurun olmadığını, buna karşın yangına dışarıdan gelen bir etkinin sebep olacağı yönünde kanaate varıldığını, yangının sol taraftan çıkma nedeninin raporda da belirtildiği gibi, ağır vasıta olan aracın devamlı sağ şeritten gittiğini, aracın seyir halinde veya trafik ışıklarında durduğu sırada, sol tarafındaki araçlardan birinden atılan sigara izmaritinin yangına neden olabileceği,bir kısım yükün, yangın söndürme çalışmaları sırasında zarar gördüğünü, müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yangına ilişkin tespit raporlarında ''yangının çıkış nedeni belirlenememiştir'' ibaresinin yer aldığı, ancak davalı taraflarca sorumlu olmayacaklarına ilişkin bir kanıt ileri sürülmediğinden, davalıların eşyanın yanarak zayi olmasından müteselsilen kusurlu ve sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda, net hasar miktarının 28.382,16 Amerikan Doları olarak hesaplandığı, bu miktarın davacı tarafından sigortalısına ödendiği ve halefiyet hakkının doğmuş olduğu, ayrıca yapılan ödeme miktarının CMR sınırları içinde olduğu gerekçesiyle 28.382,16 Amerikan Dolarının 17.05.2016 tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faizi ile beraber, 2.775,00 TL ekpertiz ücretinin 17.05.2016 tarihinden, 3.842,69 TL tespit masraflarının 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile beraber davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar İkra Lojistik Taşımacılık A.Ş. ve davalı Koyuncular Nak.Ltd.Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı İkra Lojistik A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üst taşımacı olduğunu, taşıma işinde taşımacı tarafından her türlü tedbir alındığını, taşınanın cinsine göre araçlar temin edildiğini ve donanımlı ve eğitimli personeller ile sevkiyat yapıldığını, dosyaya sunulan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araç seyir halindeyken çıkan yangının seyir halindeki diğer araçların birinden atılan sigara izmaritinin sebep olabileceğinin belirtildiğini, yine aynı ekspertiz raporunda yangının araçtan kaynaklanan herhangi bir sebepten ötürü meydana gelmediğinin ve aracın yüke ve taşımaya uygun olduğunun tespit edildiğini, itfaiye raporunda da aynı hususların belirtildiğini, bu raporlara göre taşıyıcılara atfedilecek hiçbir kusur olmadığını, zarardan sorumlu olabilmek için kast yahut kasta eşdeğer ihmalin olması gerekirken müvekkil şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Koyuncular Nakliyat Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olay sonrasında Kırıkkale 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/4 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda çadır içinde bulunan ürünlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucu yangın çıkma ihtimalinin çok da az olsa bulunduğunun ve aracın diğer aksamlarında yangına emare olacak teknik bir arıza ve kablo yanığı görülmediğinin tespit edildiğini, raporda ayrıca yangına dışarıdan gelen bir etkinin sebep olacağı yönünde kanaate varıldığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yangının sol tarafta meydana geldiğini, aracın seyir halinde iken solundan geçen araçlardan, kırmızı ışıkta durduğu sırada solunda duran araçlardan sigara izmariti vb.

atılması ile yangının ortaya çıkabileceği ihtimalinin hayatın olağan akışına uygun ve mantık çerçevesi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilime yüklenebilecek herhangi bir kusurun söz konusu olmadığını, İtfaiye raporunda da yangının çıkış sebebinin belirlenemediğini, aracın mekanik ve teknik aksanında bir problem olmadığının belirtildiğini, bu durumda müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalılarca yangının çıkış nedeninin kendilerinden kaynaklanmadığı, diğer araçlardan atılabilecek sigara izmaritinden kaynaklanmasının olası olduğu ileri sürümüş ise de, itfaiye ve ekspertiz raporunda davalıların dayanağını oluşturan bu tespitlerin kesinlik arz etmediği, varsayıma dayalı olduğu, bu itibarla davalıların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarını ortadan kaldıran hallerin ispatlanamadığı, net hasar miktarının 28.382,16 Amerikan Doları olarak hesaplandığı ve ayrıca yapılan ödeme miktarının CMR'deki sınırlı sorumluluk miktarının içinde olduğu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, buna karşılık delil tespiti masrafı zarara dahil olmadığından, buna ilişkin talebin yargı gideri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı olmuş ise de, bu husus açıkça istinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden eleştirilmekle yetinildiği, sonuç olarak mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar İkra Lojistik Taşımacılık A.Ş.

ve davalı Koyuncular Nak. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar İkra Lojistik Taşımacılık A.Ş. ve davalı Koyuncular Nak. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı İkra Lojistik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi kapsamında pervasızca davranış veyahut zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmal sözkonusu olmadığını, ayrıca CMR 29 uncu maddesi kapsamında taşıyıcının özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış da sözkonusu olmadığını, bu durumda müvekkili şirketin bir üst taşımacı olup taşıma işinde taşımacı tarafından her türlü tedbirin alındığını, taşınanın cinsine göre araçlar temin edildiğini, yine donanımlı ve eğitimli personeller ile sevkiyat yapıldığını, ayrıca ekspertiz raporunda da araç seyir halindeyken çıkan yangına seyir halindeki diğer araçların birinden atılan sigara izmaritinin sebep olabileceği ve bunun hayatın olağan akışına uygun olduğunun belirtilmiş olduğunu, yine aynı ekspertiz raporunda çıkan bu yangının araçtan kaynaklanan herhangi bir sebepten ötürü kaynaklanmadığı ve aracın yüke ve taşımaya uygun olduğunun belirtildiğini, Kırıkkale Belediyesi İtfaiye raporunda da yangının çıkış sebebinin belirlenemediği, aracın mekanik ve teknik aksanında bir problem olmadığının belirtildiğini, bu durumda üst taşıyıcı müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Koyuncular Nakliyat Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem ekspertiz raporunda hem de Kırıkkale Belediyesi İtfaiye raporunda yangının sebebinin bilinemediği belirtilmiş olmakla birlikte, Kırıkkale 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/4 D.İş dosyasında alınan delil tespit raporunda az bir ihtimal de olsa yangının ürünlerin sürtünmesi ile de oluşmuş olabileceği, ayrıca aracın diğer aksamlarında herhangi bir yangın belirtisi olmaması karşısında yangının dışarıdan gelen bir etki ile oluşabileceğinin belirtildiğini, ağır vasıta olan aracın daima sağ şeritten gittiğini, yangının ise aracın sol tarafında başladığını, bu durumda soldan geçen araçlardan atılan bir sigara izmaritinin dahi yangına sebebiyet vermiş olabileceğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, kusursuz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında taşınan emtianın kısmen zayi edilmesi nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı İkra Lojistik Uluslararası Taşımacılık A.Ş. vekili ve davalı Koyuncular Uluslararası Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müteselsilen yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı",

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı"

2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh.

99)

1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.

Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.